İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

7 dizisinden 1'i İzlenir çıktı

28 yaşında fakat "düzenli" hayatı olduramamış Sertab, kararsız, kalıplara uymayan, kimlik arayışında bir kadındır. Evinin yanmasıyla evsiz ve parasız kalan Sertab, ablası Harika'nın "senden hiçbir şey olmaz" demesiyle büyük bir kırılma yaşar ve "benden ne olur" herkese göstereceğim diye kendisine söz verir. Sertab'ın aşk, kalp kırıklığı, başarı ve başarısızlık dolu macerası bu söz ile başlar.

Bir iş için Ankara’ya gitmek üzere olan Onur’a, Hacamat Hüso bir arkadaşına gönderilmek üzere tanınmış bir pastanenin şekerlemelerinden bir kutu teslim eder. Aynı gün uzatmalı sevgilisiyle yaptığı tartışma sonucu aldatıldığını düşünen Leyla, Onur’un bütün eşyalarını ve şekerleme kutusunu benzin dökerek yakar. Sokakta kalan Onur, Leyla’nın onu her kapıya koyduğunda yaptığı şeyi yapar ve çocukluk arkadaşları olan Fiko ile Süleyman’nın birlikte yaşadıkları eve gider. İki gün sonra başlarına hiç düşünmedikleri bir şey gelir. Hacamat Hüso adamlarına apar topar yakalattığı Onur ve Fiko’yu bir depoya getirtir. Dayak yiyip hırpalanan Onur ve Fiko hala ne olduğunu anlamamışlardır. Öğrendiklerinde şok olurlar. Dayağın sebebi Onur’a teslim edilen ve Leyla yaktığı için Hacamat’ın arkadaşına ulaşamayan şekerleme kutusudur. Dahası, kutuda şekerleme değil elli bin euro vardır. İşte o an, kaderlerinin değiştiği andır...

Dört çocuk, torunlar, iki ayda bir evden eve taşınan çiçekler, plaklar, bir sandık ve gramofon. Ve iki ayda bir buluşulan Çınar Ağacı! Emekli öğretmen Adviye Hanım’ın biraz muzip, biraz huysuz kişiliği çocuklarına hayatı zorlaştırıyor görünse de torunu Barış’ın hayatındaki en anlamlı şey “anneannesi”dir. Bir tek Barış, anneanneye kavuşulacak Çınar Ağacı buluşmalarını ve sıranın onların evine gelmesini iple çekmektedir!

Hayri ve Orhan piyasaya sürdükleri başarısız kasetler sonucu borç batağında olan iki müzik yapımcısıdır. İkili, Sansar isimli menajerin 'genç yetenek' diye lanse ettiği, o sıralar Almanya'da yaşayan Ferhat ile irtibata geçerler. Telefonda şarkı söylettikleri Ferhat'ın sesini çok beğenirler ve acil bir eylem planı oluştururlar: Ferhat gelecek, altyapıyı söyleyecek, kasetten gelen paralarla borçlar ödenecek ve düze çıkılacaktır. Firuze isimli gizemli, kararlı ve zengin bir kadın gelir. Ferhat'ı televizyonda seyretmiş ve çok beğenmiştir. Parası olduğunu ve Ferhat'a yatırım yapmak istediğini söyler. Ama her şeyden önce imajlarını değiştirmeleri gerekmektedir: Yeni bir ofis, şık kıyafetler, yaşayacakları güzel bir villa.

İstanbul’un eski dergâhlarından birinin şeyhi, Ahmet Niyazi Efendi’nin oğlu olan Turgut, aşık olduğu Eda uğruna babasından ve dergahtan uzaklaşmıştır. Eda ise Savaş’la evlenmeyi seçmiş; ancak mutluluğu bulamamıştır. Yıllar sonra yolları tekrar kesişen Eda ve Turgut’u ilginç sürprizler beklemektedir.

Yer Bosna Hersek... Tarih 6 Nisan 1992... Bosna Savaşı... Aslında, tarihler 14 Eylül 1995'i gösterene dek sürmüş, acımasız bir katliam! 3 seneyi aşkın süren savaşta; yaklaşık 200 bin insanın öldüğü, iki milyon kadarının da yerini yurdunu terk etmek zorunda kaldığı Bosna Savaşı'nın yarattığı aile dramları...

Pis Yedili, okudukları lisede yangın çıktığı için açıkta kalır. Filiz Hanım, onları özel bir liseye yerleştirir. Ama sınıf arkadaşları onları hiç sevmez ve onlara "varoş" diye hitap etmeye başlar. Kolejin başarıya endeksli sistemine sıkı sıkıya sahip çıkan müdire Esma Sultan, bu öğrencilerin lisenin not ortalamasını düşüreceği endişesiyle onları istemese de, altın kalpli müdür yardımcısı Hasan Paşa'nın ve Filiz Hanım'ın destekleri ile bu yedi öğrencinin hayatında, yeni okullarında yepyeni bir yaşam başlar.

İstanbul'un kenar mahallelerinden birinde abisi ve annesiyle yaşayan Uras, üniversiteye gidebilmek için üstün bir çaba sarf etmektedir. Çok zeki olmasına rağmen, maddi olanaksızlıklar yüzünden zor durumda olan Uras, bütün bunlar yetmezmiş gibi bir de belalı abisi Aras ile uğraşmaktadır. Eskişehir'e üniversiteyi kazanıp giden Uras, üniversitede hocalık yapan Işık Hoca'nın yardımlarıyla okula başlar, ama Uras'ı ne abisi ne de geçmişi rahat bırakmayacaktır.

Ayla (Özge Özberk), kızı Eylül ve kocası Sertaç (Sinan Tuzcu) ile mutlu bir hayat yaşamaktadır. Eşinin kendisini kapı komşusu ile aldattığını fark etmesiyle büyük bir şok yaşar. Bu psikoloji altındayken, her şeyden kaçmak ister. Ege'de küçük bir kasabada yaşayan akrabalarının sünnet düğünü için onu kasabaya çağırması, aradığı fırsattır. Ayla, kızıyla beraber akrabalarının yanına gider. Ama oradaki yaşam ve akrabaları, yıllar önce bıraktığı gibi değildir. Orada öğreneceği çok şey ve yaşayacağı çok zorluk ve yanında mutluluk vardır.

Selin, Leyla ve Nazlı, anne ve babalarını bir trafik kazasında kaybederler ve hayatları alt üst olur. Üç küçük kız annelerinden kalan üç beş parça eşya ve bir sandık dolusu hatıra defteri ile birlikte amcalarının yanına yerleşirler. Amcanın huysuz karısı Aslı ve önceki evliliğinden olma kızı Kıvılcım, üç küçük kızı evde istememektedir. Üç öksüz kıza akıllara gelmedik eziyetler yaparlar. Üstelik bu eziyet okulda da müdür Fitnat Hanım ve küçük zengin şımarıklar tarafından da sürdürülmektedir. Selin, Leyla ve Nazlı dünyada yapayalnız kaldıklarını düşünürler evrenin kaderini değiştirecek sırra sahip olduklarını bilemeden. Çünkü ütopya gezegenindeki adalet divanında evrenin iyilik ve kötülük savaşındaki son durak tartışılmaktadır.

Üniversitede okumak için İstanbul'a gelip ahşap bir evin üst katını kiralayan dört kız arkadaş ve onların alt katına taşınan dört taşralı ve haşarı gencin maceraları. Aynı üniversitede okuyan ve aileleri başka şehirde yaşayan dört kız arkadaş, yurtta rahat edemedikleri için beraber bir ev kiralamaya karar verirler. Fakat oturabilecekleri, beğendikleri evlere ya maddi güçleri yetmez ya da ev sahipleri evlerini öğrenciye kiralamaz. Sonunda iki katlı ahşap 7 numaralı evin kiralık olduğunu görürler. Hiç çocukları olmamış ama birbirine çok düşkün Vahit ve Zeliha çiftinin olan bu ahşap evin üst katını, dört kız arkadaş kiralar. Fakat bakkal Vahit'in saf, taşralı amca oğulları da İstanbul'a gelip aynı evin alt katına yerleşince cümbüş başlar!