İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

12 filminden 2'si İzlenir çıktı, 5 dizisinden 3'ü İzlenir çıktı
Stephen Graham, 3 Ağustos 1973 tarihinde İngiltere'nin Lancashire (şimdiki Merseyside) bölgesindeki Kirkby kasabasında dünyaya gelmiştir. Jamaika ve İsveç kökenlerine sahip bir ailenin çocuğu olan Graham, çocukluk yıllarını annesi ve üvey babasıyla geçirdi. Genç yaşlarda okul oyunlarındaki yeteneğiyle dikkat çekerek yerel tiyatrocuların teşvikiyle oyunculuğa yöneldi ve ardından Londra'daki prestijli Rose Bruford College'da tiyatro eğitimi aldı. Oyunculuk kariyerine 1990'ların sonlarında çeşitli televizyon dizilerinde aldığı küçük rollerle adım atan Graham'in uluslararası alanda tanınmasını sağlayan ilk büyük çıkışı, Guy Ritchie'nin kült suç komedisi "Kapışma" (Snatch) (2000) filminde canlandırdığı saf ve komik Tommy karakteriyle oldu. Bu başarının ardından Martin Scorsese'nin "New York Çeteleri" (Gangs of New York) (2002) filminde rol alarak Hollywood'a adım attı. Ancak kariyerini tanımlayan ve ona eleştirmenlerden büyük övgü kazandıran en ikonik performanslarından biri, Shane Meadows'un bağımsız draması "This Is England" (2006) filminde canlandırdığı karmaşık, ırkçı ve şiddet eğilimli Combo karakteriydi. Graham, sinema tarihindeki en etkileyici ve rahatsız edici performanslardan biri olarak kabul edilen bu rolü, daha sonra çekilen devam dizilerinde de başarıyla sürdürdü. Her iki yakada da (İngiltere ve ABD) aranan bir karaktere dönüşen aktör, "Halk Düşmanları" (Public Enemies) (2009) filminde Baby Face Nelson'a ve "Karayip Korsanları" (Pirates of the Caribbean) serisinde Scrum karakterine hayat verdi. Televizyon dünyasında ise HBO'nun efsanevi dönem dizisi "Boardwalk Empire"da (2010-2014) canlandırdığı ünlü mafya lideri Al Capone rolüyle kariyerinde yeni bir zirveye ulaştı. Sert, otoriter ve patlamaya hazır karakterleri oynamadaki eşsiz ustalığı, hit İngiliz polisiye dizisi "Line of Duty"nin beşinci sezonunda (2019) canlandırdığı John Corbett karakteriyle bir kez daha kanıtlandı. Aynı yıl, Martin Scorsese ile yeniden bir araya gelerek epik mafya filmi "The Irishman"de (2019) Anthony "Tony Pro" Provenzano'yu oynadı ve usta oyuncu Al Pacino ile olan karşılıklı sahneleriyle büyük beğeni topladı. Kariyerinin ilerleyen dönemlerinde İngiliz televizyonu ve bağımsız sinemasıyla bağını hiç koparmayan Graham, hapishane draması "Time" (2021) ve özellikle tek çekimlik yoğun restoran gerilimi "Boiling Point"teki (2021) baş şef Andy Jones performansıyla BAFTA adaylıkları kazanarak muazzam bir başarı elde etti. Ayrıca fenomen dizi "Peaky Blinders"ın final sezonunda (2022) Hayden Stagg karakteriyle yer aldı ve Marvel evrenine "Venom: Let There Be Carnage" (2021) filmiyle giriş yaptı. Etkileyici karakter oyunculuğu ve hem dramatik hem de tehditkar rollere getirdiği benzersiz derinlikle günümüzün en saygın aktörlerinden biri olan Graham, 2023 yılında drama sanatına katkılarından dolayı Britanya İmparatorluk Nişanı (OBE) ile onurlandırılmıştır.

"Broadwalk Empire", 1920-1933 yılları arasında ABD'de tüketime yönelik içki satışının, üretiminin ve dağıtımının yasak olduğu "İçki Yasağı Yasası" döneminde gangsterler ve politikacılar arasındaki karmaşık ilişkileri konu almaktadır. Nelson Johnson'ın "Boardwalk Empire: The Birth, High Times, and Corruption of Atlantic City" adlı kitabından bir uyarlama. The Sopranos'un yapımcısı ve senaristi Terence Winter tarafından yaratılan dizinin ilk bölümleri Martin Scorsese tarafından yönetilmiş. Dizinin ağır topları ise Steve Buscemi, Michael Pitt, Michael Shannon ve Michael Kenneth Williams.

13 yaşındaki bir çocuk, sınıf arkadaşını öldürmekle suçlanınca ailesi, terapisti ve olayı soruşturan dedektif aynı soruyu sormak zorunda kalır: Gerçekte ne yaşandı?

Filmde, Manş Denizi’ni yüzerek geçen ilk kadın olan Trudy Ederle’nin inanılmaz ama gerçek hikâyesi anlatılıyor. Ederle, ablasının sarsılmaz desteği ve antrenörlerinin yardımlarıyla, ataerkil toplumun düşmanca tutumunu ve karşısına çıkardığı tüm zorlukları aşarak ABD’nin Olimpiyat yüzme takımına girmeyi başarmış ve Fransa-İngiltere arasındaki 34 kilometrelik mesafeyi yüzerek geçmişti.

Kaptan Ernest Krause, 37 gemilik uluslararası bir konvoya liderlik ederek, Atlantik’in tehlikeli sularını aşıp binlerce askeri ve acilen ihtiyaç duyulan malzemeleri Müttefik kuvvetlerine ulaştırıyor.

Uzun zamandır görmediği oğlu, Nazilerin bir komplosuna bulaşan Tommy Shelby, kendi isteğiyle gittiği sürgünden Birmingham'a dönerek ailesini ve ülkesini kurtarmaya çalışır.

Artık tek vücutta yaşamaya alışmış Eddie Brock ile Venom, bu kez kendi dünyaları tarafından aranan birer kaçak durumundalar. Kaçışları sırasında, onları zor bir karar vermeye iten olaylar gelişiyor. Bu karar, Eddie ve Venom’un son dansının perdelerini kapatacak.

Filmde, Manş Denizi’ni yüzerek geçen ilk kadın olan Trudy Ederle’nin inanılmaz ama gerçek hikâyesi anlatılıyor. Ederle, ablasının sarsılmaz desteği ve antrenörlerinin yardımlarıyla, ataerkil toplumun düşmanca tutumunu ve karşısına çıkardığı tüm zorlukları aşarak ABD’nin Olimpiyat yüzme takımına girmeyi başarmış ve Fransa-İngiltere arasındaki 34 kilometrelik mesafeyi yüzerek geçmişti.

Wormwood ailesinin kızı olan Matilda, oldukça zeki bir kızdır. Ailesi onun tam bir baş belası olduğunu düşünse de Matilda’ya göre durum tam tersidir. İnsanları dolandırarak para kazanan Bay ve Bayan Wormwood günlerini televizyon başında pinekleyerek geçirir. Her şeyi kendi başına öğrenebilecek kapasiteye sahip olan Matilda, evde kötü ebeveynleri okulda ise korkunç okul müdürü ile uğraşmak zorunda kalır. Matilda, sınıf arkadaşlarının desteği ve sınırsız hayal gücü ile kaderini değiştirmeye çalışır.

Londra’nın en yoğun restoranlarından birine sahip olan şef olan Andy Jones, hem aşk hayatındaki sorunlar hem de iş yoğunluğu nedeniyle oldukça zorlanmaktadır. Andy, restoranın en yoğun gününde mutfak ve servis ekibiyle birlikte hayatının sınavını verir. Ekibi arasındaki gerginliğe bir de sağlık ve güvenlik müfettişinin eklenmesiyle işler iyice içinden çıkılmaz bir hal alır.

Büyük bir haber bulmak için koşturan gazeteci Eddie Brock, Cletus Kasady adında idam mahkûmu bir katil ile özel röportaj yapma fırsatını yakalar. Cletus, Eddie'nin sırrını keşfederek dehşet verici bir ortak yaşam formu olan Carnage'in konağı hâline gelir. Eddie ve Venom ilişkilerindeki çekişmeleri bir kenara bırakarak Carnage'in yenmek için beraber çalışmak zorundadır.

Kaptan Ernest Krause, 37 gemilik uluslararası bir konvoya liderlik ederek, Atlantik’in tehlikeli sularını aşıp binlerce askeri ve acilen ihtiyaç duyulan malzemeleri Müttefik kuvvetlerine ulaştırıyor.

II. Dünya Savaşı'nda görev almış eski bir asker olan Frank Sheeran, yıllar boyu Bufalino suç örgütü için çalışmıştır. Birçok ünlü isim için dolandırıcılık, tetikçilik yapan ve ‘İrlandalı’ lakabı ile anılan Sheeran, aynı zamanda işçi sendikası memurudur. Frank Sheeran’ın hayatından kesitlerin sunulduğu filmde, Amerikan tarihinin en gizemli suç olaylarından biri olan işçi lideri Jimmy Hoffa'nın ortadan kayboluşuna da değiniliyor.

Kaptan Jack Sparrow, yine şanssızlıklarla boğuşurken, denizlerde daha büyük bir tehlikeyle karşı karşıya gelir. Korkunç Kaptan Salazar ve onun ölümcül hayalet korsan ekibi, denizlerdeki tüm korsanları avlamak için Şeytan Üçgeni'nden kaçmayı başarmıştır. Salazar, Jack Sparrow'u yakalamak ve intikam almak için her şeyi göze alır. Jack, bu tehlikeden kurtulmanın tek yolunun Poseidon Asası'nı bulmak olduğunu öğrenir. Asayı bulmak için ise güzel ve zeki gökbilimci Carina Smyth ve Kraliyet Donanması'ndan genç bir denizci olan Henry Turner ile iş birliği yapar. Küçük ve külüstür gemisi Dying Gull ile Jack, kötü kaderini tersine çevirmeye ve Salazar'ın gazabından kurtulmaya çalışır.

Kaptan Jack Sparrow, efsanevi Gençlik Pınarı'nı bulmak için yeni bir maceraya atılır. Bu kez, Jack eski sevgilisi ve tehlikeli bir kadın olan Angelica ile karşılaşır. Angelica, Jack'i, onun eski düşmanı Kaptan Kara Sakal ile yüzleşmeye zorlar. Kara Sakal, Gençlik Pınarı'nı bulmak ve ölümsüzlüğü elde etmek için her şeyi göze almıştır. Jack, Angelica ve Kara Sakal'la birlikte, İngiliz ve İspanyol donanmalarının da arayışta olduğu Pınar'ı bulmak için tehlikeli bir yolculuğa çıkar.

Birimin başındaki isim olan Control’ün sağ koluyken, görevden uzaklaştırılan İngiliz casusu George Smiley (Gary Oldman), hükumet tarafından gizlice tekrar kiralanır. Zira, İngiliz Gizli İstihbarat Servisi Sirk’in içinde Sovyetler Birliği için çalışan ’köstebek’ bir ajan olduğu şüphesi tüm örgütü sarmıştır... Smiley şimdi gözden çıkartılan kafatası avcılarını himayesine alma pahasına Budapşte’den İstanbul’a uzanan bir ihanet hikayesini çözerek itibarını geri kazanmaya çalışacaktır...

Usta yönetmen Martin Scorsese'in yönetmenliğini yaptığı Gangs of New York, 1800'li yıllar New York'unda, İrlandalı ve İtalyan göçmenlerin şehrin kontrolünü ele geçirmek için sokak çetelerini oluşturmaya başladıkları dönemde geçiyor. Hikaye, Dead Rabbits ve Native Americans adlı iki çete üzerinde yoğunlaşmaktadır. Dead Rabbits çetesinin lideri öldürülür ve çete dağılır. Yıllar sonra Rabbits çetesinin öldürülen liderinin oğlu kendi çetesini oluşturup diğer çetenin liderinini ortadan kaldırmaya girişecektir.

13 yaşındaki bir çocuk, sınıf arkadaşını öldürmekle suçlanınca ailesi, terapisti ve olayı soruşturan dedektif aynı soruyu sormak zorunda kalır: Gerçekte ne yaşandı?

Jamaikalı iki arkadaş olan Hezekiah ve Alec, kendilerini Londra'nın East End bölgesindeki suç dünyasının içinde bulurlar. Burada Kırk Fil olarak bilinen ve tamamı kadınlardan oluşan bir çetenin kraliçesi Mary Carr'le tanışırlar ve suç kralı ve kötü şöhretli boksör Sugar Goodson ile ters düşerler.

Dört dedektif. Dört farklı dönem. Tek bir ceset. İngiltere'nin geleceğini kurtarmanın yolu, tarihin akışını değiştiren bir cinayeti çözmekten geçiyor.

"Broadwalk Empire", 1920-1933 yılları arasında ABD'de tüketime yönelik içki satışının, üretiminin ve dağıtımının yasak olduğu "İçki Yasağı Yasası" döneminde gangsterler ve politikacılar arasındaki karmaşık ilişkileri konu almaktadır. Nelson Johnson'ın "Boardwalk Empire: The Birth, High Times, and Corruption of Atlantic City" adlı kitabından bir uyarlama. The Sopranos'un yapımcısı ve senaristi Terence Winter tarafından yaratılan dizinin ilk bölümleri Martin Scorsese tarafından yönetilmiş. Dizinin ağır topları ise Steve Buscemi, Michael Pitt, Michael Shannon ve Michael Kenneth Williams.

İsa'nın son günlerini ve çarmıha gerilişini anlatıyor.