İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor


Gariban bir yarıcının oğlu olan Sancar, daha çocuk yaştayken Bodrum’a tatile gelen bir büyükelçinin kızı olan Nare’ye sevdalanır. Bu iki zıt çocuk, birbirlerini çok severler, sevdaları için yıllarca mücadele ederler. Sonunda kız oğlana kaçar ama tam kavuştukları gece Nare birden ortadan kaybolur. Bir daha onu gören olmaz. Kimi der denize düştü öldü, kimi der sefir kızı ya Avrupa’ya kaçtı. Bir aşık da onlara türkü yakar, der ki sefirin kızı alaca kuş oldu uçtu. Böylece Nare ve Sancar’ın mutsuz hikayesi bir destana dönüşür.

Hayat neden Zeynep’in yüzüne gülmemiştir? Onun, yanında bakıcılık yaptığı insanlardan ne farkı vardır? O da rahat ve konforlu bir hayatı hak etmiyor mudur? Neden hayat ona gülmüyor, yalnızca zorluk çıkartıyordur? Bu soruları tam da doğum gününde sorarken, Zeynep’in karşısına hayatını değiştirebilecek bir fırsat çıkar. Zeynep, erkek arkadaşı Alp’in kiraladığı arabada bir çanta dolusu para bulunca Alp’le tartışınca, kaza yaparlar. Zeynep’in iki seçeneği vardır: Ya kalıp Alp’in hayatını kurtaracaktır ya da parayı alıp kaçıp kendi hayatını...

Evren Ergüven pek çok otel sahibi varlıklı ve hırslı bir adamdır. Karısı Yıldız çocukları Ateş ve Su ile birlikte İstanbul'da görkemli bir hayat sürmektedir, Otellerinin büyük kısmının olduğu Bodrum'da ise ikinci bir kadınla kurduğu gizli bir yaşamı vardır. Evren'in bu düzeni ard arda verdiği yanlış kararlar neticesinde gelen hızlı iflasıyla tamamen bozulur. Ailenin elinde avucunda Bodrum'da Yıldız'ın babasından miras eski bir ev ve küçük bir otelin yarı hissesinden başka bir şey kalmamıştır. Ergüven Ailesi lüks yaşamlarını terk etmek, o köhne eve taşınmak ve küçük otelle hayata yeniden başlamak zorundadır artık.

Hayat neden Zeynep’in yüzüne gülmemiştir? Onun, yanında bakıcılık yaptığı insanlardan ne farkı vardır? O da rahat ve konforlu bir hayatı hak etmiyor mudur? Neden hayat ona gülmüyor, yalnızca zorluk çıkartıyordur? Bu soruları tam da doğum gününde sorarken, Zeynep’in karşısına hayatını değiştirebilecek bir fırsat çıkar. Zeynep, erkek arkadaşı Alp’in kiraladığı arabada bir çanta dolusu para bulunca Alp’le tartışınca, kaza yaparlar. Zeynep’in iki seçeneği vardır: Ya kalıp Alp’in hayatını kurtaracaktır ya da parayı alıp kaçıp kendi hayatını...

Cevher ailesine mensup birbirinden çok farklı dört kadının ortak geçmişlerine olan tepkileri ve farklılıkları işleniyor. Bir evliliğin bütün aşamalarını bu dört kadın kahramanımız üzerinden göreceğimiz dizide; Çolpan (Sumru Yavrucuk) boşanmış, Azra (Gökçe Bahadır) uzun yıllardır evli, Güneş (Tülin Ece) evlilik arifesinde ve Sanem (Gökçe Eyüboğlu) ise evlilik kavramını tümüyle reddetmektedir. Müvekkillerin hikayelerinin de dahil olmasıyla “Evlilik Hakkında Her Şey”; aile, aşk, sadakat ve boşanma hukukunun kirli düzenini gözler önüne sermekten çekinmeyecek hikayeleri anlatıyor.

Gariban bir yarıcının oğlu olan Sancar, daha çocuk yaştayken Bodrum’a tatile gelen bir büyükelçinin kızı olan Nare’ye sevdalanır. Bu iki zıt çocuk, birbirlerini çok severler, sevdaları için yıllarca mücadele ederler. Sonunda kız oğlana kaçar ama tam kavuştukları gece Nare birden ortadan kaybolur. Bir daha onu gören olmaz. Kimi der denize düştü öldü, kimi der sefir kızı ya Avrupa’ya kaçtı. Bir aşık da onlara türkü yakar, der ki sefirin kızı alaca kuş oldu uçtu. Böylece Nare ve Sancar’ın mutsuz hikayesi bir destana dönüşür.

Evlilik dışı hamile kalan Ülfet, doğum sırasında oğlunu ağabeyi Kudret’e vermek zorunda kalır. Bu sırada Kudret’in eşi Meryem de doğum yapar. Kudret, Ülfet’in oğlunu da kendi çocuğunun yanına koyar ve çocukların ikiz doğduğunu söyler. Aradan yıllar geçer. Bu çocuklar Şahin ve Yusuf’tur. Ne Ülfet ne de Meryem gerçeklerden haberdar değil, Kudret de hangisinin kendi oğlu olduğunu bilmiyordur. Sırrı bilen tek kişi ise Fikret Ana’dır.

İlişkileri lisede yapılan acımasız bir "şakaya" dayanan ve 20 yıl sonra hayatın yollarını yeniden kesiştirdiği dört kadının güç mücadelesinde eski kinler ve hırslar ortaya çıktıkça aralarında cinayete kadar varan korkunç bir hesaplaşma başlar. Merve Aksak (Aslıhan Gürbüz), Oya Toksöz (Gökçe Bahadır), Arzu Kaymaz (Tülin Özen) ve Pelin Kaner'in (Bade İşcil) karıştığı bu vakâyı (ya da vakâları), Cinayet Büro Başkomiseri Kemal (Tansu Biçer) ve yardımcısı Derya (Hayal Köseoğlu) çözmeye uğraşırlar ancak bu dört kadının çetrefilli dünyasını aydınlatmak düşündüklerinden daha zor olacaktır.

Evren Ergüven pek çok otel sahibi varlıklı ve hırslı bir adamdır. Karısı Yıldız çocukları Ateş ve Su ile birlikte İstanbul'da görkemli bir hayat sürmektedir, Otellerinin büyük kısmının olduğu Bodrum'da ise ikinci bir kadınla kurduğu gizli bir yaşamı vardır. Evren'in bu düzeni ard arda verdiği yanlış kararlar neticesinde gelen hızlı iflasıyla tamamen bozulur. Ailenin elinde avucunda Bodrum'da Yıldız'ın babasından miras eski bir ev ve küçük bir otelin yarı hissesinden başka bir şey kalmamıştır. Ergüven Ailesi lüks yaşamlarını terk etmek, o köhne eve taşınmak ve küçük otelle hayata yeniden başlamak zorundadır artık.

Yetiştirme yurdunda büyüyen ve en büyük isteği özgürleşip kendi ayakları üzerinde durmak olan Yaz’ın bu hayalleri, isteğinin çok dışında gerçekleşir. İşlerin karmakarışık olduğu bir dönemde Yaz, 18 senedir hiç görmediği annesi Umut ve babası Mert’le tanışır. Umut ve Mert de tıpkı Yaz gibi, senelerdir birbirlerinden habersiz yaşamışlardır. Başta anne ve babasını kabullenmekte zorlanan Yaz, zaman geçtikçe onlarla aile olabilmek için elinden gelen yapacaktır.