İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

12 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Süeda Çil Ankara’da doğdu. Önce Anadolu Üniversitesi’nde İktisat, sonra Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda Tiyatro Oyunculuğu okudu. Yüksek lisansını Haliç Üniversitesi’nde yaptı. Konservatuvar ve yüksek lisans eğitimini bitirdikten sonra, 2011 yılında 10.000 kadın girişimci eğitim programını kazandı. Özyeğin Üniversitesi’nde Girişimcilik okudu. Konservatuvara girdiği ilk yıldan itibaren, önce Bakırköy Belediye Tiyatroları’nda ve sonra başka özel kurum ve kuruluşlarda eğitmenlik yaptı. İstanbul Üniversitesi, Okan Üniversitesi, Yeni Yüzyıl Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalıştı. Eğitmenlik ve oyunculuğu bir arada götüren sanatçı şu anda da çeşitli kurum / kuruluşlarda dersler vermekte ve aynı zamanda çeşitli televizyon ve sinema projelerinde yer almaya devam etmektedir. Yer aldığı projelerden bazılarının içinde; “Üzgünüm Leyla” (2000), “Sihirli Annem” (2003-2006), “Çemberin Dışında” (2008), “Benim Annem Bir Melek” (2008-2009), “Fatih-Harbiye” (2013), “Elimi Bırakma” (2018) gibi diziler, “Sokaktaki Adam” (1996), “Melekler Evi” (2000), “Gönlümdeki Köşk Olmasa” (2001), “Karşılaşma” (2003) gibi filmler yer alıyor. Ayrıca 1996 yılında oynadığı ilk sinema filmi “Sokaktaki Adam” ile ‘Ankara Film Festivali’nde ‘Umut Veren En İyi Kadın Oyuncu’ ödülünü kazandı. Çil aynı zamanda “Boston Institute of Public Speaking - Topluluk Önünde Hitabet”, “The Cambridge Center for Adult Education - Beden Dili, Seslendirme ve Oyunculuk”, “Uludağ Üniversitesi -Yaratıcı Drama Eğitmenliği”, “Dale Carnegie Enstitüsü - Temel Koçluk Programı”, “Riccon/Ademer - Dil ve Konuşma Bozukluğu” sertifikalarının da sahibi. Süeda Çil 2016 yılında “suedacilstudio” adı altında kurduğu stüdyosunda ‘kamera oyunculuğu’ ve ‘oyuncu koçluğu’ yapmaya halen devam etmektedir. Süeda Çil, son olarak TRT 1’de yayınlanan “Payitaht Abdülhamid” dizisinde “Refika Kalfa” karakterini canlandırmıştır.

Neslihan’ın dışardan bakıldığında muhteşem, gıpta edilen bir hayatı vardır. Neslihan da bu ilüzyona inanmış, kusursuz bir yaşam sürdüğünü zannederken hayatta en güvendiği insanın, kocasının onu uzun zamandır aldattığını öğrenir. Üstelik de kardeşi yerine koyduğu Damla’yla. Üstüne bastığı bütün taşlar yerinden oynar ve Neslihan doğruyu yanlışı, iyiyi kötüyü yeniden sorgulamak, yeniden anlamlandırmak zorunda kalır ki yeniden ayağa kalkıp, kendi için, ailesi için, çocukları için mücadele edebilsin…

Sapsarı toprakların, yıllarca dile gelen efsanelerin, unutulmaz aşkların hikayesidir Gönül Dağı... Küçük dünyalarında büyük hayaller yeşerten Anadolu çocuklarının hikayesidir Gönül Dağı… Bozkırda hayallerinin peşinden koşan ve tüm engellere rağmen imkansızı başarmaya çalışan 3 kuzenin hikayesidir Gönül Dağı…

Sahip olduğu tüm değerleri bir gecede kaybeden Azra ile benzer kaderi paylaştıkları Cenk’in yollarının kesişmesiyle başlayan hikaye, İnsanın dönüp gidebileceği bir evinin, ailesinin olması dünyanın en büyük hazinesi” mottosu ile hareket ederek, aile bağlarının önemini bir kez daha seyircinin gözleri önüne serecek.

Bazı bağlar vardır, hiç kopmayan... Anne çocuk gibi, kadim dostluklar gibi, gerçek aşklar gibi... 'Cennetin Gözyaşları' bu kopmayan bağların kadim öyküsü. Kopmayıp kördüğüm haline gelen bağların. Çünkü kimse kaderinden kaçamaz.

Bebekken ailesinden koparılan bir kız çocuğunun hayatı, yıllar sonra gerçek ailesiyle kesişir. Nehir gerçek annesi olduğunu bilmeden Asu’nun kocasının tersanesinde işe başlar. Öldü bildiği kızı yanı başında olmasına rağmen Asu bu durumdan habersizdir. Kader anne kızı bir araya getirmiştir. Kızını öldü bilen bir kadın ve öz annesini başka bir kadın sanan kaynak işçisi güzel bir kızın yüreklere dokunacak hikayesi.

Kibirli kayınvalidesi Asalet'in gözüne yıllardır bir türlü giremeyen Aslan'ın hayatının akışı, kayınbabası Nejat, son nefesinde, "Karım, kızlarım ve torunlarım sana emanet..." diyerek ölünce birdenbire değişir. Üç kız babası olmanın gerekleriyle zor baş ederken kendini bir anda altı kadının yaşadığı insomniyak Asalet'in evinde iç güveysi olarak bulan Aslan'ın başına, kayınbabasına verdiği sözü tutmaya çalışırken birbirinden komik olaylar gelir. Zaten köy kökenli ve muhafazakâr biri olan Aslan, evdeki kadınların arasında iyice paranoyak ve kıskanç biri hâline gelir.

Dizide evin annesi Neriman, emekli dolmuş şoförü baba Cahit, baba mesleğini devam ettiren ve hâlâ ailesiyle yaşayan büyük oğlan Metin, karşı dairede oturan küçük oğlan Çetin, Çetin’in eşi Ece ve Metin’in eşi Nalan ile çok eğlenceli bir hayatın penceresi açılıyor. Cadılığına çok cadı, ama bir o kadar da tatlı bir kaynananın etrafında şekillenen; kocaman, mutlu ve çok komik bir ailenin hikâyesi anlatılıyor.

Aynı evde beraber yaşayan Cemre, Yasemin, Eren ve Gülçin gösteri sanatları üzerine aldıkları eğitimi sürdürürken, hiç beklenmedik bir zamanda, büyük miktarda bir borcun altına girerler. Borcu kapatmak içinse tek çareleri şov dünyasının parıltılı sahnesine erkenden çıkmaktır. Fakat bir yandan da okuldan atılma tehlikesiyle karşı karşıya kalırlar. Genç kızları bir yanda şöhretin sorumluluğu beklerken, diğer yandan da okul yönetiminden de gizlenmeye çalışırlar. Hayatlarının bu yeni adımında en önemli desteği şan eğitmenleri Banu, dans hocası Mustafa ve barlarda şarkı söyleyen yetenekli müzisyen Mert'ten alırlar.

Doktorlar Türkiye'nin en ünlü ve en iyi hastanesinde eğitime başlayan bir grup genç cerrahın hikayesidir. Ancak kahramanlarımızı tanıdıkça ve onların renkli, bir o kadar sıra dışı hayatlarına tanık oldukça hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını anlarız. Hayatın tüm renkleri bu dizinin içinde yer alacaktır. Hastaneye gelen her hasta, kurtarılan ya doktorların elinden kayıp giden her hayat bize bir gerçeği gösterecektir. Ne kadar kibirli ya da önyargılı olduğumuzu... Nefretlerimizi ya da sevgilerimizi... Gururumuzun, kıskançlığımızın, öfke ya da açgözlülüğümüzün eşlik ettiği hayatımızda kaybettiklerimizin değerini. Elbette aşkla beraber! Bu dizi... Bütün değerlerin içinin boşaltıldığı, paranın tek güç olduğu ve her kapıyı açacağı düşüncesinin empoze edildiği dizilerin arasında bir vaha olacaktır!

İlk karısı ölünce çocukları Cem ve Ceren ile yaşayan Sadık, periliğinden habersiz olduğu Betüş ile evlenir ve sonra da Betüş gibi peri olan kimsesiz Çilek'i de evlatlık olarak alırlar. Kızlarının bir fani ile evlenmesini bir türlü kabullenmeyen Dudu, bu sevimli aileye karşı sürekli yeni sihirler yapar. Üstelik Dudu'nun kocası Taci de bir fanidir, ama Dudu kıskançlığından dolayı onu bir köpeğe dönüştürmüştür...

Eşinin kendisini aldatması üzerine kızıyla yeni bir hayata atılan Leyla’nın hikayesi.

Memnun Kaygısız, Ordulu ve çapkın biridir. Sabriye onun ilk karısıdır. Birkaç yıl sonra çeşmenin başında Terbiye'yi görür ve o an ona aşık olur. Yine birkaç yıl geçmeden tarlada Kafiye'yi görür. Bu üç eşinden tam 36 çocuğu olur. Evi geçindirmek konusunda ne yapacağını bilmeyen Memnun'un aklına, asker arkadaşı ve tertibi İsmail'in yanına, yani İstanbul'a gitmek gelir. Artık İsmail'in başı Memnun, üç karısı ve 36 çocuğu ile derttedir. Tabii hanımı Zeynep ve ev sahipleri Hacı Gaffur Bey'in de.