İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

12 dizisinden 2'si İzlenir çıktı
1999 yılında Uludağ Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği Bölümünden mezun oldu. Aynı yıl Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı Tiyatrosu'nda oyuncu olarak çalışmaya başladı. 2002 yılında konservatuvar sınavını kazanarak Anadolu Üniversitesi Tiyatro Bölümünde ikinci lisans eğitimine başladı, 2006 yılında mezun oldu. Bu süre içinde değişim öğrencisi olarak Varşova, Polonya'da Akademia Teatralna im Aleksandra Zalwerowicza oyunculuk okulunda da eğitim aldı. 2007-2008 yılında Tiyatro DOT'un Kürklü Merkür oyununda "Naz" karakterini canlandırdı. Bu rol ona 12. Afife Tiyatro Ödülleri'nde "Yardımcı Rolde En İyi Erkek Oyuncu" adaylığı getirdi. Aynı yıl tüm Kürklü Merkür oyuncularıyla Sadri Alışık Tiyatro ve Sinema Oyuncuları Ödülleri'nde "Efes Pilsen Gençlik Özel Ödülü"nü paylaştı. 2015 yılında İki Kişilik Yaz oyunundaki rolüyle 19. Afife Tiyatro Ödülleri'nde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü'nü alırken, aynı yıl Tiyatro Eleştirmenliği Birliği (TEB) tarafından da Yılın Erkek Oyuncusu seçildi.

Küçük yaşta annesini kaybeden ve babasından başka kimsesi olmayan Leyla’nın hayatı, babasının yeniden evlenmesiyle altüst olur. Üvey annesi Nur tarafından bir çöplüğe bırakılan Leyla, zorlu sınavlardan geçtikten yıllar sonra Nur’dan intikamını almak için geri döner. “Leyla: Hayat... Aşk... Adalet...” bu genç kadının, hayatını mahveden üvey annesine karşı vereceği mücadeleyi ve intikam arayışında aşkla sınanacağı duygusal yolculuğu ekranlara taşıyacak.

Nalan, sıcakkanlılığı ile herkesin ilk görüşte sevgisini kazanan, dünyalar güzeli bir genç kadındır. Ailesinin tek çocuğu olduğu için el bebek gül bebek büyütülmüş, hayatını varlık içinde yaşamış ve en iyi okullardan dereceyle mezun olan Nalan, Türkiye’nin en büyük oteller zinciri olan Koroğlu’nun şirketinde mimar olarak çalışırken birden kendisini Sedat Koroğlu’yla evlilik arifesinde bulur. Nalan ve Sedat, geçmişlerinde sakladıkları karanlık sırlardan uzaklaştıklarını düşünerek, umutla bu masalda el ele yürümeye başlasalar da; kısa bir zaman sonra hayatları, gerçek bir karanlığa gömülecektir.

Yazman Şirketler Grubu’nun iki veliahtı Çeşme’de yaşayan Ege Yazıcı ve şirketin CEO’luğunu yapan Aslı Mansoy karşı karşıyadır. Şirketin nakit akışının devamı, Ege’nin Çeşme’de yerleştiği ve sörf okulu kurduğu koya dev bir otel yapılmasına bağlıdır. Her şeyiyle şehirli Aslı ve tüm benliğiyle Çeşmeli olan Ege tüm farklılıklarına rağmen ne kadar benzer olduklarını kısa bir süre sonra anlayacaklardır. Bu fütursuz ikili şirketlerine mi, sörf koyuna mı yoksa birbirlerine mi sahip çıkacaklardır?

Belgesel ve kurmaca arasında gezinen Hiçbir Şey Normal Değil, dünyanın ilk “çevre dostu” otellerinden Naturland’ın absürt ve tartışmalı bir portresini sunuyor. 1990’ların en popüler tatil köylerinden biri olan, oyunbaz mimarisiyle ünlü Naturland, 2014’te kaderine terk edildi ve ardında karanlık sırlar bıraktı. Otelin trajik olaylar ve uçsuz bucaksız tuhaflıklarla dolu otuz yıllık tarihini merkezine alan bu atmosferik film, bir ütopyanın nasıl distopyaya dönüştüğünü mekân ile hafıza, tüketim ile yıkım, devlet ile siyaset ilintilerini de kurarak anlatıyor.

Bir cilt sorunu için gittiği doktor botoks önerince Belma’nın özgüveni sarsılır. Huzursuzluğunu yatıştırmak için botoks yaptırır ama işler beklediği gibi gitmez.

Küçük yaşta annesini kaybeden ve babasından başka kimsesi olmayan Leyla’nın hayatı, babasının yeniden evlenmesiyle altüst olur. Üvey annesi Nur tarafından bir çöplüğe bırakılan Leyla, zorlu sınavlardan geçtikten yıllar sonra Nur’dan intikamını almak için geri döner. “Leyla: Hayat... Aşk... Adalet...” bu genç kadının, hayatını mahveden üvey annesine karşı vereceği mücadeleyi ve intikam arayışında aşkla sınanacağı duygusal yolculuğu ekranlara taşıyacak.

Kızıl Goncalar, seküler bir Atatürkçü olan Levent (Özcan Deniz) ve mutaassıp bir tarikatın içinde yaşayan Meryem’in (Özgü Namal) kaderlerinin kesişmesini konu alırken, inanç ve fikir ayrılıklarına rağmen "evlat" söz konusu olduğunda anneliğin/babalığın birleştirici gücüne dikkat çekiyor.

Onur Karasu genç yaşında daire başkanlığına terfi etmiş başarılı bir istihbarat ajanıdır ve bir süredir Türkiye'nin en büyük kuyumculuk şirketinin sahibi Civan Koral’ın peşindedir. Koral Mücevherat'ı kirli işleri için paravan olarak kullanan Civan, bir suç örgütünün Türkiye temsilcisidir. Civan'ın yaptığı yasadışı işlerle ilgili belgeleri evindeki kasada sakladığını düşünen Onur, eve girip çıkabilmek için Civan'ın kardeşi Hilal ile sevgili olur. Civan’ın yurt dışına yerleşeceğini öğrendiğinde onu elden kaçırmadan belgeleri alabilmek adına Onur ani bir kararla Hilal'e evlenme teklif eder. Planı nişan günlerinde kasayı açmak ve kardeşinin nişanı için orada olan Civan'ı tutuklamaktır. Hesaba katmadığı şey ise; Hilal'in yakın arkadaşı Ece olur. Onur ve Ece; gece ve gündüz kadar iki zıt kutup, hiç istemedikleri bir biçimde birlikte çalışmak zorunda kalacaktır.

Nalan, sıcakkanlılığı ile herkesin ilk görüşte sevgisini kazanan, dünyalar güzeli bir genç kadındır. Ailesinin tek çocuğu olduğu için el bebek gül bebek büyütülmüş, hayatını varlık içinde yaşamış ve en iyi okullardan dereceyle mezun olan Nalan, Türkiye’nin en büyük oteller zinciri olan Koroğlu’nun şirketinde mimar olarak çalışırken birden kendisini Sedat Koroğlu’yla evlilik arifesinde bulur. Nalan ve Sedat, geçmişlerinde sakladıkları karanlık sırlardan uzaklaştıklarını düşünerek, umutla bu masalda el ele yürümeye başlasalar da; kısa bir zaman sonra hayatları, gerçek bir karanlığa gömülecektir.

Fatih Sultan Mehmet olarak bilinen II. Mehmet’in destansı hikayesinin anlatıldığı dizide, Sultan II. Mehmet’in 13 yaşında tahta çıkmasının ardından masalsı yükselişi, Konstantinopolis'i devirmesi ve 15. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'nun en önemli hükümdarlarından biri haline gelmesi konu ediliyor.

İki erkeğin tutkulu aşkı arasında sürüklenmeye başlayıp, peşine düşen geçmişi yüzünden çıkar kavgaları ve eski düşmanlıkların ortasında kalan Gönül'ün hikayesi
Görsel yokSuç oranının artması üzerine İçişleri Bakanlığı yeni bir proje geliştir. Daha önce görevinden uzaklaştırılan, iş yapma şekilleri farklı ama yetenekli polisleri tekrar iş başına getirir. Bunun için bir pilot uygulama başlatır.İstanbul’un suç oranı en yüksek bölgesinde bir karakola “operasyon tim” adı verilen özel bir birim yerleştirilir. Polisler arasındaki çatışmalar, suç, adalet, yasa dışı olaylar, aksiyon dozu yüksek “Karakol” da.

50'li yılların sonlarında geçen hikayede; Sineklidağ adındaki kenar mahallede anasıyla yaşayan Ali ve dayısıyla yaşayan Zilha'nın umutsuz aşkları, Ali'nin üzerine kalan cinayet sebebiyle mapusa düşmesiyle yarım kalır. Ali'nin demir parmaklıklardan kurtuluşu adeta bir kahraman yaratır, o artık mahallelinin yegane umudu Keşanlı Ali'dir. Herkesten intikam almaya ve Zilha'ya kavuşmaya da yeminlidir.

Her şey Azize'nin Hasan'ı çevresi ile tanıştırmak için verdiği partiyle başlar. Saffet gelemediği için Zeyno yalnızdır. Azize'nin tüm heyecanlı bekleyişine rağmen Hasan da gelmez. Biten partinin ardından iki kız canları sıkkın bir şekilde karanlıkta otururlarken, en beklemedikleri anda Hasan çıkagelir. Azize küskünlüğünü bozmayıp sessiz kalırken, birbirini daha önce hiç görmemiş olan Zeyno ve Hasan muzip bir oyunla ilk kez diyaloğa girerler. Havada oluşan tuhaf elektriğin farkına varan Azize oyunu sona erdirir ama çok geçtir; yüz yüze gelen Hasan ve Zeyno, "ilk görüşte aşk" denen tuzağa düşmüşlerdir bile. O andan itibaren her ikisi için de kalp ağrısı başlayacaktır.

Ayça ve Bora Başaran çifti, ülkenin en çok reyting alan haber bülteninin sunucularıdır. Ancak onların evliliği aşk üzerine değil, tamamen iş ortaklıkları üzerine yürümektedir. Haber bülteninin popülerliğinin sebebinin kendi olduğuna inanan Bora, çalıştığı kanal Kanal 4'den Kanal 10'a transfer olmayı ister. Ancak kanalın sahibi Bora'nın gitmesine engel olmaya çalışmaktadır. Kanalın sahibi Haluk ve Bora arasında çıkan bir kavgada, Bora başını vurarak komaya girer. Bu sırada Haluk'un beklediği mucize gerçekleşir ve aracıyla çarptığı Taner'in, Bora'ya ikizi kadar benzediğini farketmesiyle haber bülteninin reytingleri en azından şimdilik kurtulur. Ama boş durmayan kader ağlarını örer. Bora'nın yerine geçen Taner, Ayça'ya aşık olur. Ancak yaptığı anlaşma gereği eli kolu bağlıdır. Macera da burada başlar.
Görsel yokAcı ve tatlının bir araya geldiği çok özel kuaför dükkanının içindeki kadınların hikayesi... Aşklarla süslenen, geleneklerle bastırılan, ihanetlerle parçalanan, tabularla ezilen kadınlardır onlar. "Bir gecede annemin annesi oldum" diyen Zehra'nın (Ahu Türkpençe) diğer tarafta iki farklı erkekle, Yusuf (Emre Kınay) ve Tuna'yla (Gökhan Soylu) kesişen sevda yolunun hikayesidir. Kocasının metresiyle yıllardır aynı mahallede yaşadığının farkına çok acı varan Bedia, (Lale Başar) "evde kalma"nın derdine düşüp hayatın gerisinde kalan Şükran (Meltem Savcı) ve Meliha (Defne Günay), kendini sevdiği adamın ailesine kabul ettirmek için her yolu deneyen Nesrin (Bihter Özdemir), kızıyla sessiz bir hesaplaşmaya giren Süreyya da (Ülkü Duru) bu hikayenin diğer parçalarıdır. Hepsi bize kadın olmanın zorluğunu anlatacaktır. Gülümsemeyi unutmadan...

Karadere Mahallesi’nin serseriliği ile ün yapmış asi gençlerinden Umut, sebep olduğu bir olay sonrasında mahalleyi terk edip Tunceli’de öğretmenlik yapmaya başlamıştır. Ta ki kardeşi Kaya’nın, bir sınıf arkadaşı tarafından okulda vurulduğunu öğrenene dek. Haberi alan Umut mahalleye geri döner. Aradan altı yıl geçmiş, mahallede çok şey değişiştir. Altı sene önce dostu olanlar artık düşmanıdır.