İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

Toprak Saglam is an actress, known for Crossroads (2016), Kedi Özledi (2013) and Delibal (2015).

Asiye yoksul bir mahallede gaddar üvey annesi ve zorba babasıyla yaşamaya çalışan genç bir kızdır. Hayat yeterince üstüne gelmiyormuş gibi bir de sevgilisinden hamile kalır. Ancak sevgilisi onunla evlenmeyi şiddetle reddeder. Asiye de birikmiş öfkesini oğlana salladığı bıçakla alır. Artık Asiye için zaten nefret ettiği mahallesinden kaçmaktan başka çare kalmamıştır. Gerçek hayatından firarında kardeşi Mine de Asiye'yi yalnız bırakmaz. Ceplerinde para olmayan iki kız kardeş mecburen otostop yaparlar. Bindikleri araba ülkenin sayılı zenginlerinden birinin torununa aittir. Çıktıkları yol, onları düşündüklerinden bambaşka bir yere götürecek ve dört kişinin kaderini sonsuza dek değiştirecektir. Şimdi Asiye bütün hırslarının ve arzularının da ötesinde bir yaşamın eşiğindedir.

Kahraman bir adamın, geçmişten bugüne taşınan bir çocukluk hayalinin, zor coğrafyalardaki, zor hayatların, köklerine sahip çıkarken, kendini de etrafını da yakıp yıkanların, evlat sevgisinin, imkansız aşkların, ölümün kıyısından kurtulmuşların, bir “Ada Masalı”nın ve şerefli olmanın hikayesi…

Evren Ergüven pek çok otel sahibi varlıklı ve hırslı bir adamdır. Karısı Yıldız çocukları Ateş ve Su ile birlikte İstanbul'da görkemli bir hayat sürmektedir, Otellerinin büyük kısmının olduğu Bodrum'da ise ikinci bir kadınla kurduğu gizli bir yaşamı vardır. Evren'in bu düzeni ard arda verdiği yanlış kararlar neticesinde gelen hızlı iflasıyla tamamen bozulur. Ailenin elinde avucunda Bodrum'da Yıldız'ın babasından miras eski bir ev ve küçük bir otelin yarı hissesinden başka bir şey kalmamıştır. Ergüven Ailesi lüks yaşamlarını terk etmek, o köhne eve taşınmak ve küçük otelle hayata yeniden başlamak zorundadır artık.

İzmir'de başarılı bir cerrah olan Doğan, acil serviste verdiği mücadelelerin ardından, yıllardır uzak durduğu ailesinin yanına dönmek zorunda kalır. Kız kardeşinin düğünü için İstanbul'a gelen Doğan, geçmişte ardında bıraktığını sandığı hesaplarla yüzleşirken, Hancıoğlu ailesinin içindeki güç savaşlarının tam ortasında kalır. Bir yanda otoriter baba Tahir, diğer yanda hırslarıyla sınır tanımayan abisi Sinan… Doğan'ın gelişi, aile içindeki dengeleri altüst ederken; adalet duygusuyla hareket eden genç ve güzel avukat Çağla, çok sevdiği Behram abisi nedeniyle istemeden de olsa bu kaosun içine sürüklenir. İkilinin yolları geri dönüşü olmayan bir biçimde kesişirken, kaderleri yeniden yazılmaya başlar. Devamında yaşanan beklenmedik gelişmeler ise Doğan'ı, istemese de ailesiyle planladığından çok daha uzun bir süre bir arada kalmaya sürükler.

Hayalleri için savaşan Ezo'nun bu hayatta tutunacağı iki şey vardır; hatıraları ve annesinden geriye kalanlar - Yani bir avuç umut. Ancak elindeki her şey, zulüm gördüğü ailesi tarafından bir anda elinden alınır. Ezo'nun iki yolu vardır. Ya pes edecek ya da savaşacak. Ezo'nun açmazından yararlanan Harun ve annesi Nermin, eski şatafatlı zamanlarını geri kazanmak için gözlerini en zayıf halka olarak gördükleri Ezo'ya dikerler, ancak bir şey vardır. bilmemek. Ezo düşündükleri kadar çaresiz ve çaresiz değildir. Yaptıklarından ve yapacaklarından habersiz, avlanma yolunda av olacaklardır.

Hayat kurtaran itfaiyecilerin; mücadelelerini, birbirlerine ve mesleklerine olan bağlarını farklı özelliklere sahip itfaiyeciler üzerinden anlatan bir hikaye...

Kahraman bir adamın, geçmişten bugüne taşınan bir çocukluk hayalinin, zor coğrafyalardaki, zor hayatların, köklerine sahip çıkarken, kendini de etrafını da yakıp yıkanların, evlat sevgisinin, imkansız aşkların, ölümün kıyısından kurtulmuşların, bir “Ada Masalı”nın ve şerefli olmanın hikayesi…

Zülüf kuş uçmaz kervan geçmez, dağların doruklarında kör bir kuyuda ölümü beklemektedir. Yerin yedi kat dibindedir. Zülüf atıldığı bu kuyudan genç bir adam tarafından kurtarılır.

Kadim şehir yüzyıllar boyunca defalarca kuşatılmış; ama ne toplar güçlü surlarında tek bir gedik açabilmiş ne de Haliç’in devasa zinciri düşman gemilerine geçit vermiştir. Üstelik Mehmed şehri almak istiyorsa yalnız Bizans İmparatorluğu'na ve arkasındaki Hristiyan âlemine karşı değil, devlet içindeki en büyük muhalifi kudretli veziriazam Çandarlı Halil Paşa’ya karşı da mücadele etmek zorundadır. Çağının çok ötesindeki bu büyük Sultan parlak zekâsı, askeri ve stratejik dehası, aklı ve zafere olan inancıyla, her türlü engeli aşarak ilerler. Tahta çıktıktan iki yıl sonra şehri kuşatır, yalnızca 53 gün süren bir kuşatmanın ardından, “imkânsız” denileni başararak Konstantinopolis’i fetheder. En büyük hayalini gerçekleştirerek adını tarihe yazdırır. O günden sonra Fatih namıyla anılan Sultan Mehmed Han, bu zaferiyle yeni bir çağın kapısını aralar ve yüzyıllar boyunca kıtalara hükmedecek olan büyük bir Cihan İmparatorluğu'nun da temellerini atar.

Evren Ergüven pek çok otel sahibi varlıklı ve hırslı bir adamdır. Karısı Yıldız çocukları Ateş ve Su ile birlikte İstanbul'da görkemli bir hayat sürmektedir, Otellerinin büyük kısmının olduğu Bodrum'da ise ikinci bir kadınla kurduğu gizli bir yaşamı vardır. Evren'in bu düzeni ard arda verdiği yanlış kararlar neticesinde gelen hızlı iflasıyla tamamen bozulur. Ailenin elinde avucunda Bodrum'da Yıldız'ın babasından miras eski bir ev ve küçük bir otelin yarı hissesinden başka bir şey kalmamıştır. Ergüven Ailesi lüks yaşamlarını terk etmek, o köhne eve taşınmak ve küçük otelle hayata yeniden başlamak zorundadır artık.

Asiye yoksul bir mahallede gaddar üvey annesi ve zorba babasıyla yaşamaya çalışan genç bir kızdır. Hayat yeterince üstüne gelmiyormuş gibi bir de sevgilisinden hamile kalır. Ancak sevgilisi onunla evlenmeyi şiddetle reddeder. Asiye de birikmiş öfkesini oğlana salladığı bıçakla alır. Artık Asiye için zaten nefret ettiği mahallesinden kaçmaktan başka çare kalmamıştır. Gerçek hayatından firarında kardeşi Mine de Asiye'yi yalnız bırakmaz. Ceplerinde para olmayan iki kız kardeş mecburen otostop yaparlar. Bindikleri araba ülkenin sayılı zenginlerinden birinin torununa aittir. Çıktıkları yol, onları düşündüklerinden bambaşka bir yere götürecek ve dört kişinin kaderini sonsuza dek değiştirecektir. Şimdi Asiye bütün hırslarının ve arzularının da ötesinde bir yaşamın eşiğindedir.

İstanbul'un Fethi sırasında Bizans surlarına ilk Osmanlı bayrağını dikecek olan kişi olmak isteyen Doğan Bey ve Şahin Bey birbirlerine zıt olan iki karakterdir. Fakat görev yerlerini terk eden bu ikiliye Akşemseddin ceza verir.

Gençliğinde çok iyi top oynarken sakatlanmış, pes etmeyip teknik direktörlüğe hırs yapmış emekli, içi futbol ateşi ile yanan Ziya Fikret Tamyol'un yaşamından kesitler... Başarısızlığa yenilmeyen, umutlarının peşinden koşarak, inandığı, güvendiği ve gönülden istediği hedefine ulaşmakta ilerleyen bir teknik direktörün öyküsü...

Ekber lakaplı Kuzey Taşova, bundan 34 yıl önce beraber çalıştığı Necdet Aksu'nun ülke çıkarlarına ters düşen örgütlenmesinin farkına varınca bu düzene karşı çıkar. Bunun üzerine Necdet Aksu tarafından ölüm fermanı verilir. Ayrıca Necdet'in bir komplosuyla Ekber, polis tarafından kırmızı bültenle aranan bir kanun kaçağı durumuna düşer. Ekber'in yurt dışına kaçmaktan başka çaresi yoktur. Hemen Rusya'ya kaçan Ekber, Rus polisince yakalanır. 34 yıl Rus hapishanelerinde her türlü eziyeti yaşayan Ekber için artık memlekete dönme zamanı gelmiştir. Çünkü Necdet Bey ölmüş, yerine Necdet'ten çok daha tehlikeli olan kardeşi Cahit bu büyük güç imparatorluğunun başına geçmiştir. Memleket için korkunç planları olan Cahit'in bu kirli oyunlarını bozacak tek kişi vardır. O da hiç hesaba katmadığı Ekber'dir.

Adli bir hataya kurban giden bir annenin kadere inat yeniden kurmaya çalıştığı hayatı ile, karısını ve oğlunu kaybetmiş, hayattaki kızına babalık yapamamış, geçmişini de, bu gününü de yeterince inşa edememiş, kurallara bağlı bir adamın hikayesi…

Kerem eşini yeni kaybetmiştir. 5 ve 6 yaşlarında Selen ve Berk adında iki çocuğu vardır. Kerem eşini kaybettikten sonra, bir ay kadar çocuklarına ailelerinin de yardımıyla bakar. Ailesi çocukları alıp bakma teklifinde bulunsa da Kerem evini dağıtmak, çocuklarından ayrı kalmak istemez.