İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

Zeliş, o sene otuz yaşına basmıştır. Bir “Evlilik Terapisti” olan Serdar’la son üç senedir devam eden mutlu bir birlikteliği vardır. Serdar evlenmekten ve evliliğin getireceği sorumluluklardan deli gibi korkar.. İlişkilerinin en başında Zeliş’e evliliğe sıcak bakmayan bir insan olduğunu açıkça söylemiştir. Daha öncesinde “ne zaman çok para kazanacaksın?” ya da “ne zaman evleneceksin?” “ne zaman anne olacaksın?” gibi sorulara verebileceği “ Büyüyünce!” gibi çok iyi bir cevap varken, 30 yaşına basmasıyla birlikte bu cevabı kaybettiğini anlar Zeliş. Artık büyüyünce diyebilmek gibi bir lüksü kalmamıştır, çünkü büyümüştür. İçini müthiş bir geç kalmışlık duygusu kaplar. Buna ister 30 yaş sendromu, ister Satürn geçişi, istersek de mahalle baskısı diyelim, Zeliş evliliğin geleneksel olarak kadınlara sunulmuş tek gelecek olduğunun farkına varır. Çünkü birçok kadın ya evlidir, ya bir zamanlar evlilik geçirmiştir, ya da evli olmadığı için acı çekiyordur.

Taksici Fikret, bir sabah her zamanki gibi işe gitmek için evden çıkarken ayağını merdivenlerde burkar. Seke seke taksi durağındaki arkadaşlarının yanına gider. Müşteri gelmeden önce laflarken muhabbet muhabbeti açar ve Fikret Almanya'da yeni evlenen amcaoğlunun komik hikayesinden başlayarak binbir türlü, "yok artık" dedirtecek bir öyküyü anlatır, kimisini şoförlere, kimisini müşteriye, bazısını da karısına. Peki gerçek aslında öyle midir?

Toprak zengini ailesinin en küçük ferdi olan Deniz Gökçener, âşık olduğu adamın babasını, Zeytin Tepesi'nin en zengin adamı Malik Karatay'ı öldürmekten hüküm giyer. Suçunu kabul etmese de ailesi dahil herkes onun cinayeti işlediğine inanır. Denetimli serbestlikten yararlanarak özgür kaldığında Zeytin Tepesi'ne geri döner, ancak kasabanın gözünde bir katildir. Üstelik ailesi de dağılmıştır. Canından çok sevdiği annesini aramaya devam etmeye kararlı olan Deniz karşısına hep engel çıkaran eski sevdiği Tarık ile mücadele edecektir.

Zeliş, o sene otuz yaşına basmıştır. Bir “Evlilik Terapisti” olan Serdar’la son üç senedir devam eden mutlu bir birlikteliği vardır. Serdar evlenmekten ve evliliğin getireceği sorumluluklardan deli gibi korkar.. İlişkilerinin en başında Zeliş’e evliliğe sıcak bakmayan bir insan olduğunu açıkça söylemiştir. Daha öncesinde “ne zaman çok para kazanacaksın?” ya da “ne zaman evleneceksin?” “ne zaman anne olacaksın?” gibi sorulara verebileceği “ Büyüyünce!” gibi çok iyi bir cevap varken, 30 yaşına basmasıyla birlikte bu cevabı kaybettiğini anlar Zeliş. Artık büyüyünce diyebilmek gibi bir lüksü kalmamıştır, çünkü büyümüştür. İçini müthiş bir geç kalmışlık duygusu kaplar. Buna ister 30 yaş sendromu, ister Satürn geçişi, istersek de mahalle baskısı diyelim, Zeliş evliliğin geleneksel olarak kadınlara sunulmuş tek gelecek olduğunun farkına varır. Çünkü birçok kadın ya evlidir, ya bir zamanlar evlilik geçirmiştir, ya da evli olmadığı için acı çekiyordur.