İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

12 filminden 1'i İzlenir çıktı

Sakarlığı ve beceriksizliği yüzünden bir baltaya sap olamayan Rıfkı, kendini Tarzan sanmaktadır ve zamanının büyük çoğunluğu ormanda geçmektedir. Fakir ve saf bir delikanlı olan Tarzan Rıfkı tesadüfler sonucu kendisini mafyanın içinde bulur. Ve bu kanunsuz adamlar Rıfkı'yı kendi kirli işlerinde kullanmak isterler. Ama sakarlığı yüzünden mafyanın bütün işlerini alt üst eden Rıfkı, sonunda mafya babasını da çileden çıkarır. Çareyi Rıfkı'yı ortadan kaldırmakta arayan mafya, akla gelmeyecek her türlü yola başvurarak harekete geçer.

Saf köylü Osman, yanında ırgat olarak çalıştığı Hasan Ağa'nın kızı Emine'ye deliler gibi aşıktır... Bunu ağaya açıklayınca ağa öfkeden deliye döner. Ancak Osman ailesiyle birlikte kapısına dayanınca da yüklü miktarda başlık parası ister. Aşkından divane olan Osman yüzünden başlık parası arttıkça artar ve 600 bin liraya yükselir. Parayı biriktirmek için gurbete çalışmaya giden Osman tamamladığı başlık parasıyla köye dönerken soyulur. Dönüşte Emine'yi alamadığı gibi, toprakları elinden alınan babasının da ölümüne tanık olur. Tekrar şehire dönen Osman hem başlık parası biriktirmek, hem toprakları geri almak için çare aramaya başlar. İkinci İstanbul macerasında karşısına çıkan askerlik arkadaşı Şevket, ona kısa yoldan zengin olmasına yarayacak tokatçılığı öğretmeye başlar. Şevket'ten insanları ve hayatı tanımaya öğrenen Osman, ona saflığı ve iyiliği öğretecektir.

Film, düşmanları tarafından sevgilisinden ayrılmaya zorlanan bir adamın öyküsünü konu edinir. Ferdi ve Zeynep’in yolları bir rastlantı sonucu kesişir. İki genç kısa zamanda duygusal olarak yakınlaşır. Ancak Ferdi bir çiftlikte çalışan ve ağaya yüklü miktarda borçlanan dedesine yardım etmek için habersizce ortadan kaybolur. Bu çiftlik Zeynep’in babası Naci Bey’e aittir. Zeynep’in çiftliğe gelmesiyle birlikte Ferdi için zorlu günler başlar. Zeynep babasının serveti ve aldığı eğitim nedeniyle Ferdi’yi hor görür. Bu sırada babası Zeynep’i Erol’la evlendirerek onun servetinden yararlanmayı plânlamaktadır. Zeynep ise çareyi Ferdi’yle kaçmakta bulur. Bu olay üçlü arasında yıllarca devam edecek bir kinin ortaya çıkmasına neden olacaktır

Rıfkı (Kemal Sunal), ölen babasının mallarını satmak için Almanya'dan köyüne geri döner. Köyde birden adı ermişe çıkar. Rıfkı, yağmur duasına çıkan köylüler için yarım saat içinde yağmur yağdırır. Üfürükçülük yapar. Evde kalmış yaşlı kadınların kısmetini açar. Kötürümleri üfleyerek ayağa kaldırır. Bu arada bazı çıkarcılar, köyün Belediye Başkanı seçimlerine Rıfkı'nın girmesini isterler. Bir başka Belediye Reisi adayı Rıfkı'ya seçimlere girmemesi için rüşvet verir. Rıfkı seçimleri kazanır, ancak sonunda üçkağıtçı olduğu ortaya çıkar.

Mülayim devlet dairesinde odacıdır, gittiği hastanede raporlarının karışması ve çok yakında öleceği haberini almasıyla bütün hayatı değişir.

Fatih Sultan Mehmet Mora kentinin başsız kaldığını öğrenir. Mora’da karışıklık başgöstermiştir. Rum Kani Paşa bu karışıklığın nedeni olarak sadrazamı suçlar. Kara Murat ise Rum Kani Paşa’nın sadrazamın yerinde gözü olduğu için iftira attığını, bunun doğru olmadığını ileri sürer. Fatih Sultan Mehmet bu sözler üzerine Kara Murat için ölüm fermanı çıkarır.

Mutlu bir aile yaşantısı olan sevimli Gülşah bir gün eve geldiğinde beklenmedik bir tabloyla karşılaşır. Evde anne babasını bulamayan küçük kız, babasının haksız yere hapse girdiğini; annesinin ile hastaneye kaldırıldığını öğrenir. Bu büyük trajedi karşısında şaşkına dönen kız yine de metanetini korur ve küçük kardeşine sarılarak her şeyin üstesinden gelmeye ant içer. Küçük kız artık bir yandan küçük kardeşine bakacak, diğer yandan da hapisteki babasına ve hastanedeki annesinin geçimini sağlayacak parayı kazanacaktır. Hayatta tek başına kalan Gülşah, çeşitli işlerde çalışıp ailesini geçindirirken küçük yaşta fazlasıyla olgunlaşmayla tanışacaktır.

Hasan (Kadir İnanır) Almanya'ya çalışmaya gitmiş, orta halli bir ailenin en büyük çocuğudur. Yurda döndüğünde onu bir sürpriz beklemektedir. Babası (Zeki Alpan) yörenin zengin efendisi Şükrü Arnamus (Ali Şen) ile Hasan'ın haberi olmadan söz kesmiş ve kızını gelin olarak almaya söz vermiştir. Hasan ilk başta karşı çıkar, fakat Naciye'yi Müjde Ar) görünce onu evleneceği kız zannedip razı olur. Ama bir akşam yenen yemekte aslında Naciye'nin baldızı olduğunu onun yerine ablası (Oya Öge) ile nişanlı olduğunu anlayınca şoke olur. Bu işten nasıl sıyrılacağı düşünürken Naciye'ye yakınlaşmaktan da kendini alamaz ve gidilen bir piknikte olanlar olur.

Emine, adı fahişeye çıkmış genç ve güzel bir kızdır. Zavallı kız, vilayet tarafından Anadolu'nun küçük bir köyüne sürgün edilir. Vali, kıza kalacak bir ev bulsa da, evin sahibi kızın güzelliğine dayanamayıp kıza tecavüz etmeye kalkınca kız evden dövülerek kovulur. Hastanede iyileştikten sonra kalacak yeri olmayan kıza tek yardım eden kumandan olur ve kızı kirayı kendisinin ödeyeceği bir eve yerleştirir. Emine, geçinebilmek için iş arasa da kimse ona yardım eli uzatmaz. Tek yardım eden hastabakıcı Server olur. Bu yüzden de kısa zamanda başka bir yere sürgün edilir. Kumandan da kasaba dışına çıkınca yalnız kalan Emine çektiği zulme daha fazla dayanamaz.

Kaçırılan Yumurcak’ı kurtarmak için harekete geçen eski bir haydut avcısının ve Yumurcak’ın yaşadıklarını anlatır. Bir zamanların ünlü haydut avcısı Keskin, Demir Bilek ile düello yaparken kazayla bir çocuğun ölümüne sebep olur. Yaşadığı olayın etkisinden kurtulamaz ve kendisini alkole verir. Okulların tatil olması sebebiyle kasabaya dönmek için yola çıkan Yumurcak kaçırılır. Olayın Demir Bilek ve adamları tarafından yapıldığını duyanlar geri çekilir. Demir Bilek ile başa çıkabilecek birilerini arayan ailenin aklına bir tek kişi gelir: Keskin… Keskin, Yumurcak’ı kurtarmak için rehin bıraktığı silâhını tekrar alacak ve yola çıkacaktır.

Türk masal anlatı geleneği içerisinde olumlu ve olumsuz özelikleri ile halkı temsil eden bir tiptir. Başlıca özellikleri dürüstlüğü, mertliği, cesareti, yardımseverliği, cömertliği ve kurnazlığıdır. Yoksul bir karı-kocanın veya yoksul bir kadın oğlu yahut da yaşlı bir kadının torunu olarak anlatılan Keloğlan, masalların başında beceriksiz, tembel biri gibi bir izlenim sergilerken olayların gelişmesiyle kurnaz, cesur ve becerikli olduğu ortaya çıkar; yaşından ve boyundan umulmadık şekilde zorlukların üstünden gelir.

Küçük yaşta kimsesiz kalan Fosforlu, Zurna Kâzım tarafından büyütülür. İkili, sokaklarda şarkı söyleyerek geçinir. Bir gün sokakta şarkı söyleyen Kemal ile karşılaşır. Bir zamanlar ünlü bir şarkıcı olan Kemal, bir turnede saldırıya uğrayınca hafızasını ve gözlerini kaybeder. Zurna Kâzım, Fosforlu ve Kemal birlikte çalışmaya başlar. Kemal ile Fosforlu arasında büyük bir aşk başlar. Bir gün doktordan Kemal’in gözlerinin açılabileceğini öğrenen ekip, gereken parayı toplayabilmek için her türlü fedakârlığı yapar. Ancak ameliyatın ardından hiçbir şey umdukları gibi gitmeyecektir.

Tarık Buğra'nın "Osmancık" adlı romanından uyarlanan ve Osmanlı Devleti'nin kuruluşunu anlatan dizi.

Hüsnü Kuruntu ve ailesinin başından geçenlerin anlatıldığı dizi.