İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

12 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Almanya'da çocukluğu geçen Timur Acar, 17 Ağustos 1999 tarihinde meydana gelen depremden sonra ailesinin memleketi olan Sakarya'nın Karasu ilçesine yerleşmiştir. Gürcü asıllı olan ailesinin kökeni ise Artvin'e dayanmaktadır. Moda Sahnesi'nin kurucuları arasında yer almaktadır. 1999 yılında tiyatro ile ilgilenmeye başladı ve 9 Eylül Üniversitesi'nde eğitim aldı. Kurşun Yarası, Avrupa Yakası ve Akasya Durağı gibi dizilerde yer alarak tanınmaya başladı. 2013 yılında Bebek İşi adlı dizide Murat rolünü oynadı. Kertenkele dizisinde Kertenkele, Ziya Hoca ve Kara Faruk rollerini üstlendi ve 2. sezon sonunda diziden ayrıldı. Tiyatro dışında başlıca hobisi olarak müzik tutkusu da bulunmaktadır. 2007 yılında evlilik yapan sanatçı 2009 yılında boşanmıştır. Temmuz 2016 yılında Eda Özerkan ile evlenmiştir.

Çakallarla Dans serisinin 8. filmi

Necmi'nin arkadaşı, Çakallar'ı dünya çapında bir güzellik yarışmasının organizasyonunda görev almaya davet eder. Kızların güzelliği onları büyülese de görevlerini yerine getirmeye çalışırlar. Güzellik yarışmasını yöneten Nalan ve Lidya ile Fatma arasında bir dostluk doğar. Ancak Fatma'nın kızların kostümleri arasında çok sayıda ham pırlanta bulması, Çakallar'ı kaosa sürükler. Yarışmayı düzenleyen Kral Mustafa, Nalan'ın eski aşkıdır ve aynı zamanda tehlikeli bir mahallenin lideridir. Ham pırlantaları ele geçiren Nalan, Çakallar'ın yardımıyla Mustafa'nın krallığını temelden sarsar. Mustafa'yı uzun süredir takip eden polis ekibi, Çakallar'ı kullanarak olayın peşine düşer ve polisin de dahil olduğu karmaşık bir durum ortaya çıkar.

4 yıldır sevgili olan İrem ve Ozan, nişanlanacakları günün sabahında, beraber yaşadıkları evlerinde uyanırlar. İrem bu nişandan dolayı gergindir çünkü ailesinin her üyesi birbirinden deli dolu ve sorun çıkarmaya müsaittir.

Senelerdir kısa yoldan para kazanmak için girdikleri maceraların sonucunda mesleklerini kaybeden -sözde- çakallar, ülkeyi etkisi altına alan hayat pahalılığından da gol yiyerek çıkılmaz bir sokağa gelmişlerdir. Evren, kendi ülkelerinde mülteci gibi yaşayan ekibimize bir işaret fişeği gönderir. Kardeşi Fatma ve tüm çakalları, tüm ulaşım ve konaklama masraflarını karşılamak koşuluyla Yunanistan’ın Kos Adası’ndaki ablasının dördüncü evliliğine davet eder. Ancak işler karmaşıklaşır: Manolya’nın yıllardır İstihbarat için çalıştığını öğrenirler. Görevleri, İtalyan bir mafya olan Enrico’nun sevgilisi Anna Karenina’yı kendi taraflarına çekip, önemli bir eylem planının hard diskinin ele geçirilmesidir. İstanbul’daki fakirliğe demir atmış çakallar, Yunanistan’ın Kos Adası’nda uluslararası bir kaosun ortasına düşerler.

Baş gardiyan Hamza ve ekibi, cezaevinde her sabah sayım yapmaktadır. Bir gün, rutin kontrol sırasında girdikleri her koğuşta birer ikişer cesetle karşılaşırlar. Sekiz koğuşta ölü olarak bulunan on mahkumun vücutlarında herhangi bir darp, yaralanma veya boğulma izi de yoktur. Koğuşta bulunan diğer mahkumlar da olayla ilgili bir açıklama yapmaz. Olayın araştırılması için istihbarat teşkilatından Selin Korkmaz ve cinayet bürodan Başkomiser Erol Haktan görevlendirilir. Cezaevini karantinaya alıp soruşturmaya başlayan ikili, cezaevindeki herkesi sorgulamaya başlar. Cinayetlerin gizeminin çözülmesi için her şeyi ayrıntılı bir şekilde araştıran Erol ve Selin, açtıkları her "kilit" ile şok edici gerçeklerle karşılaşır.

Düğünden önce erkek erkeğe eğlenelim dediler ama tropikal bir meyve akıllarını başlarından aldı. Şimdi herkesin aklında tek bir soru var: Acaba dün gece neler yaşandı?

Hakim karşısına geçen çakallar grubu, birbirlerinden 100 metre uzak kalma şartıyla tahliye edilirler. Fakat bu durum ekip için hiç kolay olmayacaktır. Kayınço Gökhan’ın hayatı aldığı haberle bambaşka bir hal alır. Gökhan, yıllar önce yaşadığı tek gecelik bir ilişkiden çocuğu olduğunu öğrenir. Üstelik kızı Leyla, zengin ve züppe bir çocuk olan Sinan ile birliktedir.

Serinin sevilen karakterleri Muhasebeci Servet, Kayınço Gökhan, Köfte Necmi ve Del Piero Hikmet hayat mücadelesi içinde ekonomik yetersizlikler sebebiyle aynı evde yaşamaya başlamıştır. Ev arkadaşlığı onlar için uyum sağlanması zor bir şeydir. Günün birinde Berber Hüseyin abi, kahramanlarımızın karşısına çılgın ancak cazip bir planla çıkar. Almanya'daki dayıoğlu vefat ettiğinde vasiyet olarak da neyi işaret ettiği belirsiz bir harita bırakmıştır. Bunun bir hazine haritası olduğuna kanaat getiren kahramanlarımız tutundukları bu umut ışığının peşinden Edirne’ye doğru yola koyulurlar.

4 kahramanımız Gökhan, Hikmet, Necmi ve Servet koşullu olarak hapishaneden salındıktan sonra birlikte grup terapisine gitmektedir. Ancak Del Piero Hikmet'in günün birinde vapurda karşılaştığı Mihriban'a aşık olmasıyla hayatları değişir. Mihriban dilsiz bir genç kadındır, Hikmet de onun konuşabilmesi için gereken parayı bulabilmek adına arkadaşlarıyla birlikte tekrar pis işlere bulaşmak zorunda kalacaktır.

İlk filmde çakallık üzerine çakallık yapan kahramanlarımız başlarını dertten kurtaramamış ve nihayetinde hapse girmişlerdir. Mahallelerinden ve futboldan uzak kaldıkları hapishanede günler zor günler geçmektedir. Fakat onlara arka çıkan Tayyar abileri vardır. Bir gün bir mucize olur ve suçlular üzerinde yapılacak tıbbi bir deney için kobay arandığı haberi gelir. İşin ucunda şartlı tahliye olduğunu duyan Kayınço Gökhan, Köfte Necmi, Muhasabeci Servet ve Del Piyero Hikmet deney haplarını yutup kobay olmaya karar verirler. Dışarı çıkınca artık çakallık yapmayacaklarına dair de birbirlerine söz verirler. Zaten asıl mesele çakal olmak değil, çakallarla dans edebilmektir.

Büyük bir şirketin muhasebecisi olan Servet, gözünü para hırsı bürümüş karısının gazına gelerek şirketin internet hesapları üzerinden hatırı sayılır miktarda bir parayı patronundan çalma planı yapar. Bu planın bir parçası da en yakın arkadaşı olan Gökhan'dır. Parayı onun hesabına aktarıp herhangi bir olumsuz durumda suçu onun üzerine yıkacaktır.

Ünlü işadamı Fahri ve ailesi Somalili korsanlar tarafından kaçırılır. Korsanlar, işadamı ve ailesinin serbest bırakılması için Türkiye’den yüklü bir miktar fidye ister. Türk hükümeti bu iş için illegal bir ekip kurmaya karar verir. Uzun süredir hapis yatan Albay Mehmet’e tahliye olması karşılığında bu görev teklif edilir. Mehmet, mahkûmlar arasından seçilen altı kişiyle beraber Fahri ve ailesini kurtarmaya çalışacaktır.

Zamanın birinde isimsiz bir köye bir seyyah gelir. Yeri yurdu yoktur bu adamın. Gittiği yerlerde masallar anlatır. Bir sonraki durağına kadar dinleyenlerin verdiği hediyelerle yol alır. Yolu, bir gün yetişkinlerin yüreğinin karardığı bir köye düşer. Köy halkı, masallardan da gerçekler kadar korkmaktadır. Ama çocuklar masalcı Zekeriyya’nın dilinden anlamaktadır. Masalcı, Ulak İbrahim’in hikâyesini anlatmaya başlar. Masal ilerledikçe her hayal çocukların zihninde bir karşılık bulur. Kitapta anlatılanlar artık köyün hikâyesine dönüşmüştür.

Hikayemiz, hayata büyük haksızlıklarla gelmiş, bunları aşmak için çok çalışmış, gerekenleri yapmış, estetik ameliyatlarla güzelleşmiş ve şimdi şahane bir hayat yaşayan Şebnem’in hikayesi… Şebnem, o hedeflenen zengin kocayı tavlamış. Nikahını kıyıp, ondan çocuklar da yapmış, ki bunları nasıl becerebildiğini de göreceğiz. Şimdi ise, herkesin istediği o harika hayatı yaşarken, geçmişi gelip onu buluyor. Bir yandan, aile hayatını ve cemiyetteki prestijini korumaya çalışırken, bir yandan suç dolu geçmişinden kurtulmaya çalışıyor.

"Barbaros Hayreddin: Sultanın Fermanı", Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk kaptan paşası ve kaptan-ı deryası olarak bilinen ünlü denizci Barbaros Hayreddin Paşa'nın hayatı konu almaktadır. Dizi, 2021-2022 yılları arasında yayımlanan "Barbaroslar: Akdeniz'in Kılıcı"nın devamı niteliğindedir.

Melike (Nihal Yalçın) ve İlyas (Timur Acar) Özyürek çifti, kızları Ceren ve 6 yaşındaki küçük oğulları Kaan ile birlikte Şile'de yaşamaktadır. Bir akşamüzeri Melike ilk maaşını almasının heyecanıyla zamanı unutup vitrinlere bakarken, oğlu Kaan’ın okul çıkışına geç kalır. Annesini okulun bahçesinde bekleyen Kaan, bir kirpinin peşine takılır ve kirpiyi bir parka kadar takip eder. Bu sırada Zeynep (Songü Öden) ve Tuğrul (Feyyaz Duman) çiftinin 12 yaşındaki oğulları Efe de parktadır. O sırada Melike ve İlyas ise telaş içinde Şile sokaklarında çocukları Kaan'ı aramaktadır. Yaşanan acı bir olay her iki ailenin hem kesiştirecek, hem değiştirecektir.

O gece Demirkan Konağı’nda yaşanan deprem, Umay’ın hayatındaki bütün taşları yerinden oynattı. Yıllardır kocası Affan’ın zulmüne evlatları için katlanan Umay için bu olay, bardağı taşıran son damla olmuştu. Çocuklarını alıp evi terk etti. Doğup büyüdüğü köye, Eskitepe’ye, uzun süredir kırgın olduğu ablası Sonay’a sığındı. El ele verip tüm küskünlükleri geride bıraktı iki kardeş. Hayatlarına bir çekidüzen vereceklerdi. Aile yadigarı mandırayı yeniden çalıştırmaya başlayacak, kimseye müdana etmeden yaşayacaklardı. Ama kul kurarken kader gülerdi. Karşılarına mazisi karanlık, gizem dolu bir adam çıktı… Kürşat Eroğlu… Yaralıydı. Kaçaktı. Çok korktular önce ondan. Ama Kürşat, Umay’ı ve çocukları, Affan’ın zulmüne karşı cansiperane korudu. Mandırayı ayağa kaldırmalarına yardım etti… Ve iki kız kardeş bir kez daha büyük bir yol ayrımına geldi. Çünkü herkesin geçmişinde büyük sırlar vardı. Ve zamanın açığa vurmadığı hiçbir sır yoktu…

Mehmet Ali Pamuk, evli ve üç çocuklu, İstanbul Anadolu Yakası’nda, mahalle arasında özel halk sağlığı kliniği sahibi, idealist bir hekim ve daha da idealist bir aile babasıdır. Mehmet Ali, tıp fakültesinde okurken, kampüste tanıştığı, halkla ilişkiler bölümünde okuyan ve çok güzel bir İstanbul Kadıköy kızı olan Aslı’ya aşık olmuş ve sonunda O’nunla evlenmeyi başarmıştır. Yıllar geçmiş, çiftin çocukları olmuş, hepsi okul çağına gelmiş, hatta büyük kızları evlenme çağına yaklaşmıştır, ama değişen hiçbir şey olmamıştır. Zavallı Kadıköy kızı Aslı, hala aynı apartmanda, giriş katında oturan kayınvalidesi ve kayınpederi ile birlikte yaşamaktadır ve 7/24 kayınvalide baskısı altındadır.

Yunus, Hollywood'da tutunamayıp şansını Bollywood'da denemeye çalışan başarısız bir aktör, ikizi Yiğit ise büyük bir suç örgütünün peşinde başarılı bir komiserdir. Bir dizi talihsizlik sonucu Hindistan (Bollywood)'dan da sınır dışı edilen Yunus, ikizinin yerine polis olmak zorunda kalınca işler karışır. Üstelik bir de hiç derdi yokmuş gibi ikizinin ortağı Aslı’ya aşık olmuştur. Peşinden hiç ayrılmayan bir nişanlı, ansızın ortaya çıkan küçük bir kız ve içine düştüğü seri polisiye olaylar zinciriyle Yunus, kendisini adeta "hayatının rolü"nü oynarken bulacaktır.

Kertenkele, bir yandan bilinen bir çapkın, bir yandan da Komiser Ünsal ve diğer polislerin bir türlü ele geçirememiş olduğu profesyonel bir suçlu ve hırsızdır. Mesleki hayatını takıntılı bir şekilde Kertenkele'yi yakalamaya adayan Ünsal Komiser'in tüm çabalarına rağmen Kertenkele, izini kaybettirmenin bir yolunu hep bulmuştur. Ta ki boş sanıp kaldığı villanın sahibi olan Deli Kenan adlı adamla karşılaştığı güne kadar...

Murat ve Candan şehirli, üniversite mezunu bir çifttir. İki yıldır evlidirler ve çift olarak pek de uyumlu oldukları söylenemez; İkisi de farklı dünyalardan gelmektedirler. Murat ve ailesi Anadolu kültürüne daha yatkınken, Candan ve ailesi ise daha batılı bir düşünce yapısına sahiptir. Ancak birbirlerine deli gibi âşık olan bu çift her ne kadar anlaşmazlık içinde olsalar da birbirlerinden bir türlü kopamazlar. Evliliklerinin beşinci yılında bir çocuk sahibi olma kararı alırlar ve Candan aşklarının meyvesi, biricik oğulları Yankı’ya hamile kalır. Aşklarının meyveleri artık kucaklarındadır ve mutlu bir aile tablosu çizmektedirler. Candan ve Murat hala birbirlerinden çok farklı bir çifttirler ancak Yankı’dan sonra aralarındaki sorunları sevimli yollarla çözmeyi öğrenmişlerdir.

Parlak bir eğitim hayatından sonra genç yaşta doktor olan Kamuran Bey, babası Hakkı Bey, kardeşi Atilla ve üç çocuğuyla birlikte yaşamaktadır. Karısı vefat etmiştir. Evi ve muayenehanesi arasında rutin bir hayatı vardır. Kamuran’ın çocukları Emre, Selin ve Batu… Küçük oğlu Emre bir futbol aşığıdır. Selin sorumluluklardan kaçan hafif hırçın bir genç kızdır. Batu üniversite sınavlarına hazırlanmaktadır ancak yaşam tarzıyla diğer ev sakinlerinden farklıdır. Kamuran’un muayenehane ortağı Doktor Sevilay ise Kamuran’ı elde tutabilmek için babasına bir klinik açtırmış ve böylelikle her zaman Kamuran’la birlikte olma fırsatı yakalamıştır…

Melahat, kızı Tuğçe ve sanayici kocası Kemal bey ile birlikte rüya gibi zengin bir hayat sürmektedirler. Fakat Kemal beyin işleri bozulur ve iflas eder. İflası gururuna yediremeyen Kemal bey intihar edince Melahat ve kızı Tuğçe bu tatlı rüyadan uyanmak zorunda kalırlar. Nuri bey, yıllar önce Kemal beyin özel şoför olarak çalışmıştır. Sonraları ayrılıp bir taksi durağı kurmuştur. Şimdi Kemal beye ve ailesine olan vefa borcunu ödemek istemektedir. Bütün umutlarının bittiği anda yardımlarına yine Nuri bey koşar. Melahat'e kendi taksi durağında şoförlük işi verir. Melahat'in gelişiyle zaten şenlikli bir yer olan taksi durağı iyice şenlenir. Kimler yoktur ki bu durakta? Tatlı üçkağıtçı Sinan, aksi ve sinirli bir şoför olan Sülüman, türkücü olmak için Güneydoğu'dan gelmiş taksici Seyit, geçinmek için ek iş yapan öğretmen Muzaffer, tıp fakültesinde okuyabilmek için geceleri taksiye çıkan Murat ve Karadenizli saf bir çocuk olan çaycımız Ali Kemal...

Emrindeki bir askerin nişanlısına aşık olan Yüzbaşı Cemal’in, savaş sonrası yaraları sarmaya çalışırken gönlünün yarasının hala açık olduğu gerçeği ile yüzleşmesinin hikayesinin, fonda mücadele yılları ile aktarıldığı Kırık Kanatlar'da Anadolu'nun yeni bir kadere doğru ilerlediği bir döneme tanık oluyorsunuz. Ankara'da Büyük Millet Meclisi Mustafa Kemal'i, meclis başkanı ve başkomutan seçer. Ülkemiz Kurtuluş Savaşı'na girmek üzeredir. Tüm ülke, genci yaşlısı savaşa maddi manevi destek olmak için varlarını yoklarını ortaya koyarlar.

Avrupa Yakası, ait olmak istediği havalı Nişantaşı hayatı, çalıştığı moda dergisi, tam bir beyaz Türk olan aşık olduğu erkek ve bu dünyanın tam zıttı hayat görüşüne sahip ailesi arasında kalmış genç bir kadın olan Aslı Sütçüoğlu (Gülse Birsel) ve onun ailesi ile arkadaş çevresini konu alıyor.