İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

12 dizisinden 2'si İzlenir çıktı
Yıldız Çağrı Atiksoy (d. 1 Nisan 1986, İzmir), Türk dizi oyuncusudur. İki yıl İzmir Ege Sanat Merkezi'nde tiyatro eğitimi alan sanatçı daha oyunculuk eğitimine Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nde devam etti. Ayrıca Plato Film, "Sinema Teknik ve Oyunculuk" eğitimi de almıştır. 2010-2013 yılları arasında Kanal D'de yayınlanan Öyle Bir Geçer Zaman ki dizisindeki Berrin Akarsu karakteriyle yıldızı parladı. Daha sonra Yedi Güzel Adam isimli dizide de Zehra karakterine hayat verdi. Bu diziden sonra Savaşçı dizisinde Aslı Özkaynak karakterini canlandırdı. Ayrıca TRT 1'de yayınlanan Şampiyon dizisinde Suna karakterini canlandırmıştır. Günümüzde ise, ATV'de yayınlanan Kuruluş Osman adlı dizide 46. bölüm itibarıyla Malhun Hatun karakterini canlandırmaktadır.

Hayatı haksızlıklara karşı savaşmakla geçen Şule Yüksel Şenler'in, yolunu seçme özgürlüğünden yoksun bırakılan on binlerce gence ışık saçmasının hikâyesi

Dizi, Ertuğrul Gazi'nin oğlu ve Osmanlı İmparatorluğu'nun kurucusu Osman Bey'in hayatına odaklanacak.

Kafkas lakaplı Fırat gelecek vadeden yenilgisiz bir genç boksördür. Altın kemer maçına çıktığında hayatının biteceğinin farkında değildir. Dünya şampiyonu boksörü alt eder etmesine ama rakibi Kafkas’ın yumruklarına dayanamaz ve ölür. Fırat’ın yaşadığı talihsiz olayla hayatı değişir. Fırat o gece altın kemeri kazansa da hayatını, mesleğini ve hamile karısını kaybeder. 7 yıl sonra Fırat annesinden kalan ölümcül bir hastalığı olan Güneş için yeniden ringlere çıkıp dövüşmek zorunda kalır. Artık Fırat’ın istediği tek şey vardır oğlunu yaşatmak. Kafkas Güneş için yeniden ringlere çıkıp bir raunt daha diyecek.

Savaşçı, dünyanın en zor şartlarında görev yapan, akla gelebilecek tüm güçlüklere katlanan adanmış kahramanların, “Bordo Berelilerin” hikayesi... Hikayemiz, bir dönem Bordo Berelilerin seçkin birliklerinden olan ünlü Kılıç Timi, komutanları Albay Halil İbrahim Kopuz ve Yüzbaşı Kağan Bozok’un hapisten çıkıp tekrar timi toplamaları ve göreve dönüşleriyle başlar. Üstün beceri, görev duygusu ve sonsuz vatan sevgisiyle Kılıç Timi, ülkenin ihtiyaç duyduğu her noktada görev alacak, Türkiye’nin sıkılmış yumruğu, bükülmez bileği olacaktır. Aşklarını, özlemlerini, yaşadıkları türlü zorlukları omuzlarında taşıyan bu genç adamlar, kendilerini adadıkları vatan için her şeylerini fedaya hazırdırlar. Çünkü onlar için, “söz konusu vatansa, gerisi teferruattır..!”

Türk edebiyatında önemli yerleri olan Cahit Zarifoğlu, Mehmet Akif İnan, Erdem Bayazıt, Rasim Özdenören, Ali Kutlay, Nuri Pakdil ve Alâeddin Özdenören’in hayatlarını konu almaktadır. Dizi aynı zamanda 1970'li yıllara ait "sağ-sol" çatışmasını, Maraş Katliamı ve ülkenin 1980 Darbesine adım adım gittiği yolları yedi güzel adam ve biri solcu, biri sağcı genç gözünden anlatmaktadır.

“Görüş Günü Kadınları” kocaları çeşitli suçlardan cezaevine girmiş, farklı sosyal çevrelerden, farklı hayatlardan olan kadınlar üzerine kurulu bir hikayedir. Hayatlarındaki tek ortak noktaları içeride olan sevdikleridir. Görüş günlerinde yan yana geldiklerinde, eşlerini görmek için beklerken birbirlerini tanımaya başlarlar. Bu küçük tanışıklıklar olaylar ilerledikçe onları ortak bir kadere doğru yönlendirir.

1960'lı yıllarda, kocasının kendisine yaptığı onca kötülüğü ve yaşadığı aile dramını unutamamış, bir evladını torununun doğumunda kaybetmiş bir annenin ve aynı zamanda kendisine ait bir konfeksiyon atölyesinin sahibi olan Cemile'nin, kızları Berrin ve Aylin; oğulları Mete ve Osman, kayınvalidesi Hasefe Hanım, damatları ve torunları ile verdiği mücadele anlatılmaktadır. Geçen bu olayları Cemile'nin küçük oğlu Osman anlatmaktadır. 3. Sezonda 12 Eylül Darbesi anlatılmaktadır.

Babadan kalma konağında, eşi Ekber'in yıllar önce aniden ortadan kaybolmasından sonra, kızı Bahar ile birlikte yaşayan Güzide'nin hüzünlü hikâyesi. Güzide'nin hayatı kızı Bahar'ın faili meçhul bir cinayete kurban gitmesiyle kâbusa dönmüştür. Güzide; en yakın arkadaşı Bilge'nin çabaları, eşi Ekber'in geri dönüşü ve daha önce hiç tanımadığı dört kişinin yanına gelişi ile hayata yeniden sarılmaya çalışmaktadır.

Çukurca’da bir sınır karakolunda vatani görevini yapan Çavuş Fırat Kalender’in terhisine bir hafta vardır. Bütün terhisçiler gibi içi içine sığmaz. İstanbul’a dönecek, aylardır hasretini çektiği ailesine dahası büyük bir aşkla sevdiği Leyla’sına kavuşacaktır. Ailesi ve bütün sevdikleri büyük bir coşkuyla Fırat’ın dönüşünü beklemektedir... Bu arada Leyla, evlilik hazırlıklarına devam etmektedir. Öte yandan Türkiye’nin en esrarengiz işadamlarından Nusret Demirkan’ın kızı Tuna Demirkan, yakında açacağı fotoğraf sergisine hazırlanmaktadır. İstemediği bir evliliğe sürüklenen kardeşi Akın yüzünden canı fena halde sıkkın olan Tuna, babası Nusret’le karşı karşıya gelir. Fırat’ın bulunduğu karakol, terhisçi askerler için düzenlenen veda gecesinde yaşanan beklenmedik şok bir olayla sarsılır. Bu olay, Fırat Kalender’in bundan sonraki hayatını alt üst edecek gelişmelere gebedir

Bir peri kızı olan Defne, yeryüzüne iyilik yapmaya geldiği bir zamanda bir insana aşık olur. Bu aşkın uğruna ölümsüzlükten, sonsuz güçlerden, periler aleminin kraliçesi olmaktan vazgeçip sıradan bir insan olarak yeryüzünde yaşamayı seçer. Bir anda Arun karşılarına dikilir. Defne'yi elde edememenin hırsıyla gözü kararmıştır. Peri kızını yeni ve zorlu bir tercih bekliyordur artık. Ya kızı ve kocasının ölümünü seyredecek ya da periler alemine geri dönecektir. Gözyaşlarıyla kızını karanlık bir gecede bırakıp ayrılır yeryüzünden. Belirsizliğe terk ettiği minik yavrusunu ve kızlarıyla beraber sır olan karısına yıllarca kin besleyecek olan sevdiği adamı bırakır ardında. Sevdiği adama hiçbir açıklama yapamaz çünkü ömrünün sonuna kadar tutması gereken bir yemini vardır, sessizlik yemini. Zamanı geldiğinde de kötünün, Arun'un karşısına dikilecektir. Asla yenilmeyeceğini sanan kötü, Kayıp Prenses efsanesini yok etmek için elinden geleni yapsa da başarılı olamayacaktır.

Hüzünlü ve maceralı bir geçmişi olan ve şu anda Beykoz-Yeniköy hattında kendi teknesinde yolcu taşıyan Ahmet Zeybek, annesiz büyüttüğü üç çocuğu ile hala var gücüyle yaşama tutunmaya çalışmaktadır. Diğer yandan Hayat Karayel yılların ona yaşattığı acılara rağmen umudunu hiç yitirmeden henüz küçücük bir bebekken kaybettiği oğlunu aramak için, eski mahallesine yeniden taşınmıştır; fakat bu kez belaları da peşinden onu takip edecektir. Ahmet her mutluluk için bir bedel ödeyerek yaşamlarını tek parça halinde tutmaya çalışmaktadır ve Hayat’tan güç alarak ailenin direği olmaya devam eder.

Sarp Teksoy, magazin dergilerinden tanınan, her hafta başka bir kadınla fotoğrafı çıkan yakışıklı bir gençtir. Tabii maddi gücünü soyadına borçludur. Ancak babası Orhan Teksoy oğlunun dağınık hayatından hiç de memnun değildir. Annesi Tülay Teksoy'un gelin adayı kendi çevrelerinden Berna'dır. Sarp'a Berna ile söz kesmişler, ancak yine de onun hızını kesememişlerdir. Ekin ise İstanbul'un kıyıda köşede kalmış mahallelerinden birinde yaşayan işçi emeklisi İsmet ve eşi Gülser'in iki çocuğundan biridir. Daha doğrusu iki çocuğundan hayırlı olanı. Abisi Kurtuluş, hiçbir işte dikiş tutturamamış, olmayacak hayallerin peşinden koşan ancak asla yılmayan ailenin başındaki beladır. Ekin ailesinin maddi imkansızlıkları yüzünden erken yaşta çalışmaya başlamıştır. Bugüne kadar da gece gündüz demeden çalışmış bir fabrika kızıdır. Sarp ve Ekin tuhaf bir şekilde tanışırlar ve olaylar gelişmeye başlar. Olayın adı artık aşk oyunudur ve oyun içinde kahramanlarımız kendilerini gerçek hayatta bulurlar.