İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
9 dizisinden 3'ü İzlenir çıktı

Kalp Yarası, kendilerini aile çatışmasının ortasında bulan bir çiftin hayatına odaklanıyor. Ferit ile Ayşe, Antakya'nın iki köklü ailesinin üyeleridir. Birbirlerine karşı tertemiz duygular besleyen Ferit ve Ayşe, ailelerinin bitmek bilmeyen çatışmasının arasında kalır.

Yurdanur Eroğlu'nun gençlik hikâyesi 1970'lerdeki üniversite öğrenci olaylarıyla başlar. Sağ ve sol fraksiyonlara uzak bir arkadaş çevresinden gelen Yurdanur, olaylar sırasında bir kaza kurşunuyla en yakın arkadaşını kaybeder. Çıkan büyük kargaşada uzanan tek yardım eli Mehmet Eroğlu'nundur. Mehmet örgüt üyesi solcu bir gençtir ve bu genç adam hikâyenin ilerleyen bölümlerinde Yurdanur'un eşi ve Feriha'nın babası olacaktır. Bu iki genç dönemin siyasi olayları fonunda karşı konulmaz bir aşkla birbirlerine aşık olurlar. Ancak, Yurdanur'un siyasal yelpazenin sağında olan babası Dinçer Bey ve annesi Sema karşılarına çıkan bir engel olacaktır.

Hatay'da geçen dizi, iki ailenin dört kuşağa varan hikâyesini anlatmaktadır. Asi Kozcuoğlu (Tuba Büyüküstün) ve Demir Doğan (Murat Yıldırım)'ın aşk hikâyesi ve aileleri arasındaki gerginlik dizinin ana temasını oluşturmaktadır. Kozcuoğlu ailesi nesillerdir Hatay'daki topraklarında yaşamaktadır. Çiftliğin sahibi İhsan Kozcuoğlu (Çetin Tekindor) ve kızı, Asiye, hayatlarını çiftliklerini ayakta tutmaya adamışlardır. Hayatları Demir Doğan'ın başarılı bir iş adamı olarak şehre gelmesiyle değişir. Demir'in annesi, Emine (Elif Sümbül Sert) ve teyzesi Süheyla (Tülay Günal) yıllar önce Kozcuoğlu çiftliğinde çalışmışlar ve Emine Asi (Orontes) nehrine atlayarak intihar etmiştir. Demir'in Asi'ye olan ilgisi ve ilişkileri, teyzesinin ve kızkardeşi Melek ( Elif Sönmez)'in de hikâyeye dahil olması ile her bölümde yeni zorluklarla sınanacaktır.

Kalp Yarası, kendilerini aile çatışmasının ortasında bulan bir çiftin hayatına odaklanıyor. Ferit ile Ayşe, Antakya'nın iki köklü ailesinin üyeleridir. Birbirlerine karşı tertemiz duygular besleyen Ferit ve Ayşe, ailelerinin bitmek bilmeyen çatışmasının arasında kalır.

Yusuf İstanbul’un kalabalığında, yaşadığı tüm zorluklara rağmen ayakta kalmaya çalışan genç bir adamdır. Bir şekilde hayata tutunmaya ve günü kazasız belasız bitirmeye çalışır. Kurduğu bu düzende hayatını yolundan çıkaracak tek şey bir aşktır. İnsanın en çok korktuğu da başına geldiğinden Yusuf hiç beklemediği bir anda aşkla tanışır.

Hikâyenin odağında Anadolu vilayetinden Tarlabaşı, İstanbul'a yeni taşınan Trabzonlu Toptaş ailesinin yeni yaşam yerlerinde yaşadıkları maceralar konu edinilmiştir. Toptaşlar birbirine bağlı ve güçlü, tipik bir Karadeniz ailesidir. Ailenin İstanbul'a taşınmasının ardından ilk kaybı Meryem'in (Nazan Kesal) eşini, çocukların ise babalarını kaybetmeleri olur. Meryem kayınpederi ve çocuklarıyla dul kalır ve aile, art arda yaşadıkları beklenmedik olaylar Toptaş ailesini yavaş yavaş zorunlu göçe doğru ilerler. Yeni bir yaşam umuduyla apar topar İstanbul'a gelen aile bu şehrin getireceği zorluklara dayanmaya çalışırlar. İstanbul'a geldiklerinde seks işçiliği yapan bir kadın olan Aysel (Gökçe Bahadır) ve onun transseksüel arkadaşı Duygu (Ayta Sözeri) ile komşu olurlar.

12 Eylül öncesi yaşanan siyasi olaylar 1980 yılından sonra artık eskisi gibi devam etmeyecektir. 68 kuşağının ve kısmen 78 kuşağının masumiyeti artık kaybolmuştur. Özel ilişkilerde de bunu hissederiz. Aşklar, arkadaşlıklar, aile ilişkileri değişim geçirmektedir. İnsanlar birey olmanın farkına varırken bencilliğin sınırında gezmeye başlamışlardır. “Serbest rekabet” özel ilişkiler de dahil her durum söz konusudur artık.

Varlıklı bir aile olan İsfendiyar Ailesinin taşındıkları yeni konak, ailenin içine bir ateş yakacaktır. Ailenin kızı Duygu, konağın hizmetlilerinin oğlu Ömer ile ilk gençlik yıllarından itibaren iyi arkadaş olur. Gittikçe derinleşen bu bağ zamanla sevgiye ve aşka dönüşür. Herkesten gizli taktıkları yüzükle birbirlerine söz veren Ömer ve Duygu'nun aşkı konakta yaşanan bir hırsızlık olayı ile sarsılır. Hırsızlık Ömer'in üstüne kalır, Duygu Ömer'in yapmadığına inanmaz. Ömer konaktan ıslahevine gönderilir. Sonra da izi kaybolur. Aşk ateşi küle döner. Yıllar sonra Ömer doğduğu topraklar geri döner, kapanan defterleri tekrar açar. Artık konaktan gönderilen o zavallı çocuk değildir, hesaplaşma vakti gelmiştir.

Hatay'da geçen dizi, iki ailenin dört kuşağa varan hikâyesini anlatmaktadır. Asi Kozcuoğlu (Tuba Büyüküstün) ve Demir Doğan (Murat Yıldırım)'ın aşk hikâyesi ve aileleri arasındaki gerginlik dizinin ana temasını oluşturmaktadır. Kozcuoğlu ailesi nesillerdir Hatay'daki topraklarında yaşamaktadır. Çiftliğin sahibi İhsan Kozcuoğlu (Çetin Tekindor) ve kızı, Asiye, hayatlarını çiftliklerini ayakta tutmaya adamışlardır. Hayatları Demir Doğan'ın başarılı bir iş adamı olarak şehre gelmesiyle değişir. Demir'in annesi, Emine (Elif Sümbül Sert) ve teyzesi Süheyla (Tülay Günal) yıllar önce Kozcuoğlu çiftliğinde çalışmışlar ve Emine Asi (Orontes) nehrine atlayarak intihar etmiştir. Demir'in Asi'ye olan ilgisi ve ilişkileri, teyzesinin ve kızkardeşi Melek ( Elif Sönmez)'in de hikâyeye dahil olması ile her bölümde yeni zorluklarla sınanacaktır.

Emrindeki bir askerin nişanlısına aşık olan Yüzbaşı Cemal’in, savaş sonrası yaraları sarmaya çalışırken gönlünün yarasının hala açık olduğu gerçeği ile yüzleşmesinin hikayesinin, fonda mücadele yılları ile aktarıldığı Kırık Kanatlar'da Anadolu'nun yeni bir kadere doğru ilerlediği bir döneme tanık oluyorsunuz. Ankara'da Büyük Millet Meclisi Mustafa Kemal'i, meclis başkanı ve başkomutan seçer. Ülkemiz Kurtuluş Savaşı'na girmek üzeredir. Tüm ülke, genci yaşlısı savaşa maddi manevi destek olmak için varlarını yoklarını ortaya koyarlar.
Görsel yokTarsus'un köklü, ailelerinden biri olan Herani Ailesi'nin reisi Ömer, hasta döşeğinde yatarken kendi yerine geçebilecek, hem sakladığı hazineyi devredebileceği hem de aileyi birlik içerisinde tutabilecek varisini aramaktadır. Güvenebileceği tek kişi ise Fransa’dan dönen torunu Melike'dir. Melike ise hem hasta dedesinin kendisinden istedikleri karşısında şaşkın kalır, hem de Tarsus’a geldiği gün dedesinin eski iş ortağı Haydar’ın torunu Davut'tan çok etkilenir. Şimdi Melike, Tarsus’ta yeni bir yaşama başlama ile İstanbul’da annesinin yanına dönme arasında bir karar vermek zorundadır.

Yurdanur Eroğlu'nun gençlik hikâyesi 1970'lerdeki üniversite öğrenci olaylarıyla başlar. Sağ ve sol fraksiyonlara uzak bir arkadaş çevresinden gelen Yurdanur, olaylar sırasında bir kaza kurşunuyla en yakın arkadaşını kaybeder. Çıkan büyük kargaşada uzanan tek yardım eli Mehmet Eroğlu'nundur. Mehmet örgüt üyesi solcu bir gençtir ve bu genç adam hikâyenin ilerleyen bölümlerinde Yurdanur'un eşi ve Feriha'nın babası olacaktır. Bu iki genç dönemin siyasi olayları fonunda karşı konulmaz bir aşkla birbirlerine aşık olurlar. Ancak, Yurdanur'un siyasal yelpazenin sağında olan babası Dinçer Bey ve annesi Sema karşılarına çıkan bir engel olacaktır.