İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor


Japon mutfağında ustalaşmayı hedefleyen genç bir şef, zengin bir iş adamının özel aşçısı olur ve bu durum beklenmedik bir aşk hikâyesine yol açar.

Kaan binbir emek ve zorlukla çalışma hayatında yükselmiş, başarılı bir iş kariyerine sahip olmuştur. Eşi, iki çocuğu ve işiyle ilgilenirken, bir sahil şehrinde yaşayan babası Eşref'i ise biraz ihmal etmiştir. Ancak günün birinde babasının geçirdiği rahatsızlık, onu babasının yanına gitmeye zorlar, ancak yoğun işlerinden ötürü babasını İstanbul'a, evine getirmeyi tercih eder. Son derece iyi niyetli ve iyi kalpli bir insan olan Eşref Bey, burada yük olduğunu hissedince geri dönmek ister. İçindeki bulundukları güç durum, özellikle Kaan için zor kararlar almayı ve sıkı bir vicdan muhasebesini gerektirecektir.

Ormanda vahşice işlenen Hamdi Atılbay cinayeti, karışık geçmişini arkada bırakarak artık yeni düzenini kurmak isteyen genç savcı Leyla ile düzenli ve şöhret dolu bir hayata sahip olan hırslı gazeteci Kenan’ın yollarını kesiştirir. Ne var ki bu cinayet, sadece onların aşklarının değil aynı zamanda hayatlarıyla ilgili bildikleri doğruların yıkılacağının da habercisidir.

Kaan binbir emek ve zorlukla çalışma hayatında yükselmiş, başarılı bir iş kariyerine sahip olmuştur. Eşi, iki çocuğu ve işiyle ilgilenirken, bir sahil şehrinde yaşayan babası Eşref'i ise biraz ihmal etmiştir. Ancak günün birinde babasının geçirdiği rahatsızlık, onu babasının yanına gitmeye zorlar, ancak yoğun işlerinden ötürü babasını İstanbul'a, evine getirmeyi tercih eder. Son derece iyi niyetli ve iyi kalpli bir insan olan Eşref Bey, burada yük olduğunu hissedince geri dönmek ister. İçindeki bulundukları güç durum, özellikle Kaan için zor kararlar almayı ve sıkı bir vicdan muhasebesini gerektirecektir.

1930'lu yıllarda Zonguldak’a iş sebebiyle yeni taşınan Halit'in güzeller güzeli karısı Mükerrem, şehrin en varlıklı ailelerinden birinin oğluyla adı konulmayan bir ilişkiye başlar.

Cennetin Çocukları, İskender’in karanlık sokaklardan sıcacık bir aile ortamına uzanan dönüşüm yolculuğunu ekrana taşıyor.

"Kara Ağaç Destanı"nda; 1950 ve 1970’li yıllarda Anadolu’nun kadim topraklarında iyiliğin yanında kötülüğün, varlığın dünyası ile yokluğun gerçeği yan yana anlatılırken heyecan, hüzün ve sevda kalplere dokunacak.

Ormanda vahşice işlenen Hamdi Atılbay cinayeti, karışık geçmişini arkada bırakarak artık yeni düzenini kurmak isteyen genç savcı Leyla ile düzenli ve şöhret dolu bir hayata sahip olan hırslı gazeteci Kenan’ın yollarını kesiştirir. Ne var ki bu cinayet, sadece onların aşklarının değil aynı zamanda hayatlarıyla ilgili bildikleri doğruların yıkılacağının da habercisidir.

Kendi halinde bir hayat süren ve mert bir adam olan taksici Ali Rıza ile karanlık dünyanın güçlü patronlarından birinin kıymetli kızı Halide’nin yolları bir kahramanlık hikayesinde kesişir. Ali Rıza ile müşterisi Halide’nin karşılaşmaları her ikisinin de hayatlarını sonsuza kadar değiştirir. Arıza; bir taksicinin, şehrin krallarıyla girdiği büyük savaşı ve bu amansız mücadelenin gölgesinde Halide ile yaşadıkları tehlikeli aşkın hikayesini anlatıyor.

“Hikaye, çiçek yetiştiriciliği ve esans üreticiliği ile ünlü Kalender kasabasında geçiyor. Masal ismindeki esrarengiz kadının kasabaya gelişi ile 15 yıldır saklanan büyük sırlar açığa çıkacak ve kasabada artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Masal ile 'Yüzleşme'ye hazır mısınız?”

Japon mutfağında ustalaşmayı hedefleyen genç bir şef, zengin bir iş adamının özel aşçısı olur ve bu durum beklenmedik bir aşk hikâyesine yol açar.

Koçoğlu otellerinin kurucusu Hüseyin Koçoğlu (Arif Erkin), geçirdiği kalp krizi sonucu ölüm döşeğindedir. Hayata tutunmak için sevgili torunu Ferit’ten (Eren Hacısalihoğlu) tek istediği, yıllar önce yaşadığı gayrimeşru ilişki sonucu dünyaya gelen kızının ölüm haberiyle beraber varlığından yeni haberdar olduğu Ece Öztürk’ün bulmasıdır. Ferit, tüm yolları denemiş ama Ece’nin izini bulamamıştır. Dedesinin son arzusunu yerine getirmek için çırpınan ve çaresiz kalan genç adam, sevgilisi Gonca’nın (Seda Güven) teklifini kabul ettiğinde kendisini büyük bir yalanın içinde bulur. Bu yalanın baş rolünde ise Peri Aslan (Buse Arslan) vardır.

Cesur Yürek’te yüreğinden ve bileğinden başka güvenecek hiçbir şeyi olmayan Ömer Korkmaz karakterine can verecek olan Onur Tuna, ailesi, mahallesi ve arkadaşları için büyük bir mücadele içine girecek. Ruveyda Öksüz’ün canlandırdığı Berrin karakterinin hayattaki en büyük ikilemi ise, idealist bir hukukçu olmasına rağmen, aşık olduğu adamın adaleti kendi elleriyle dağıtmaya karar vermiş bir kabadayı olmasıdır…

Doğduğu gün yetimhaneye bırakılan Asya, aslında çok büyük bir mirasın tek varisiydi, Ve bunu kendisi dahil kimseler bilmiyordu. Yıllar önce annesini doğum masasında kaybederek en büyük talihsizliği yaşayan Asya için hayat, başlangıcından itibaren zorluklarla geçmiştir. İki günlük bebekken babası Cevher’in yurt dışından ölüm haberi gelmiş; böylece Asya, amcası Levent ve yengesi Aysel’in eline kalmıştır. Cevher’in tek varisinin Asya olduğunu bilen Aysel, Levent’ten gizli sevgilisi Kürşat’ı kullanarak hain bir plan hazırlamıştır. Plan tıkır tıkır işler ve Aysel kaynının büyük servetine konar. Ama henüz onun da bilmediği bir şey vardır. Aysel, Asya’yı öldü bilmektedir. Oysa Kürşat, kızı bir yetimhaneye vermiş, hayatını adım adım takip etmiştir. Amacı günü gelince Asya’yı, Aysel’den intikam almak için kullanmaktır.

1878 yılında gerçekleşen, tarihimize "Çırağan Baskını" olarak geçen, çok yönlü ve çok aktörlü bir darbenin anatomisinin anlatıldığı mini dizi TRT1 ekranlarında seyircisiyle buluşuyor. Kahramanlar, hainler, idealistler, aklı karışık olanlar, yabancı güçler tarafından kullanılanlar… İhanet edenlerle milletinin huzuru için ölümü göze alanların mücadelesi ve tutkulu bir aşkın hikayesi bu yapımda.

Dila, Barazoğlu ailesinin güzel gelinidir. Kocası, Karadağlı ailesinin büyük oğlu Rıza tarafından öldürüldükten sonra hayatı altüst olur. Dila kocasının intikamını almaya ve Rıza'yı öldürmeye yemin eder. İstanbul'dan çıkıp intikamını almak için kayınpederinin büyük çiftlik evinde yaşamaya başlar. Rıza, Barazoğlu ailesinden olduğunu bilmeden görür görmez Dila'ya tutulur. Aynı zamanda Dila, kocasının katili olduğunu bilmeden Rıza'ya aşık olur. Hikayede, düşman iki aileden gelen iki gururlu kişinin imkansız aşkını keşfedeceksiniz. Dila kocasının katilinin Rıza olduğunu öğrenecek mi? Geçmiş unutulacak mı?

Hakan ve Feryal doludizgin başlayan aşklarını, evlilikle noktalamak isterler. Ancak bu son durakları olmaz. Hakan evlilik hayatına bir türlü alışamayınca, Feryal'in boşanmaktan başka şansı kalmaz. Feryal yeni bir evliliğe yelken açarken, Hakan bu evliliği engellemeye çalışır. Yapacak bir şey olmadığını anlayınca bu kez oğlunun velayetini almak ister. Bu hengamede hastalanan Alp'in, ölümcül bir hastalığı olduğunu öğrenen anne ve baba, oğulları için bir araya gelirler.

Kilis’in önde gelen Göçer ailesinin oğlu Cesur Göçer (Murat Han), mütevazi bir ailenin kızı olan İlknur (Özlem Conker)‘a aşık olur. Cesur Ağa, evliklik hazırlıklarını başlatsa da İlknur’un gönlünde başkası vardır. Evlendikleri gece, İlknur ağaya onu sevmediğini ve beraber olmak istemediğini söyleyince Cesur çılgına döner. Bir el silah sesi duyulur ve ertesi gün genç kadının intihar ettiği çevreye yayılır. Yörenin ileri gelenleri bu durum karşısında töreyi uygulamak ister ve İlknur'un acılı kız kardeşi Ömür'ü (Begüm Birgören) Cesur Ağa'nın yeni karısı olarak seçerler. Bu zorlamayı asla kabul etmeyen Ömür, Soykan ailesine sığınır. Bu ailenin oğlu Erdem (Mehmet Ali Nuroğlu), hoşlandığı Ömür'ü töreden ve Cesur Ağa’dan korumak için her şeyi göz alır.

Güzeller güzeli Fadime, erkeklerin kendisi için yanıp tutuştuğu, Karadenizli bir kızdır. Annesi Nazife ve ninesi Kadife ile birlikte Trabzon'un küçük bir köyünde yaşayan Fadime'nin balıkçı babası ise onları terk etmiştir. Gelin-kaynana ise hiç geçinemez, Fadime sürekli ninesi ve annesi kavgaları arasında kalır. Levent, ise İstanbul'da yaşayan zengin ve yakışıklı bir adamdır. Ailesine oldukça bağlı olan Levent, dedesi Temel'i kıramaz ve isteği yerine getirmek için Trabzon'a gider. Levent, dedesinin doğup büyüdüğü evi satmak için, yanına arkadaşı Vedat'ı da alarak Karadeniz'in yolunu tutar. Fakat dedesinin bahsettiği ev, Fadime'nin ninesi Kadife'nin evidir! Levent ederinin çok üzerinde para teklif eder, fakat Kadife evi satmak istemez.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü'nde özel bir ekipte görev yapan polislerin aile yaşamları ve İstanbul sokaklarındaki maceraları anlatılmaktadır. Ve bu şehrin her sokağını, herkes için daha güzel, daha yaşanır bir yer yapmak uğruna her türlü kötülüğe ve sıkıntıya meydan okuyan, sevinçte, kederde, aşkta ve yalnızlıkta her zaman birbirlerinin yanında olan bu yürekli polisler, “birliktelik ruhu” ve “mücadele azmiyle” minibüsleriyle bu metropolün sokaklarını arşınlamakta ve karşılarına çıkan her türlü kanunsuzlukla savaşarak suçluların korkulu rüyası olmaktadırlar. Ekip görevleri sırasında değişik ve çeşitli insan hikayeleriyle sürekli karşılaşmaktadır. Zaman zaman gülümseten, zaman zaman da iç burkan bu hikayelere, meslek yıllarının tecrübesi ve babalığıyla yaklaşan, ekibin diğer genç üyelerine de yol gösteren Emniyet amiri Rıza Baba olur.

Gülbahar Isparta'nın köklü ailelerinden birinin himayelerine aldığı, büyütüp okuttukları bir genç kızdır. Eğitimini tamamlamak için bulunduğu İtalya'da iş gezisi için Venedik'e gelen Aslan ile tanışır. Gülbahar'ın restaurantta bir tatlı yüzünden çıkardığı kavga Aslan'ın dikkatini çeker. Tatlı bir sürprizle başlayan bu tanışıklık kısa sürede aşka dönüşür. Gülbahar'ın yıllardır gizlice onu seven en yakın arkadaşı Serdar, Aslan ile Gülbahar arasındaki aşkı farketmesiyle işlerin karışması bir olur. Serdar bir planla sevenleri ayırır. Ama Gülbahar ile Aslan'ın yollarının ülkeye döndüklerinde yine kesişeceğinden herkes habersizdir..

Veysi, duygusal romantik ve içe dönük. Huysuz, muhteris ve maddiyatçı karısı Asude'den şikâyetçi ve mutsuz. Bir kızları, bir oğulları var: Sinem ve Murat. Adnan Kayalı, 55 yaşlarında varlıklı bir iş adamı. Veysi'nin aksine mutlu bir evliliği var. Bir şirketin büyük ortağı. Karısı Belkıs çok hasta, son aylarını yaşıyor. Bir oğulları var: Cüneyt. İş ortaklığı olan bu iki ailenin bir de dünür olma çabaları başlayınca ilişkiler biraz daha seyir değiştirecek ve istenmedik bir hal alacaktır.

Feyzan ve Cemal’in yolları onlara sunulan yeni hayatta kesişecektir. Tan ailesi yurtdışı ortaklı bir reklam ajansı şirketinin sahibidir. Kardeşlerden Ahmet ölmeden önce Mustafa adında bir çocuğu olduğunu açıklar. Bu olay kardeşlerden Nusret (Settar Tanrıöğen) ve Saadet'in (Selda Alkor) hiç hoşuna gitmemiştir. Hiç tanımadıkları birinin kendilerine ortak olmasını istememektedir. Diğer kardeş Edip (Çetin Tekindor) abisinin isteğini yerine getirmek için Mustafa'yı aramaya başlar. Mustafa (Erdal Beşikçioğlu) İspanya Barselona'da arkadaşı Cemal'le (Cenk Ertan) yaşamaktadır. Yeni bir ailesi olduğunu öğrenen Mustafa, onlarla tanışmak için Cemalle birlikte yola çıkar ve yolda bir kaza geçirirler. Cemal arabadan sağ çıkmayı başarır. Cemal'in ülkeden çıkması için bir pasaporta ihtiyacı vardır. Cemal ,Mustafa'nın pasaportunu alarak Türkiye'ye gidip Mustafa'nın yerine geçmeye karar verir.