İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

13 dizisinden 3'ü İzlenir çıktı
Yasemin Çonka, 18 Şubat 1972 tarihinde İstanbul’da ailesinin tek çocuğu olarak doğmuştur. 1989 yılında başladığı Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Bolümü’nden 1993 yılında mezun oldu. Radyo Sport’ta spikerlik yapmaya başladı. Radyo Fener’in müdürlüğünü yaptı. Evlendi ve Amerika’ya gitti, iki buçuk yıl orada kaldı. 1996-1998 yıları arasında Amerika California’da Monterey Peninsula College, Monterey-California, English Language’de okudu.

İstanbul'un eski semti Samatya'da, Antep Sofrası adlı kebapçının sahibi Ali Haydar, eşi ölmüş, kızlarıyla yaşayan bilge bir adamdır. Dükkanında çalışmaya başlayan Hanım'la aralarında bir aşk doğar. Hikaye, bu iki karakterin ve çevrelerindeki renkli kişiliklerin (Neriman, Vakkas, Timoti, Şeco vb.) sevinçleri, hüzünleri, umutları ve hayal kırıklıklarıyla dolu yaşamlarını anlatır. "Öteki Türkiye"nin samimi ve dokunaklı bir portresini çizer.

Seksenler dizisi Türkiye’nin 1980’lerin başından günümüze değin geçen 32 yıllık geçmişini ve değişimin hikayesidir. Klasik bir Türk ailesi üzerindeki etkilerini hedefleyen eğlenceli bir dönem sitcom’u olan dizide sosyal hayattaki değişimin, hayatımıza giren yeniliklerin bizleri nasıl etkilediğini gözler önüne serecek. Seksenler dizisi bize kaybettiğimiz insani değerleri yeni nesillere tekrar kazandırmak amacıyla geçmişe yapılmış eğlenceli bir yolculuk olacak. Seksenler dizisi o yılları yaşamış olanlar kadar yaşamamış olan gençlerin ve çocukların da ilgisini çekecek. Bir çocuk sobayı, merdaneli makineyi, pul yapıştırıp yolladığımız mektupları, anket defterlerini, siyah önlükleri, kolalı yakaları, sokaklarda koşturarak sürdüğümüz telli arabaları, misket dolu torbaları ilk defa bu dizide görecekler.

İstanbul'un orta yerinde bir masal başlıyor! Bu masal, güçlü ve karmaşık bir aşk hikâyesi ekseninde günümüz İstanbul'unda farklı kesimlerden insanların hayatlarını anlatıyor. Bir yanda iş dünyasının hırçın atmosferinde, lüks barlarda, araba yarışlarında, yatlarda, köşklerde geçen hayatlar, diğer yanda mütevazı ama tutkulu, güçlüklerle dolu ama aynı zamanda da eğlenceli insanlar. İstanbul'un rengarenk atmosferinin en çarpıcı hikayeleri, "Bir İstanbul Masalı"yla ekranlara taşınıyor.

Üç yetişkin kardeş, dul annelerinin birlikte olduğu tuhaf adamla tanışınca onların evlenmelerine engel olmak için ellerinden geleni yapar.

İstanbullu genç bir kadın psikiyatrist, tayinle geldiği ama şehre çok da uzak olmayan bir taşra kasabasında mecburi göreve başlar. Hafta içi görevine kasabada devam ederken hafta sonları da İstanbul'daki evine gelir. Çekici kocası Cem ile dışardan kusursuz gibi görünen bir evlilik sürdürmektedir; ama içten içe ters giden bir şeylerin olduğunu hisseder. Öte yandan bir gün hastaneye getirilen küçük yaşta bir kadın hasta olan Elmas ile ilişkisi Şehnaz'a bambaşka bir kapı açarken akli dengesini yitirmek üzere olan Elmas da Şehnaz'ın yardımıyla ruhundaki düğümleri bir bir çözecektir.

“Araf”ta kalmış iki gencin hikayesi. Arafta kalmış iki gencin hikâyesini anlatır: Zehra ve Olgun; bir otoban üstünde kurulu, her şeyin gelip geçici akarak yaşandığı, devasa bir benzin istasyonunda, 24 saatlik vardiya usulüyle, hiç değişmeyen bir monotonlukta, sanki bir gün hayatlarının birden bire değişivereceği beklentisi ve hayalinde, aslında neredeyse içinde yok olup gittikleri bir vakumun içinde, biteviye çalışarak yaşarlar. Bir gün aniden beliriveren bu beklenti acaba onları arafta kalmaktan çıkarabilecek midir?

Evli ve bir çocuk sahibi olan kuaför Erdem günün birinde askerlik arkadaşı Ahmet’le karşılaşır. Ahmet’in uyuşturucu satıcısı olduğundan habersiz onunla bir çay bahçesinde buluşmak için sözleşir. Ancak Ahmet’le iş birliği yaptığı gerekçesiyle tutuklanır ve karısı dahil kimseye suçsuz olduğunu anlatamaz. Bu süre içinde olup bitenlerden habersiz olan oğlu Ali, babasının dünyayı uzaylılardan kurtaracak olan bir komutan olduğunu sanmaktadır. Bu masum oyuna zamanla koğuş da katılacak ancak Erdem’in bu koğuştaki misafirliği beklediğinden uzun olacaktır.

İnci Taneleri, hapishaneden çıktıktan sonra hayatını yeniden kurmaya çalışan bir adamın hikayesini konu ediyor. Azem Yücedağ, cezaevinde geçirdiği onlarca yılın ardından artık özgürlüğüne kavuşur. Acı dolu geçmişe sahip olan Azem, taşıdığı büyük sır ve hayatın yüküyle umudun peşinden koşarken, kolyesinden kopup dört bir yana savrulan inci tanelerini bir araya getirebilecek midir?

Onur Buldu’nun 5 farklı karaktere hayat verdiği Sizi Dinliyorum’da, her bölümde 5 farklı çift ve birçok konuk oyuncu yer alıyor. Onur Buldu ve karakterleri, Sizi Dinliyorum’da eşsiz bir ilişki terapisi deneyimi sunuyor.

Kendi halinde bir kebap ustası olan Fırat, kaderiyle oynayan ünlü yaşam koçu Doktor Aşk’a dersini vermek ister. Fırat’ın öfkeyle çıktığı yolculuk, onu bir Fransız restoranına sürükler. Geçmişte Fransız mutfağında iyi bir şef olan Fırat, tutkunu olduğu mutfağa yeniden kavuşurken; restoranın sahibi, güzeller güzeli Naz Soyluer sayesinde de gerçek aşkla tanışır. Doğu ve batı mutfaklarını harmanlayan, yemek sihirbazı Fırat Şef, herkesi şaşkına çevirecek tarif defterinde bir tek Aşkın Tarifi olmadığını anlayacaktır. Tarifsiz bir aşk yolculuğuna çıkan Fırat, Doktor Aşk’a “aşk dersi” verebilecek mi? Yoksa ava giderken avlanacak mı? Fırat, Aşkın Tarifini bulabilecek midir, ya da Aşkın Tarifi var mıdır?

Dizi, oyuncularını evden çıkarıp dizi çekmeye ikna etmeye çalışan bir yapımcıyı ve onun etrafındaki oyuncu dostlarının aile yaşamlarını konu ediniyor.Korona virüsü salgınının sıradan insanların yanı sıra ünlü insanların hayatlarını nasıl etkilediği bu dizi aracılığıyla gözler önüne serilecek.

Seksenler dizisi Türkiye’nin 1980’lerin başından günümüze değin geçen 32 yıllık geçmişini ve değişimin hikayesidir. Klasik bir Türk ailesi üzerindeki etkilerini hedefleyen eğlenceli bir dönem sitcom’u olan dizide sosyal hayattaki değişimin, hayatımıza giren yeniliklerin bizleri nasıl etkilediğini gözler önüne serecek. Seksenler dizisi bize kaybettiğimiz insani değerleri yeni nesillere tekrar kazandırmak amacıyla geçmişe yapılmış eğlenceli bir yolculuk olacak. Seksenler dizisi o yılları yaşamış olanlar kadar yaşamamış olan gençlerin ve çocukların da ilgisini çekecek. Bir çocuk sobayı, merdaneli makineyi, pul yapıştırıp yolladığımız mektupları, anket defterlerini, siyah önlükleri, kolalı yakaları, sokaklarda koşturarak sürdüğümüz telli arabaları, misket dolu torbaları ilk defa bu dizide görecekler.

Uzun yıllar yurt dışında kalmış ve Türkiye üzerine tezler hazırlamış olan genç ama parlak akademisyen Murat, Türkiye’ye döner. Arkadaşıyla gezdiği kenar mahallelerden birinde gördüğü güzel çingene kız Hasret üzerine hayatını değiştirecek bir bahse girer: “Bu kenar mahalle dilberinden hanımefendi olur mu, olmaz mı?”. Akademisyen, çingeneden hanımefendi yaratmaya çalışırken, öteki Türkiye”nin gerçekleriyle yüzleşecek, kız parlak bir yıldıza dönüşürken, Murat da Hasret'e yavaş yavaş âşık olduğunu ve bu iddianın nasıl gerçekleşeceğini görecektir.

Gizem Özsoy (Sanem Çelik) hayatını yalnız başına sürdüren genç ve işinde başarılı bir kadındır. Gizem, kız kardeşi Funda'dan gelen ani ölüm haberi karşısında hiç beklemediği bir gerçekle yüz yüze kalır. Funda, ikisinin de üvey kardeşi olan Cengiz'in kendisine tecavüz etmesini daha fazla kaldıramayarak ve bu yükün altında ezilerek intihar etmiştir. Gizem kardeşinin ölümünden Cengiz'i sorumlu tutarak onu polise şikâyet edeceğini söyleyince bir anda Cengiz'in ölüm tehditlerine de maruz kalır. Artık kendi hayatı da tehlikededir ve bir kadın sığınma evini idare eden arkadaşı Canan Görgün'e sığınır. Canan'ın evinde kardeşi Murat ile tanışır. Her iki kardeş de kendi geçmişlerinde aile içi şiddete maruz kalmışlardır. Murat yurt dışında gazetecilik yaparak geçmişinden kaçsa da, Canan kurduğu sığınma eviyle kendisini annesi gibi mağdur kadınları kurtarmaya adamıştır.

Begüm deneme sınavından kötü bir puan aldığı için Sevim ve Ahmet dershaneye çağrılır. Rehber öğretmenler Serdar ve Yeşim, Begüm için çok sıkı bir program verirler Sevim'e. Begüm artık her gün etüt için dershaneye de gelecektir. Sevim, Begüm için çok pahalı olmasına rağmen özel bir hoca bile tutar. Begüm, Yeşim Öğretmen'e, Burak'a aşık olduğunu söyler. Bu durum iki ailenin de evinde atom bombası etkisi yaratır. Burak'ın ablası Yelda, erkek arkadaşının etkisiyle kötü alışkanlıklar edinir. Sevim'in ilgisizliğinden sıkılan Ahmet ise yeni tanıştığı bir kadına ilgi duymaya başlar. OKS, iki ailenin de hayatını geri dönülmez bir şekilde değiştirmeye başlamıştır artık.
Görsel yokŞafak ve Rüya birbirine deliler gibi âşık iki avukattır. Şafak'ın ortağı olduğu hukuk bürosunda çalışan Rüya'nın babası ağır ceza hâkimi Adil Güven Öztürk, Ankara'da emeklilik için gün sayar. Adil bey son davasına girer ve İstanbul'a dönmek için hazırlıklara başlar. Onu çocukları Semih, Rüya ve Cenk, gelinleri Özlem, İdil ve kız kardeşi İhya, hem tatlı hem de gergin bir telaş içinde beklemektedir. Ailenin küçük oğlu Cenk'in canı kadar sevdiği bir eşi ve bir de küçük kızı vardır ama Cenk'in kötü bir alışkanlığı bu güzel ilişkiye gölge düşürür. Ankara'dan sevgiyle uğurlanan Adil Bey, trende eski düşmanı Gaffar'ın soluğunu ensesinde hisseder. Şafak Rüya'nın ailesiyle tanışmak için geldiği yemekte büyük bir şok yaşar. Çocuklarının düzgün birer hayat yaşadığını düşünen Adil beyi İstanbul'da hangi sorunlar bekliyor? Cenk'in kendisini terk eden eşi İdil'den son isteği ne? Gözünü kin bürüyen Gaffar intikamını alabilecek mi? Şafak'ı hangi acı tesadüf bekliyor?

Hayatın hırsızlık yapmak zorunda bıraktığı bir genç kız, Mavi… İdealleri olan ama uygulamaların hayal kırıklığına uğrattığı genç bir polis komiseri, Çınar… Lüks arabaları parçalayan, şaşırtıcı bir zekaya sahip şeytani bir çete reisi, Aksak… Sürükleyici, duygusal bir öykü. Büyük, çarpıcı bir aşk hikâyesi. Hayat koşullarının, kaderin hırsızlığa mecbur ettiği Mavi ile Ahlak ve Kumar Masası’nda dedektif olarak görev yapan Çınar’ın ümitsiz aşklarının hikayesi...

İstanbul'un orta yerinde bir masal başlıyor! Bu masal, güçlü ve karmaşık bir aşk hikâyesi ekseninde günümüz İstanbul'unda farklı kesimlerden insanların hayatlarını anlatıyor. Bir yanda iş dünyasının hırçın atmosferinde, lüks barlarda, araba yarışlarında, yatlarda, köşklerde geçen hayatlar, diğer yanda mütevazı ama tutkulu, güçlüklerle dolu ama aynı zamanda da eğlenceli insanlar. İstanbul'un rengarenk atmosferinin en çarpıcı hikayeleri, "Bir İstanbul Masalı"yla ekranlara taşınıyor.

Olcay (Zuhal Olcay) ve kızı Duru (Özgü Namal) sürdürdükleri rahat ve güzel yaşamı Olcay'ın eşi Engin'in (İlhan Şeşen) intihar etmesi sonucu kaybederler. Artık zengin değillerdir. Engin'in iflas ederek intihar etmesi sonucu evlerini de kaybederek yepyeni bir hayat için yepyeni bir mahalleye taşınmak zorunda kalırlar. Artık hayatları hiç bir zaman eskisi gibi olmayacaktır.

İstanbul'un eski semti Samatya'da, Antep Sofrası adlı kebapçının sahibi Ali Haydar, eşi ölmüş, kızlarıyla yaşayan bilge bir adamdır. Dükkanında çalışmaya başlayan Hanım'la aralarında bir aşk doğar. Hikaye, bu iki karakterin ve çevrelerindeki renkli kişiliklerin (Neriman, Vakkas, Timoti, Şeco vb.) sevinçleri, hüzünleri, umutları ve hayal kırıklıklarıyla dolu yaşamlarını anlatır. "Öteki Türkiye"nin samimi ve dokunaklı bir portresini çizer.