İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

8 filminden 1'i İzlenir çıktı
Yaşar Güner, Naşit Tiyatrosu'nda tiyatro çalışmalarına başladı. Rus Dili ve Edebiyatı eğitimi aldı. Tiyatro oyunları yazdı ve yönetti. Sinema alanında da çalışmalar yaparak film senaryoları yazdı. TV oyunlarında yazar yönetmen olarak çalıştı. Ankara Küçük Komedi, İstanbul Yeni Sahne, Sivri Sinek Kabare Tiyatroları'nda, Avni Dilligil Tiyatrosu, Lale Oraloğlu Tiyatrosu, Ankara Meydan Sahnesi, Ankara Birlik Tiyatrosu, Yeni Ankara Tiyatrosu ve Nisa Serezli - Tolga Aşkıner Tiyatrosu gibi topluluklarda çalıştı.

Bir ada hikayesi olan Rina'da Ali, Ömer ve Umut adalı üç yakın arkadaştır. Ali plajda çalışmakta ve her yaz aşık olduğu kızın tatile gelmesini beklemekte, Umut babasıyla balıkçılık yapmakta ve adada sepetçilik yapan Zehra'ya sırılsıklam aşık ama bir türlü sevgilisinin abisine konuyu açamamakta, Ömer ise babasıyla üzüm bağında çalışmaktadır. Ayrıca bağın kendisine ayrılan küçük bir kısmında kendi şaraplarını üretmek üzere formüller üretmektedir. Bu üç kafadarın tek umudu ise birlikte bir şarap fabrikası kurmaktadır. Tüm çabaları gerekli parayı bir araya getirmek içindir. Bu hayale sıkı sıkı sarılan kafadarların hayatı Vasilis'ten gelen bir haberle alt üst olur. Artık herkes için gerçek duygularıyla yüzleşme vakti gelmiştir.

Başına sürekli trajikomik hadiseler gelen Altan (Cem Yılmaz), bir bar açmak istemekte ancak yeterli sermayeyi bir türlü bulamamaktadır. Uzun süredir görmediği ağabeyi Nuri’yi (Mazhar Alanson) rastlantı sonucunda bir kavgada bulur. Nuri de bir ilaç deposunda çalışmaktadır. Bu durumu öğrenen Altan, depodan uyuşturucu ilaç çalar ve ilaçları satmak için iki kardeş Bodrum’a giderler. “Her şeyin çok güzel olacağına” inanırlar. Ancak olaylar farklı bir şekilde ilerleyecektir.

İki karısıyla birlikte köyden kente göç eden Küheylan büyük bir apartımanın kapıcılığını yapmaya başlar. Küheylan zengin olma derdine düşmüşken yavaş yavaş kent kültürünün etkisi altına giren iki kadın maço kocalarına karşı birleşirler. Ve işi onu terketmeye kadar vardırırlar.

Yunus ve Ahmet komşudur. Yunus’un oğlunun güttüğü koyunlar Ahmet’in bahçesine girip sebzelere zarar verir. Ahmet buna kızıp Yunus’un oğlunu dövünce, Yunus ve Ahmet kavga ederler. Yunus, Ahmet’le barışmaya niyetlense de Ahmet’in dava açtığını görünce o da ona karşı dava açar. Birbirlerine dava açan ikili, bürokrasi sebebiyle sürekli adliyeye gidip gelmek zorunda kalır. Bu koşuşturmadan maddi zarar görmeye başlayan iki komşu zaman geçtikçe pişman olacaktır.

Altılı ganyandan servet kazanan bir işçinin hayatı birden değişir. Yoksul işçinin kazandığı parayı duyan herkes etrafını sarar. Birden hiç tanımadığı onlarca akrabası olmuştur. Ama o kıvrak zekasıyla parayı kaptırmadan bu sözde akrabalardan kurtulur. Bir gün tüm mahalleliyi saran at yarışı oyununa merak salar ve işine gitmek için bindiği minibüste oynar. At yarışını tutturur fakat kuponu yatırmadığı için ikramiyeyi alamaz. Niyazi hergün minübüste kupon yaparak kendini sınar fakat kuponu yatırmaz. At yarışlarını izlemeye giden Niyazi tüm atları yine bilir. Buna şahit olan bir adam, at yarışlarını oynatan mafya babası Kazım’a haber verir.

Sulukule’de yaşam üç çiftin birden dünya evine girdiği büyük bir düğünle başlar...Güllüye (Gülşen Bubikoğlu), annesi Sabahat (Perran Kutman), dayısı Bekir (Şemsi İnkaya), Bayram (Müjdat Gezen), babası Emin (Münir Özkul), kızkardeşi Sevim (Ayşen Gruda) ve halası Zekiye (Adile Naşit)’ten oluşan iki ailede Güllüye Bayram’la, Sevim Bekir’le, Emin Sabahat’la evlenmiştir. Evsiz kaldıkları için Sabahat’ın kapısına dayanıp insafa gelsin diye yalvar yakar olurlar. Sabahat’i kandırmanın tek yolu paradan geçer. O evinin kapılarını sonuna kadar açmaya hazırdır. Yeter ki, paradan haber versinler!... Ancak bu işsiz takımından beş kuruş çıkacağı yoktur. Bayram’ın ayı oynatmaya, Zekiye’nin bohçacılığa, Güllüye’nin çiçekçiliğe dönmeye hiç niyeti y oktur. Kafa kafaya verip sonunda çözümü bulurlar. Kadınlar üç-beş parça altınını satar, erkekler sağdan soldan borç-harç derken sazlı sözlü, hem pişirip, hem de çalıp oynayacakları kendi meyhanelerini, “Gırgıriye Saz Salonu” nu açarlar...

Osmanlı Hanedanının hüküm sürdüğü yıllarda sıradan bir mahalleye yeni taşınan Cihanyandı Kanlı Nigar Nigar, uzun zaman önce kötü yola düşmüş, artık ekmeğini bu işten çıkaran bir kadındır. Bu mahallede yeni bir genelev açan kadının bu mahalleyi seçmesinin altında özel nedenler yatmaktadır. Yıllar önce masum bir kadınken kendisini kirletip bu yola düşüren yakınlarından intikam almayı aklına koyan kadın kurduğu türlü plan ve tuzaklarla masumiyetinin peşine düşecektir. Sadık Şendil tarafından kaleme alınan Kanlı Nigar isimli oyundan beyazperdeye uyarlanan filmin yönetmen koltuğunda Memduh Ün; başrolünde ise güçlü performansıyla Fatma Girik var.

Kayseri'li cemal büyük bir iş adamıdır.Kuşadasın'da bir otel işletmektedir.ama bu otelde geçen iki yakın arkadaşın sevdikleri insanlar için yaptıkları fedakârlıklar anlatılır. Cemal Bey’in otelinde resepsiyonist olarak çalışan Metin ile inşaatta çalışan Zeki ayrılmaz iki dosttur. Cemal Bey daha çok kazanmak için mini golf tesisi kurmaya karar verir. Başına da Metin’i geçirmeyi düşünür. Aynı zamanda Metin, Rasim Usta’nın kızı Aysel’le evlenme planları yapmaktadır. Ancak tesis için de Rasim Usta’nın evinin yıkılması gerekmektedir. Bunun üzerine Zeki ve Metin, Cemal Bey'e karşı çıkarlar. Evsiz kalan Rasim Usta'ya da denizde yüzen bir ev yaparlar. Cemal Bey onları uzaklaştırmak için planlar yapar. Ancak tatil köyüne gelen bir misafir her şeyi değiştirecektir...

Goncakaranfil mutlulukları, içimizi burkan hüzünleri, herkesin başına gelebilecek dramları, kendine çeken büyüsüyle bir mahalle masalıdır. Fakir yaşamları ama bir o kadar da büyük hayalleri olan insanlar yaşar bu mahallede. Mahallenin ortasında hepsinin gönülden bağlı olduğu Temür Baba türbesi dimdik durur. Türbenin ucundaki koskoca arsa ise yıllardır mahallenin en büyük derdidir. Arsanın tapusuna tüm mahalle ortaktır ve senelerdir burayı paylaşamazlar. Hepsinin büyük umutları, köşeyi dönmek için başka başka planları vardır arsa üzerinde. Kimisi "otopark" kimisi "alışveriş merkezi" der. Ama kimse yetinmez payına düşenle. Hepsinin hayatta yapmak istediği şeyler, en önemlisi de kelimelere sığmayan koca koca hayalleri vardır. Ancak onlar hayallerini gerçekleştirme isteğinden hiçbir zaman vazgeçmeyeceklerdir. Çünkü onlara göre hayali olmayanın hayatı da yoktur.

Muğla'nın sayılı zenginlerinden olan Vardarlıların oğlu Emirhan, okulunu bitirip işini başına geçtiğinde tesadüfen tanıştığı ve orta halli bir ailenin kızı olan Reyhan'a aşık olur. Emirhan ile Reyhan'ın tesadüfi karşılaşmaları onların ilk karşılaşması değildir. Yıllar önce doğduklarında da yolları kesişen bu iki kadersiz insan, yıllarca büyük bir yalanla yaşamıştır. Bu evlilikle beraber, o sır da ortaya çıkacaktır. İstanbul'da yaşayan Reyhan yüreğinin götürdüğü yere, Emirhan'ın memleketi Muğla'ya gelin gider. Vardarlılar Reyhan'ı kabul etmemekte ısrarlıdırlar. Onlara göre biricik oğulları, onlardan habersiz, üstelik aileye yakışmayan bir evlilik yapmıştır. Reyhan ve Emirhan'ın evliliğinde fırtınalar dinmek bilmez.

Sait Faik Abasıyanık'ın yaşamı ve eserlerinden yola çıkarak II. Dünya Savaşı sonrası Burgaz Adası ve Beyoğlu'nda yaşayan yoksul Türk ve Rum asıllı vatandaşların yaşamlarını konu alan dört bölümlük bir drama dizisi.

Doğu-Batı kültürü arasında sıkışıp kalan Fatihli genç bir kız, Neriman'ın ilginç hayat hikayesi...