İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

9 filminden 2'si İzlenir çıktı
4 Ağustos 1941'de İstanbul'da doğan Zeki Ökten, Haydarpaşa Lisesi'nde okurken tiyatro çalışmalarına başladı. Sinemaya 1961'de Nişan Hançer'in yönettiği "Acı Zeytin" isimli filmde asistanlık yaparak adım attı. İlk filmi "Ölüm Pazarı"nı 1963'te çeken Ökten, bu filmle beklediği başarıyı elde edemeyince asistanlığa geri döndü. Dokuz yıl boyunca Ömer Lütfi Akad, Halit Refiğ, Memduh Ün ve Atıf Yılmaz gibi yönetmenlerin yanında asistanlık yaptı. Daha sonra, 1972'de "Kadın Yapar", 1973'te de senaryosunu Selim İleri'nin yazdığı "Bir Demet Menekşe" ile dikkat çekmeyi başardı. 1974'te "Askerin Dönüşü"nü çeken Ökten, asıl büyük başarısını senaryolarını Yılmaz Güney'in bugün birer başyapıt olarak bahsedilen filmleri "Sürü" ve "Düşman"la yakaladı. Sürü ile 1979 Locarno Film Festivali ve 1980'de Antwerp Film Festivalleri'nde en iyi film ödülü başta olmak üzere 11 uluslararası ödül kazandı. Başrolünü Kemal Sunal'ın oynadığı "Hanzo" (1975), "Çöpçüler Kralı" (1976) ve Genco Erkal'ın oynadığı "Fazie Hücum" (1982) gibi komedilerle toplumsal sorunları anlatan filmler yaptı. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nden "Kapıcılar Kralı"yla ve "Faize Hücum"la en iyi yönetmen ödülünü kazanırken, Tarık Akan'ın başrolünü oynadığı "Pehlivan"la (1984) uluslararası birçok ödülün yanı sıra, İstanbul Film Festivali'nde "Üstün Başarı Ödülü" aldı. 1986'da "Ses"i çeken Ökten, 1988'de "Düttürü Dünya"nın ardında sinemaya ara verdi. bu filmin asistanı filmleriyle birçok ödül kazanan yönetmen Zeki Demirkubuz'du. 11 yıllık aranın ardından sinemaya 1999'da, Metin Akpınar, Zeki Alasya, Yıldız Kenter, Eşref Koçak gibi önemli isimlerin yer aldığı "Güle Güle" ile döndü. Sinemalarda bir milyon kişi tarafından izlenen film Altın Portakal'da en iyi film ödülünü kazandırdı. 2003'te başrollerini Tarık Akan, Okan Bayülgen gibi isimlerin oynadığı "Gülüm", ardından da 2006'da "Çinliler Geliyor" isimli filmleri çeken Ökten oyuncu Güler Ökten'le evliydi. Yönetmen, 19 Aralık Cumartesi günü Amerikan Hastanesi'nde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.

Saf görüntüsüne inat, cin fikirli Seyyid (Kemal Sunal); büyük bir apartmanda kapıcılık yapmaktadır ama işler öyle bir hal almıştır ki; yönetici ve apartman sakinleri de dahil artık Seyyid’in hizmetindedir.

Mehmet ailesiyle yoksul bir semtte, bir gecekonduda oturmaktadır. Geceleri bir gazinoda klarnet çalarak ailesini geçindirmeye çalışır. Ayrıca besteler de yaparak zengin olmanın peşindedir. Oturdukları ev kayınbiraderine aittir. Kayınbiraderi evlerini bir müteahhide satınca Mehmet ve ailesi zor durumda kalır. Kayınbiraderine borçlanan Mehmet ev tutmak için gündüzleri de çalışmaya başlar.

Mehmet ailesiyle yoksul bir semtte, bir gecekonduda oturmaktadır. Geceleri bir gazinoda klarnet çalarak ailesini geçindirmeye çalışır. Ayrıca besteler de yaparak zengin olmanın peşindedir. Oturdukları ev kayınbiraderine aittir. Kayınbiraderi evlerini bir müteahhide satınca Mehmet ve ailesi zor durumda kalır. Kayınbiraderine borçlanan Mehmet ev tutmak için gündüzleri de çalışmaya başlar.

Yunus ve Ahmet komşudur. Yunus’un oğlunun güttüğü koyunlar Ahmet’in bahçesine girip sebzelere zarar verir. Ahmet buna kızıp Yunus’un oğlunu dövünce, Yunus ve Ahmet kavga ederler. Yunus, Ahmet’le barışmaya niyetlense de Ahmet’in dava açtığını görünce o da ona karşı dava açar. Birbirlerine dava açan ikili, bürokrasi sebebiyle sürekli adliyeye gidip gelmek zorunda kalır. Bu koşuşturmadan maddi zarar görmeye başlayan iki komşu zaman geçtikçe pişman olacaktır.

Büyük bir işhanında çaycı olarak çalışan Yoksul tecrübeli, saf ve iyi niyetli bir adamdır. Çay ocağının sahibi Süleyman onun iyi niyetinden her konuda yararlanmaktadır. Aynı iş hanında tekstil atölyesinde çalışan aşık olduğu kız da Yoksul'un temiz duygularıyla oynamakta ve ondan ödenmeyen borçlar almaktadır. Bir gün bir iş yeri sahibi olan Kerim Bey Yoksul'a nasıl davranması gerektiği hakkında öğüt verir. Yoksul'un yaşadığı bu olaylar çok sıradan gözükse de aslında tüm rolleri değiştirecek bir güce sahiptir.

Karısı iki çocuğu ve yaşlı babasını geçindirmek için yaşam savaşı veren Bilal’in son umudu Libya’ya işçi olarak gitmektir. Ne var ki Bilal’in sırası bir türlü gelmez. Bu kez Bilal, baba mesleği olan pehlivanlıkta şansını deneyecektir. Ve Bilal Kırkpınar da ki yağlı güreşlere katılmak üzere hazırlıklara başlar. Kırkpınar’da ki yağlı güreş çalışmaları sırasında, pehlivanlık mesleğinin de giderek yozlaştığını ve hile karıştığını görür, yine de umudunu yitirmez.

Saf görüntüsüne inat, cin fikirli Seyyid (Kemal Sunal); büyük bir apartmanda kapıcılık yapmaktadır ama işler öyle bir hal almıştır ki; yönetici ve apartman sakinleri de dahil artık Seyyid’in hizmetindedir.

Bebekken kaybolan ve vahşi ormanda ayılar tarafından büyütülüp, onlar gibi davranan Hanzo, bir gün kazı için köye gelen bir grup tarafından yakalanır.

Film, amcasının servetini tüketen bir genç kızla onu seven saf bir bahçıvanın hikâyesini anlatır. Serpil, ailesiyle birlikte amcasının serveti sayesinde lüks bir yaşam sürer. Amcası Süleyman Bey’den para alabilmek için kendisini dindar bir aile kızı gibi gösterir. Ancak Süleyman Bey, Serpil’in oynadığı oyunları öğrenir. Evlenmediği taktirde Serpil’i mirasından mahrum edeceğini söyler. Süleyman Bey’in saf bahçıvanı Apti ise Serpil’e âşıktır. Serpil, amcasının tehditleri nedeniyle Apti’yle evlenmek zorunda kalır. Ancak balayı için gittikleri Uludağ’da tanıştığı bir gençten hoşlanınca Apti’den kurtulmak için çare arayacaktır.

Birbiriyle anlaşamayan iki erkek kardeşin maceralarını anlatır. Ali ile Veli, biri arabacılık diğeri hamallık yapan iki kardeştir. Ancak iki kardeşin arası iyi değildir. Babalarının oynadığı bir oyunla iki kardeş sonunda barışır ve birlikte çalışma kararı alır. Bu arada Seyid Abdullah isimli Arap mafyasının başındaki kişi, uyuşturucu almak için iki adamını Habip Nizamettin’e gönderir. Abdullah’ın adamları Ali ve Veli’nin yanından geçerken bavullarını düşürürler. Bavulun içinde alışverişin nasıl yapılacağını anlatan bir not vardır. Notu alan iki kardeş kılık değiştirip parayı ele geçirmeye karar verirler.

Veli (Kartal Tibet) ile Ali (Kadir İnanır) birbirlerinden tümüyle farklı karakterlere sahip iki kardeştir. Fırıldak Ali çapkınlık, hırsızlık ve dolandırıcılıkla gününü gün ederken, Veli ise hamallık yaparak gece-gündüz demeden çalışıp, sevdiği kızla evlenebilmek için başlık parası biriktirmektedir. Küçük yaşta ayrıldıkları için birbirlerini tanımayan bu iki zıt kardeşten Ali, kendisini bir çetenin önemli adamı gibi gösterip sağdan soldan haraç toplamaktadır. Fırıldak Ali, annesi ile birlikte bir otel lobisinde tanıştığı Peri (Gülşen Bubikoğlu) ve babası Nurullah Bey’e kendilerini zengin gibi tanıtırlar. Amaçları para sızdırmaktır. Bu arada oyununu anlayan çeteden kaçarken Veli ile çarpışır. Ona yemek ısmarlar. Öyküsünü öğrenir. Veli’ye çok zengin biri olduğunu söyler ve elindek