İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

Yasemin was born in 22 January 1985, in Germany. At age 15 she participated in Gaye Sokmen Ajan's Elite Model Look competition and was in top 10. In the year 2003, she also participated in the Miss Turkey Beauty competition and finished in the top 10. After finishing high school, she got her education in Mujdat Gezen Sanat Centre. Her acting in "Ah be Istanbul" and "Cocugun var Derdin Var" was liked very much. After that she pursued acting. She had Tekirdag accent so she took classes from Can Gurzap.

Sarp Teksoy, magazin dergilerinden tanınan, her hafta başka bir kadınla fotoğrafı çıkan yakışıklı bir gençtir. Tabii maddi gücünü soyadına borçludur. Ancak babası Orhan Teksoy oğlunun dağınık hayatından hiç de memnun değildir. Annesi Tülay Teksoy'un gelin adayı kendi çevrelerinden Berna'dır. Sarp'a Berna ile söz kesmişler, ancak yine de onun hızını kesememişlerdir. Ekin ise İstanbul'un kıyıda köşede kalmış mahallelerinden birinde yaşayan işçi emeklisi İsmet ve eşi Gülser'in iki çocuğundan biridir. Daha doğrusu iki çocuğundan hayırlı olanı. Abisi Kurtuluş, hiçbir işte dikiş tutturamamış, olmayacak hayallerin peşinden koşan ancak asla yılmayan ailenin başındaki beladır. Ekin ailesinin maddi imkansızlıkları yüzünden erken yaşta çalışmaya başlamıştır. Bugüne kadar da gece gündüz demeden çalışmış bir fabrika kızıdır. Sarp ve Ekin tuhaf bir şekilde tanışırlar ve olaylar gelişmeye başlar. Olayın adı artık aşk oyunudur ve oyun içinde kahramanlarımız kendilerini gerçek hayatta bulurlar.

Özel bir lisede hayat devlet okullarınkinden çok farklıdır, hem öğrenciler hem de öğretmenler için. Koçum Benim, lise öğrencilerinin öğretmenleri ile ilişkileri, aile hayatları, gençlik dertleri üzerine yoğunlaşan bir yapım. Lisenin basketbol takımının koçu (Tarık Akan) öğrencilerin okulda en sevdiği ve en çok desteklediği figürlerden biridir. Koç da öğrencilerini sadece spor karşılaşmalarına hazırlamakla kalmaz, onları hayata dair de eğitir.

Şehre bir güzellik gelir! Türkiye’nin güneydoğusunda, herkesin ve her şeyin “uzağında” küçük bir masal sehrinde geçer hikaye. 1980 yılının yaz ayları... Tüm ülke siyasi bir kaosun içindedir. Siyasi şiddet ülkeye egemendir. Sağda ve solda onlarca değişik fraksiyon türemiştir. Bu anlaşılmaz saçma, acıklı ve komik “anarşik” atmosfer “Vizontele” şehrine çok başka ve kendine özgü biçimde yansımıştır. Güner Sernikli bu uzak şehre sürgün edilmiş bir devlet memurudur. Her şeyin saçma bir rota izlediği günlerde Sernikli ailesi uzun ve çileli bir yolculuğun sonunda “Vizontele” şehrine gelirler. Sernikli Ailesi, o yaz şehre sanki bir hediye paketi gibi gelir. Güner bilgiyi, Tuba güzelliği, saflığı ve bizzat aşkı getirir. Evet, o yaz şehre çok güzel şeyler gelmiştir ama uzun süre kalamamıştır.