İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

11 filminden 3'ü İzlenir çıktı, 2 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Winona Laura Horowitz, 29 Ekim 1971 tarihinde Winona, Minnesota, ABD'de dünyaya gelmiştir. Sanat ve edebiyatla iç içe olan bir ailede, hippi kültürünün ve entelektüel bir çevrenin içinde büyüdü. Ailesi, o yedi yaşındayken Kuzey Kaliforniya'da elektrik ve televizyonun olmadığı bir komüne taşındı. On yaşında ailesiyle birlikte Petaluma, Kaliforniya'ya yerleştiğinde, Amerikan Sinema Konservatuarı'nda (American Conservatory Theater) oyunculuk dersleri almaya başladı. Sinema dünyasına 1986 yapımı "Lucas" filmiyle adım attı. Ancak ona asıl şöhretin kapısını açan rol, 1988 yılında Tim Burton'ın fantastik komedisi "Beetlejuice" (Beterböcek) filminde canlandırdığı gotik genç Lydia Deetz karakteri oldu. Bu rol, onun karanlık ve ilginç karakterleri canlandırma konusundaki yeteneğini ortaya koydu. Hemen ardından 1989'da kült bir klasik haline gelen "Heathers" (Ölümcül Oyun) filmindeki Veronica Sawyer rolüyle kuşağının en önemli genç ikonlarından biri haline geldi. 1990'lar, Ryder'ın kariyerinin zirve dönemi oldu. 1990'da yine Tim Burton ile çalıştığı "Edward Scissorhands" (Makas Eller) filminde Johnny Depp ile başrolü paylaştı. Bu on yılda, "Bram Stoker's Dracula" (1992), "The Age of Innocence" (Masumiyet Çağı) (1993) ve "Little Women" (Küçük Kadınlar) (1994) gibi eleştirel beğeni toplayan prestijli filmlerde rol aldı. "Masumiyet Çağı"ndaki rolüyle En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Altın Küre kazandı ve Oscar'a aday gösterildi. "Küçük Kadınlar"daki Jo March performansıyla ise En İyi Kadın Oyuncu dalında bir Oscar adaylığı daha elde etti. Bu dönemde ayrıca "Reality Bites" (1994) ve "Girl, Interrupted" (Aklım Karıştı) (1999) – aynı zamanda yapımcılığını da üstlendiği – filmleriyle X Kuşağı'nın sembol oyuncularından biri olarak anıldı. 2000'lerin başında yaşadığı kişisel sorunlar ve bir hırsızlık olayı nedeniyle medyanın yoğun ilgisine maruz kalan Ryder, kariyerine bir süre ara verdi. Bu dönemin ardından sinemaya daha çok bağımsız filmler ve yardımcı rollerle döndü ("A Scanner Darkly" 2006, "Star Trek" 2009, "Black Swan" 2010). Kariyerinde görkemli bir geri dönüş yaşamasına sağlayan rol ise 2016 yılında başlayan Netflix'in fenomen dizisi "Stranger Things" oldu. Dizide canlandırdığı, kayıp oğlunu bulmak için doğaüstü güçlere karşı savaşan tutkulu ve endişeli anne Joyce Byers karakteri, ona yeni nesil izleyicileri tanıştırdı ve Altın Küre ile SAG Ödülleri'ne aday gösterilerek oyunculuk yeteneğini bir kez daha kanıtlamasını sağladı.

Bir zamanlar yüksek bir tepedeki kalede, en büyük icadının adı Edward olan bir mucit yaşıyordu. Edward, dayanılmaz bir çekiciliği olmasına rağmen mükemmel değildi. Mucidin ani ölümü onun yarıda kalmasına yol açtı: Elleri yerine uzun, keskin metal parçaları vardı. Edward, merhametli bir Avon hanımefendisinin, onu ailesiyle beraber yaşamak üzere evine götürene kadar karanlıkta yalnız yaşadı. Böylece Edward'ın Suburbia adlı pastek cennetteki fantastik maceraları başladı.

Bugüne kadar yapılmış en gelişkin uzay gemisi Atılgan’ın mürettebatının gençlik yıllarındaki ilk tanışma günlerinin inanılmaz öyküsünü anlatan “Star Trek” ile tüm zamanların en büyük macerasına hazır olun. Henüz çaylak günlerini yaşayan mürettebatımız, aksiyon, komedi ve kozmik tehlikelerle dolu bir yolculukta; insanoğlundan intikam alma misyonunu yüklenmiş şeytani güçleri durdurmanın çaresini bulmaya çalışacaklar.Galaksinin kaderi iki sıkı rakibin elindedir. Bir tarafta Iowa’daki çiftlikte doğup büyümüş, serseri ruhlu, heyecan ve macera arayan genç James T. Kirk (Chris Pine); diğer tarafta ise her türlü duygusallığı reddeden mantık bazlı bir toplumda yetişmiş olan Spock (Zachary Quinto) vardır. Daha önce hiç gidilmemiş, hayal bile edilemeyen tehlikelerle dolu yolculukta mürettebatı yönetebilmek, ikisi arasında oluşacak sıradışı ama güçlü dostluğa bağlıdır.

Genç ve mutlu bir çift olan Adam ve Barbara Maitland geçirdikleri trafik kazası sonrasında ölürler. Bu arada Charles ve Delia, kız kardeşleriyle birlikte New York'a gelerek Maitland'ların evlerini satın alırlar. Fakat Adam ve Barbara Maitland bu durumdan hiç hoşnut değildirler. Birer hayalet olmalarına rağmen tecrübesizlikleri yüzünden yeni ev sahiplerini evden uzaklaştıramazlar. Son çare olarak en kötü hayalet Beter Böcek'e başvururlar.

Ufak bir kasabada küçük bir çocuk kaybolunca, gizli deneyler, korkutucu doğaüstü güçler ve tuhaf bir küçük kızın da parçası olduğu bir gizem ortaya çıkar.

Beklenmedik bir aile trajedisinin ardından, Deetz ailesinin üç nesli Winter River'daki evlerine geri döner. Beterböcek'in hâlâ peşini bırakmadığı Lydia'nın hayatı, asi genç kızı Astrid'in tavan arasındaki gizemli kasaba maketini keşfetmesi ve Öbür Dünya'ya açılan kapının kazara açılmasıyla altüst olur. Her iki âlemde de sorunlar baş gösterirken birinin Beterböcek'in adını üç kez söylemesi ve yaramaz iblisin kendi tarzı karmaşayı ortaya çıkarmak için geri dönmesi artık an meselesidir.

Frank ve Lindsay davet edildikleri düğüne katılmak zorunda olan iki kişidir. Düğüne dek birbirlerini tanımayan bu kadın ve erkek, ortak bir paydada buluşmaktadır. İkisi de duygusal olarak hasarlı ve aşka küskündür. Daha ilk görüşte birbirlerinden nefret eden Frank ve Lindsay, bütün hafta sonunu birlikte geçirmek zorunda kalır. Bu süreç birbirlerinden hiç hoşlanmamalarına rağmen ikisinin arasında bir çekim oluşmasına vesile olur. Peki edindikleri deneyimlere rağmen yine de umuda bel bağlamak yerinde bir karar mıdır, yoksa tekrarlanan bir hatadan mı ibaret olacaktır?

Victor, sevgili köpeği Sparky'yi aniden kaybedince, en iyi dostunu tekrar yaşama döndürmek için bilimden yardım alır ve başarır! Ama yarattığı Sparky orjinalinden birazcık farklıdır. Victor köpeğini evde saklamaya çalışır ama Sparky gün yüzüne çıkınca, Victor'ın çevresindeki herkes bu yeni yaşam ihtimalini keşfetmek için kapışır... Stop-motion animasyonların babası Tim Burton'ın 1984'te çektiği 29 dakikalık kendi kısa filmi Frankenweenie'nin 2011 teknolojisi ile yeniden uyarlaması olan bu yapım, bir oğlan çocuğu ile onun köpeğinin sevimli hikayesini sinema perdesine taşıyor...

Müzmin bekar Ronny (Vaughn) ve mutlu bir evlilik süren Nick (James), üniversite yıllarından beri iyi ve kötü günde hep birlikte olmuş. Artık bir otomobil tasarım şirketinin ortağı olan iki dost, şirketlerini ateşleyecek bir rüya projesini kazanmak için rekabet ediyor. Ronny’nin kız arkadaşı Beth (Connelly) ve Nick’in karısı Geneva’nın (Ryder) desteğiyle, ikili yenilmez bir hale geliyor. Ama Geneva’yı tesadüfen başka bir adamla gören Ronny’nin dünyası alt üst oluyor ve cevapları bulmayı kendisine görev ediniyor. Yaptığı amatör araştırma, dünyasını komik bir karmaşaya sürüklerken, Nick’in kendine ait birkaç sırrı olduğunu öğreniyor. Artık zaman ilerliyor ve kariyerlerinin en büyük sunumunun yarattığı baskı artıyor, Ronny en yakın arkadaşına gerçeği söylerse olacakları göze almak zorunda.

Genç bir kadın olan Nina, yetenekli bir balerindir. Eski bir balerin olan ve dans konusundaki hırsını kendisine aşılayan annesi ile New York’ta yaşayan Nina’nın hayatı danstan ibarettir. Bale yönetmeni Thomas Leroy, sahneye koyduğu Kuğu Gölü Balesi’nin baş dansçısını yeni sezonda değiştirmeye karar verir. Zarif, masum ve saf Beyaz Kuğu ile kötülüğün, şehvetin ve bilinmezliğin temsilcisi Siyah Kuğu'yu aynı anda canlandırabilecek bir balerin arayan yönetmenin ilk tercihi Nina olur. Ancak rolü almak için elinden geleni yapan Nina’nın karşısında güçlü bir rakibi vardır. Nina, Beyaz Kuğu rolü için harikalar yaratsa da genç kadının Siyah Kuğu performansı pek de başarılı değildir. Rakibi Lily ise Siyah Kuğu rolü için iyi bir performans sergiler. Lily ve Nina arasındaki rekabet, çalışmalar boyunca ilginç bir dostluğa dönüşür. Bu süreçte Nina, hayatının mahvolmasına neden olan karanlık tarafıyla yüzleşmeye başlar.

Bugüne kadar yapılmış en gelişkin uzay gemisi Atılgan’ın mürettebatının gençlik yıllarındaki ilk tanışma günlerinin inanılmaz öyküsünü anlatan “Star Trek” ile tüm zamanların en büyük macerasına hazır olun. Henüz çaylak günlerini yaşayan mürettebatımız, aksiyon, komedi ve kozmik tehlikelerle dolu bir yolculukta; insanoğlundan intikam alma misyonunu yüklenmiş şeytani güçleri durdurmanın çaresini bulmaya çalışacaklar.Galaksinin kaderi iki sıkı rakibin elindedir. Bir tarafta Iowa’daki çiftlikte doğup büyümüş, serseri ruhlu, heyecan ve macera arayan genç James T. Kirk (Chris Pine); diğer tarafta ise her türlü duygusallığı reddeden mantık bazlı bir toplumda yetişmiş olan Spock (Zachary Quinto) vardır. Daha önce hiç gidilmemiş, hayal bile edilemeyen tehlikelerle dolu yolculukta mürettebatı yönetebilmek, ikisi arasında oluşacak sıradışı ama güçlü dostluğa bağlıdır.

Ölümünün üzerinden 200 yıl geçen Lt. Ripley, bir grup bilim adamı tarafından klonlanarak tekrar yaratıklarla savaşması için meydana getirilmek istenir. Fakat Lt. Ripley yeni yaratıklarla gelir. Bir grup kaçakla birlikte çalışması gereken Ripley, dünyayı ele geçirmeye çalışan yaratıklara karşı koyacaktır.

Genç bir avukat olan Jonathan Harker, görevi gereği Doğu Avrupa'da küçük gizemli bir kasabaya gelir. Burada ölümsüz vampir Dracula tarafından Harker, onunla birlikte Londra'ya gitmek zorunda kalır. Drakula Harker'ın nişanlısı Mina'nın fotoğrafını görerek etkilenmiş ve genç kızı ele geçirmek istemektedir. Önce Mina'nın yakın arkadaşı Lucy'yi ele geçiren Drakula'ya karşı Lucy ve arkadaşları direnmeye çalışacaklardır...

Denizkızları, 1960’ların Amerika’sında alışılmışın dışında bir aile olan Flax’ların öyküsünü anlatıyor. İzleyiciyi aynı anda güldüren, düşündüren ve ağlatabilen bu hareketli hikayenin kahramanları; kendine has özgür ruhlu bir kadın olan anne Rachel, yahudi olmasına aldırmadan rahibe olmayı kafaya koymuş ve hormanları çıldırmış durumdaki teenage abla Charlotte ve 9 yaşındaki yüzme şampiyonu Kate. Anneyi Cher, ablayı Winona Rider ve küçük kardeşi Christina Ricci canlandırdığında, elbette ortaya izlemesi müthiş keyifli ve unutulmaz bir film çıkıyor.

Bir zamanlar yüksek bir tepedeki kalede, en büyük icadının adı Edward olan bir mucit yaşıyordu. Edward, dayanılmaz bir çekiciliği olmasına rağmen mükemmel değildi. Mucidin ani ölümü onun yarıda kalmasına yol açtı: Elleri yerine uzun, keskin metal parçaları vardı. Edward, merhametli bir Avon hanımefendisinin, onu ailesiyle beraber yaşamak üzere evine götürene kadar karanlıkta yalnız yaşadı. Böylece Edward'ın Suburbia adlı pastek cennetteki fantastik maceraları başladı.

Genç ve mutlu bir çift olan Adam ve Barbara Maitland geçirdikleri trafik kazası sonrasında ölürler. Bu arada Charles ve Delia, kız kardeşleriyle birlikte New York'a gelerek Maitland'ların evlerini satın alırlar. Fakat Adam ve Barbara Maitland bu durumdan hiç hoşnut değildirler. Birer hayalet olmalarına rağmen tecrübesizlikleri yüzünden yeni ev sahiplerini evden uzaklaştıramazlar. Son çare olarak en kötü hayalet Beter Böcek'e başvururlar.

Ufak bir kasabada küçük bir çocuk kaybolunca, gizli deneyler, korkutucu doğaüstü güçler ve tuhaf bir küçük kızın da parçası olduğu bir gizem ortaya çıkar.

Belediye Başkanı Nick Wasicsko, federal mahkemelerin kasabanın beyaz, orta sınıf tarafına toplu konut inşa edilmesini emretmesiyle Yonkers'ın en kötü krizinin ortasında 1987'de göreve başladı. Bu karar, şehri korku, ırkçılık, cinayet ve siyasetle körüklenen acı bir savaşta ikiye böldü.