İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

7 filminden 1'i İzlenir çıktı, 9 dizisinden 3'ü İzlenir çıktı
Tanju Tuncel, 1940 yılında Adana’da doğdu. Akhisar Ortaokulu, Erenköy Kız Lisesi ve İstanbul Konservatuvarı Tiyatro Bölümü mezunudur. Necdet Yakın ile evlenip boşanmıştır. Tiyatroya Gençlik Tiyatrosu’nda başladı. 60 yaş kanunuyla İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda emekli edildi. Tanju Tuncel, emekli olduktan sonra da dizilerde oynamaya devam etmiştir. Evdeki Yabancı, Yalancı Yarim, Yol Arkadaşım ve Geniş Aile gibi dizilerde rol aldı. Ayrıca, Ata Demirer ve Demet Akbağ’ın da oynadığı Eyvah Eyvah 1 ve Eyvah Eyvah 2 filmlerinde Hatçe Nine karakterini canlandırdı.

İnci, düşünceleri nedeniyle cezaevine girmiş siyasi bir hükümlüdür. Annesinin cezası nedeniyle hapishanede büyümek zorunda kalan Barış ise kadınlar koğuşunda bütün mahkumların neşe kaynağıdır. Barış ile İnci arasında gelişen özel bağ, duvarlar arasında koskoca bir dünya yaratmalarını sağlar.

Sıdıka Saka ve İstanbul'un bir kenar mahallesinde yaşayan Sinoplu Saka ailesinin maceralarını anlatır. Sıdıka okula gönderilmemiş olsa da kendisini eğitebilmiş, kitap okuyan, espritüel bir ev kızıdır. Aklı az olan bir abisi, baskıcı ve alkolik bir babası, Sıdıka'nın sorunlu olduğunu düşünen ve bir an önce onu evlendirmek niyetinde olan bir annesi vardır. Sıdıka'nın günleri evde kapalı kalarak geçmektedir ve dış dünya ile tek bağlantısı pencereden dışarıyı izlemektir.

Burası "Şaşıfelek Çıkmazı", dünyanın tam ortası. Burada kadınlar atmaca gibidir, burada erkekler son derece dengesiz ve tutkuludur. Burada yaşayan çocuklar, kafalarını dinlemek için büyüklerin erkenden uyumasını beklerler.

Melek, yıllardan beri sevgilisinin gelinlik satan dükkânında tezgâhtar olarak çalışmakta ve evlilik hayalleri kurmaktadır. Bir gün sevgilisinin kendisinden ayrılmak istediğini öğrenir ve hayatı tamamen değişir. İşyerinden ayrılan Melek, tesadüfler sonucu eşini kaybetmiş olan zengin bir adamın, Ömer Giritli'nin üç çocuğuna bakmak üzere Dadı olarak işe girer. Çocuk yetiştirme konusunda pek de deneyimi olmayan Melek, kendisine çok yabancı bir ortamda, o güne kadar görmediği kurallar ve değişik bir yaşam biçimiyle karşı karşıya kalır.

Aşk Bu Mu?, yolları kesişen Umut ve Gülüm’ün hikayesini konu ediyor. Genç bir adam olan Umut, çocukluğundan beri hırsızlık yapmaktadır. Umut, hayatının fırsatını yakalayıp köşeyi dönmenin hayalini kurar. Fakat ne hayallerine kavuşabilir ne de sürekli aradığı ailesine ulaşabilir. Genç bir kadın olan Gülüm ise hayallerine bir adım uzaklıktadır. Okulunu başarıyla bitiren Gülüm’ün hayatında hiçbir sıkıntı yoktur. Fakat bir gün genç kızın tüm hayatı kararır. Gülsüm’de karaciğer yetmezliği olduğu ortaya çıkar ve nakil gerçekleşmezse ölecektir. Tam da bu süreçte Umut ile Gülüm’ün yolları kesişir. Genç adamın yıllardır beklediği fırsat tam da ayağına gelmiştir. Ancak bu durum sandığı kadar kolay değildir. Kendisini zor durumların içerisinde bulan Umut, bedeli ağır olan bir karar vermek zorunda kalır. Peki aşk her şeyin üstesinden gelmeye yeterli midir?

Sarıkamış Çocukları filminde, 1915 yılında bir köyde yaşayan bir grup çocuğun cephede savaşmak için zorlu kış şartlarında yola çıkmaları hikâye ediliyor. 1915 yılında aynı köyde iki arkadaş olan Mehmet ve Yusuf babaları Sarıkamış'ta çeteciler tarafından öldürülür. İki çocuğun abisi ise Sarıkamış cephesinde savaştadır. Bir yolunu bulup ağabeylerinin yanına cepheye gitmeye kararlı olan Mehmet ve Yusuf yaşadıkları köyden bir grup askerin de cepheye gönderileceğini öğrenince bu kafileyle beraber yola çıkıp cepheye ulaşmaya karar verirler.

Cevahir'in babaannesi Hafize hastalanır ve tedavi için yüklü miktarda para gerekir. Fakat kötü günler için saklanan parayı at yarışında kaybetmiştir. Bir şekilde yeni bir çare bulmaya çalışırken eline bir define haritası geçer. Fakat Cevahir'in kokusunu alan Koyu Bilal, peşine düşer ve haritanın yarısını ele geçirmeyi başarır. Üstelik haritada çizili olan istikamete, Ayvalık'a doğru yola çıkar. Cevahir de yanına Ulvi'yi alıp Ayvalık yollarına düşünce hep birlikte büyük bir maceranın içine atılırlar.

Hayatının aşkıyla evlendikten sonra hayat Hüseyin için daha da zorlaşmıştır. Büyüyen ailesini geçindirmek için gece gündüz çalışır. Firuzan ise ünlü bir şarkıcı olmuştur.

Nihayet babasını bulan Hüseyin'in artık tek bir amacı vardır: Yeni arkadaşının da yardımıyla, sevdiği kıza kavuşmak!

Büyükannesi ve büyükbabasıyla küçük bir köyde yaşayan klarnetçi İstanbul'a gitmek zorunda kalır. Burada aniden gelen şöhretin tadını çıkaran bir şarkıcıyla tanışır.

İnci, düşünceleri nedeniyle cezaevine girmiş siyasi bir hükümlüdür. Annesinin cezası nedeniyle hapishanede büyümek zorunda kalan Barış ise kadınlar koğuşunda bütün mahkumların neşe kaynağıdır. Barış ile İnci arasında gelişen özel bağ, duvarlar arasında koskoca bir dünya yaratmalarını sağlar.

Geniş Aile'nin baş kahramanı evin sorumsuz ve serseri oğlu Cevahir'dir. Gurbetçi bir ailenin kızıyla evlenip Almanya'ya giden Cevahir, 3 ay sonra boşanmış olarak eve dönünce durgun olmayan ortalık daha da karışır. Evin babası, kızı Nazan'ı evlendirip evin nüfusunu azaltmaya çalışırken Cevahir'in yeniden eve dönmesi bütün planları altüst eder.

Ayla (Özge Özberk), kızı Eylül ve kocası Sertaç (Sinan Tuzcu) ile mutlu bir hayat yaşamaktadır. Eşinin kendisini kapı komşusu ile aldattığını fark etmesiyle büyük bir şok yaşar. Bu psikoloji altındayken, her şeyden kaçmak ister. Ege'de küçük bir kasabada yaşayan akrabalarının sünnet düğünü için onu kasabaya çağırması, aradığı fırsattır. Ayla, kızıyla beraber akrabalarının yanına gider. Ama oradaki yaşam ve akrabaları, yıllar önce bıraktığı gibi değildir. Orada öğreneceği çok şey ve yaşayacağı çok zorluk ve yanında mutluluk vardır.

Tarık Tekelioğlu yurt dışında okumak yerine ailesini kandırıp ralliye merak sarmıştır. İtalya'da Alfonso olarak bilinir ve babası bunu öğrenince tüm haklarını elinden alır, yurt dışına çıkışını yasaklar. Mahkeme, sigortalı bir işte çalışma şartı koyunca ilk gördüğü ilanla iş için başvurduğu evde şoförlük yapmaya başlar. Naz, evin şımarık kızıdır, ne yapar ne eder fakat Tarık'ı bir türlü kovamaz. Zamanla nefret yerini aşka bırakır ve aralarında güçlü bir aşk doğar.

İstanbul’un son yazlık sinemasını işleten Sultan, arkadaşları ; Eko, Sefer ve Bahtiyar ile insanların birbirleriyle ilişkilerinin hala zayıflamadığı mahallerinde, kendi dünyalarında yaşamaktadırlar. Ancak mahalledeki evleri yıkıp yerine bir site kompleksi kurmak isteyen bir şirketin mahallerine gelişiyle birlikte, Sultan ve arkadaşları da küçük dünyalarının sınırlarını zorlamak durumunda kalırlar. Sultan bir yandan sinemasının büyük inşaat şantiyesine döndüğünü görmemek için çabalarken diğer yandan da Bahtiyar’ın kız kardeşi Asiye’nin karşısında sağlam durabilmek için bir yol aramaktadır.

Melek, yıllardan beri sevgilisinin gelinlik satan dükkânında tezgâhtar olarak çalışmakta ve evlilik hayalleri kurmaktadır. Bir gün sevgilisinin kendisinden ayrılmak istediğini öğrenir ve hayatı tamamen değişir. İşyerinden ayrılan Melek, tesadüfler sonucu eşini kaybetmiş olan zengin bir adamın, Ömer Giritli'nin üç çocuğuna bakmak üzere Dadı olarak işe girer. Çocuk yetiştirme konusunda pek de deneyimi olmayan Melek, kendisine çok yabancı bir ortamda, o güne kadar görmediği kurallar ve değişik bir yaşam biçimiyle karşı karşıya kalır.

Ailesi başka kentte yaşayan Aslı, en yakın arkadaşı ile paylaştığı evde yalnız kalınca kirayı ödeyemez. Uzun süredir çıktığı zengin ve yakışıklı iş adamı (Tolga) ile nişanlanmak üzere iken bu gencin evli olduğunu öğrenmesi de herşeyi berbat eder. Çünkü ailesi nişan töreni için yola koyulmuştur. Aslı ailesini üzmemek için çare arayışı içindeyken evin yarısını devraldığını söyleyen hiç tanımadığı bir genç (Eren) çıkagelir. Bütün bu durumlardan iyice bunalan Aslı, tam genci evden kovarken birden aklına onu ailesine nişanlı olarak tanıtma fikri gelir. Bu küçük ve zararsız oyun tabiki ortalığın karışmasına neden olur.

Kemalettin Tuğcu'nun Üvey Baba adlı romanından TV'ye uyarlanan dram türündeki dizisidir.Üvey bir baba büyük bir mirası olan küçük kız ve bu mirasın üzerine konmak için kızını öldürmeye karar veren fakat bunu hiçbir zaman başaramayan bir alkolik bir babanın öyküsü.

Sıdıka Saka ve İstanbul'un bir kenar mahallesinde yaşayan Sinoplu Saka ailesinin maceralarını anlatır. Sıdıka okula gönderilmemiş olsa da kendisini eğitebilmiş, kitap okuyan, espritüel bir ev kızıdır. Aklı az olan bir abisi, baskıcı ve alkolik bir babası, Sıdıka'nın sorunlu olduğunu düşünen ve bir an önce onu evlendirmek niyetinde olan bir annesi vardır. Sıdıka'nın günleri evde kapalı kalarak geçmektedir ve dış dünya ile tek bağlantısı pencereden dışarıyı izlemektir.

Burası "Şaşıfelek Çıkmazı", dünyanın tam ortası. Burada kadınlar atmaca gibidir, burada erkekler son derece dengesiz ve tutkuludur. Burada yaşayan çocuklar, kafalarını dinlemek için büyüklerin erkenden uyumasını beklerler.