İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

23 filminden 6'sı İzlenir çıktı, 5 dizisinden 2'si İzlenir çıktı
Susan Alexandra Weaver, 8 Ekim 1949 tarihinde Manhattan, New York, ABD'de dünyaya gelmiştir. NBC'nin eski başkanı olan televizyon yöneticisi Sylvester "Pat" Weaver ile İngiliz aktris Elizabeth Inglis'in kızı olarak ayrıcalıklı bir çevrede büyüyen Weaver, "Sigourney" ismini 14 yaşındayken F. Scott Fitzgerald'ın Muhteşem Gatsby romanındaki bir karakterden esinlenerek almıştır. Eğitimini Stanford Üniversitesi'nde İngiliz Edebiyatı alanında tamamladıktan sonra, prestijli Yale Drama Okulu'ndan yüksek lisans derecesiyle mezun oldu. Kariyerine tiyatro sahnelerinde adım atan Weaver'ın sinemadaki ilk görünümü, Woody Allen'ın "Annie Hall" (1977) filmindeki kısa bir rol olmuştur. Ancak onu küresel bir yıldıza dönüştüren ve sinema tarihinde devrim yaratan rol, Ridley Scott'ın yönettiği çığır açan bilimkurgu-korku klasiği "Yaratık" (Alien) (1979) filminde canlandırdığı Ellen Ripley karakteri oldu. Bu rolüyle beyaz perdedeki kadın aksiyon kahramanı şablonunu tamamen yeniden tanımlayan Weaver, James Cameron'ın yönettiği devam filmi "Yaratık 2" (Aliens) (1986) ile En İyi Kadın Oyuncu dalında ilk Akademi Ödülü adaylığını kazandı ve bu ikonik karaktere "Yaratık 3" (1992) ile "Yaratık: Diriliş" (1997) filmlerinde de hayat verdi. 1980'ler ve 1990'lar boyunca oyunculuk yelpazesinin ne kadar geniş olduğunu kanıtlayan yetenekli oyuncu, popüler kültür fenomeni "Hayalet Avcıları" (Ghostbusters) (1984) ve devam filminde (1989) komedi yönünü sergiledi. 1988 yılı, kariyerinde nadir görülen bir zirve oldu; gerçek bir hikayeye dayanan "Sisteki Goriller" (Gorillas in the Mist) filminde canlandırdığı primatolog Dian Fossey rolüyle En İyi Kadın Oyuncu, "Çalışan Kız" (Working Girl) filmindeki performansıyla ise En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dallarında aynı yıl iki Oscar adaylığı birden kazandı ve Altın Küre'de her iki kategoride de ödülü evine götürmeyi başardı. "Buz Fırtınası" (The Ice Storm) (1997), "Galaksi Savaşçıları" (Galaxy Quest) (1999) ve "Köy" (The Village) (2004) gibi başarılı yapımlarla eleştirmenlerin beğenisini toplamaya devam eden Weaver, 2009 yılında James Cameron ile yeniden bir araya gelerek gişe rekorları kıran dev yapım "Avatar" filminde Dr. Grace Augustine karakterine hayat verdi. İlerleyen yıllarda "Dehşet Kapanı" (The Cabin in the Woods) (2011) ve "Canavarın Çağrısı" (A Monster Calls) (2016) gibi projelerde yer alarak özellikle bilimkurgu ve fantastik sinemanın aranan yüzlerinden biri olmaya devam etti. Yakın dönemde, Marvel serisi "The Defenders" (2017) ve "Hayalet Avcıları: Öteki Dünya" (Ghostbusters: Afterlife) (2021) gibi yapımlarda rol alan efsanevi oyuncu, sinema tarihine geçen seriye "Avatar: Suyun Yolu" (Avatar: The Way of Water) (2022) filminde bu kez genç Na'vi Kiri karakteriyle dönüş yaptı. Sigourney Weaver, yapım aşamasında olan diğer "Avatar" devam filmleri ve çeşitli prestijli projelerle Hollywood'un en saygın ve etkili isimlerinden biri olarak görkemli kariyerini sürdürmektedir.

Görevini tamamlayarak Dünya'ya dönmeye hazırlanan kargo gemisi Nostromo'nun beş erkek, iki kadın ve bir kediden oluşan mürettebatı özel kabinlerinde uykudadır. Bilgisayarların çevredeki bir gezegende yabancı bir yaşam türü tespit etmeleri üzerine uyandırılırlar. Yasalar, akıllı olabilecek her canlının araştırılmasını emretmektedir. Dallas, Lambert ve Kane'den oluşan ekip, gezegene gittiğinde terk edilmiş bir uzay gemisiyle karşılaşır. Buldukları yumurta benzeri organizmaları incelerken, bir tanesi kırılır ve yengeç benzeri bir yaratık Kane'in yüzüne yapışır. Ekip gemiye döndüğünde Ripley, Kane'i içeri almakta tereddüt eder. Karantina kuralları çok açıktır. Fakat mürettebat, arkadaşlarını kurtarmak için bu sorumluluğu alır.

Vol-i, günümüzden çok uzak bir gelecekte geçmektedir. Filmde, insanoğlu aşırı kirlenme sebebiyle Dünya’yı terk edip derin uzayda yaşamaya başlamıştır. Çöplerle çevrili dünyayı temizleme görevi sevimli bir robota, Vol-i'ye verilir. İnsanoğlunun bıraktığı çöplerden kendine yeni bir dünya yaratan Vol-i'nin yalnızlığı, başka bir robot olan EVE’in gelmesiyle son bulur. İki sevimli robotun arasında filizlenen dokunaklı ilişki türlü zorluklara rağmen direnmeye ve ayakta kalmaya çalışır.

Nostromo'dan kurtulan tek kişi olan Teğmen Ellen Ripley, yarım yüzyıllık derin uykusundan uyandırılarak dünyaya getirilir. Bu sırada yaratıkları buldukları gezegenin sonradan kolonileştirildiği ve insanların yaşadığını öğrenir. Söz konusu koloniden bir süredir haber alınamamaktadır ve Ripley, uzman bir komando ekibi ile yaratıkları yok etmeye ve sağ kalanları kurtarmaya gider.

Bir hırsızlık olayında ağabeyi ölen yarı felçli Jake Sully, Pandora adındaki uzak bir gezegende görevinin başına geçmeye karar verir. Bu yerde Na’vi adında giderek tükenmekte olan bir halk yaşamaktadır. Askeri bir şirket, söz konusu yeri ve oradaki kaynakları mercek altına almak üzere Avatar adında bir program oluşturmuştur. Bu program insanları kısmen insan kısmen de Na’vi haline büründürerek misyon amaçlı Pandora’ya göndermektedir. Bu sisteme gönüllü dahil olan Botanist Dr. Grace Augustine ve Jake Sully için başka bir yaşam var olacaktır. Sully, Pandora’ya geçtiği anda felçli bedeni değişime uğrayarak işlevsel hale gelir. Bu sırada Na’vi halkından Prenses Neytiri ile karşı karşıya gelen Jake, ansızın bir farkındalık yaşar ve bir araştırma misyonu ile gönderildiği bu gezegeni, kendi dünyalısından korumaya karar verir.

Zalim İmparatorluk yıkılmış olsa da İmparatorluk'a bağlı savaş lordları galaksinin dört bir yanına dağılmış durumda. Yeni Cumhuriyet, Direniş'in uğruna savaştığı her şeyi korumaya çabalarken efsanevi Mandalorlu ödül avcısı Din Djarin ve genç çırağı Grogu'dan yardım ister.

Pandora gezegeninde geçen destansı macera devam ediyor. Sully ailesi, Pandora'nın Kül halkı kabilesiyle tanışır ve yeni tehditlerle yüzleşirler. İnsanlar, Pandora'nın kaynaklarını sömürmeye devam ederken, Na'vi halkı doğayla uyum içinde yaşamaya çalışır. Jake ve Neytiri, ailelerini korumak ve Pandora'yı savunmak için büyük bir mücadeleye girişirler.

Yüksek eğitimli iki ajan, gizemli bir vadinin iki tarafını korumak için gönderildikten sonra yakınlaşırlar. Vadideki kötülük ortaya çıktığında sağ kurtulmak için birlikte çalışmak zorundadırlar.

James Cameron'ın Pandora dünyasına geri döndüğü duygu yüklü aksiyon ve macera filmi "Avatar: Suyun Yolu" yeni zirvelere ulaşıyor ve saklı kalmış derinlikleri keşfediyor. İlk filmdeki olayların yaklaşık on yıl sonrasında geçen "Avatar: Suyun Yolu"nda Sully ailesinin hikayesi, peşlerini bırakmayan sorunlar, birbirlerini korumak için yaptıkları, hayatta kalmak için verdikleri mücadeleler ve katlandıkları trajediler anlatılıyor. Tüm hikaye, izleyicilerin yeni Na'vi kültürleri ve egzotik deniz canlılarıyla tanıştıkları Pandora'nın nefes kesici atmosferinde geçiyor.

Bekar bir anne olan Callie, mali zorluklarla mücadele etmektedir. Geçimlerini sağlamakta zorlanan Callie, çocukları Trevor ve Phoebe ile birlikte ölen babasından kalan eski eve taşınmak zorunda kalır. Yeni hayatlarından pek memnun olmayan Trevor, çok geçmeden evde büyükbabasının mirasıyla ilgili büyük bir sırrı keşfeder. Büyükbabasının eşyalarının arasında onun Hayalet Avcıları’nın üyesi olduğunu gösteren ekipmanlar bulan Trevor, Phobe ve yeni arkadaşları ile birlikte bulduklarını kurcalarken kasabanın altında uyuyan bir tehlikenin ortaya çıkmasına neden olur.

Yakın bir gelecekte geçen filmde robotlardan oluşan bir polis ordusu, insanların güvenliğini sağlamakla görevlendirilmiştir. Ancak bu robotlardan bir tanesi olan Chappie bir gün kaçırılır ve yeniden programlanır. Bu andan itibaren dünyanın ilk düşünebilen ve hissedebilen robotu olan Chappie, artık otoriteler için bir tehdit olarak algılanmaya başlamıştır ve bir an önce yok edilmesi gerekecektir. Bilimkurgu ve komedi türlerindeki filmin yönetmeni, 'District 9' ile bilimkurgu türüne bambaşka bir boyut kazandırdıktan sonra 'Elysium' filmiyle izleyici karşısına çıkan Neill Blomkamp.

Firavun Ramses'in şiddetinden kaçmak için, Hz. Musa'ya güvenen 600 bin kişiyle birlikte bin bir türlü engeli aşma çabalarını anlatan film, Musa'nın doğumu ve Mısır kraliyet ailesi tarafından evlat edilişiyle başlıyor. Sonrasında ise firavuna baş kaldırıp Mısır'da köle olarak çalıştırılan İbraniler'i serbest bırakılmasını sağlamasıyla başlayan ve ölümüne kadar geçen sürece odaklanıyor.

Zombilerin Şafağı ve Sıkı Aynasızlar filmlerinden tanığımız Simon Pegg ve Nick Frost, Paul‘de tekrar buluştu. Komedi türünde iyi filmlere imza atan ikili, Paul ile güldürmeye devam edecek gibi görünüyor. Senaryosu da Pegg ve Frost tarafından yazılan filmin yönetmeni Greg Mottola (Superbad, Adventureland). Film iki İngiliz çizgi roman fanatiğinin, ABD’de 51. bölge civarında karşılaştıkları bir uzaylı ile başlayan komik yol hikayesini anlatıyor...

Başarılı halka ilişkiler uzmanı Marni, ağabeyinin düğünü için memleketine gider ve onun lisedeki baş düşmanı ile evlendiğini görür. Kız, yıllar önce yaptığı tüm kötülükleri unutmuştur. Daha sonra gelinin sosyetik teyzesi içeri girer ve Marni’nin pek de sosyetik olmayan annesi de kendisinin lise yıllarındaki düşmanıyla yüz yüze gelir. Unutmak istediğin tek insanla tekrar karşı karşıya gelince olanların anlatıldığı komedide, eski yaralar tekrar açılır.

Bir hırsızlık olayında ağabeyi ölen yarı felçli Jake Sully, Pandora adındaki uzak bir gezegende görevinin başına geçmeye karar verir. Bu yerde Na’vi adında giderek tükenmekte olan bir halk yaşamaktadır. Askeri bir şirket, söz konusu yeri ve oradaki kaynakları mercek altına almak üzere Avatar adında bir program oluşturmuştur. Bu program insanları kısmen insan kısmen de Na’vi haline büründürerek misyon amaçlı Pandora’ya göndermektedir. Bu sisteme gönüllü dahil olan Botanist Dr. Grace Augustine ve Jake Sully için başka bir yaşam var olacaktır. Sully, Pandora’ya geçtiği anda felçli bedeni değişime uğrayarak işlevsel hale gelir. Bu sırada Na’vi halkından Prenses Neytiri ile karşı karşıya gelen Jake, ansızın bir farkındalık yaşar ve bir araştırma misyonu ile gönderildiği bu gezegeni, kendi dünyalısından korumaya karar verir.

Thomas Barnes (Dennis Quaid) ve Kent Taylor (Matthew Fox), küresel boyutta terörle savaşın dönüm noktasında Başkan Ashton’ı (William Hurt) korumakla görevli gizli ajanlardır.Başkan Ashton, İspanya’ya varışından birkaç dakika sonra vurulunca, kargaşa baş gösterir ve suikastçı avı sırasında apayrı yaşamlar kesişir. Kalabalıkta bulunan Amerikalı turist Howard Lewis (Forest Whitaker), çocukları için başkanın gelişini kaydederken başkana ateş eden kişiyi görüntülediğine inanır. Kalabalığın içindeki bir diğer kişi, tarihi olayı tüm dünyada milyonlarca televizyon izleyicisine aktarmakta olan Amerikalı haber yapımcısı Rex Brooks’tur (Sigourney Weaver).Onlar ve diğerleri hikayelerini anlatırken, bulmacanın parçaları yerine oturmaya başlar; ve anlaşılır ki yüzeyin hemen altında şok edici gerekçeler yatmaktadır.

Müzmin bekar Kate Holbrook, hayatını işine adamış başarılı bir iş kadınıdır. 37 yaşına geldiğinde nihayet çocuk sahibi olmaya karar verir. Fakat hamile kalma şansının çok düşük olduğunu öğrenir. Kate, çare olarak taşıyıcı anne tutmaya karar verir. Taşıyıcı anne, şahsına münhasır Angie, Kate'in evine taşınınca bir anda her şey alt üst olur. Kurallarından ödün vermeyen Kate, Angie'yi her şeyiyle en mükemmel hamile anne adayına dönüştürmeye çalışır.

Vol-i, günümüzden çok uzak bir gelecekte geçmektedir. Filmde, insanoğlu aşırı kirlenme sebebiyle Dünya’yı terk edip derin uzayda yaşamaya başlamıştır. Çöplerle çevrili dünyayı temizleme görevi sevimli bir robota, Vol-i'ye verilir. İnsanoğlunun bıraktığı çöplerden kendine yeni bir dünya yaratan Vol-i'nin yalnızlığı, başka bir robot olan EVE’in gelmesiyle son bulur. İki sevimli robotun arasında filizlenen dokunaklı ilişki türlü zorluklara rağmen direnmeye ve ayakta kalmaya çalışır.

Mutlu ve huzurlu görünen bir kasaba, aslında onu çevreleyen ormanın verdiği dehşeti yaşamaktadır. Ormanda, tam olarak ne olduklarını bilemeseler de onlara korku dolu bir yaşantı sürdüren yaratıklar vardır. Bu yaratıklar ve kasabalılar arasında garip bir tür anlaşma vardır, kasabalılar ormandan uzak durdukça yaratıklar da kasabaya bulaşmamaktadır.Ancak bir gün, meraklı Lucius Hunt, ormanı keşfetmeye karar verir. Bu hareketi, taraflar arasındaki gizemli anlaşmayı bozacak ve yaratıkların kasabaya gelmesine sebep olacaktır.6. His, Ölümsüz ve İşaretler ile gerilim ve fantastik öğeleri başarıyla birleştirerek büyük beğeni toplayan yönetmen M. Night Shyamalan, Village ile de hem türün meraklılarını, hem de kendi takipçilerini oldukça heyecanlı bir bekleyişe soktu.

Stanley Yelnats işlemediği bir suç nedeniyle bir kampa gönderilir. Hapse girmekle Green Lake Kampı arasında bir tercih yapması istenmiş ve o da doğal olarak kampa gitmeyi tercih etmiştir! Ancak bu kamp, bildiği kamplara hiç benzememektedir. Gittiği yerde gizemli Walker ve asistanları tarafından sürekli büyük çukurlar açması istenir. Sabahtan akşama kadar bir grup çocuk çölün altını üstüne getirmektedirler. Walker'ın asıl amacı gömülü olduğuna inandığı bir hazineyi gençlerin bulmasını sağlamaktır. Fakat Stanley ve bazı çocuklar kamptan kurtulmanın yolunu bir şekilde kestederler. Louis Sacharf'ın çok satan kitabından uyarlanan Kuyu, çok farklı türleri içinde barındıran ilginç bir yapım. Film Sigourney Weaver, Jon Voight ve Patricia Arquette gibi yıldız oyuncuları ile de dikkat çekiyor.

İnsanlığın geleceği onların ellerindeydi... Ama ne bir senaryoları, ne bir yönetmenleri ve ne de bir fikirleri vardı.Tam yirmi yıl önce ve dört sene süreyle televizyonlarda yayınlanan ve o günlerin en sevilen programlarından olan Galaksiyi Kurtarmak İçin programının sevilen uzay gemisi NSEA Koruyucu ve kahraman ekibini oluşturan Yarbay Peter Quincy Taggart, Teğmen Tawny Madison ve Dr. Lazarus için dizi televizyondan kaldırılınca çok hüzünlü bir anlar yaşanmıştı. Aradan yirmi yıl geçmiştir ve saldırıya uğrayan uzaylı yaratıklar televizyonda izledikleri bu dizinin bir belgesel olduğunu sanıp bu dizide oynayan üç oyuncuyu yanlarına ışınlarlar. Onlardan istedikleri, o belgeselde izledikleri gibi davranıp kendilerine saldırmakta olan yabancı güçleri yenmek ve hem kendilerine hem de dünyamızı olası bir istiladan ve bunun getireceği korkunç olaylardan kurtarmaktır. Üç oyuncu ise ne yapacaklarını bilemeden kendilerini inanılmaz bir maceranın içinde bulmuşlardır.

Ölümünün üzerinden 200 yıl geçen Lt. Ripley, bir grup bilim adamı tarafından klonlanarak tekrar yaratıklarla savaşması için meydana getirilmek istenir. Fakat Lt. Ripley yeni yaratıklarla gelir. Bir grup kaçakla birlikte çalışması gereken Ripley, dünyayı ele geçirmeye çalışan yaratıklara karşı koyacaktır.

Copycat, geçmişteki en kötü şöhretli katilleri taklit eden bir seri katilin peşinde umutsuz bir kovalamacayı konu alan adrenalin dolu bir filmdir. Hırslı bir San Francisco cinayet dedektifi (Holly Hunter) ve ünlü bir suç psikoloğu (Sigourney Weaver), ardında ceset bırakıp hep bir adım önde kalmak konusunda yetenekli bir katilin izini sürerken, suçun parçalarını bir yapboz gibi bir araya getirirler.

Serinin ikinci filmi olan "Aliens"da bıraktığımızda Ripley, Bishop ve Newt uzay marinlerinin de yardımıyla uzaylı yaratıklardan kurtulmayı başarmış ve kendilerini dondurarak bir uzay gemisi ile yola çıkmışlardı.Bu filmde, gemileri Fiorina 161 isimli hapishane gezegenine varır. Çarpışmadan Newt ve Bishop sağ çıkamazlar oysa Ripley'in yanısırai, en büyük kabusu tüm yolculuk boyunca onlara gizlice eşlik etmiştir.Hapishane gezegeninde hiç bir tip silaha izin verilmez. Sakinleri ise eski katil ve tecavüzcülerin oluşturduğu dini bir kültün hakimiyetindeki bir mahkum kolonisinde yıllardır yaşam savaşı verdikleri için aralarına yeni katılan korkunç düşmanla savaşacak cesarete sahiptirler.Serinin, David Fincher tarafından yönetilen ve en çok eleştirilen bu üçüncüsünde, eski bir düşman ve alışık olmadığımız türden klostrofobik bir atmosfer bizleri bekliyor. Bir de hiç kuşkusuz, kalp atışlarımızı hızlandıracak bir gerilim.

Ghost Busters ekibinin New York şehrini kötü ruhların istilasından kurtarmasının üzerinden beş koca yıl geçmiştir. Ancak kafadarların hayalet avcılığı yapması yasaklanmış, her biri kendisine başka bir iş bulmak zorunda kalmıştır. Ray ve Winston çocuklar için hokkabazlık yaparken, Egon insan duygularının çevre üzerindeki etkilerini araştırmaktadır. Venkman yerel bir televizyonda uyduruk bir parapsikoloji programı yapmaktadır.Dana'ya gelince, Venkmanla birlikte olmuş, bir çocuk yapmış ve ondan ayrılmıştır. Genç kadın müzede üzerinde çalıştığı bir restorasyon işinde Karpatyalı Vigo'nun resmine denk gelir. Tablo büyülüdür ve Vigo hayata geri dönmek istemektedir. Hayalet Avcıları tekrar faaliyete geçmek için şehri ikna edebilecekler midir? Şehirdekilerin hayatı buna bağlıdır.

Nostromo'dan kurtulan tek kişi olan Teğmen Ellen Ripley, yarım yüzyıllık derin uykusundan uyandırılarak dünyaya getirilir. Bu sırada yaratıkları buldukları gezegenin sonradan kolonileştirildiği ve insanların yaşadığını öğrenir. Söz konusu koloniden bir süredir haber alınamamaktadır ve Ripley, uzman bir komando ekibi ile yaratıkları yok etmeye ve sağ kalanları kurtarmaya gider.

Paranormal konulara düşkün Dr. Peter Venkman ve 3 kafadar akademisyen arkadaşı bir işe yaramadıkları gerekçesiyle Columbia Üniversitesi'nden atıldıklarında kendi işlerini kurmaya karar verirler ve hayalet avcılığı şirketi Ghostbusters doğar.TV reklamları sayesinde isimlerini duyurup, New Yorkluları şehrin orasına burasına musallat olmuş hayaletlerden kurtarmaya başlarlar. Bir gün güzel viyolonselist Dana Barrett tarafında kiralandıklarında, genç kadına ait evin, New York'u istila etmeye başlayan kötü ruhlar tarafından dünyaya giriş kapısı olarak kullanıldığını anlarlar. İşler kontrolden çıkar.1984'te, o zamana dek yapılmış en pahalı komedi filmi olarak vizyona girdiğinde çılgınlık derecesinde sevilmiş olan Hayalet Avcıları; Dan Aykroyd ve Harold Ramis'in birlikte yazdıkları dahice senaryo kadar, Bill Murray ve Rick Moranis gibi komedyenlerin usta oyunuyla da unutulmazlar arasına girmiş bir yapım.

Görevini tamamlayarak Dünya'ya dönmeye hazırlanan kargo gemisi Nostromo'nun beş erkek, iki kadın ve bir kediden oluşan mürettebatı özel kabinlerinde uykudadır. Bilgisayarların çevredeki bir gezegende yabancı bir yaşam türü tespit etmeleri üzerine uyandırılırlar. Yasalar, akıllı olabilecek her canlının araştırılmasını emretmektedir. Dallas, Lambert ve Kane'den oluşan ekip, gezegene gittiğinde terk edilmiş bir uzay gemisiyle karşılaşır. Buldukları yumurta benzeri organizmaları incelerken, bir tanesi kırılır ve yengeç benzeri bir yaratık Kane'in yüzüne yapışır. Ekip gemiye döndüğünde Ripley, Kane'i içeri almakta tereddüt eder. Karantina kuralları çok açıktır. Fakat mürettebat, arkadaşlarını kurtarmak için bu sorumluluğu alır.

Ebeveynini gizemli bir yangında kaybeden 9 yaşındaki Alice Hart büyükannesi June tarafından bir çiçek çiftliğinde yetiştirilir. Orada sırların altında daha çok sırlar yattığını öğrenir. Ama yıllar sonra ortaya çıkan bu ihanet yüzünden Alice geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalır.

Balinaların Gizemli Dünyası, bizlere balinaların heyecan verici ve esrarengiz dünyasını sunmaktadır.

Director Neill Blomkamp produces a series of experimental short films that envision post-apocalyptic worlds and nightmarish scenarios.

Bu gişe rekortmeni filmler, bizi bir araya getirdi ve bize güzel anlar yaşattı. Bu filmleri ortaya çıkaran oyuncular, yönetmenler ve sektörün içinden isimlerle tanışın.

Dizi Daredevil, Jessica Jones, Luke Cage ve Iron Fist'ten oluşan ekibin New York'ta ki suçlularla mücadelelerini konu edinir.