İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

1 filminden 1'i İzlenir çıktı
1967 yılında doğan Uğur Çavuşoğlu, Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Tiyatro Bölümü mezunudur. Her Şey Güzel Olacak, Cebimde Çok Küçük Elma Var, Yalı, Kopgel Taksi, Sahte Dünyalar, Sihirli Ceket, Yaban, 80. Adım, Kış Çiçeği, Sıcak Saatler, Ateş Dansı, Kara Kentin Çocukları, Devlerin Aşkı, Beni Unutma, Bir Dilim Aşk, Ateşli Topraklar, Yersiz Yurtsuz, Hayat Türküsü, Unutma Beni, Dürüye’nin Güğümleri ve Osmanlı Tokadı gibi sinema ve TV projelerinde yer almıştır. Van Devlet Tiyatrosu'nda da görev yapan Uğur Çavuşoğlu’nun rol aldığı oyunlar arasında Rosa Luxembourg, Benerci Kendini Niçin Öldürdü, Londra Caddesi, Ateşli Sabır, Palto, Bir Ceza Avukatının Anıları, Taziye, Hüznün Coşkusu, Azizname, Misafir, Romeo ve Juliet, Rembetiko, Fosforlu Cevriye, Gizler Çarşısı ve Euridice’nin Elleri yer almaktadır. Uğur Çavuşoğlu’nun “Kadın!Şah!” isimli bir de şiir kitabı vardır. Sanatçı ayrıca ÇASOD En İyi Oyuncu “Mansiyon” ödülüne sahiptir.

Nazlı, oğlu Memo’yla yaşayan yoksul, bekar ve genç bir annedir. Memo’nun güçlü ve zengin amcası Demir Akçınar, vefat eden abisinin bir oğlu olduğunu öğrenince Memo’ya sahip çıkmak için peşlerine düşer. Nazlı’nın mesleğini öğrendiği anda, yeğeninin böyle bir kadının yanında büyümesine izin vermeyecektir. Memo’yu alabilmek için büyük bir savaş başlatır. Kendini bu mücadelenin içinde bulan Nazlı aslında Demir’in düşündüğü gibi biri değildir, daha büyük bir sırrı vardır. Nazlı ve Demir, Memo’nun iyiliği için savaşırken Akçınar ailesinin oyunları, yıllardır saklanan sırlar ve geçmişten gelen gölgeler onların bu savaşını daha da içinden çıkılmaz bir hale getirecektir.

Yalnız Kurt dizisi, Amerikan Barış Gönüllülerinin Türkiye'ye gelişinden itibaren, yaşanan darbeleri, faili meçul cinayetleri, anarşi ve terör olaylarını ele alarak Türkiye'nin yakın tarihini konu alacak.

Yirmili yaşlarında modacı olma hayaliyle yanıp tutuşan Hayat, bu hayalini gerçekleştirmek için babasını da peşinden sürükleyerek İstanbul’a gelir. Burada Harisoğlu Holding’in düzenlediği yarışmaya katılır. Ancak holdingin sahibi Yılmaz Harisoğlu, Hayat’ın babasının can düşmanıdır ve intikamını almak için elinden geleni ardına koymaz…

Artvinli, gelenekçi bir ailenin güzeller güzeli kızı olan Şimal, çocukluğundan beri en büyük hayali olan seramik bölümünü kazandığında, babası, kızını başka bir şehre, özellikle de İstanbul'a göndermek istemez. Fakat Şimal ilk defa babasına karşı çıkar ve üniversite okumak için İstanbul'a gelir. Ailesinin, kendisiyle gurur duymasını, kararlarını onaylamasını ister. Hayattaki en büyük zaafı ise kendisini dünyaya getirirken ölen ve adını taşıdığı annesinin hatırasıdır. Bütün hayatını, ona ve babasına layık olmak için adamaya söz vermiştir. Sözünde durur da. Ta ki başına gelen, o görünmez kaza gününe kadar. O gün Şimal ve ailesinin hayatında her şey değişecektir.

Görevleri ve istekleri arasında sıkışan; mutsuzluklarını, suskunluklarının arkasında büyüten insanların hikayesini ele alıyor. Yaralandıkları yerden yaralayan, kırgınlıkların üstünde ayakta durmaya çalışan 20 yıldır evli bir çiftin, aşkı yeniden buluş hikayesini seyirciyle buluşturuyor.

İstanbul Emniyet’e bağlı olarak intihar girişiminde bulunan kişileri vazgeçirmekle görevli olan Sahir, bir gün telefonuna gelen bir ihbarla, Bilge’yi bulur. Hayatı sırlarla dolu, gizemli bir bilim kadını olan Bilge’yle tanıştığı andan itibaren Sahir’in önünde yeni ve tehlikeli bir dünyanın kapıları aralanacaktır. İkilinin eşiğinde olduğu bu kapının ardında her sır, yeni bir sırrı doğurmaktadır. Sahir ve Bilge içine atıldıkları bu büyük savaşta hem birbirlerine destek olacak hem de geçmişten, bugünden ve yarından gelen ve gelecek olan yaralarını birlikte saracaklar.

Bölgelerinin muhteşem lezzetlerini sunan Karadenizli ve Egeli iki restoran sahibinin çevresinde gelişen komik, duygusal, eğlenceli olaylarla, iki farklı bölge kültürünün naif karşılaşmasının anlatıldığı dizi, yaz sezonuna damgasını vuracak.

Sevdiği adam için işlemediği suçu üstlenen bir kadın Meryem, Kariyer ve güç uğruna her şeyi yapabilecek bir Savcı Oktay, Âşık olduğu kadını kaybettikten sonra intikam hırsı ile gözü kararan Savaş… Yağmurlu bir gecede yaşanan kaza bu üç insanın hayatını değiştirir. Adalet adamı Oktay güce, gücün adamı Savaş adalete muhtaç ilerler bu yolda. Her iki adamın günahlarının yükünü Meryem çeker… Ta ki aşk denkleme dâhil olup, adaleti getirene kadar…

Geçmişte para karşılığı satıldığı adamın zulmünden kaçıp çocuğuyla birlikte Karadeniz'e sığınan Nefes'le, onu koruduğu için ailesinin büyük tepkisiyle karşılaşan Tahir'in imkansız aşkı...

Yaptıkları dolandırıcılıklar yüzünden İstanbul’dan apar topar kaçan Göçer ailesi, arkalarında bıraktıkları belalılardan olabildiğince uzaklaşmaya çalışırken, kendilerini Ege’de bulurlar. Köyün hırçın güzeli Zarife’nin otlattığı koyunlar yüzünden kaza yaparlar. Zarife, Savaş ve Barış arasındaki aşk üçgeninin fitili de o an ateşlenmiş olur. Kazada yaralanan Şinasi’ye yardım eden Zarife, sadece kendi köylerinde yetişen bir bitki olan ve köye de adını veren Şıpıldak otundan yaptıkları merhem ile onu tedavi eder. Bu merhemin mucizevi bir etkisi olduğunu gören Göçer ailesi, formülün peşine düşerler… Kazara karşılaşan bu üçlünün hayatında artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Bir iddia ile başlayan aşk oyunu, zamanla aşkın en gerçek haline dönüşecektir.

İstanbul'un Fethi sırasında Bizans surlarına ilk Osmanlı bayrağını dikecek olan kişi olmak isteyen Doğan Bey ve Şahin Bey birbirlerine zıt olan iki karakterdir. Fakat görev yerlerini terk eden bu ikiliye Akşemseddin ceza verir.

Dürüye ve Zühtü 25 yıl önce köyde evlenmiştir. Fakat Zühtü gerdek gecesinin sabahında Almanya'ya işçi olarak gitmiştir. Bundan sonra da köye dönüşü 2 senede bir olmuş ve sadece birer hafta Dürüye'nin yanında kalarak Almanya'ya geri dönmüştür. Gerdek gecesi de dahil her gelişinde bir de kız çocuğu olan Zühtü'den, son 15 yıldır tek bir haber bile gelmemektedir. 25 yıllık evlilikte sadece 25 gün evli kalmak Dürüye'nin canına tak eder ve Zühtü'den habersiz ondan boşanır. Sütçülük yaparak geçinen Dürüye, gözü gibi baktığı dört kızına "güğümlerim" diye seslenir. Genç kızların tek derdi ise gönüllerinde yatan aşklardır. Bir de köyde Dürüye'ye yıllardır vurgun olan Duran Ağa vardır. Dürüye'nin Zühtü'den boşanmasına en çok da o sevinir. Fakat Zühtü bir gün, her şeyden habersiz yanında bir erkek çocuk ile çıkıp köye geri gelir.

B2 koğuşundaki kadınlar, en ağır suçlardan hüküm giymiş mahkumlardır. Kimileri talihsiz, mağdur kadınlar, kimileriyse iflah olmaz suçlulardır. Fakat onlar aynı zamanda birer eş, birer anne, birer evlattır. Belki de hepsinden önemlisi; Onlar birer kadındır. İçinde bulundukları ortamda, çoğu zaman güçlü mahkumların kendi koydukları kurallar, hapishane kurallarının önüne geçer. İçeride geçerli olan tek kural vardır: Güçlü olan ayakta kalır! Sadist gardiyanların, kin ve güç savaşlarının egemen olduğu, en içgüdüsel duygularla hareket edilen, korkutucu ve huzursuz bir dünyadır onlarınki. Tüm bu şiddet ve yoksunluk içinde, yine de sımsıcak dostlukların, kadın duygularının hakim olduğu bir iç dünya yaratmayı başarabilen isimsiz kahramanlar onlardır.

Bu kimsesizlerin, kimliksizlerin hikayesi... Savrulmuşların, yolunu kaybettiğini fark edip, yeni bir yol arayanların... Bu, hayata hiç hazırlanamayanların... Bu her şeye provasız yakalananların, ağzı birkaç kez yananların, bu sığınmak için yürekten söylenmiş tek bir sözcük arayanların hikayesi...

Hayat Van'da seve seve göreve başlamış bir yeni öğretmendir. Hayat kararlıdır ve küçük bir köyde göreve başlar. Merkeze uzak bu köy, bugüne dek öyle çok öğretmen görmemiştir. Gelen öğretmenler de kısa bir süre kalmış, başka yerlere tayin aldırmışlardır. Bu yüzden köy çocukları okul için uzak köylerden birine yürüyerek gitmektedir. Hayat gelir gelmez camları, kapısı kırık dökük, sınıfları bakımsız bu köy okuluna yüreğinin sihrini taşıyan bir değnekle dokunacak ve yavaş yavaş değişim başlayacaktır. Minik öğrencileri de Hayat öğretmenlerinin emeğini, sevgisini boşa çıkarmayacak, Hayat onlara ışık tuttukça onlar da kitaplarına defterlerine dört elle sarılacaktır. Bu köyde yaşadıklarıyla annesinin çocukluğundan beri anlattığı köy hikayeleri daha bir anlam kazanacak, ete kemiğe bürünecektir.

Eşini kaybeden Nehir altı yaşındaki kızıyla beraber yaşayan bir pastane işletmecisidir. Ferit ünlü bir estetik cerrahtır bir gün yolları kesişir ve aralarında büyük bir sürtüşme başlar. Ancak bu sürtüşme başlayacak yeni bir ilişkinin habercisidir.

Handan genç yaşında dul kalmış üvey oğlu Alp ve görümcesi Serap'la beraber yaşayan iyi bir stilisttir. Kardeşi Canan bir gün tecavüze uğrar ve bir çocuk dünyaya getirir. Fakat bu çocuğun öldürülmesiyle başı derde girer ve akıl hastanesine atılır. Çıktıktan sonra ablasının yanına gelir. Bu sırada ablası Handan, Berrin Tuğsan ve Orhan Şahin'in sahip olduğu Şiva Butik'te işe başlar. Berrin kötü görünmeye bayılan aslında iyi kalpli olan zengin bir kadındır, tam bir aşk kadınıdır. Olaylar bu şekilde başlar.

Sedat Yalçın, gözü pek bir televizyon gazetecisidir. Zorlu ve esrarengiz maceraların içine girmekten geri durmayacaktır. Buket Hazal ise Sedat Yalçın'ın ekibine yeni katılanlardan biridir. Önce sürtüşmelerle başlayan arkadaşlıkları, bu ilişkinin farklı boyutlara kaymasını engellemeyecektir. Remzi Baba, Cehennem Cevdet, Rıfat Hazal, Komiser Doğan, gazeteci Coşkun ve Ayşe ve diğer karakterler ise bu maceranın içinde kendilerine bir köşe kapmaktan geri durmayacaklardır.
