İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor


Sinema emekçileri 1977'de yeni sansür tüzüğünü protesto etmek, özgür sanatı savunmak ve sosyal haklarını almak için uzun bir yürüyüş yapma kararı aldılar. Böylece sinemanın 60 yılı aşan suskunluğuna da bir son verilecekti. Oyunculardan, set işçileri ve yönetmenlere kadar 400'ü aşkın sinemacı 5 Kasım günü Ankara'ya kadar 3 gün sürecek bir yürüyüş başlattı.Halkın şaşkın bakışları ve desteği altında yürüdüler. Bu belgesel 100 yılı aşan sinemamızın unutulan fakat en onurlu dönemlerinden biri olan sinema emekçilerinin yürüyüşünün hikayesidir.

Filmde, birbirinden ayrı büyümüş iki kardeşin arasındaki ölüm kalım mücadelesi anlatılır. Anne ve babası yıllar önce ayrılan Kemal, annesinin yanında büyümüştür. Bıçkın bir delikanlıdır. Yıllarca başı dertten kurtulmaz ve uzun süre cezaevinde kalır. Çıktığında hiç görmediği oğlu kocaman olmuştur. Fakat çocuk hastadır. Suç dünyasının kurulu düzenini altüst eden komiser Murat’ı öldürtmek isteyen mafya, Kemal’e ulaşır. Ancak o, kirli geçmişini geride bırakmaya kararlıdır. Ta ki kalbi delik olan oğlunun ameliyatı için yüklü miktarda paraya ihtiyaç duyana kadar.

Hasan (Kadir İnanır) Almanya'ya çalışmaya gitmiş, orta halli bir ailenin en büyük çocuğudur. Yurda döndüğünde onu bir sürpriz beklemektedir. Babası (Zeki Alpan) yörenin zengin efendisi Şükrü Arnamus (Ali Şen) ile Hasan'ın haberi olmadan söz kesmiş ve kızını gelin olarak almaya söz vermiştir. Hasan ilk başta karşı çıkar, fakat Naciye'yi Müjde Ar) görünce onu evleneceği kız zannedip razı olur. Ama bir akşam yenen yemekte aslında Naciye'nin baldızı olduğunu onun yerine ablası (Oya Öge) ile nişanlı olduğunu anlayınca şoke olur. Bu işten nasıl sıyrılacağı düşünürken Naciye'ye yakınlaşmaktan da kendini alamaz ve gidilen bir piknikte olanlar olur.

Sinema emekçileri 1977'de yeni sansür tüzüğünü protesto etmek, özgür sanatı savunmak ve sosyal haklarını almak için uzun bir yürüyüş yapma kararı aldılar. Böylece sinemanın 60 yılı aşan suskunluğuna da bir son verilecekti. Oyunculardan, set işçileri ve yönetmenlere kadar 400'ü aşkın sinemacı 5 Kasım günü Ankara'ya kadar 3 gün sürecek bir yürüyüş başlattı.Halkın şaşkın bakışları ve desteği altında yürüdüler. Bu belgesel 100 yılı aşan sinemamızın unutulan fakat en onurlu dönemlerinden biri olan sinema emekçilerinin yürüyüşünün hikayesidir.

Sulukule’de yaşam sürmektedir... Güllüye (Gülşen Bubikoğlu ), annesi Sabahat (Perran Kutman ) ve dayısı Bekir (Şemsi İnkaya ), Bayram (Müjdat Gezen ), babası Emin (Münir Özkul ), kızkardeşi (Ayşen Gruda ) ve halası Rabiş (Asuman Arsan ). Tüm Sulukuleliler toplanmış, yeni çeribaşı seçimi için adaylarına destek vermektedirler. Eskiden babadan oğula geçen bu görev için modern çağa ayak uydurulup genel seçime gidilmiştir. Aşırı sarhoşluktan dolayı görevden alınan son çeribaşı Bekir’le Bayram iki rakip adaydır. Bol keseden vaatlerle çekişen iki tarafın kavgası, yine karakolda biter. Bu arada para ağır basınca Sabahat’ın baskısı ile Güllü, uyuşturucu kaçakçısı Tayfur’un (Öztürk Serengil ) gazinosunda sahneye çıkar. Bayram’la, Tayfur’un çantaları karışınca, Güllü yüzünden üzüntüden intihar aşamasına gelen Bayram, çantadan çıkan paraları görüp yaşamaya karar verir.

Güllüye (Gülşen Bubikoğlu), annesi Sabahat (Perran Kutman) ve dayısı Bekir (Şemsi İnkaya), Bayram (Müjdat Gezen), babası Emin (Münir Özkul), kızkardeşi Sevim (Mehtap Ar) ve halası Rabiş (Asuman Arsan). Sabahat kafayı parayla iyiden iyiye bozmuştur. Kazandıklarını ortak bir kesede topladıklarından, içinden üç kuruş dahi aşıran olsa, yürütenin gözünü oyar. Ancak, başladı mı davul, zurna, bırakırlar kavgayı, başlarlar oynamaya... Çok da dertlidir çingene hatunlar kocalarından... Güllü’nün Bayram’ı kadınların peşinde dolaşmaktan, Sabahat’in Münir meyhane köşelerinde içip içip küfelik olmaktan, Bekir ise paraları kumarda tüketmekten başka bir işe yaramazlar. Güllü’nün de hayranları az buz değildir. Özellikle de patron Deli Ömer (Sümer Tilmaç) fena yanıktır Güllü’ye. Birgün Sabahat’ın tepesi atar, Münir’i, Bayram’ı, Sevim’i ve Rabiş’i evden kovar.

Neşe İstanbul’a gelir, Osman amcasının yanına gider fakat amcası 5 ay evvel ölmüştür. Mağazanın yeni sahibi ona sarkıntılık eder. Mağazaya gelen Kadir onu kurtarmak için yalan söyler Neşe de bu yalana uyar. Daha sonra kalacak yeri olmadığı için Kadir onu Lunaparka getirir. Fikret kukla oynatır Şemsi de çocuklarla onu izlemektedir. Şemsi Neşe’ye şarkıcı Nilgün’e yardım etmesi için iş ayarlar. Nilgün provalara çıkar Patron beğenmez. Nilgün sinirle Neşe’yi kovar. Neşe çaresizdir. Lunaparkın tepesine çıkıp intihar etmek ister. Fikret kuklalar ile konuşarak onu ikna eder. Kuklalar onu teselli eder ve şarkı söylemesini isterler. Neşe şarkıya başlar orada çalışan herkes hayranlıkla dinler Şemsi de gelir sesini beğenir. Fikret ona Nilgün sahnede ağız hareketi yapsın Neşe arkada söylesin diyerek teklif de bulunur, böylelikle hepsi işlerine devam ederler.

Hasan (Kadir İnanır) Almanya'ya çalışmaya gitmiş, orta halli bir ailenin en büyük çocuğudur. Yurda döndüğünde onu bir sürpriz beklemektedir. Babası (Zeki Alpan) yörenin zengin efendisi Şükrü Arnamus (Ali Şen) ile Hasan'ın haberi olmadan söz kesmiş ve kızını gelin olarak almaya söz vermiştir. Hasan ilk başta karşı çıkar, fakat Naciye'yi Müjde Ar) görünce onu evleneceği kız zannedip razı olur. Ama bir akşam yenen yemekte aslında Naciye'nin baldızı olduğunu onun yerine ablası (Oya Öge) ile nişanlı olduğunu anlayınca şoke olur. Bu işten nasıl sıyrılacağı düşünürken Naciye'ye yakınlaşmaktan da kendini alamaz ve gidilen bir piknikte olanlar olur.

Film, Selma’nın gerçeklerle yüzleşmesini anlatır. Selma ve Kemal evli ve çok mutlu bir çifttir. Kemal bir iş görüşmesi sebebiyle şehir dışına gider. Bu esnada esrarengiz bir telefon gelir. Hastanede ölmek üzere olan Ceyda’nın son arzusu Kemal’i görmektir. Ceyda’nın arkadaşı Sevda, kocasının yerine hastaneye gelen Selma’ya Kemal ile alakalı birtakım iddialarda bulunur. Gerçekleri öğrenmek isteyen Selma, Kemal’in geçmişini araştırmaya başlar. Karşısına hiç beklemediği şeyler çıkacaktır.

Filmde, birbirinden ayrı büyümüş iki kardeşin arasındaki ölüm kalım mücadelesi anlatılır. Anne ve babası yıllar önce ayrılan Kemal, annesinin yanında büyümüştür. Bıçkın bir delikanlıdır. Yıllarca başı dertten kurtulmaz ve uzun süre cezaevinde kalır. Çıktığında hiç görmediği oğlu kocaman olmuştur. Fakat çocuk hastadır. Suç dünyasının kurulu düzenini altüst eden komiser Murat’ı öldürtmek isteyen mafya, Kemal’e ulaşır. Ancak o, kirli geçmişini geride bırakmaya kararlıdır. Ta ki kalbi delik olan oğlunun ameliyatı için yüklü miktarda paraya ihtiyaç duyana kadar.