İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor


Doğunun kanunlarından uzağa kaçan bir adam olan Haşmet ve hayatın acı gerçeklerinden bihaber, saf ve duru bir kız olan Yağmur'un imkansız aşkının hikayesidir. Doğu ve Batının, Güneş ve Ayın, Su ve Ateşin masalıdır bu aşk…

Hande Altaylı'nın çok satan romanı Kahperengi'den uyarlanan dizi Anadolu'nun küçük bir kasabasında doğup, büyüyen Narin'in hikayesini anlatıyor. Narin, azmi ve zekası sayesinde eğitimini büyük güçlüklerle olsa da tamamlamış ve zorlu geçmişini ardında bırakarak İstanbul'a, yeni bir hayat kurmaya gelmiştir. Narin'in çocukluktan büyük bir aşkla sevdiği Fırat, yıllar sonra Narin'in karşısına hiç beklemediği birisinin nişanlısı olarak çıktığında, Narin'in daha yeni açtığı temiz sayfası bir anda geçmişin izleri ile dolar. Diğer taraftan geçmişin bir hayaleti daha, Narin'in karşısına dikilmek için gün saymaktadır.

Aile büyüğü dedelerinin ölümünün ardından annelerinin ısrarıyla, yeni bir başlangıç yapmak için İstanbul'a taşınan Yiğit ve Emir, geldikleri ilk günden itibaren bu şehrin onlara iyi gelmeyeceğini anlayacaktır. Ailelerinin her şeyini kaybetmesinin ardından, babaları da intihar eden iki kardeşten Yiğit, annelerini de yataklara düşüren bu olayın faillerinden intikam almaya ant içer.

Küçük lokantasını ayakta tutmaya çalışan Afife ile tefeci bir ailenin veliahtı olan Kemal arasında filizlenen imkânsız aşk, her iki ailenin de kaderini değiştirecektir.

Bahar, ölümle karşı karşıya geldiğinde dışarıdan ‘kusursuz' görünen ailesinin özellikle de eşi Timur’un başka bir yüzüyle karşılaşacak. Bahar’ın ani hastalığı ile ailedeki tüm dinamikler değişecek. Bu süreçte Evren, her anlamda Timur’un rakibi olacak. Bahar’ın hayatını yeniden inşa etmesi ise çoğu zaman trajikomik hikayelerle izleyiciye umut aşılayacak.

“Dokuz Oğuz”, Türk’ün olduğu her yerde, Türk için savaşacak “Oğuz Timi”nin hikayesini anlatıyor. Albay Tomris Toprak; “Türk Dünyası Acil Müdale Timi“ni kurmak için titizlikle çalışmalarını sürdürmüş ve en seçkin askerlerden oluşan Oğuz Timi’ni kurmuştur. Türk Silahlı Kuvvetlerinin göz bebeği olan bu birlik, dünyanın her noktasında kıyıma, zulme uğrayan Türkler için mücadele edecektir. Tim komutanı Türk Silahlı Kuvvetlerinin en yetenekli ve en cesur subaylarından biri olan Yüzbaşı Batur Karanlık ve onun isteğiyle “Oğuz Timi”ne kabul edilen Sözleşmeli Erler; Okan Demirkır ve Yaşar Kayatürk, Teğmen Yiğit Toygar, Astsubaylar; Ercan Korkut, Umay Çolpan, Timur Gökay ve Boran Delideniz yemin ederek göreve başlarlar. Oğuz Timi’nin göreve başlamasıyla artık dünyada hiçbir Türk kimsesiz değildir…

İnsanlar 24 saat içinde öleceklerine inandıklarında hayatları nasıl değişir? Hayatlarının son gününü yaşadıklarını öğrenen 6 kişi, geçmişleriyle yüzleşirken, farklı tepkiler verecek ve yaklaşan ölümle kendi yöntemleriyle başa çıkacaktır.

İkiz çocukları ile birlikte yaşayan Zeynep, üniversite yıllarında büyük bir aşkla evlendiği Oktay’dan aldatıldığı için boşanmıştır. Zeynep, erkeklere olan inancını kaybeder ve kalbini aşka kapatır. Ta ki Kenan’ı tanıyana kadar. Yelda da, Kenan’ın peşindeki kadınlardan biridir ve Kenan’la yeni başladıkları iş ortaklığını evliliğe taşımak niyetindedir.

Üç kadın; Feyza, Zuhal ve Nehir, kocalarının ortak olduğu otelin kuruluş yıldönümünü kutlamak için kocalarına sürpriz yaparlar. Ancak bu sürpriz beklenmedik sonuçlar doğurur. Kendilerini birdenbire türlü aksiyonların ortasında bulan bu kadınların, erkeklerin dünyasına girişi oldukça olaylı olacak.

Bir yanda nikah masasında terk edildiği adamın düğününü organize etmek zorunda kalan Leyla (Elçin Sangu) diğer yanda gitmesinin nedenini herkesten saklayan Sarp (Ozan Dolunay) ve ikilinin ortasında her şeyden habersiz evlilik hayalleri kuran Melisa (Yasemin Allen)... Kaderin cilvesi ile birbirlerine düğümlenen bu üç kişinin hayatı öylesine karışır ki çözmeye çalıştıkça işin içinden çıkmak imkansız hale gelir... İyi Günde Kötü Günde dizisi, Leyla, Sarp ve Melisa'nın birbirine düğümlenen ilişkilerini eğlenceli bir üslupla ekrana getirecek.

Bir adam bir kadını sever ve dünya değişir. Ama hayatı kökten değiştiren, aşkı değil, aşkına ulaşabilmek için cesaret edebildikleridir. O kişiye duyduğu aşkın acımasızlığında öylesine büyük fırtınalar başlatır ki, sonunda, dokunduğu her şeyi yıkar. Ve bazen.. Hayatın kendini yenilemesi için önce her şeyin yıkılması şarttır. Çok satan Fi - Çi - Pi üçlemesinden Nüket Bıçakçı tarafından senaryolaştırılan, tutkunun peşinden koşanların, yanma pahasına ateşe uçanların ve acıdan geçerek süregelen yaşama karşı dik duranların hikayesi...

46 Yok Olan’da, kız kardeşini hayata döndürmek için bir bilim insanının kendini kobay olarak feda etmesi, büyük çabalar harcaması ve sonunu kimsenin tahmin edemeyeceği bir yolculuğa çıkışının hikayesi işleniyor.

Aile büyüğü dedelerinin ölümünün ardından annelerinin ısrarıyla, yeni bir başlangıç yapmak için İstanbul'a taşınan Yiğit ve Emir, geldikleri ilk günden itibaren bu şehrin onlara iyi gelmeyeceğini anlayacaktır. Ailelerinin her şeyini kaybetmesinin ardından, babaları da intihar eden iki kardeşten Yiğit, annelerini de yataklara düşüren bu olayın faillerinden intikam almaya ant içer.

Hande Altaylı'nın çok satan romanı Kahperengi'den uyarlanan dizi Anadolu'nun küçük bir kasabasında doğup, büyüyen Narin'in hikayesini anlatıyor. Narin, azmi ve zekası sayesinde eğitimini büyük güçlüklerle olsa da tamamlamış ve zorlu geçmişini ardında bırakarak İstanbul'a, yeni bir hayat kurmaya gelmiştir. Narin'in çocukluktan büyük bir aşkla sevdiği Fırat, yıllar sonra Narin'in karşısına hiç beklemediği birisinin nişanlısı olarak çıktığında, Narin'in daha yeni açtığı temiz sayfası bir anda geçmişin izleri ile dolar. Diğer taraftan geçmişin bir hayaleti daha, Narin'in karşısına dikilmek için gün saymaktadır.

Çömlekçilik yapan İsmail zamanında zorla bir evlilik yapmış ve bu evlilikten dört çocuk sahibi olmuştur. Sonra bir başkasına aşık olan İsmail'in, Kudret'in üzerine getirdiği kuması Cennet'ten de üç çocuğu vardır. Artık çömlekçilikten para kazanamayan İsmail çocuklarının da isteğiyle İstanbul'a göç etmeye karar verir. Bu arada ailenin ortanca kızı Hayat yörenin köklü ailelerinden birinin oğluyla aşk yaşamaktadır. Gençlik ateşine karşı koyamayan Hayat ve Kerem evlenmeden beraber olurlar, bunu duyan aile Hayat'ı 70 yaşındaki Abbas'a verir.

Gençliğinde çok iyi top oynarken sakatlanmış, pes etmeyip teknik direktörlüğe hırs yapmış emekli, içi futbol ateşi ile yanan Ziya Fikret Tamyol'un yaşamından kesitler... Başarısızlığa yenilmeyen, umutlarının peşinden koşarak, inandığı, güvendiği ve gönülden istediği hedefine ulaşmakta ilerleyen bir teknik direktörün öyküsü...

Elif üç buçuk yıl cezaevinde yatmış bir suçludur. Suçu ise babasının yanarak öldüğü yangına sebebiyet vermektir. Cezaevinden çıkar çıkmaz, kendini aklamaya gerçek suçluyu bulmaya çalışır bu arada da gönlünü, kendini şoför olarak tanıtan aslında büyük bir holdingin veliahdı olan Ahmet'e kaptırır. Elif ve Ahmet birbirlerinden sakladıkları sırlarıyla beraber bir aşka yelken açarlar, ancak gerçekler onları hemen köşe başında beklemektedir.