İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

12 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Sinema, dizi ve tiyatro oyuncusu, yönetmen Sumru Yavrucuk, 1961 yılında Ankara'da dünyaya gelmiştir. 1977 yılında İstanbul Belediye Konservatuarı'na kayıt olan Yavrucuk, şan ve tiyatro bölümlerinde eğitim aldı, ardından 1979 yılında Ankara Devlet Konservatuvarı Şan Bölümü'ne geçiş yaptı. 1982 yılında İstanbul Devlet Tiyatroları'nın kadrosuna geçmiştir. 1988 tarihide rol aldığı Önce Canan adlı yerli dizi ile tv sektöründe adım atan Yavrucuk'un sinema ile tanışması ise, 1990 tarihli Yorum Yok adlı filme gerçekleşmiştir. Yavrucuk'un 1992 yılında rol aldığı iki film, Çıplak ve Seni Seviyorum Rosa ise, en fazla ses getiren filmleri oldu ve de Seni Seviyorum Rosa başarılı oyuncuya 1991 yılında Altın Portakal, 1992 yılında ise Altın Koza ödüllerini getirdi. Sumru Yavrucuk, sağır ve dilsizlerin kullandığı işaret dili olan Gestuno'ya hakim bir konuşmacı olarak da bilinmekte. Sağır dilsizlerden oluşan bir sessiz tiyatro grubuna yönetmenlik yapan Sumru Yavrucuk, bu grupla beraber sahnelediği Susuz Yaz adlı tiyatro oyunu ile 1986 yılında Türkiye Sağır Dilsizler Mim Festivali'nde En İyi Yönetmen ödülünü kazanmıştır. Sumru Yavrucuk'un Altın Portakal, Afife Jale ve Avni Dilligil başta olmak üzere çok sayıda ödülü bulunmaktadır.

Kaan binbir emek ve zorlukla çalışma hayatında yükselmiş, başarılı bir iş kariyerine sahip olmuştur. Eşi, iki çocuğu ve işiyle ilgilenirken, bir sahil şehrinde yaşayan babası Eşref'i ise biraz ihmal etmiştir. Ancak günün birinde babasının geçirdiği rahatsızlık, onu babasının yanına gitmeye zorlar, ancak yoğun işlerinden ötürü babasını İstanbul'a, evine getirmeyi tercih eder. Son derece iyi niyetli ve iyi kalpli bir insan olan Eşref Bey, burada yük olduğunu hissedince geri dönmek ister. İçindeki bulundukları güç durum, özellikle Kaan için zor kararlar almayı ve sıkı bir vicdan muhasebesini gerektirecektir.

İhsan bedensel engeli nedeniyle annesine bağımlı olarak yaşamak zorunda olan ve içerisinde kısılıp kaldığı bu hayata günbegün daha fazla küsen genç bir adamdır. Hayalleri vardır; asla gerçekleşmeyeceğini düşündüğü bu hayallerin ukdesi ve annesine yük olduğu fikrinin ağırlığıyla yaşamdan kopmaktadır. Temmuz ise idealleri doğrultusunda baba evinden ayrılan ve bu süreçte ayaklarının üzerinde durmak için çabalayan bir heykeltıraştır. Geçinebilmek amacıyla çocuk romanlarında çizerlik yapar ve iyi gittiğini sandığı bir ilişkisi de vardır. Bir anda sevgilisi tarafından terk edilmesi ve elindeki işi kaybetmesi hayatını daha da altüst eder. Temmuz ve İhsan'ın yolları hayatlarının böylesine karanlık bir döneminde kesişir ve bu tesadüf ikisinin de yeniden doğmasını sağlar.

Bahar, ölümle karşı karşıya geldiğinde dışarıdan ‘kusursuz' görünen ailesinin özellikle de eşi Timur’un başka bir yüzüyle karşılaşacak. Bahar’ın ani hastalığı ile ailedeki tüm dinamikler değişecek. Bu süreçte Evren, her anlamda Timur’un rakibi olacak. Bahar’ın hayatını yeniden inşa etmesi ise çoğu zaman trajikomik hikayelerle izleyiciye umut aşılayacak.

Hikayemiz, hayata büyük haksızlıklarla gelmiş, bunları aşmak için çok çalışmış, gerekenleri yapmış, estetik ameliyatlarla güzelleşmiş ve şimdi şahane bir hayat yaşayan Şebnem’in hikayesi… Şebnem, o hedeflenen zengin kocayı tavlamış. Nikahını kıyıp, ondan çocuklar da yapmış, ki bunları nasıl becerebildiğini de göreceğiz. Şimdi ise, herkesin istediği o harika hayatı yaşarken, geçmişi gelip onu buluyor. Bir yandan, aile hayatını ve cemiyetteki prestijini korumaya çalışırken, bir yandan suç dolu geçmişinden kurtulmaya çalışıyor.

Cevher ailesine mensup birbirinden çok farklı dört kadının ortak geçmişlerine olan tepkileri ve farklılıkları işleniyor. Bir evliliğin bütün aşamalarını bu dört kadın kahramanımız üzerinden göreceğimiz dizide; Çolpan (Sumru Yavrucuk) boşanmış, Azra (Gökçe Bahadır) uzun yıllardır evli, Güneş (Tülin Ece) evlilik arifesinde ve Sanem (Gökçe Eyüboğlu) ise evlilik kavramını tümüyle reddetmektedir. Müvekkillerin hikayelerinin de dahil olmasıyla “Evlilik Hakkında Her Şey”; aile, aşk, sadakat ve boşanma hukukunun kirli düzenini gözler önüne sermekten çekinmeyecek hikayeleri anlatıyor.

1977 yapımlı, başrollerinde Türkan Şoray ve Tarık Akan’ın oynadığı “Baraj” isimli filmin dizi uyarlaması olarak izleyici karşısına çıkacak olan yapımda Nazım’ın (Feyyaz Duman), internette bir arkadaşlık sitesinde Nehir’le (Biran Damla Yılmaz) tanışma hikayesi konu alınıyor. Birbirlerini hiç görmemiş olma durumu, Nehir’in fotoğrafını göndermesiyle değişir. Nehir’in çok güzel ve kendinden genç olduğunu düşünen Nazım yüzündeki yara yüzünden kendi fotoğrafını göndermeye çekinir ve Nehir’in ısrarı ve onu kaybetme korkusundan dolayı Nazım, baraj inşaatına İstanbul’un renkli hayatından sürgün gönderilmiş, yakışıklı ve çapkın bir genç olan Tarık’ın (Burak Yörük) fotoğrafını gönderir. Nehir’in fotoğraftaki Tarık’ı beğenmesi ve sürpriz bir şekilde baraja gelmesi işleri karıştıracaktır...

Dedesinden kalan mirası alabilmek ve şirketin başına geçebilmek için evlenmesi ve de çocuk sahibi olması gereken Onur, annesinin zoruyla bir randevuya gider. Lale de annesinin ayarladığı randevu için aynı mekândadır. Birbirlerini tanımayan Lale ve Onur yanlış anlaşılmalar sonucu aynı masaya otururlar. Bu yanlışlık onları büyük bir sürprize hazırlar..

Kentsel dönüşüm yalanıyla rant kapısı haline gelmiş Kolera'da hayat hiç de kolay değildir. Bir taraftan iş makineleri ve yıkım ekipleriyle uğraşırlarken bir taraftan da karanlık ve bilinmeyen güçlerin mahalleyi istilasını önlemek zorundadırlar. Bu güçlere karşı savaş açabilecek tek kişi de Salih Jr’dır. Adam bıçaklamaktan 5 yıl içeride yatan Salih, Kolera'nın büyük kurtarıcısı olacaktır. Salih Jr babasının mahalleli üzerindeki otoritesi ve koruyuculuğunun devamı olacak, bütün bunları yaparken de iki aşkın arasında kalacaktır. Divan yeniden toplanacak, Salih yokluğunda mahallede olup biten her şeyi tek tek öğrenerek gerekenleri yapmaya başlayacaktır. Yaşadığı mahalle için akıl almaz bir savaş veren Salih, diğer bir yandan hapiste tanıştığı Eylül ile ezelden beri kendisine aşık olan Kara Leyla arasında gidip gelecektir.

Fatmagül, ağabeyi Rahmi ve yengesi Mukaddes ile bir sahil kabasında sıradan ve sakin bir hayat sürdürmektedir. Bir yandan da nişanlısı Mustafa ile evlilik hazırlıkları yapmaktadır. Fakat sahil beldesinin ileri gelen ailelerinden Yaşarangillerin verdiği davet hayatını zindana çeviren bir dönüm noktası olur.

Babadan kalma konağında, eşi Ekber'in yıllar önce aniden ortadan kaybolmasından sonra, kızı Bahar ile birlikte yaşayan Güzide'nin hüzünlü hikâyesi. Güzide'nin hayatı kızı Bahar'ın faili meçhul bir cinayete kurban gitmesiyle kâbusa dönmüştür. Güzide; en yakın arkadaşı Bilge'nin çabaları, eşi Ekber'in geri dönüşü ve daha önce hiç tanımadığı dört kişinin yanına gelişi ile hayata yeniden sarılmaya çalışmaktadır.

Dizide, bir hayli zengin ancak görgüsüzlüğüyle dünürü Yıldız Hanım'ı çileden çıkartan Ahmet Bey ile kibarlık budalası Yıldız Hanım'ın komik zıtlaşmaları ve arada kalan çocuklarının iki aileyi bir arada tutmak için gösterdiği yoğun çabalar anlatılmaktadır.

Gaziantep'in ünlü baklavacısı Kahraman Usta'nın kızı Nazlı Ankara'da üniversite eğitimini bitirmiş memleketine dönmüştür. Çok sevgili kızlarının dönüşünü hasretle bekleyen aile çok mutludur. Ama Nazlı'yı bir sürpriz beklemektedir. Kahraman Usta, kızının evliliği için ortağı Ökkeş Usta'nın oğlu Kadir'e söz vermiştir. Nazlı buna şiddetle karşı çıkar. Ökkeş ve Kadir'in kendisini istemeye geldikleri gün evden kaçan Nazlı, Bodrum'a gider. Nazlı burada bir otelde iş bulur ve çalışmaya başlar. Ailesi her yerde Nazlı'yı aramaktadır. Bu sırada Nazlı Bodrum'da yakışıklı, yabancı bir gençle tanışır. Nazlı bu gencin İngiliz olduğunu zannetmektedir. Oysa ki bu genç, ailesi İstanbul'dan Atina'ya göç etmiş Niko adında bir Yunandır.

Dizi, 1930'ların İstanbul'unda geçen, zengin bir ailenin yaşamını ve bu çevrede işlenen bir cinayeti konu alır.

Ayaşlı İbrahim Bey, dokuz odalı bir evi pansiyon olarak kullanmakta ve her odasını kiraya vermektedir. Cumhuriyet döneminin Ankara'sında geçen bu hikâyede pansiyona taşınan bir banka memuru, burada tanık olduğu olayları anı biçiminde anlatır.