İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

17 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Yiğit Özşener (d. 6 Nisan 1972, İzmir), Türk tiyatro, sinema ve dizi oyuncusudur. Yıldız Teknik Üniversitesi Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği Bölümünden 1996 yılında mezun oldu. 1997-1999 yılları arasında Koç Üniversitesinde İşletme master'ı yaptı. 1994 yılında Studio Oyuncuları Topluluğu’nda eğitim almaya başladı ve 2001 yılına kadar aynı yerde çeşitli oyunlarda yer aldı. 1995'te Şahika Tekand’ın yazıp yönettiği “Gergedanlaşma” ile profesyonel olarak oyunculuğa başladı. Bu oyunla, Bulgaristan ve Makedonya’da gerçekleştirilen festivallere katıldı. Ardından sırasıyla Harold Pinter’in yazdığı “Gitgel Dolap”, Şahika Tekand’ın yazıp yönettiği “Oyuncu” gibi oyunlarda yer aldı. 2000 yılında Delphi’de gerçekleştirilen 10. Antik Oyunlar Festivali’nde, Thedoros Terzopoulos’un yönettiği “Herakles” üçlemesinde oynadı. 2001 yılında Studio Oyuncuları'nın “Gergedanlaşma” oyununda tekrar yer aldı. 2006 yılı Dünya Tiyatro Olimpiyatları bünyesinde Türk-Yunan ortak yapımı Thedoros Terzopoulos yönetiminde Persler projesinde oyunculuk yaptı. 2008-2009 sezonunda Kerem Kurdoğlu'nun Kafka'nın "Dava"sından yola çıkarak yazdığı "İstanbul'da Bir Dava" adlı oyunda oynadı. 2009 yılında tekrar Studio Oyuncuları ile çalışmaya başladı ve Şahika Tekand'ın yazıp yönettiği Evridike'nin Çığlığı'nda oyunculuk yaptı. Tiyatro dışında sinema ve TV filmleri ve dizilerinde oynadı. ÇASOD üyesi olan sanatçı, aynı zamanda seslendirme yapmaktadır. İngilizce ve Fransızca bilmektedir.

Zaferin Rengi, 1919 yılında İstanbul'u işgal eden düşman kuvvetlerine karşı örgütlenen insanların Anadolu'da başlattıkları direnişi, Cumhuriyet tarihinin en önemli spor başarılarından olan General Harington Kupası efsanesinin etrafında anlatıyor.

Bir Kahramanın Rüyası, genç bir çocuğun tedavi masraflarını karşılayabilmek için banka soymaya karar veren Tevfik ve arkadaşlarının hikayesini konu ediyor. Kerem’in babası Sami, mahallede çıkan bir yangınca çocukları kurtarmaya çalışırken hayatını kaybeder. Yaşanan bu acı olayın üzerinden geçen birkaç yılın ardından Sami’nin oğlu Kerem’in lösemi hastası olduğunun ortaya çıkması mahalleliyi ayağa kaldırır. Mahalleli Kerem’in sağlığa kavuşması için gereken parayı toparlayabilmek için harekete geçer. Ancak yeterli para bulunamayınca Tevfik ve arkadaşları çareyi banka soymakta bulur. Soygunun başarılı geçmesi için plan yapan gençler, bankayı gözetlemeye başlar. Banka müdürü Kudret’in kasa anahtarını cebine koyduğunu gören Tevfik ve arkadaşları zorlu bir mücadeleye girişir.

Leyla, gece treniyle çıktığı uzun bir yolculukta manzarayı ve insanları iştahla izlerken hemşirelik öğrencisi Canan'ı fark eder. Bu genç kızı son istasyonda, Yavuz'un evinde, çok ağır bir sorumluluk bekliyordur. Leyla, Canan'ın anlattıklarından ve anlatmadıklarından bir hikaye kurar, kendini kaptırır ve ona eşlik etmeye karar verir. Hikayenin sonunda bir iyilik meleği mi yoksa bir katil mi olacaklarını henüz bilmiyordur.

Zengin bir ailenin kızı olan Nazlı (Bereket), bir tatile çıkar ve Bodrum'da teknelerde çalışan bir kaptana âşık olur... Genç kızın âşık olduğu adam, aslında bohem hayatı yaşayan genç bir arkeologtur. Doludizgin aşklarını evlilikle noktalamak isteyen gençler, ailelerin karşı çıkmasına rağmen hedeflerinden vazgeçmezler. Fakat acı bir sürpriz, Nazlı ve eşini kolları arasına almakta gecikmez...

Sırtını yüksek kayalıklara dayamış, yüzünü yüce bir denize dönmüş, etekleri zeytinliklerle süslü küçük fakir bir köy. Köyün sakinleri sert bir coğrafyayla başa çıkmak için uğraş veren, sade ve çalışkan insanlardır. Zaman her gün ezan sesiyle beş ayrı vakte bölünür. İnsana özgü bütün olaylar her gün bu beş vakit dilimi içinde yaşanır. Yetişkinler büyüklerinden gördüklerini çocukları üzerinde devam ettirirler. Sevgilerini beceriksizce gösterip, dayağı cennetten çıkma sayarlar. Babalar daima oğullarından birini ötekine üstün tutar. Anneler kızlarına acımasızca buyurur. Çocukluktan gençliğe geçen, 12-13 yaşlarında üç çocuk Ömer, Yakup ve Yıldız bu beş vakitli filmde, köy sakinleri arasında öne çıkar. Beş vakit geçer ve çocuklar bu küçük köyde öfkeyle suçluluk arasında gidip gelerek, ağır ağır büyürler.

Mira'nın kusursuz giden hayatı, kocasının boşanma kararıyla bir anda tuzla buz olur. Beklemediği bu kararın ardından yeniden ayağa kalkmak zorundadır.

İstanbul’un karanlık sokaklarında işlenen gizemli cinayetler emniyet güçlerini harekete geçirir. Göreve yeni dönen komiser Sare’nin elindeki tek ipucu, cinayetlerden önce moda fotoğrafçısı Atlas’ın evine bırakılan maktullere ait fotoğraf kareleridir.

Hikayemiz, hayata büyük haksızlıklarla gelmiş, bunları aşmak için çok çalışmış, gerekenleri yapmış, estetik ameliyatlarla güzelleşmiş ve şimdi şahane bir hayat yaşayan Şebnem’in hikayesi… Şebnem, o hedeflenen zengin kocayı tavlamış. Nikahını kıyıp, ondan çocuklar da yapmış, ki bunları nasıl becerebildiğini de göreceğiz. Şimdi ise, herkesin istediği o harika hayatı yaşarken, geçmişi gelip onu buluyor. Bir yandan, aile hayatını ve cemiyetteki prestijini korumaya çalışırken, bir yandan suç dolu geçmişinden kurtulmaya çalışıyor.

Emniyet Müdürlüğü’nün yedi özel polisi ve bu gözde ekibin baba gibi gördüğü amirleri Kadir... Birlikte geçirdikleri yıllar sonunda gerçek bir aileye dönüşen ekip organize suç lideri Ejder’in peşinde... Uzun bir takibin sonunda Ejder’e ulaşan ekip aslında hayalini kurdukları operasyon “Sıfırıncı Gün” ile hayatlarının baştan sona değişeceğinden habersiz. O güne kadar hayalini kurdukları operasyon planladıkları gibi gitmez. Başarısızlığın sorumluluğunu ekibin iki gözde üyesi Özgür ve Mert üstlenir ve bir plan yaparlar. Amirleri Kadir de dosyanın peşini bırakmaz. Birbirleri için canlarını ortaya koyacak ekip, küllerinden doğmak ve intikamlarını alıp biraz olsun acılarını dindirebilmek için yeniden bir araya gelir.

Midilli'den çıkan dört kardeşin, tehlikelere göğüs gererek yükselmelerini ve denizlerin fatihi olmalarını konu alan dizi; Sipahi Yakup Ağa'nın dört oğlu olan İshak, Oruç, Hızır ve İlyas’ın, Barbaros kardeşlere dönüşme serüvenini anlatacak.

Psikiyatri kliniğindeki doktorların ve onlara başvuran hastaların hayatlarının anlatılacağı “Kırmızı Oda”da acılar, sevinçler, mutluluk ve hüzünler izleyicinin de ruhunun kapalı kapılarını aralayacak. Hastalar o güne kadar kimselere söyleyemedikleri sırları dile getirirken izleyiciler de kendi bugünleri, geçmişleri ve yarınlarına dair bir şeyler bulacak.

Ramo dizisi haksızlığa başkaldıran Ramo'nun, iki aile arasındaki çatışmanın ve bu çatışmanın arasında yeşerecek büyük bir aşkın hikayesini anlatıyor.

Burası çok fazla suçun işlenmediği, insanların çoğunlukla muhafazakar kesimden oluştuğu ve alışılmışın dışındaki kişilere pek fazla iyi gözle bakılmadığı bir yer. Bozkır’ın söyleyecekleri var.

Çanakkale Savaşı’nın isimsiz kahramanlarının destansı hikayesinin anlatıldığı yeni dizde, Osmanlı vatandaşı tüm etnik unsurların düşmanlara karşı inşa ettiği kardeşliği konu ediliyor. Dizi, vatan toprağına göz diken işgalci kuvvetlere saldıran gayrimüslim vatandaşların, fedakârlıkları ve cesaretleri ile düşmanın bile saygısını kazanan Anadolu kadınının ve "gençliğim eyvah" diye ağıtlara konu olan gençlerin destansı kahramanlığını anlatıyor. Her konu iç içe geçmiş beş öyküden oluşmaktadır. Her bir hikâye kendi içinde bağımsız, fakat yazgılar bir şekilde iç içe geçmiş durumdadır.

Hayatta sahip oldukları en değerli şey birbirleri olan, bir baba ve bir kız. Mutlu, huzurlu küçük bir aile. Her şey bu ailenin babası Adil’in, iftiraya uğramasıyla başlar. Adil’in yöneticiliğini yaptığı bankanın sahibi, kendi bankasını dolandırmış ve suçu Adil’in üzerine yıkmıştır. Adil’e atılan bu iftirada, aşık olduğu kadın da büyük rol oynar. Adil, suçsuzluğunu kanıtlayamaz ve hapse mahkum olur. Kızı Derin ise babasından kopartılarak yetimhaneye gönderilir. Baba ve kız, bir daha birbirlerini göremeyeceklerdir.

Aslında hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Mutlu bir evlilik... Birbirine aşık bir karı koca... Çocuklarının üzerine titreyen anne baba... Şüphesiz, yalansız, güven dolu bir ilişki... Bir gün bütün hayatınızın aslında koca bir yalandan ibaret olduğu gerçeği yüzünüze bir tokat gibi çarpabilir... Aylin evliliği boyunca bir gün bile şüphe duymamıştı Selim’den... Bir gün bile yalan söyleyebileceğini düşünmemişti, aldatılacağını aklına getirmemişti. Ta ki o güne kadar… Bir uçak kazası haberiyle yaşamı altüst olana kadar… Onların “Son”u nasıl olacak?

Ömer, babasının atölyesinde çalışarak sade bir hayat içerisinde yaşamını sürdüren bir gençtir. Askerlik dönüşü sevgilisi Eyşan ile evlenmeyi planlamaktadır. Fakat kendisini bir anda cinayetten hapiste bulunca hayatı allak bullak olur. Hapisteyken tanıştığı Ramiz Dayı, ikinci babası olur. Ömer kimliğini saklayarak, bir dizi estetik operasyon sonrası Ezel'e dönüşür. Hapishaneden çıktıktan sonra kendisine oyun oynandığına inanarak intikam için Eyşan'ın, en iyi arkadaşı Cengiz'in ve abisi bildiği Ali’nin peşine düşer. Aşk, güç, para, mafya entrikaları hayatlarının bir parçasına dönüşürken, her biri intikamdan beslenir.

Ünlü müzisyen Hüseyin Kenan Gün'ün çocukluğu, dayısı Saib Paşazade'nin yanında, sıkıntılar içerisinde geçmiştir. Gençlik yıllarında aradığı huzuru müzikte bulan Hüseyin, gene dayısının dayatmasıyla liseden sonra mecburen mühendislik okumuştur. Fakat lise yıllarında kalbin kazınan aşkı Leyla'yı asla unutmamıştır. Yıllar sonra Leyla'nın başka biriyle nişanlandığını öğrenen Hüseyin Kenan'ın acıları yeniden tazelenir...
Görsel yokŞafak ve Rüya birbirine deliler gibi âşık iki avukattır. Şafak'ın ortağı olduğu hukuk bürosunda çalışan Rüya'nın babası ağır ceza hâkimi Adil Güven Öztürk, Ankara'da emeklilik için gün sayar. Adil bey son davasına girer ve İstanbul'a dönmek için hazırlıklara başlar. Onu çocukları Semih, Rüya ve Cenk, gelinleri Özlem, İdil ve kız kardeşi İhya, hem tatlı hem de gergin bir telaş içinde beklemektedir. Ailenin küçük oğlu Cenk'in canı kadar sevdiği bir eşi ve bir de küçük kızı vardır ama Cenk'in kötü bir alışkanlığı bu güzel ilişkiye gölge düşürür. Ankara'dan sevgiyle uğurlanan Adil Bey, trende eski düşmanı Gaffar'ın soluğunu ensesinde hisseder. Şafak Rüya'nın ailesiyle tanışmak için geldiği yemekte büyük bir şok yaşar. Çocuklarının düzgün birer hayat yaşadığını düşünen Adil beyi İstanbul'da hangi sorunlar bekliyor? Cenk'in kendisini terk eden eşi İdil'den son isteği ne? Gözünü kin bürüyen Gaffar intikamını alabilecek mi? Şafak'ı hangi acı tesadüf bekliyor?
Görsel yokRüzgar ve eski bir doktor olan babası Çınar Rüzgarlı Bahçe'nin değirmenlerinden birinde yaşarlar. Rüzgar'ın dört gözle askerden dönmesini beklediği çocukluk aşkı Mercan'ın döndüğü gün, aynı zamanda nişan günü olacaktır. Askerden yalnız dönmeyen Mercan, yanında komutanı ve en iyi dostu olan Ozan'ı da getirir. Ozan'ın gelişi Rüzgarlı Bahçe'ye gelişi bazı sırları açığa çıkartacak ve dengeleri bozacaktır.

Estağfurullah Yokuşu fakir bir mahallede onurlu bir şekilde yaşamak için mücadele eden ve desteği birbirlerine duydukları sevgiden alan iki gencin aşk hikayesi. Bu aşk hikayesinden yola çıkılarak mahallede yaşanan yaşam kavgası, delice kıskançlıklar, derin pişmanlıklar, yıllarca saklandıktan sonra gün ışığına çıkan sarsıcı sırlar, taşkın öfkeler, insanın yüreğini yakıp kavuran aşklar anlatılmaktadır.

Senaryosunu Ahmet Ümit'in öyküsünden Uğur Yücel'in uyarlayarak yazdığı Karanlıkta Koşanlar, bir seri katilin işlediği cinayetleri çözmeye çalışan emniyet mensuplarının ve çocukluktan beri yakın arkadaş olan üç insanın bakışlarından hayatı anlatır.