İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

Ernst Wilhelm "Wim" Wenders (born 14 August 1945) is a German filmmaker and playwright, who is a major figure in New German Cinema. Among the honors he has received are prizes from the Cannes, Venice and Berlin film festivals. He has also received a BAFTA Award and been nominated for three Academy Awards and a Grammy Award. Wenders made his feature film debut with Summer in the City (1970). He earned critical acclaim for directing the films Alice in the Cities (1974), The Wrong Move (1975), and Kings of the Road (1976), later known as the Road Movie trilogy. Wenders won the BAFTA Award for Best Direction and the Palme d'Or for Paris, Texas (1984) and the Cannes Film Festival Best Director Award for Wings of Desire (1987). His other notable films include The American Friend (1977), Faraway, So Close! (1993), and Perfect Days (2023). Wenders has received three nominations for the Academy Award for Best Documentary Feature: for Buena Vista Social Club (1999), Pina (2011), and The Salt of the Earth (2014). He received a nomination for the Grammy Award for Best Long Form Music Video for Willie Nelson at the Teatro (1998). He is also known for directing the documentaries Tokyo-Ga (1985), The Soul of a Man (2003), and Pope Francis: A Man of His Word (2018). Wenders has been the president of the European Film Academy since 1996 and won an Honorary Golden Bear in 2015. He is an active photographer, emphasizing images of desolate landscapes. He is considered an auteur director. Description above from the Wikipedia article Wim Wenders, licensed under CC-BY-SA, full list of contributors on Wikipedia.

Travis, sessiz bir adam. Sırlarını sadece yollarla paylaşıyor. Kırmızı şapkasıyla, çoğu insanın arabayla bile zor katlandığı yollara ayaklarıyla meydan okuyor. Bir gün Travis kardeşinin davetiyle yeniden medeniyete dönüyor. Evde onu kardeşinin eşi ve kendi oğlu beklemektedir. Başta uygar ve kuralcı bir yaşamı dışlayan Travis oğlu için katlanmaya başlar. Hatta alıştıkça, uzun süre ertelediği bir şeyi yapmaya karar verir. Yeniden yollara dönmeden önce, eski karısını bulmak... Wim Wenders'in filmi, tüm zamanların en etkileyici filmleri arasına rahatlıkla girebilir. Olağanüstü karakter çalışması, yerleşik hayatı ve konformizmi tartışması ve tabii müthiş karşılaşmayı konu edinen unutulmaz son sahnesi bu filmi 20. yüzyılın zirvelerinden biri yapıyor.

Tokyo’nun umumi tuvaletlerini temizleyen Hirayama, bir yandan müzik, edebiyat ve fotoğraf tutkusunun peşinden gittiği hayatından memnundur. Geçmişiyle yeniden bağ kurmasına yol açan beklenmedik karşılaşmalar, hayatının düzenini yavaş yavaş bozmaya başlar.

‘‘Şimdi pes etmeli miyim? Eğer pes edersem, insanoğlu hikayecisini kaybeder ve insanoğlu bir kez hikayecisini kaybetti mi, çocukluğunu da kaybetmiş olur!’’ Berlin üzerinde bir melek... Usta isim Wim Wenders’ın yönetimindeki film, Berlin’deki hayatı ve hayat içinde yorgun insanları izleyen meleklerin, özellikle de Melek Damien’in hikayesini anlatmaktadır. Masumiyetlerinden ve gönül gözlerinin açıklığından ötürü olsa gerek, bu melekleri yalnızca çocuklar fark etmektedir. Diğer melekler gibi, tüm dünyayı siyah-beyaz gören, kütüphanede kitap okuyan insanların okuduklarını dinleyen Damien’ın tüm düzeni, sirkte çalışan güzel bir kadına aşık olmasıyla değişecek ve insan olmaya karar vermesine neden olacaktır. Ses getiren Hollywood yapımlarından City of Angels’ın esinlenildiği film olan yapım, Bruno Ganz ve Peter Falk’ın oyunculukları, Nick Cave’in müzikleri, aldığı ve aday olduğu pek çok ödülle dikkat değer bir yapımdır...

Tokyo’nun umumi tuvaletlerini temizleyen Hirayama, bir yandan müzik, edebiyat ve fotoğraf tutkusunun peşinden gittiği hayatından memnundur. Geçmişiyle yeniden bağ kurmasına yol açan beklenmedik karşılaşmalar, hayatının düzenini yavaş yavaş bozmaya başlar.

‘‘Şimdi pes etmeli miyim? Eğer pes edersem, insanoğlu hikayecisini kaybeder ve insanoğlu bir kez hikayecisini kaybetti mi, çocukluğunu da kaybetmiş olur!’’ Berlin üzerinde bir melek... Usta isim Wim Wenders’ın yönetimindeki film, Berlin’deki hayatı ve hayat içinde yorgun insanları izleyen meleklerin, özellikle de Melek Damien’in hikayesini anlatmaktadır. Masumiyetlerinden ve gönül gözlerinin açıklığından ötürü olsa gerek, bu melekleri yalnızca çocuklar fark etmektedir. Diğer melekler gibi, tüm dünyayı siyah-beyaz gören, kütüphanede kitap okuyan insanların okuduklarını dinleyen Damien’ın tüm düzeni, sirkte çalışan güzel bir kadına aşık olmasıyla değişecek ve insan olmaya karar vermesine neden olacaktır. Ses getiren Hollywood yapımlarından City of Angels’ın esinlenildiği film olan yapım, Bruno Ganz ve Peter Falk’ın oyunculukları, Nick Cave’in müzikleri, aldığı ve aday olduğu pek çok ödülle dikkat değer bir yapımdır...

Travis, sessiz bir adam. Sırlarını sadece yollarla paylaşıyor. Kırmızı şapkasıyla, çoğu insanın arabayla bile zor katlandığı yollara ayaklarıyla meydan okuyor. Bir gün Travis kardeşinin davetiyle yeniden medeniyete dönüyor. Evde onu kardeşinin eşi ve kendi oğlu beklemektedir. Başta uygar ve kuralcı bir yaşamı dışlayan Travis oğlu için katlanmaya başlar. Hatta alıştıkça, uzun süre ertelediği bir şeyi yapmaya karar verir. Yeniden yollara dönmeden önce, eski karısını bulmak... Wim Wenders'in filmi, tüm zamanların en etkileyici filmleri arasına rahatlıkla girebilir. Olağanüstü karakter çalışması, yerleşik hayatı ve konformizmi tartışması ve tabii müthiş karşılaşmayı konu edinen unutulmaz son sahnesi bu filmi 20. yüzyılın zirvelerinden biri yapıyor.