İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

15 dizisinden 3'ü İzlenir çıktı
Born 1950 in Izmir, Turkey, Tamer Levent is a Turkish actor, director and playwright.

Bir gün “Cesur” adında yakışıklı ve gizemli bir adam, sakin ve huzurlu bir kasaba olarak bilinen “Korludağ” ın ortasına bomba gibi düşer. Daha ilk adımını attığında karşısına güzeller güzeli “Sühan” çıkar. Bu sıra dışı karşılaşmadan sonra aralarında karşı koyamadıkları bir çekim oluşur. Ama bilmedikleri bir şey vardır. Bu iki gencin mutluluk hayali geçmişten beri düşman olan ailelerinin karşı çıkmasıyla imkansız bir aşka dönüşür.

Sevdiklerini, tüm ailesini, hayatını geride bırakarak, aşık olduğu Ertan’ın peşinden Amerika’ya kaçan Zeynep, elinde hayal kırıklıkları ve bebeğiyle Türkiye’ye geri döner. Diğer tarafta Amerika’ya eğitim için giden Fatih’in de hayal kırıklıkları ile ülkesine, ailesinin yanına dönme vakti gelmiştir. Bu iki insanı ve iki farklı hayatı eve dönüş yolunda buluşturan hikaye “Aşk Yeniden”

Nalan, sıcakkanlılığı ile herkesin ilk görüşte sevgisini kazanan, dünyalar güzeli bir genç kadındır. Ailesinin tek çocuğu olduğu için el bebek gül bebek büyütülmüş, hayatını varlık içinde yaşamış ve en iyi okullardan dereceyle mezun olan Nalan, Türkiye’nin en büyük oteller zinciri olan Koroğlu’nun şirketinde mimar olarak çalışırken birden kendisini Sedat Koroğlu’yla evlilik arifesinde bulur. Nalan ve Sedat, geçmişlerinde sakladıkları karanlık sırlardan uzaklaştıklarını düşünerek, umutla bu masalda el ele yürümeye başlasalar da; kısa bir zaman sonra hayatları, gerçek bir karanlığa gömülecektir.

Sevgililer Günü'nü yalnız geçirmek istemeyen Aslı, her şeyi planlamışken beklenmedik bir karışıklık tüm düzenini altüst eder. Bu tesadüf, onu hiç hesapta olmayan bir yolculuğun içine sürükler. Yolda karşılaştığı sürprizler ve yeni tanıştığı insanlar, Aslı'nın hayatına bambaşka bir yön verir. Bu beklenmedik serüven sırasında Aslı, aşkın bazen en umulmadık anda, hiç planlanmamış bir anda kapıyı çalabileceğini fark eder.

Ferman, "Masa" adlı gizli örgüt adına eski ajanları ortadan kaldıran soğukkanlı bir tetikçidir. Bir görev sırasında bir hedefi ortadan kaldırırken Saye ile karşılaşır ve beklenmedik şekilde ona aşık olur. Saye'yi öldürmek yerine örgüte kazandırmayı seçer. Bu karar, ikisinin de hayatında geri dönüşü olmayan bir yolun başlangıcı olur.

Elif, bir gazetede astroloji yazarı olarak göreve başlar. Burçlar hakkında hiç bilgisi olmamasına rağmen mesleğini yapmaya çalışan Elif, medya dünyasında hayran olduğu gazeteciyle aynı gazetede olduğunu öğrenince çok mutlu olur. Bu sırada genç meslektaşı Fırat’la kendini rekabet dolu bir serüvenin içinde bulan Elif, hiç beklemediği maceralar yaşar, üstelik astroloji de onun rehberi olur.

Gökhan Özoğuz, Adana'da gittiği bir tamircide çırak olan ve müzik sevdasıyla yanıp tutuşarak besteler yapan Ömer Ali ile tanışır. Ömer, yaptığı çalışmayı Gökhan'a gösterir ve bu işin peşini bırakmaması gerektiği öğüdünü alır. Ömer Ali'nin “Sen de benimki gibi bir aileye, benim doğduğum gibi bir tamirhaneye doğsaydın, Athena Gökhan olabilir miydin?” sorusu, Gökhan'ın bilinçaltına kazınacaktır. Arabasının tamir olmasını beklerken uykuya dalan Gökhan, rüyasında tam olarak bu sorunun etkilerini görür. Gökhan artık Adana'da bir tamirci çırağıdır...

Çiçero, 2. Dünya Savaşı'nın seyrini değiştiren ve Almanya'nın bozguna uğramasında etkin payı olan casus Çiçero'nun savaştaki etkisini ve savaş sonrası yaşadıklarını konu ediyor. İlyas Bazna, 2. Dünya Savaşı sırasında Ankara’daki İngiliz Büyükelçiliği’nde uşak olarak çalışmaktadır. İçeriden birçok bilgiye ulaşabilen Bazna, Almanlar için casusluk yapmaya başlar ve kendisine “Çiçero” kod adı verilir. İlyas Bazna savaşın seyrini değiştirmesine rağmen T4 uygulamasıyla engellilerin gaz odalarına gitmelerine, iğneyle uyutulmalarına engel olamaz. İlyas Bazna’nın savaştaki etkisini ve savaş sonrası yaşadıklarını beyaz perdeye yansıtacak olan filmin yönetmen koltuğunda Serdar Akar oturuyor.

Sinan (Aydın Doğu Demirkol) oldum olası edebiyatla ilgili bir genç adamdır ve yazar olmak istemektedir. Anadolu'da doğduğu köye dönen genç adam kitabını bastıracak parayı bulmak için tüm enerjisini harcamaya başlar ancak babasının geçmişten kalan borçları başına dert olacaktır.

Onur ve Şeref bir yıl içinde hem ev hem iş arkadaşı olmuştur. Şeref başarısız bir şekilde Onur’un menajerliğini yapmaktadır. Onur eski işine dönmeye karar verince, Şeref Onur’a bol sürprizli bir turne ayarlar. Henüz haberleri yoktur ama aşk, kahkaha ve macera bu yolculukta yine onları beklemektedir. Hayallerinin peşinden giderken hayatın gerçekleriyle karşılaşacak olan Onur ve Şeref, hedeflerine ulaşabilecek midir?

Aydın emekli bir tiyatrocudur; oyunculuğu bıraktıktan sonra Kapadokya'ya babasından yadigar kalan butik oteli işletmek için geri döner. Aydın o günden sonra başlayan kış uykusu bu gözlerden ırak otelin içerisindeki gündelikleriyle, kâh yerel bir gazeteye köşe yazıları yazarak kâh her zaman niyetlendiği ancak bir türlü başlayamadığı tiyatro tarihi kitabını yazmayı düşünerek geçer. Tüm bu süreçte hayatında iki kadın vardır: Kendisine her anlamda uzak ve soğuk davranan genç karısı Nihal ve boşandıktan sonra yanlarına taşınan kız kardeşi Necla... Kışın bastırması ve artan kar yağışı bu küçük taşrada en çok Aydın'ın sinirlerine dokunur ve onu uzaklara gitmeye teşvik eder...

Doğunun kanunlarından uzağa kaçan bir adam olan Haşmet ve hayatın acı gerçeklerinden bihaber, saf ve duru bir kız olan Yağmur'un imkansız aşkının hikayesidir. Doğu ve Batının, Güneş ve Ayın, Su ve Ateşin masalıdır bu aşk…

Nusret, biri uysal diğeri deli fişek iki oğlunu alıp dedelerinin çiftliğine hava değişikliği olsun diye götürür. Zafer, askerlik sonrası yaşadığı bunalımla ne kadar içine kapanıksa, kardeşi bir o kadar laf dinlemez, haşarı bir delikanlıdır. Dede Faik ise kendi çiftliğinin çevresinde gezinen keçi sürülerinden ve özellikle onların sahibi olan çobanlardan şikayetçidir. Çevresinde ne olup biterse onlardan bilmektedir. Nereden geldiği belli olmayan bir silah patlaması ve sonrasında yaşananlar çiftliktekilerin huzurunu büsbütün bozacaktır. Film, sorunlarıyla yüzleşmek yerine bir düşman ve günah keçisi yaratan egemen erkek kültürünü mercek altına alıyor.