İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

1 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Zeki Demirkubuz, 25 Temmuz 1964 tarihinde, Isparta'da doğdu. İlk uzun filmi C Blok'u (1994) çekene kadar çeşitli yönetmenlere asistanlık yaptı. Uluslararası eleştirmenler ve izleyiciler, Demirkubuz'u Venedik Film Festvali'nde gösterilen ikinci filmi Masumiyet'le tanıdılar. Üçüncü filmi olan Üçüncü Sayfa, Türkiye'deki film festivallerinin yanı sıra Locarno ve Rotterdam Film Festivalleri de dahil olmak üzere Avrupa'da yapılan çok sayıda film festivalinde gösterildi. Yazgı (2001) ve İtiraf (2001), 2002 yılında Cannes Film Festivalinin "Un Certain Regard" bölümünde gösterildi. Başrolünü de üstlendiği Bekleme Odası'nın (2003) ardından Masumiyet'in başlangıç öyküsünü anlatan Kader'i (2006), sonrasında Kıskanmak (2009), Yeraltı (2012), Bulantı (2015) ve Kor (2016) filmlerini yaptı.

Babasının zoruyla nişanlanmak zorunda kalan Hicran evden kaçar. Hicran’ın zaten onu istemediğini düşünen Rıza, bu durumu önceleri pek umursamasa da durum giderek zoruna gitmeye başlar ve Hicran ile yüzleşmeye karar verir. Sadece bir kere gördüğü nişanlısının peşinden İstanbul’a gidip uzun sürecek büyük bir arayışa başlar.

Kocası Cemal’in Romanya’ya kaçak işçi olarak gitmesinin ardından evde giysi dikerek geçimini sağlayan Emine, bir giyim atölyesinde eski patronu Ziya ile karşılaşır. Ziya, Emine’nin durumunu görüp ona yardım eli uzatır; bu arada ikilinin arasındaki ilişkinin seyri de değişir. Ancak bir süre sonra Cemal, Romanya’dan döner. Üç kişinin de hayatı dönüşü olmayacak şekilde değişecektir.

Sevgilisiyle birlikte olduğu gece karısı ve küçük kızını trafik kazasında kaybeden Ahmet, “akıl-fikir işleri” yapan mühim bir şahsiyettir. Kimseyi umursamayan, hiçbir şeyin önünde eğilmeyen biri olarak bu trajik olaydan pek etkilenmeden yaşamına devam eder ama bir süre sonra, görünürde bir sebep olmaksızın kendinde ve yaşamında bazı değişimler olmaya başlar. Küçük terslikler, tuhaf aksilikler art arda gelmekte, çok sevdiği kadınlarla arası bozulmakta, hayat karşısında zorlanmakta ve kendisinden beklenmeyecek zafiyetler göstermektedir.

Eski arkadaşı Cevat'ın yazdığı romanın ödül almasını hazmedemeyen Muharrem, arkadaşlarının akşam yemeğine kendini zorla davet ettirir. Bu yemekte eski defterler yeniden açılır.

1930'lu yıllarda Zonguldak’a iş sebebiyle yeni taşınan Halit'in güzeller güzeli karısı Mükerrem, şehrin en varlıklı ailelerinden birinin oğluyla adı konulmayan bir ilişkiye başlar.

Bir gece yarısı, arkadaşlarının işlettiği barda son biralarını içip eve dönecekken içeri giren beş kişilik bir grup tarafından silahla alıkonulurlar. Elleri, ayakları, ağızları bağlanan gençler sabaha kadar dayak, işkence ve tecavüze maruz kalırlar. Kendilerini alıkoyan grubun görünürde hiçbir amacı yoktur. Yaşları 20 ile 45 arasında değişen bu grup, hayatlarında eksik kalan her şeyin hesabını hiç tanımadıkları bu gençlerden çıkartırlar.

Bekir, hapisten çıkmak üzere olan Zagor'u seven Uğur'u sever. Zaten gergin olan bir aşk üçgeni, sıcak bir yaz gecesinde Zagor'un birini öldürmesi ve Uğur'un ortadan kaybolmasıyla altüst olur.

Dostoyevski’nin efsanevi yapıtı Suç ve Ceza’yı beyaz perdeye uyarlamaya çalışan Ahmet, uzun süredir başroldeki Raskolnikov’u canlandırabilecek birini aramaktadır. Ancak bu süreçte depresyona girer ve sevdiklerinden uzaklaşır.

Başarılı bir mühendis olan Harun, karısı Nilgün’ün kendisini aldattığını öğrenir. Ancak inanmak istemediğinden, ya da hala aşık olduğu güzel karısını kaybetmemek için önce bu durumla yüzleşmeyip, bildiklerini karısına söylemez. Ama zaman ağır ve acılı geçmektedir; belirsizlik dayanılır gibi değildir. Sonunda yüzleşmeye, karısına her şeyi itiraf ettirmeye karar verdiğinde uzun bir gece “sorgusu” başlar.

Gümrük memuru Musa, birbirinin zıddı iki olay arasında fark gözetmeyen birisidir. Annesinin ölümüne tepki vermeyen Musa, iki çocuk ve bir anneyi öldürmekten sorumlu tutulmasına da sesini çıkarmaz.

Konu olarak gazetelerin üçüncü sayfalarında rastlayacağımız türdeki fiziksel ve ruhsal şiddet vakalarını işleyen film, çaresiz bir adamın başına gelen talihsizlikleri yansıtır. Figüranlık yaparak yaşamını idame ettiren İsa’nın bir yanlış anlaşılma sonucunda hırsızlıkla suçlanır, mafyanın peşine düştüğü İsa bir gün içerisinde çalınan parayı bir şekilde toparlamak zorundadır. İntihar etmekten başka bir çözüm yolu bulamayan İsa, o esnada çalan kapı ziliyle birlikte başka bir yola girer. Türk sinemasının özgün yönetmenlerinden Zeki Demirkubuz’un Masumiyet’ten sonra çektiği filmi Masumiyet gibi Altın Portakal’ı kazanmıştır ve yönetmenin kendine has üslubunu kanıtlar niteliktedir.

Namus cinayeti nedeniyle girdiği hapishaneden çıkan Yusuf amaçsız bir hayata sahiptir artık. İzbe bir pansiyon köşesinde yolu Bekir ve Uğur’la kesiştikten sonra hikayedeki tüm kişilerin hayatlarını derdinden sarsan hadiseler yaşanacak, herkes kendi masumiyetinin peşinden gidecek; bu seçimler de hepsinde derin yaralar açacaktır. Uğur güçlü bir hayat kadınıdır, Bekir ise ona saplantılı bir adam. Fakat Uğur'un gönlünde Zagor vardır.

Kocası ile çoktan bitmiş bir evliliği zoraki sürdürme çabasında olan Tülay, bir gün hiç beklemediği bir olaya şahit olunca sarsılır. Oturduğu C Blok’un kapıcısının oğlu Halit ile hizmetçisinin, kocası ile kendisinin yatağında seviştiğine istemeden tanık olmak, Tülay’ın tutkudan ve aşktan uzak nasıl kupkuru bir hayat sürmekte olduğunu fark etmesini sağlar. Bu olaydan sonra bütün psikolojisi ve davranışları değişen Tülay, kendi içinde bilinçsiz bir arayışa girer. Fakat bu arayış, hem kendisi için hem de çevresindeki insanlar için çok fazla risk barındırmaktadır. Türk Sinemasının en önemli ve başarılı yönetmenlerinden biri olan Zeki Demirkubuz’un ilk çalışması olan C Blok, yönetmenin ilerki yıllardaki filmleri ile ilgili pek çok ipucu barındırıyor.

Büyük bir işhanında çaycı olarak çalışan Yoksul tecrübeli, saf ve iyi niyetli bir adamdır. Çay ocağının sahibi Süleyman onun iyi niyetinden her konuda yararlanmaktadır. Aynı iş hanında tekstil atölyesinde çalışan aşık olduğu kız da Yoksul'un temiz duygularıyla oynamakta ve ondan ödenmeyen borçlar almaktadır. Bir gün bir iş yeri sahibi olan Kerim Bey Yoksul'a nasıl davranması gerektiği hakkında öğüt verir. Yoksul'un yaşadığı bu olaylar çok sıradan gözükse de aslında tüm rolleri değiştirecek bir güce sahiptir.