İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

1 filminden 1'i İzlenir çıktı, 15 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
İstanbul İktisadi Ticari İlimler Akademisi Şişli Yüksek Okulu İşletmecilik Bölümü'nü bitirdi ve ilk kez 2. sınıfta bir skece çıktı. 1960'ta İstanbul Radyosu Çocuk Bölümü'ne seçildi ve 1967'ye kadar İstanbul Radyosu'nda çalıştı. Ve aynı yıllar arasında oyunlar yönetti ve oynadı. 1969-1971 yılları arasında Dostlar Tiyatrosu sınavını kazandı ve iki yıl eğitim gördü. 1969-1978 yıllarında Dostlar Tiyatrosu’nda Soruşturma Alpagut Olayı Abdülcanbaz Azizname , Sili’de Av Kerem Gibi Havana Duruşması Ortak, Ezenler, Ezilenler, Baş kaldıranlar Düşmanlar , Bitmeyen Kavga Sabotaj Oyunu Devrik Süleyman, İkili Oyun gibi oyunlarda oyunculuk, yönetmen yardımcılığı ve dramaturgluk yaptı. 1978-1980 İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’na konuk oyuncu olarak Ayak Bacak Fabrikası'nın başrolüyle katıldı. Ertesi yıl Beş Para Etmez Oyun’da rol aldı, Mahmut Gökgöz’le kurdukları Gönüllü Çocuk Oyunları Kolu için Sakarca’yı yönetti ve başrolünü oynadı. 1980-1984 Ferhan Şensoy’la Ortaoyuncular’ın kuruluşuna katıldı. İlk oyun Şahları da Vururlar’da Şah rolünü belirli aralıklarla dört yıl oynadı. Yine Şensoy'un Şensoy’un Fırıncı Şükrü, Deli Vahap Nuri ve Ötekiler adlı sahne yazısında görev aldı. Kısa bir süre Tuncay Özinel Tiyatrosu’nda Ferhan Bizim Sınıfı'nda başrolü üstlendi. 1981-1983 Egemen Bostancı’nın Uluslararası Sanat Gösterileri’nde çalıştı. Gol Kralı Sait Hopsait, Sezen Aksu Aile Gazinosu, Hababam Sınıfı Müzikali Emel Sayın Neşe-i Muhabbet , Neşeli Kuklalar gibi gösterilerde yer aldı. Çatal Matal Kaç Çatal isimli çocuk şenliğinde sahneyi Adile Naşit, Altan Erbulak, Barış Manço gibi isimlerle paylaştı ve gösterinin yönetmenliğini üstlendi, 1985'te Çağrı Sahnesi’ni kurdu ve İbrahim Sadri’nin Aykırı Gece Karşılamaları adlı ilk oyunun ismini İnsanlar ve Soytarılar olarak değiştirerek sahneye koydu. 1986 Sanat Manata Karşı’da oyuncu, yazar ve yönetmen oldu. 1987 Birlik Sanat Ürünleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı oldu. 1994-1997 İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür İşleri Daire Başkanlığı’na Gösteri Sanatları Merkezi isimli bir tiyatro okulu kurdu, Genel Sanat Yönetmenliği ve Politik Tiyatro hocalığını üstlendi. GSM de Fetih/Bir Gül Macerası ve N.F. Kısakürek’in Ahşap Konak isimli oyunlarının yönetmenliğini yaptı. Esiktekiler Tiyatro Alaturka ve Büyük Hakikat oyunlarında süpervizör oldu. 1980 yılında ilk sinema hayatına başladı. İlk olarak Talihli Amele filminde oynayan Alacakaptan, sinema hayatını daha da ilerleterek, Postacı (1982), Sahibini Arayan Madalya (1987) ve Minyeli Abdullah (1990) filmlerinde oynadı. Ayrıca TV filmlerinden Adadakiler, Üç İstanbul, Mimar Sinan, Kuruluş, Ahmet Hamdi Tanpınar filmlerinde oynadı. Ayrıca Hababam Sınıfı Müzikali'nde de yer aldı.

Anne ve babasını bir trafik kazasında kaybeden idealist tarih öğretmeni Afet Güçverir (Perran Kutman), küçük kardeşi Kerem (Kerem Kupacı) ile birlikte Anadolu'yu karış karış dolaştıktan sonra İstanbul Rıdvan Kanat Lisesi'ne tayinlerinin çıkmasıyla birlikte hayatlarında unutulmayacak bir hikâye başlar.

Mehmet Ali (İlyas Salman) karısı ve iki çocuğuna daha iyi bir yaşam sağlayabilmek umuduyla, hep birlikte köyden İstanbul'a gelirler. Önce bir inşaatta iş bulur. Mehmet Ali, mesleğinde ilerleyip, iyi bir duvarcı ustası olmayı amaçlarken, büyük şehirdeki tüketim toplumunun oyunlarına birden kendini kaptırır. Bir şirketin reklâm kampanyasıyla ünlü bir reklâm yıldızı olur. Gene düzmece bir reklâm kampanyasıyla bir apartman dairesi kazanır. Basının ilgisi ve hediyeler derken, duvarcı ustasının yaşamı birden değişir. Ama bu çarpık sermaye oyuncalarının tutsağı olan Mehmet Ali, gerçekte hiç bir şeyin sahibi değildir. Saf, temiz yürekli Anadolu çocuğu Ali, bir türlü ayak uyduramadığı düzenin kurbanı olup aklını yitirir.

Tarihin akışını değiştiren büyük lider Sultan Mehmed'in mücadelesi ve yaşadığı dönemin atmosferiyle büyülenmeye hazır olun!

Ömrünü çocuklarına adamış, fedakâr bir anne olan Zerrin’in hayattan tek beklentisi çocuklarının mutlu yuvalar kurduklarını görebilmektir. Ama ne mümkün! Büyük kızı Rüya, eski bir oyuncuya platonik aşık, başını kaldırıp da çevresindeki taliplerine dönüp baktığı görülmemiş. Küçük oğlu Serkan anasının kuzusu, kolay kolay evden gitmeyeceği belli. Ortanca kızı Öykü ise yurtdışında, işinde gücünde, kariyerinde... Zerrin yakın zamanda çocuklarının mürüvvetini görmeyi beklemezken, Öykü’nün evleneceği haberini vermesiyle dünyalar onun olur. Dört gözle dünürleriyle tanışacağı günü bekleyen Zerrin’i kız isteme gününde kötü bir sürpriz bekliyor. Aksoy ve Arslansoy aileleri karşı karşıya geliyor ve eski defterler bir bir açılıyor. Sadece Zerrin değil, Öykü ve Rüya da bu karşılaşmadan nasibini alıyorlar. Ortalık birbirine girmişken bu curcunadan geriye bir tutam aşk, bir yudum mutluluk ve bolca kahkaha kalıyor.

Trakya'da bir kasabada ayçiçek tarlaları olan Reşat maddi olarak zor durumdadır, bu yüzden kızı Rüya'nın belediye başkanının oğlu Fettah'la evlendirmek istemektedir. Ablasının zoraki evliliğine içi el vermeyen erkek kardeşi Rüzgar, başkanını kızıyla nişanlanıp ablasını kurtarmak istemektedir. Ancak, kasabaya uzun yıllardır görmediği çocuk aşkı Günce geri dönmüştür.

19. yüzyılda dünya dengeleri yeniden kurulurken bir imparatorluğun yaşadığı değişime ve adalet savaşçılarının verdikleri mücadeleye şahit oluyoruz. Kendisine ve en yakın arkadaşına tuzak kurulan kahramanımız Filinta Mustafa tuzağı kuranın kızına aşık oluşunun çıkmazları da epizodik hikayelerle izleyiciye sunuluyor.

Delikanlılığından ödün vermeyen kargo kamyonu şoförü Mahir (Şahin Irmak) ile onun güzel ve akıllı karısı Gönül'ün (Tülin Özen) sıradan hayatları, astsubay emeklisi huysuz babası Cabbar'ın aniden evlerine yerleşmesiyle değişecek ve hatta çekilmez olacaktır. Karısının ölümünden sonra, Gönül'ün bütün ısrarlı çabalarına rağmen beraber yaşama teklifine karşı çıkan Cabbar, yanlışlıkla kendi evini yakınca mecburen kızının evine yerleşecektir. Damadı Mahir ile başından beri hiç anlaşamayan Cabbar, evin düzenini alt üst edecektir. Üstelik Mahir'in yanına küçük kızı Nefise'yi de alacaktır. Mahir'in hobi odasına yerleşen Cabbar ve Mahir'in çekişmeli mücadelesi daha yeni başlamıştır.

Ekrem Altındağlı nam-ı diğer "Başkan" İstanbul'un önemli mafya patronlarından biridir. Tıpkı sokaklarda olduğu gibi özel hayatında da derdi tasası bir türlü bitmek bilmez.

Kayserili, geleneksel, gittikçe zenginleşen bir aile olan Çınar Ilgaz'ın ailesiyle İstanbullu, sosyetik ve gittikçe maddiyatını kaybeden bir aile olan Lale Taşkıran'ın ailesinin birbirleriyle savaşını ve ikilinin aşkını anlatır. Ayrıca Lale'nin kız kardeşi Yeşim'in Çınar'a olan karşılıksız aşkı ve entrikalarını da atlamamak gerektir. Daha sonra Lale karakterinin yerine Toprak karakteri gelmiştir ve Yeşim'in entrikaları devam etmiştir. Toprak karakterini gelmesiyle birlikte hikâyede hareketlenme olmuş, Toprak'ın çektiği acılar ön plana çıkmıştır. Yeşim karakterinin diziden ayrılmasından sonra Azra karakteri diziye dahil olmuş; Zümrüt Taşkıran, kızları için intikam oyununa başlamıştır.

Dizinin konusu 1. sezonda Ürgüp'te, Hancıoğlu Konağı'nda geçer. 2 kız kardeş olan Havva ve Toprak'ın bölgenin en zengini Yusuf Hancıoğlu'na olan aşklarını ve onu elde etmek isteyen Havva'nın entrikalarını konu alır. Dizide yaşanan ayrılıklar dolayısıyla senaryoda sürekli değişikliler olmuştur.
Görsel yokBaşarılı bir genel cerrah olan Derman Özersoy, uzun yıllar önce evliliğin sorumluluğunu kaldıramayan eşinden boşanıp Amerika'ya yerleşmiş ve çalışmalarını burada sürdürmüştür. Ünlü bir iş adamının ameliyatı için davet edildiği İstanbul'da başından geçen bir görünmez kaza vesilesi ile, ülkenin sağlık sisteminin hiç de tahmin ettiği bir düzeyde olmadığını fark eder ve "ülke böyle bir durumdayken neden ben Amerika'da kalıyorum ki" diye düşünür. Ve şok bir kararla, İstanbul'da kalmaya karar verir. Bu kararının ardından birçok özel hastaneden teklif alan ancak bir devlet hastanesinde çalışmayı tercih eden Cerrah Derman, tahmin ettiğinden de fazla bir çaba sarf etmek zorunda olduğunun henüz farkında değildir.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü'nde özel bir ekipte görev yapan polislerin aile yaşamları ve İstanbul sokaklarındaki maceraları anlatılmaktadır. Ve bu şehrin her sokağını, herkes için daha güzel, daha yaşanır bir yer yapmak uğruna her türlü kötülüğe ve sıkıntıya meydan okuyan, sevinçte, kederde, aşkta ve yalnızlıkta her zaman birbirlerinin yanında olan bu yürekli polisler, “birliktelik ruhu” ve “mücadele azmiyle” minibüsleriyle bu metropolün sokaklarını arşınlamakta ve karşılarına çıkan her türlü kanunsuzlukla savaşarak suçluların korkulu rüyası olmaktadırlar. Ekip görevleri sırasında değişik ve çeşitli insan hikayeleriyle sürekli karşılaşmaktadır. Zaman zaman gülümseten, zaman zaman da iç burkan bu hikayelere, meslek yıllarının tecrübesi ve babalığıyla yaklaşan, ekibin diğer genç üyelerine de yol gösteren Emniyet amiri Rıza Baba olur.

Anne ve babasını bir trafik kazasında kaybeden idealist tarih öğretmeni Afet Güçverir (Perran Kutman), küçük kardeşi Kerem (Kerem Kupacı) ile birlikte Anadolu'yu karış karış dolaştıktan sonra İstanbul Rıdvan Kanat Lisesi'ne tayinlerinin çıkmasıyla birlikte hayatlarında unutulmayacak bir hikâye başlar.

Kısırköy'ün iki aşireti Kısıroğulları ile Çamuroğulları arasında yıllardır kan davası sürmektedir. Sonunda barış imzalamaya ve iki aileden doğacak çocukları beşik kertmesi yaparak kan davasını sonuçlandırmaya karar verirler. Şehmuz Ağa'nın oğlu Ferdi ile Emin Ağa'nın kızı Tekgül'ün beşik kertmeleri kıyılır. Emin Ağa ailesiyle birlikte gurbetçi olarak Almanya'ya gider. Aradan yıllar geçer ve nüfusu çok azalan Kısırköy'ün tek ve son umudu Ferdi büyür. Ancak Emin Ağa ile kızı Tekgül'ün izi bir daha bulunamaz. Bu sırada Kısırköy'den uzakta İstanbul'un en güzel semtinde yaşamakta olan Türkiye'nin bir numaralı süperstarı Elmas Mağden film oyunculuğundan TV dizilerine tiyatrodan resme, spordan heykeltıraşlığa sanatın ve sporun her dalına yüzeysel vuruşlar yaparak her geçen gün zirveye tırmanmaktadır. Bir televizyon programı sırasında Elmas Mağden'in Kısırköy'deki Ferdi'nin beşik kertmesi Tekgül olduğu ortaya çıkar.

Tiyatrocu Yasemin Yalçın'ın uzun yıllar çeşitli Türk Kanallarında yayınlanan, hafızalara kazınan karakterleri canlandırdığı mini skeçlerden oluşan Türk televizyon dizisidir.

Tarık Buğra'nın "Osmancık" adlı romanından uyarlanan ve Osmanlı Devleti'nin kuruluşunu anlatan dizi.

Mithat Cemal Kuntayın aynı adlı romanından TRT için çekilmiştir. II. Meşrutiyet öncesinde ülkeyi kasıp kavuran jurnalcilik, Jöntürk taraftarlığı vs olayları arasında, Aksarayda annesiyle beraber yaşayan hukuk öğrencisi Adnan, bir arkadaşının tavassutuyla bir paşa konağında paşanın kızı Süheylaya ders vermek üzere muallim olur. Hürriyet yanlısı fikirlerine rağmen ahlakı ve dürüstlüğü ile paşanın teveccühünü kazanan Adnan, Süheyla ile evlenmek niyetinde iken, batılı yaşam tarzını benimsemiş, rüşvetçiliği ile bilinen ve halk tarafından sevilmeyen bir başka paşanın kızı olan ancak ordunun belki de tek sakalsız bıyıksız subayı ile evli olan Belkıs Hanımla tanışır. Kafası karışan Adnan, Süheyla ile evlenme fikrinden vazgeçer. Ancak Belkıs için sadece bir muallimdir.