İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

22 dizisinden 2'si İzlenir çıktı
29 Ekim 1974'te Rize'de doğdu. Bafra Süper Lisesi'ni bitirdikten sonra Akdeniz Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Bölümü'ne girdi. Üç sene bu okulda okuduktan sonra işletmenin kendisine göre olmadığını anladı ve 1994 senesinde Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü'nü kazandı. Daha sonra Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuarı'nda yüksek lisans yaptı. 1999'da Genco Erkal ile tanışan Okur, Dostlar Tiyatrosu'na katılarak Yalınayak Sokrates adlı oyunda oynadı. Ardından 2000 yılında İstanbul Devlet Tiyatrosu'nda yevmiyeli oyuncu olarak yer almaya başladı. 2002 yılında kadrolu olarak Diyarbakır Devlet Tiyatrosu'na girdi. 2000 yılından başlayarak Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü bünyesinde birçok oyunda yer aldı ve yönetmenlik yaptı. Çocuk oyunu yönetti. Diyarbakırlı gençlere drama dersleri verdi. Tiyatro aktörlüğünün dışında, sinema ve televizyon çalışmaları yaptı. 2004 yılında Fransa-Türkiye ortak yapımı olan Estelle Bonnet-Gérard'ın Chemins d'O (Güneşin Doğuşu) adlı filminde rol aldı.[4] Aslı ile Kerem, Karadayı, Sakarya Fırat, Yeter, Reaksiyon, Saruhan, Direniş Karatay, Hakan: Muhafız, 7. Koğuştaki Mucize gibi birçok dizi ve filmde rol alan Okur; 2020 yılında Kuruluş Osman dizisinde "Balgay" karakterini, Kefaret dizisinde "Ahmet Çınarlı" karakterini canlandırdı.

Ceylin gözü kara ve kurallar söz konusu olduğunda sınır tanımayan bir avukattır. Bir müvekkiliyle ilgili yine illegal yoldan bilgi alabilmek için savcı Ilgaz’ın karşısına çıkar. Ancak Ilgaz’ın, Ceylin’in tam aksine, mesleki etik konusunda katı kuralları vardır, bu yüzden de kariyerinde çok başarılı ve sözü dinlenen bir savcıdır. Ilgaz kardeşi Çınar’ın katil olmakla suçlandığı bir cinayet vakasıyla karşılaşınca; ilk defa kendi kurallarını yıkar. Ceylin’den kardeşini savunmasını ister. Bu noktadan sonra işler ikisinin de tahmin edemeyeceği bir yola girer. Ilgaz ve Ceylin; Çınar’ın aklanması için çalışırken, kendilerini ikisinin de ailelerine kadar uzanan bir gizem yumağının içinde bulacaklardır.

Melek, yıllardan beri sevgilisinin gelinlik satan dükkânında tezgâhtar olarak çalışmakta ve evlilik hayalleri kurmaktadır. Bir gün sevgilisinin kendisinden ayrılmak istediğini öğrenir ve hayatı tamamen değişir. İşyerinden ayrılan Melek, tesadüfler sonucu eşini kaybetmiş olan zengin bir adamın, Ömer Giritli'nin üç çocuğuna bakmak üzere Dadı olarak işe girer. Çocuk yetiştirme konusunda pek de deneyimi olmayan Melek, kendisine çok yabancı bir ortamda, o güne kadar görmediği kurallar ve değişik bir yaşam biçimiyle karşı karşıya kalır.

Demir Kadın Neslican, kanser tedavisi gördüğü sırada yaşama tutunma mücadelesiyle insanlara umut olan Neslican Tay'ın hayat hikayesini konu ediyor. Kendisine kanser teşhisi konmasıyla başlayan zorlu tedavi sürecinin aktarıldığı filmde, Neslican'ın bu süreçte yaşadıkları, yaşama tutunma mücadelesi gözler önüne seriliyor.

Film, Sadık adında bir adam üzerinden, gerçekten iyi bir insan olmanın anlamı sorgulanıyor. Sadık, insan kaçakçıları ve katillerin dünyasında adalet arayan bir adamdır. Ancak bu süreçte o, iyilik ve kötülük arasındaki çizginin bulanıklaştığını fark eder.

Hayatlarındaki erkeklerle olan ilişkilerinde sorunlar yaşayan, artık kendilerini büyük bir çıkmazda hisseden birbirini tanımayan sekiz kadın, kadınlara mahsus olan bir kampta bir araya gelir. Kendileri için yeni bir dünya kurmaya çalışan kadınlar, içlerinden birinin kocasının metresine ve oğluna sahip çıkmak zorunda kaldıklarında bildikleri her şeyi unuturlar.

Darbe döneminde bir Ege kasabasında, canından çok sevdiği küçük kızı ve babaannesiyle birlikte yaşayan Memo, mental yetersizliği olan ama küçük dünyasında mutlu yaşayan bir çobandır. 1983 yılında bir gün, sıkıyönetim komutanının kızının ölümü üzerine kalan ve sıradan hayatı birden altüst olan Memo, idam cezasına çarptırılır ve böylece ‘Yedinci Koğuş’a gelir. Burada hayatta kalması pek mümkün görünmemektedir. Fakat başta onu nefretle karşılayan tüm koğuş, onun iyilik dolu kalbini görür, yavaş yavaş Memo’nun cinayet işleyebilecek bir kişiliği olmadığına ikna olmaya başlar ve zamanla hayatına dokunduğu herkes Memo’nun hayatını kurtarmak için seferber olur. Herkes adalet peşindeyken Memo ve kızı Ova’nın tek isteği birbirlerine kavuşmaktır. Memo suçsuzdur ve şimdi yaşamına geri dönebilmesi için bir mucizeye ihtiyacı vardır.

11. yüzyıl Selçuklu dünyasında geçen bu karakter odaklı tarihî drama, Gazâlî'nin inişler ve çıkışlarla dolu hayatını anlatıyor. Saray entrikaları, mezhep çatışmaları ve felsefi mücadeleler etrafında yoğunlaşırken Gazâlî şüphecilik, hırs ve inançla mücadele eder. Onun yolculuğu sadece kişisel bir hesaplaşma değil, İslam'ın entelektüel tarihinde dönüştürücü bir an hâline gelir.

Cennetin Çocukları, İskender’in karanlık sokaklardan sıcacık bir aile ortamına uzanan dönüşüm yolculuğunu ekrana taşıyor.

Münevver, giyeceği gelinlik kadar ağır bir yükle, ailesini kurtarabilmek için kaderini bir yabancının ellerine bırakmıştır. Onun bir kasabada başlayan yolculuğu, geçmişin karanlık sırlarını ve geleceğin acımasız hesaplaşmalarını İstanbul’un parıltılı dünyasına taşır. Bu dünyada ise, Türkiye’nin en büyük yıldızı Kenan Akın ışıltılı sahnelerin ardında, kendi yalnızlığıyla ve kaçamadığı bağımlılıklarıyla baş roldedir. Ama ne parıltılı sahneler ne de karanlık sırlar, Kenan’ın arkasındaki manipülatif gücü saklayabilmektedir. Bu güç, Kenan’ın annesi Keriman Akın’dır. Ahsen Çevik’in kalemi hikayenin gerçeğini ararken, her satırda başka bir sırla yüzleşir; ve Şefik Arzen geçmişin kefaretini ödemekle bugünün günahlarını işlemek arasında sıkışıp kalmış yalnız bir adam olarak bu sırların tam ortasındadır. Özge ve Gani Ceylan ise zorlu bir aşk hikayesinin ortasında, aile bağları ve bireysel hırslar arasında savrulurken Münevver’le beraber kendilerini bu sırların merkezinde bulurlar.

Kızı öldürülen acılı baba Selim, failleri bulunamayan olayı aydınlatmak için kendi araştırmasını yapar ve sanıkları canlı yayında sorgulayıp kararı izleyicilere bırakır.

Köklü bir aileden kaçırılıp sokaklara düşen bir çocuğun, yıllar sonra evine dönmesi ile kendini yeniden var etme mücadelesini anlatıyor.

İdealist ve dürüst bir Hâkim, oğlunun suça karışmasının ardından, onu koruyabilmek için amansız bir savaşa girer. Hâkim Ömer Arif Derman, karısının ani ölümünden sonra, oğlu Ozan'la kendine yeni bir dünya kurmaya çalışmaktadır. Bu dünya Ozan'ın kaza sonucu birini öldürmesiyle alt üst olur… Ömer Arif, oğlu Ozan'ı korumak için, bugüne kadar inandığı tüm ilkelerinden vazgeçmek zorunda kalır. Zira Ozan'ın ölümüne neden olduğu genç, bir Mafya liderinin oğludur. Oğlunun hayatının tehlikede olması, Ömer Arif Derman'ı bambaşka bir adama dönüştürecek; oğlunu kurtarmak için gireceği savaşta, sadece kendini değil, sevdiklerini de ateşe atacaktır.

Büyük Selçuklu İmparatorluğu'nun devlet yapısını, siyasi olaylarını, savaşlarını ve Sultan Alparslan'ın hayatını ele almaktadır.

Ceylin gözü kara ve kurallar söz konusu olduğunda sınır tanımayan bir avukattır. Bir müvekkiliyle ilgili yine illegal yoldan bilgi alabilmek için savcı Ilgaz’ın karşısına çıkar. Ancak Ilgaz’ın, Ceylin’in tam aksine, mesleki etik konusunda katı kuralları vardır, bu yüzden de kariyerinde çok başarılı ve sözü dinlenen bir savcıdır. Ilgaz kardeşi Çınar’ın katil olmakla suçlandığı bir cinayet vakasıyla karşılaşınca; ilk defa kendi kurallarını yıkar. Ceylin’den kardeşini savunmasını ister. Bu noktadan sonra işler ikisinin de tahmin edemeyeceği bir yola girer. Ilgaz ve Ceylin; Çınar’ın aklanması için çalışırken, kendilerini ikisinin de ailelerine kadar uzanan bir gizem yumağının içinde bulacaklardır.

Müzik öğretmeni Zeynep beş yıl önce iki küçük çocuğu ve doktor kocası Ahmet ile yeni tayin oldukları kasabadaki güzel evlerine taşınırken geleceklerinin o yaz sabahı gibi mükemmel olacağından emindi. Doğum gününde bir dilek diledi. Sonraki beş yıl içinde her şeyini kaybetti.

Her Türk evladı asker doğar. Bazıları hem asker, hem kahraman… Bu milletin, bu ülkenin bekası için gece gündüz çalışırlar. Yeri gelir ölüme bile kafa tutarlar. Biz onlara “Kahraman” deriz. Onlar bize haykırarak cevap verir: Vatan sağ olsun!

Aliya İzzetbegoviç'in hayatını odağına alan mini dizi, Bosna tarihinden önemli kesitleri bir araya getiriyor.

Günümüz İstanbulu'nda yaşayan ve kadim bir gizli birlikle olan bağını keşfeden genç bir adam, şehri ölümsüz bir düşmandan kurtarmak için maceraya atılır.

Henüz üniversite öğrencisiyken tanıştığı ünlü ve başarılı cerrah Yekta Harmanlı'yla evlenen Aylin; kısa sürede bu büyülü rüyadan uyanırken, kendini bir karabasanın ortasında bulur. Yaşadığı psikolojik şiddete daha fazla dayanamayacağını anladığında boşanmayı dener ama başaramaz. İkinci çocuğuna hamile kaldığında tek bir amacı vardır. Çocuklarıyla birlikte kocasından kaçmak… Bütün hayatını etkileyecek o büyük yalanı kocasına söylerken, sırrını paylaştığı yakınlarından biri ona ihanet etmeye hazırlanmaktadır.

Bir grup cesur adam ve kadının tarihin akışını değiştirmek uğruna hayatlarını ortaya koymalarının hikayesini anlatıyor.

Zengin işadamının şımarık oğlu eğitimini Amerika’da tamamlamıştır. Uzun yıllar orada takılmış, zevk ve sefa içinde hayatın gerçeklerinden uzak kalmıştır. Türkiye’ye dönmeye karar veren bu genç ve yakışıklı adamın hedefi babasının kurduğu büyük holdingin başına geçmektir. Oysa babasının şımarık oğlu için çok değişik bir planı vardır. Oğlunun, fabrikalarından birine işçi olarak girmesini ve mesleği en alttan başlayarak yavaş yavaş öğrenmesini istemektedir. Genç adam once bu teklife çok büyük tepki gösterse de kabul etmek zorunda kalır ve babasının fabrikasında işçi olarak işe başlar. Bu büyük sırrı sadece baba ve emektar personel müdürü bilmektedir. Ne işçiler, ne ustabaşı, ne de herkesin nefret ettiği kötü adam fabrika müdürü bu sırrı bilmemektedir. Geleceğin patronu şimdi gizli bir işçidir.

Bazıları kahraman doğar, bazıları sonradan kahraman olur. Mahir her ikisi de... 1970'lerde Beyazıt'ta mutlu bir aile… Bir nişan günü her şey değişti. İşlemediği bir cinayet yüzünden Kara ailesinin babası, Nazif idam hükmü aldı. Mahir o gün vazgeçti kendinden, hayatından, sevdalarından, yarınlarından. Tek yolu vardı artık. Gerçek katili bulup, adaleti sağlamak ve babasını darağacından kurtarmak. Darağacına giden bu yolda önünde bir de imkansız bir aşk var.

30 yaşlarındaki Kılıç Ali, kızını kucağına aldığı gün, yaşamak için sadece 90 günü kaldığını öğreniyor. Bu da yetmezmiş gibi aynı gün, unutup yok saymaya çalıştığı eski bir hesap dönüp dolaşıp kapısını çalıyor. Bu büyük hesaplaşmanın muhatabı Türkiye'nin en büyük şer imparatorluğu. Üstelik Ali'nin bir zamanlar deliler gibi sevdiği ilk aşkı da, bu imparatorluğun bir parçası. Bir günde hayat ancak bu kadar tepetaklak olabilirdi.

Uzman Jandarma Osman Kanat, Şırnak'ta Çeliktepe Jandarma Karakolu'nda görevli, keskin nişancı, Uzman Jandarma II. Kademeli Çavuştur. Arkadaşı ve devresi Uzman Jandarma Cemil ile düzenlediği bir operasyon terör örgütünü kızdırır ve Terörist Nejla, intikam almak için karakola saldırır. Çeliktepe Jandarma Karakolu, bu baskından sonra Küpeli Nejla'nın ve arkadaşları Bakır ve Miro'nun adamlarına karşı ölümüne bir savaşa girerler.

Ayşe Kulin'in Köprü isimli 2003'de bir trafik kazası sonucu hayatını kaybeden Recep Yazıcıoğlu'nun yaşamından yola çıkılarak yazdığı romanının uyarlaması olan Köprü, idealist bir vali olan Fahri Yazıcı'nın hayatını anlatıyor.

Babalarını herkesten deli gibi kıskanan, Fatmagül ile Ayşegül'ün, onu kimseye kaptırmaya niyetleri yoktur. Ne zaman babaları yeni bir adayla çıkıp gelse, işleri bozmak için ellerinden geleni yaparlar. Bazen işleri rast gider, bazen ise sarpa sarar, işte komedi de orada başlar..

Melek, yıllardan beri sevgilisinin gelinlik satan dükkânında tezgâhtar olarak çalışmakta ve evlilik hayalleri kurmaktadır. Bir gün sevgilisinin kendisinden ayrılmak istediğini öğrenir ve hayatı tamamen değişir. İşyerinden ayrılan Melek, tesadüfler sonucu eşini kaybetmiş olan zengin bir adamın, Ömer Giritli'nin üç çocuğuna bakmak üzere Dadı olarak işe girer. Çocuk yetiştirme konusunda pek de deneyimi olmayan Melek, kendisine çok yabancı bir ortamda, o güne kadar görmediği kurallar ve değişik bir yaşam biçimiyle karşı karşıya kalır.

Ailesi başka kentte yaşayan Aslı, en yakın arkadaşı ile paylaştığı evde yalnız kalınca kirayı ödeyemez. Uzun süredir çıktığı zengin ve yakışıklı iş adamı (Tolga) ile nişanlanmak üzere iken bu gencin evli olduğunu öğrenmesi de herşeyi berbat eder. Çünkü ailesi nişan töreni için yola koyulmuştur. Aslı ailesini üzmemek için çare arayışı içindeyken evin yarısını devraldığını söyleyen hiç tanımadığı bir genç (Eren) çıkagelir. Bütün bu durumlardan iyice bunalan Aslı, tam genci evden kovarken birden aklına onu ailesine nişanlı olarak tanıtma fikri gelir. Bu küçük ve zararsız oyun tabiki ortalığın karışmasına neden olur.