İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

14 filminden 2'si İzlenir çıktı

Mülayim devlet dairesinde odacıdır, gittiği hastanede raporlarının karışması ve çok yakında öleceği haberini almasıyla bütün hayatı değişir.

Manav Halil kendi halinde yaşayan bir adamdır. Bir akşam, arkadaşlarının ısrarıyla gittiği pavyonda şarkıcı olan Sabiha'yla tanışır ve birbirlerine aşık olurlar. Sabiha, arkadaşı Müjgan'ın birbirlerine uygun olmadıkları yönündeki uyarılarına rağmen Halil'i evine alır ve birlikte yaşamaya başlarlar. Ancak, Sabiha'nın Halil'in hayatıyla ilgili bilmediği gerçekler vardır.

Eşi, çocukları ve kaynanası ile yoksul bir yaşam sürdüren Osman (Kemal Sunal), geçimini hamallık yaparak temin etmektedir. Mahalle esnafına ve evsahibine borcu dağ gibi birikmiştir. Eşi Leman (Yasemin Yalçın) ve kaynanası (Nevzat Okçugil) tarafından da sürekli aşağılanması cabası!.. Birgün mahallenin biletçisi Şakir (Şemsi İnkaya) ona zorla bir piyango bileti satar. Osman bileti bir yere saklar ama nereye sakladığını unutur. Osman büyük ikramiyenin Şakir’in sattığı biletlerden birine çıktığını öğrenir ve kendisinin sanarak büyük bir sevince kapılır.

Film, çevresinin telkinleriyle hareket eden bir adamın öyküsünü konu alır. Zülfü ile Zülfiye evlenirler. Ancak Zülfü’nün malvarlığını ele geçirmeye çalışan amcası Abbas, ikiliyi ayırmaya çalışır. Abbas, Zülfiye hakkında dedikodu çıkarır. Zülfü’yü, karısını öldürmesi için kışkırtır. Sonunda Zülfiye, ailesiyle birlikte gizlice İstanbul’a göç eder. Zülfü, amcasının telkinleriyle Zülfiye’yi öldürmek için İstanbul’a gider. Ancak Zülfiye’nin babasına ait arazide maden çıkınca bütün plânlar değişecektir.

Saf köylü Osman, yanında ırgat olarak çalıştığı Hasan Ağa'nın kızı Emine'ye deliler gibi aşıktır... Bunu ağaya açıklayınca ağa öfkeden deliye döner. Ancak Osman ailesiyle birlikte kapısına dayanınca da yüklü miktarda başlık parası ister. Aşkından divane olan Osman yüzünden başlık parası arttıkça artar ve 600 bin liraya yükselir. Parayı biriktirmek için gurbete çalışmaya giden Osman tamamladığı başlık parasıyla köye dönerken soyulur. Dönüşte Emine'yi alamadığı gibi, toprakları elinden alınan babasının da ölümüne tanık olur. Tekrar şehire dönen Osman hem başlık parası biriktirmek, hem toprakları geri almak için çare aramaya başlar. İkinci İstanbul macerasında karşısına çıkan askerlik arkadaşı Şevket, ona kısa yoldan zengin olmasına yarayacak tokatçılığı öğretmeye başlar. Şevket'ten insanları ve hayatı tanımaya öğrenen Osman, ona saflığı ve iyiliği öğretecektir.

Yedi Bela Hüsnü, sevdiği kızın kalbini kazanmak için kabadayı olmaya çalışan genç bir adamın hikayesini konu ediyor. Genç bir adam olan Hüsnü, kalbini mahallenin güzel kızı Hüsniye’ye kaptırır. Ama ne yazık ki hisleri karşılıklı değildir. Genç kızın kalbini kazanmaya çalışan Hüsnü, arkadaşı Cemal’den kendisine yardım etmesini ister. Hüsnü, Cemal’in verdiği taktikleri harfiyen yerine getirse de sonuçta değişen bir şey olmaz. Bu sırada Hüsniye’nin yaşadığı mahallenin tapuları, türlü oyunlarla Malik adındaki bir adama geçmiştir. Malik, mahallede yaşayanlardan kısa sürede evlerini boşaltmalarını isteyince insanlar ne yapacaklarını şaşırır. Herkes yaşananlara karşı çıkabilecek bir babayiğidin çıkmasını beklemektedir. Hüsnü de arkadaşlarının gazıyla hem mahalleliyi yaşadığı sorundan kurtarmak hem de Hüsniye’nin bu sayede kalbini kazanmak için kabadayı olmaya çalışır. Ancak bu durum onun peşine kiralık katilin düşmesine neden olacaktır.

Mülayim devlet dairesinde odacıdır, gittiği hastanede raporlarının karışması ve çok yakında öleceği haberini almasıyla bütün hayatı değişir.

Başlık Parası için İstanbul'a gelen ve rastlantılar sonucu Şaban Ballıses adıyla ünlü bir türkücü olan Şaban’ın komik öyküsü... Bir gecede şöhret olan ünlüleri tiye alan klasik olmuş bir Kemal Sunal komedisi.

Fatih Sultan Mehmet Mora kentinin başsız kaldığını öğrenir. Mora’da karışıklık başgöstermiştir. Rum Kani Paşa bu karışıklığın nedeni olarak sadrazamı suçlar. Kara Murat ise Rum Kani Paşa’nın sadrazamın yerinde gözü olduğu için iftira attığını, bunun doğru olmadığını ileri sürer. Fatih Sultan Mehmet bu sözler üzerine Kara Murat için ölüm fermanı çıkarır.

Mutlu bir aile yaşantısı olan sevimli Gülşah bir gün eve geldiğinde beklenmedik bir tabloyla karşılaşır. Evde anne babasını bulamayan küçük kız, babasının haksız yere hapse girdiğini; annesinin ile hastaneye kaldırıldığını öğrenir. Bu büyük trajedi karşısında şaşkına dönen kız yine de metanetini korur ve küçük kardeşine sarılarak her şeyin üstesinden gelmeye ant içer. Küçük kız artık bir yandan küçük kardeşine bakacak, diğer yandan da hapisteki babasına ve hastanedeki annesinin geçimini sağlayacak parayı kazanacaktır. Hayatta tek başına kalan Gülşah, çeşitli işlerde çalışıp ailesini geçindirirken küçük yaşta fazlasıyla olgunlaşmayla tanışacaktır.

Mafya babasının oğlu olan Kemal babasından habersiz tren garlarında pişmaniye satmaktadır. Saf ve gözü fazla açık olmayan Kemal aynı zamanda önüne gelen herkese kafa tutmaktadır. Babasının bir iş görüşmesi sırasında Muhtar isimli adamı tarafından öldürülmesi üzerine Babanın mirası bölünür. Babanın sağ kolu olan Avukat babanın oğlu Kemala ulaşarak durumu anlatır. Avukat sayesinde babasının mirasını geri almak için İstanbulun en namlı kabadayılarının mekanını tek tek ziyaret eder ve babanın oğlu Kemal niye nam salmaya başlar. Muhtar'ın babasının öldürdüğünden habersiz yanında gezdirir. Muhtar her seferinde onu tuzağa düşürmek için planlar kurmaya başlar ama babanın oğlu kemal saflığı şapşallığı yüzünden her zaman planlarından kurtulmayı başarır ve olaylar gelişir.

Genç bir adam olan Orhan, kardeşini öldürenlerden intikam alınca hapishaneye düşer. Dört duvar arasındayken beste yapan Orhan, bunları çocukluk aşkı olan Füsun'a gönderir. Füsun besterin kimden geldiğini bir türlü öğrenemez. Aradan geçen yılların ardından özgürlüğüne kavuşan Orhan, bir iş için İstanbul'a gider. Burada hapishaneden tanıdığı bir adam ile karşılaşan Orhan, Füsun'un da dahil olduğu tehlikeli bir durumla karşı karşıya kalır.

Köyden kente gelmiş iki çocuklu bir kadınla, aynı fabrikada çalışan bir işçinin öyküsü. Gelin, Düğün, Diyet üçlemesinin son filminde göç eden ailenin bir fabrika ve çevresindeki işçi-işveren ilişkilerini anlatmaktadır.

Urfa'dan İstanbul'a göçen altı kişilik bir ailenin büyük kentte tutunabilmek için verdikleri ekonomik savaşın öyküsü.

Türk masal anlatı geleneği içerisinde olumlu ve olumsuz özelikleri ile halkı temsil eden bir tiptir. Başlıca özellikleri dürüstlüğü, mertliği, cesareti, yardımseverliği, cömertliği ve kurnazlığıdır. Yoksul bir karı-kocanın veya yoksul bir kadın oğlu yahut da yaşlı bir kadının torunu olarak anlatılan Keloğlan, masalların başında beceriksiz, tembel biri gibi bir izlenim sergilerken olayların gelişmesiyle kurnaz, cesur ve becerikli olduğu ortaya çıkar; yaşından ve boyundan umulmadık şekilde zorlukların üstünden gelir.

Manav Halil kendi halinde yaşayan bir adamdır. Bir akşam, arkadaşlarının ısrarıyla gittiği pavyonda şarkıcı olan Sabiha'yla tanışır ve birbirlerine aşık olurlar. Sabiha, arkadaşı Müjgan'ın birbirlerine uygun olmadıkları yönündeki uyarılarına rağmen Halil'i evine alır ve birlikte yaşamaya başlarlar. Ancak, Sabiha'nın Halil'in hayatıyla ilgili bilmediği gerçekler vardır.