İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

4 filminden 1'i İzlenir çıktı, 13 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Oyuncu, seslendirme ve tiyatro sanatçısı Yetkin Dikinciler, 15 Ağustos 1969 tarihinde İstanbul'da dünyaya gelmiştir. Emekli subay bir baba ile Kızılay hemşiresi bir annenin tek çocuğudur. Yetkin Dikinciler, önce İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde felsefe okurken gittiği tiyatro kursunda Yıldız Kenter'in davetiyle üçüncü sınıfta okul değiştirerek geçtiği Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü'nü 1993 yılında bitirdi. 1999 yılında Esra Akkaya ile evlenmiş ancak bir sene sonra boşanmıştır. 2014 yılında ise Aslı Orcan ile evlenen Yetkin Dikinciler'in, Lal Dikinciler isminde bir kızı bulunmaktadır.

1980 darbesinde annesini kaybeden küçük Deniz (babası o dönemde bir çok erkek çocuğa verilen ismi koymuştur) yedi yıl sonra hiç görmediği dedesinin Ege’deki çiftliğine doğru bir yolculuğa çıkar. Deniz’in dedesini hiç görmemesinin nedeni dedesiyle babasının yıllardır küs oluşudur. Hüseyin Efendi (Çetin Tekindor) okumaya diye gönderdiği oğlunun politik olaylara karıştığını öğrenince onu evlatlıktan silmiştir çünkü. Sadık’ın her şeye rağmen baba evine geri dönüşünün nedeni Deniz’den ayrılmak zorunda oluşudur; küçük oğlunu babasına emanet edecektir. Kelimenin tam anlamıyla Deniz bu çiftlikte hafif tatlı kaçık bir ailenin ortasında bulur kendini.

1960’lar Türkiye’sinin gölgesinde, altın çağını yaşamaya başlayan Yeşilçam’da bir yapımcının ayakta kalma hikâyesini anlatan Yeşilçam: Bir Sinema Hayvanı’nda Çağatay Ulusoy, her şeyini kaybetmiş ancak Yeşilçam’da küllerinden yeniden doğmaya çalışan sinema aşığı yapımcı Semih Ateş’e hayat veriyor. Aynı zamanda dizide Çağatay Ulusoy’a Afra Saraçoğlu ve Selin Şekerci eşlik ediyor. Afra Saraçoğlu, Yeşilçam’ın kapısını gerçek bir sanatçı olmak için çalan genç ve güzel Tülin Saygı’yı, Selin Şekerci ise Yeşilçam’ın gözde yıldızlarından Mine Cansu’yu canlandırıyor. Oyuncu kadrosunda bu üç isme Güngör Bayrak, Nilüfer Açıkalın, Altan Erkekli, Yetkin Dikinciler, Özgür Çevik, Ayta Sözeri ve Bora Akkaş eşlik ediyor.

Filmde, ilk Dünya Rekoru’na imza attığında 15 yaşında olan, spor kariyerine 7 Dünya Rekoru, üç farklı olimpiyatta kazandığı 3 Olimpiyat Altın Madalya, 6 Avrupa Şampiyonluğu ile 7 tane Dünya Şampiyonluğu ve daha nice başarılar sığdıran ülkemiz ve dünya spor tarihine adını altın harflerle yazdıran efsanevi halterci Naim Süleymanoğlu’nun hayat hikayesini konu ediliyor.

Hayatının ikinci baharını yaşamak isteyen ve evlilik hayatını üniversite eğitimine tercih ederek 50 yaşına gelen Nadide’nin hikayesini izleyeceğiz. Eşini kaybettikten sonra gençlik hatalarını telafi etmek için kolları sıvayan Nadide, yalnız ve orta yaşlılar için öngörülen dikiş kursundan, koroya; gezilerden kabul günlerine hiçbir aktivitede aradığı mutluluğu bulamaz ta ki gazetede gördüğü bir haberle kendisini önce okul sıralarında, ardından mavi sulara kendini atar. Bir grup genç ve gizemli bir kaptan ile "yeni bir başlangıca" yelken açar!

Zamanın birinde isimsiz bir köye bir seyyah gelir. Yeri yurdu yoktur bu adamın. Gittiği yerlerde masallar anlatır. Bir sonraki durağına kadar dinleyenlerin verdiği hediyelerle yol alır. Yolu, bir gün yetişkinlerin yüreğinin karardığı bir köye düşer. Köy halkı, masallardan da gerçekler kadar korkmaktadır. Ama çocuklar masalcı Zekeriyya’nın dilinden anlamaktadır. Masalcı, Ulak İbrahim’in hikâyesini anlatmaya başlar. Masal ilerledikçe her hayal çocukların zihninde bir karşılık bulur. Kitapta anlatılanlar artık köyün hikâyesine dönüşmüştür.

1980 darbesinde annesini kaybeden küçük Deniz (babası o dönemde bir çok erkek çocuğa verilen ismi koymuştur) yedi yıl sonra hiç görmediği dedesinin Ege’deki çiftliğine doğru bir yolculuğa çıkar. Deniz’in dedesini hiç görmemesinin nedeni dedesiyle babasının yıllardır küs oluşudur. Hüseyin Efendi (Çetin Tekindor) okumaya diye gönderdiği oğlunun politik olaylara karıştığını öğrenince onu evlatlıktan silmiştir çünkü. Sadık’ın her şeye rağmen baba evine geri dönüşünün nedeni Deniz’den ayrılmak zorunda oluşudur; küçük oğlunu babasına emanet edecektir. Kelimenin tam anlamıyla Deniz bu çiftlikte hafif tatlı kaçık bir ailenin ortasında bulur kendini.

Dünya gizemli bir salgının etkisi altındadır. Dil ve konuşma yoluyla yayılan bu salgından sadece eski bir dil bilimci olan Murat Siyavuş etkilenmez. Salgınla Mücadele Kurumu, hastalıktan kurtulan tek kişi olan Murat'ın peşine düşünce genç adam, saklandığı kurtarılmış bölgeden çıkmak zorunda kalır. Korunaklı alanından çıkan Murat Siyavuş, salgının etkisi altına aldığı İstanbul'un gizemli yerlerinde hastalığın mirası olan “sıcak kafa”sının sırrını ortaya çıkarmak için zorlu bir mücadeleye girişir.

Midilli'den çıkan dört kardeşin, tehlikelere göğüs gererek yükselmelerini ve denizlerin fatihi olmalarını konu alan dizi; Sipahi Yakup Ağa'nın dört oğlu olan İshak, Oruç, Hızır ve İlyas’ın, Barbaros kardeşlere dönüşme serüvenini anlatacak.

1960’lar Türkiye’sinin gölgesinde, altın çağını yaşamaya başlayan Yeşilçam’da bir yapımcının ayakta kalma hikâyesini anlatan Yeşilçam: Bir Sinema Hayvanı’nda Çağatay Ulusoy, her şeyini kaybetmiş ancak Yeşilçam’da küllerinden yeniden doğmaya çalışan sinema aşığı yapımcı Semih Ateş’e hayat veriyor. Aynı zamanda dizide Çağatay Ulusoy’a Afra Saraçoğlu ve Selin Şekerci eşlik ediyor. Afra Saraçoğlu, Yeşilçam’ın kapısını gerçek bir sanatçı olmak için çalan genç ve güzel Tülin Saygı’yı, Selin Şekerci ise Yeşilçam’ın gözde yıldızlarından Mine Cansu’yu canlandırıyor. Oyuncu kadrosunda bu üç isme Güngör Bayrak, Nilüfer Açıkalın, Altan Erkekli, Yetkin Dikinciler, Özgür Çevik, Ayta Sözeri ve Bora Akkaş eşlik ediyor.

"Hiçbir şeyin benzeri kendisi değildir…" Eski İstanbul semtlerinden birinde mukim kendi halinde mütevazı bir yaşantısı olan Bahtiyar Ölmez, babasının mezarcılık işlerinde çalışır. Görevi cenaze nakil aracı şoförlüğüdür. Ne ki hayatının sonuna dek bu işi sürdürmek istemez. İşte tam da bu sebeple, beklenmedik bir anda karşısına çıkan eski bir dostunun "deve kuşu çiftliği" teklifine balıklama atlar. Babasının tüm birikimini büyük umutlarla bu işe yatırır. Ne ki, dolandırıldığını anlamakta gecikmez. Hayallerini ve babasının tüm birikimini kaybetmenin öfkesiyle son sürat cenaze arabasını sürerken, eski dostunun hatıra olarak verdiği "deve kuşu yumurtasını" hışımla camdan dışarı fırlatır. Deve kuşu yumurtası öyle bir yere çarpar ki, Bahtiyar Ölmez'in hayatı bir daha geri dönülmez biçimde değişir. Artık bundan sonra kendisine tıpa tıp benzeyen ünlü mafya babası Rıfat Çakar'ın hayatını yaşamak zorunda kalacaktır. Yani, başkasının dostu, başkasının düşmanı, başkasının oğlu, başkasının babası, en önemlisi de başkasının eşi olacaktır. Bahtiyar Ölmez, Rıfat Çakar'ın yeraltı dünyasında yükselmek için ünlü baronlardan Aytekin Yavuz'un kızı Aylin'le karşılıklı çıkar ilişkisi çerçevesinde "sahte evlilik" yaptığından habersizdir. Sahte Rıfat Çakar olarak "sahte bir evliliğin" içine düşen kahramanımız, Rıfat Çakar'ın azılı düşmanı (Aylin'in eski sevgilisi) Çivi Fuat'la da kıyasıya rekabet içine girecektir. Bahtiyar Ölmez iki hayat arasında sıkışır kalır. Bir yandan babasının ve kız kardeşinin de içinde yer aldığı "eski hayatını" idare etmeye çalışırken, diğer yandan "yeni hayatına" uyum sağlamayı başarabilecek midir? En ufak hatanın kendisinin ve sevdiklerinin hayatına mal olacağını bilen kahramanımızı heyecan ve komedi dolu sayısız macera beklemektedir.

18 yaşındaki Hazal, bir anda sırra kadem basınca ailesi çareyi polise başvurmakta bulur. Polis olayı araştırdıkça Hazal'ın ailesinin tüm sırları ve kirli çamaşırları da ortalığa dökülecektir..

Doktor Deniz Ankara’daki başarılı kariyerine son vererek İstanbul’daki bir doğum kliniğinde çalışmaya başlar. Yaşadığı bir olay Deniz’in çalıştığı hastane ile ipleri kopartmasına ve üniversiteden yakın arkadaşının İstanbul’daki kliniğinde çalışmayı kabul etmesine neden olur. Deniz’in şimdi doğup büyüdüğü İstanbul’a, evim dediği şehre geri dönmesi, klinikteki yeni çalışma arkadaşlarıyla birlikte çalışmayı öğrenmesi, her gün yeni hastalara hayat vermeye çalışması gerekecektir. Hayatla mücadelesi genç yaşta başlayan bu cesur kadının, kendisine uzatılan yardım elini itmeden tutmayı öğrenmesi kolay olmayacaktır. Ölümle yaşamın, dostlukla aşkın birbirinin içine geçeceği bu yeni yolculukta Deniz’in pusulası hep hayatı gösterecekken, gün gelecek dostlukla aşk arasında bir seçim yapması gerekecek. Bu seçimden sonra hiçbir şey ne Deniz ne kliniğin çalışanları ne de en yakınları için eskisi gibi olmayacaktır.

Ailesinin rızası olmadan tüm zorlukları göze alıp, kaçarak evlenen Filiz, İstanbul'a geldiğinde onu büyük bir sürpriz beklemektedir. Kocasının 8 erkek kardeşi ve evlere şenlik bir kayınvalide. Ailesiyle tüm iplerini koparan Filiz'in, bu futbol takımından bozma ailede yaşamayı öğrenmesi, kayınvalidesi Mehpare Hanım'la geçinmesi ve kocası Bahri ile de dengeleri koruyabilmesi gerekmektedir.
Görsel yokGerçeğin aslında ne kadar gerçek olduğunu sorgulayan, sahipsiz sokak çocuklarının hayatlarına eğilen dizide Zahide, çocuk şube müdürü olarak atanan idealist bir emniyet amiridir. Mehmet ise suça bulaşmış çocuklara yardım elini uzatarak onları hayata geri kazandırmaya çalışan bir yurt müdürüdür. Çocuk istismarının, sokaklardaki hayatın fark edemediğimiz yüzünün ekrana taşıyan dizi, çocuk suçluların dramı ve onların yeniden hayata dönüşünü anlatıyor.

Dizinin hikâyesi, toprak kaybetmekte olan Osmanlı'nın son dönemlerinde bir paşa konağında geçmektedir. Bu konak ülkenin durumuna benzer olarak borç harç içinde bir aileye aittir. Bu konağın sahibi Selim Paşa, Üsküp'te görev yapmaktadır. Cephede üstlerine atılan top mermisiyle geçici olarak kör olup konağına döner. Ancak konakta kendisini türlü entrikalar bekler. Ancak Selim Paşa'nın gözlerinin açılmasıyla ev ahalisinin tüm kirli çamaşırları bir bir ortaya dökülecektir.

Sarı Eşref ve Kara Eşref aynı mahallede büyümüş iki çocukluk arkadaşıdır. Yanında yetiştikleri son Osmanlı kabadayılarından Alemdar Ağa, hayata gözlerini yumarken, himayesindeki mahalleyi ve kabadayılık makamını Eşref’e bıraktığını söylemiş, ama hangi Eşref olduğunu söylemeye nefesi yetmemiştir. Sarı Eşref ve Kara Eşref’in “ağam bana el verdi” iddiası o gün başlamış, gel zaman git zaman bu iddia Eşrefleri ebedi birer rakip haline getirmiştir. Birbirlerinin hem can dostu olan hem de ebedi rakibi haline gelen Sarı Eşref ve Kara Eşref’in bu galibi olmayan mücadelesine bütün mahalleli ortak olmuş, hele ki dengeci yamaklar Hayati ve Sebati bu mücadeleden helak da olmuştur. Eşreflerin rekabetinde uzlaşmanın tek adresi, Alemdar Ağa’dan yadigar olan mahalle terzisi Yadigar Baba’dır.

18 yaşını doldurmak üzere olan Seçkin, 9 yaşındaki kız kardeşi Gizem, arkeolog babası Semih ve üvey annesi Betül ile birlikte yaşamaktadır. İki kardeşin öz anneleri olan Seçil, iki yıl önce kocası ile gittiği bir mağara kazısında yıkıntı altında kalarak kaybolmuş ve öldü kabul edilmiştir. Gizem annesinin kütüphanesini karıştırırkan gizli bölmede bir kroki bulur. Seçkin ve Gizem krokiyi kullanarak evin bodrumunda gizli bir odaya ulaşırlar. Gizli odada ise Seçil’in sakladığı Kara İnci bulunmaktadır. Kara İnci onu kullanmayı bilenlerin her istediğini yapacak denli olağanüstü güçlere sahip bir cihazdır. Kara İnci kötü amaçları olan Andorin tarafından üretilmiş ama daha sonra onu Nemuryanlılar ele geçirmiştir. Seçil aslında dünyalı değil, kainattaki en güçlü gezegen olan Maldek’li bir Nemuryalı’dır. Görevi Kara İnci’nin Andorin’in eline geçmesine engel olmaktır. Nemuryalı bilgeler, muhafızlarını korumak amacıyla onu Dünya’dan alarak Düşler Diyarı’na getirmişlerdir.

Evli ve iki çocuk sahibi olan Dr. Zeynep, günün birinde hastaneden zorla kaçırılarak, bir çatışmada ağır yaralanan Reşat’ın tedavisini yapmak durumunda kalıyor. Bu olay genç kadının hayatında yeni bir dönemin başlamasına neden oluyor. Yetişme çağının sorunlarını yaşayan, sürekli olarak başını derde sokan, ana babasına karşı tepkili bir genç kız olan kızı Özlem’le ve uzun zamandır yasak bir aşk yaşayan eşi Ekrem’le sorunlar yaşayan Zeynep, kendini mafya ilişkileri içinde yeralan Reşat’la yaşadığı zor bir aşkın içinde buluyor.

1993 yılında yayınlanan Borsa dizisi, Türk televizyon tarihinde yayınlanmış ilk borsa ve finans temalı televizyon dizisi olma özelliği taşımaktadır. TurkInvest sponsorluğu ve Hürriyet Production ortak yapımı ile yayınlanan dizinin yönetmen koltuğunda Kartal Tibet yer alıyor.