İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor


Öykü 8 yaşında, yaşıtlarından farklı olarak algısı çok açık olan, empati duygusu gelişkin ve çok akıllı bir kızdır. Doğduğundan beri birlikte yaşadığı teyzesi onu terk edince daha önce hiç görmediği babası Demir’i bulmak zorunda kalır. Hayatında sorumluluk almamış, yetimhanede büyümüş bir dolandırıcı olan Demir; Öykü’nün onu bulmaya geldiği gün tutuklanır. Demir, kızına bakması şartıyla mahkeme tarafından salınır ancak Demir, o gün tanıştığı Öykü’yle yaşamayı istememektedir... Demir ve ortağı Uğur bir yandan Öykü’den kurtulmaya çalışırken, bir yandan da büyük bir vurgun yapma planı içindedirler. Bu büyük vurgunun hedefinde olan Candan ise sakin görünen hayatında geçmişin büyük acılarını gizlemektedir. Tüm bu tesadüflerle hayatın bir araya getireceği insanların hiçbirinin bilmediği ise Öykü’nün büyük bir sırrı sakladığıdır.

Babasının ani ölümüyle tahta çıkan Sultan Ahmed kendini başka bir dünyada bulur; savaşlar, entrikalar, devlet yönetimi... Ama bir gün bir tablo görmesiyle hayatına bir kadın girer: Kösem Sultan. İlk başlarda tahtın ağırlığında ezilse de yavaş yavaş işlerin farkına varacaktır. Kösem Sultan ise saraya gelmesiyle birlikte artık kendisine bekleyen hayatın ilk adımını atacaktır. O da işlerin farkına vardıktan sonra kendini saray entrikalarında ve taht kavgalarında bulacaktır. Eşinin ani ölümünden sonra zorlu bir hayat onu beklemektedir. İki çocuğunun ve torununun saltanatlarını görecek, Osmanlı İmparatorluğu'nun en kudretli valide sultanı olacak, deyim yerindeyse devleti o idare edecektir. Ne yazık ki en sonunda da kendisi saray entrikalarına kurban gidecektir.

İmkânsızlıklarla dolu tutkulu bir aşk hikâyesini konu alan Azize, bir intikam ve aşk hikâyesi. Güçlü bir mafya ailesi olan Alpanlar tarafından ailesi dağıtılmış, hayatı paramparça olmuş bir kız çocuğu; Melek. Şimdiki adıyla Azize... İntikamına giden yolda kendisi ile mücadele etmeye başlayacak Azize'nin hikayesi.

Fırat Bulut, İstanbul Adliyesi'nde görevli bir cumhuriyet savcısıdır. Başarılı bir savcı olan Fırat, eşi Zeynep ve beş yaşındaki kızı Nazlı'yla mutlu bir hayat yaşar. Ancak bir gün uyandığında son dört ayda olanları hiçbir şekilde hatırlamadan kendisini cezaevinde bulur. En son anısı, kızının doğum gününü kutladığı gecedir. Şok ve dehşet içinde, karısını ve kızını öldürmekle suçlandığını fark eder. İkinci duruşması yaklaşmaktadır ve müebbet cezasına çarptırılmıştır. Karısını ve kızını gerçekten öldürmüş müdür? Cumhuriyet savcısı Fırat Bulut’un hapsedilmesinden önce araştırdığı en son dava, ülkenin en önce gelen ailelerinden olan Yesarilerin halefleri olan ikiz kardeşlerden, Barış Yesari'nin davasıdır. Barış Yesari'nin evinde bir genç kız öldürülmüştür. Hafızası geçici olarak mı yoksa sonsuza dek mi kaybolmuştur teşhis konulamayan Fırat Bulut, masumiyetini kanıtlamak için hem hatırlamak, hem hayatta kalmak hem de cezaevinden kaçmak zorundadır.

Ozan, yaz tatilini kayınpederinin lüks villasında, ailesiyle geçirmek için bir sayfiye kasabasına gelir. Aslı’ysa, aynı kasabada ortağı olduğu restoranı ayakta tutmaya çalışan genç ve evli bir kadındır. Ozan’ın küçük kızının ölümle burun buruna geldiği bir anda ikilinin yolları kesişir. Her ikisi de, hiç beklemedikleri bir yerde aralarındaki çekimi hisseder. Çünkü bazı yaralar, ancak aynı yarayı taşıyan biri onu fark edene kadar saklı kalabilir… Birbirlerinin hayatında deprem etkisi yaratacak gizli bir ilişki başlamıştır. Aslı ve Ozan'ın hayatı tutkuyla, ihanetle, ölüm kalım anlarıyla dolu bir deneyimle sonsuza dek değişmiştir.

İmkânsızlıklarla dolu tutkulu bir aşk hikâyesini konu alan Azize, bir intikam ve aşk hikâyesi. Güçlü bir mafya ailesi olan Alpanlar tarafından ailesi dağıtılmış, hayatı paramparça olmuş bir kız çocuğu; Melek. Şimdiki adıyla Azize... İntikamına giden yolda kendisi ile mücadele etmeye başlayacak Azize'nin hikayesi.

Öykü 8 yaşında, yaşıtlarından farklı olarak algısı çok açık olan, empati duygusu gelişkin ve çok akıllı bir kızdır. Doğduğundan beri birlikte yaşadığı teyzesi onu terk edince daha önce hiç görmediği babası Demir’i bulmak zorunda kalır. Hayatında sorumluluk almamış, yetimhanede büyümüş bir dolandırıcı olan Demir; Öykü’nün onu bulmaya geldiği gün tutuklanır. Demir, kızına bakması şartıyla mahkeme tarafından salınır ancak Demir, o gün tanıştığı Öykü’yle yaşamayı istememektedir... Demir ve ortağı Uğur bir yandan Öykü’den kurtulmaya çalışırken, bir yandan da büyük bir vurgun yapma planı içindedirler. Bu büyük vurgunun hedefinde olan Candan ise sakin görünen hayatında geçmişin büyük acılarını gizlemektedir. Tüm bu tesadüflerle hayatın bir araya getireceği insanların hiçbirinin bilmediği ise Öykü’nün büyük bir sırrı sakladığıdır.

Uluslararası bağlantıları olan bir suç örgütünü çökertmek için görevlendirilen bir istihbarat ajanının hayat hikayesine odaklanıyor. Ali Kemal sözde sigorta şirketi yöneticisi karısı Esra ve kızı Tuğba’yla yaşayan sıradan biridir. Ancak ülkenin ekonomisinden politikasına kadar bir çok spekülasyonu yapabilecek olan iş adamı Ekrem’in peşindeki gizli bir devlet ajanıdır. İstihbarat müdürü Melek, Ali Kemal’i çocuk esirgeme kurumunda keşfetmiştir. Kardeşleri Sevda ve Nejat’la çocuk esirgeme kurumunda büyüyen Ali Kemal, halen daha kardeşlerini koruyup kollamaktadır. Fakat çevresindeki herkes onun bir ajan olduğunu bilmemektedir. Diğer yandan Ali Kemal’in başındaki işler yetmiyormuş gibi karısı Esra’nın kız kardeşi Ece ile kocası Suat’ın İstanbul’a yanlarına gelmesi yeni sorunlar açar başına. Babasının katilini bulmak için mücadele ederken, her zaman doğruların peşinde koşar. Ekrem’in bir türlü ele geçirilememesinden dert yanan Melek başka bir çözüm yolu bularak Ali Kemal’e Ekrem’in kız kardeşi Zeynep’i kendisine aşık etmesini ister.

Babasını kaybeden Nur iyi bir iş bulabilmek için Adana'dan İstanbul'a gelir. Burada hayatının aşkı olacak olan Yiğit Kozan ile karşılaşır ve hayatı ondan sonra değişir.

Babasının ani ölümüyle tahta çıkan Sultan Ahmed kendini başka bir dünyada bulur; savaşlar, entrikalar, devlet yönetimi... Ama bir gün bir tablo görmesiyle hayatına bir kadın girer: Kösem Sultan. İlk başlarda tahtın ağırlığında ezilse de yavaş yavaş işlerin farkına varacaktır. Kösem Sultan ise saraya gelmesiyle birlikte artık kendisine bekleyen hayatın ilk adımını atacaktır. O da işlerin farkına vardıktan sonra kendini saray entrikalarında ve taht kavgalarında bulacaktır. Eşinin ani ölümünden sonra zorlu bir hayat onu beklemektedir. İki çocuğunun ve torununun saltanatlarını görecek, Osmanlı İmparatorluğu'nun en kudretli valide sultanı olacak, deyim yerindeyse devleti o idare edecektir. Ne yazık ki en sonunda da kendisi saray entrikalarına kurban gidecektir.

Azra ve Kerem'in ellerinde sevgilerinden başka hiçbir şeyleri yoktur. Spor akademisinde tanışan bu iki insan o günden beri beraberlerdir. Ancak aşk maalesef yeterli değildir. Azra ailesine bakmaya çalışırken, Kerem iş bulma derdindedir. Sonra bir fırsat çıkar karşılarına ve aşk için aşkı feda etmeye karar verirler.

Hikâyenin odağında Anadolu vilayetinden Tarlabaşı, İstanbul'a yeni taşınan Trabzonlu Toptaş ailesinin yeni yaşam yerlerinde yaşadıkları maceralar konu edinilmiştir. Toptaşlar birbirine bağlı ve güçlü, tipik bir Karadeniz ailesidir. Ailenin İstanbul'a taşınmasının ardından ilk kaybı Meryem'in (Nazan Kesal) eşini, çocukların ise babalarını kaybetmeleri olur. Meryem kayınpederi ve çocuklarıyla dul kalır ve aile, art arda yaşadıkları beklenmedik olaylar Toptaş ailesini yavaş yavaş zorunlu göçe doğru ilerler. Yeni bir yaşam umuduyla apar topar İstanbul'a gelen aile bu şehrin getireceği zorluklara dayanmaya çalışırlar. İstanbul'a geldiklerinde seks işçiliği yapan bir kadın olan Aysel (Gökçe Bahadır) ve onun transseksüel arkadaşı Duygu (Ayta Sözeri) ile komşu olurlar.

Birbirlerinden başka tutunacak şeyi olmayan, dört küçük çocuğun hikayesi bu. Dört arkadaş. Dört kardeşten öte. Büyümeleri yıllar sürecek sandılar. Ama bazı çocuklar. Tek bir günde büyür. Basit, masum, tek bir hata yaptılar. Ve çocukluklarına veda ettiler. O günden sonra bir söz verdiler birbirlerine. Sustular. Ve dağıldılar şehrin dört bir yanına. Ama içlerinden biri tutmadı sözünü. Yıllar sonra bir araya topladı hepsini. Başladığı işi bitirmeleri için... Şimdi her biri bambaşka bir adam. Biri gözü kara bir serseri. Biri başarılı bir kanun adamı. Biri hiç büyümemiş, kocaman kalpli bir çocukadam. Biri de sözü ilk bozan. Şehrin dört bir yanından esen dört rüzgar gibi çıktılar bir yola. Arkalarında paylaşılamayan bir aşk, önlerinde sorulacak bir hesap, tek silahlarıysa girdiği her savaştan galip çıkan dostluklarıydı. Onlar yıllarca sustular. Şimdi konuşma zamanı...

İstanbul'un kenar mahallelerinden birinde abisi ve annesiyle yaşayan Uras, üniversiteye gidebilmek için üstün bir çaba sarf etmektedir. Çok zeki olmasına rağmen, maddi olanaksızlıklar yüzünden zor durumda olan Uras, bütün bunlar yetmezmiş gibi bir de belalı abisi Aras ile uğraşmaktadır. Eskişehir'e üniversiteyi kazanıp giden Uras, üniversitede hocalık yapan Işık Hoca'nın yardımlarıyla okula başlar, ama Uras'ı ne abisi ne de geçmişi rahat bırakmayacaktır.