İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

12 filminden 2'si İzlenir çıktı, 16 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
1945 yılında Sinop'ta doğan Zerrin Sümer, ilkokul ve ortaokulu Bergama’da okumuştur. Tiyatro hayatına, ortaokul yıllarında Bergama Halk Eğitim Merkezi’nde sahneye çıkarak başlamıştır. Ankara Devlet Konservatuarı Tiyatro bölümünden mezun olan Sümer, konservatuarın son senesinde Devlet Tiyatrosu’nda profesyonelliğe adım atmıştır. Daha sonra Ankara Meydan Sahnesi’ne geçerek özel tiyatrolarda çalışmaya başlamıştır. Bugüne kadar 17 toplulukla 80’e yakın oyunda rol alan usta oyuncu, ayrıca çeşitli televizyon yapımlarında görev almıştır. 1996 yılında Yılmaz Erdoğan’ın BKM Oyuncuları’na katılmıştır.

Haraptar adlı köyün haşmetli ağası (Şener Şen), her gün yeni bir kan isteyen babası Abdo'yla yaşadığı yörede egemenliğini sürdürürken her şey tersine gelişir. Yanaşmalarının küçük kızıyla gerdeğe giren baba, yaşamını yitirir. Köylüler ağanın ürünlerini çalıp satarlar. Kuraklık nedeniyle topraklarını da baraj yapmak isteyen politikacılara satarak kendini kente atan ağa, burada da tutunamayacaktır. Karısına varıncaya kadar herkesin terk ettiği ağaya sadık kalan yalnızca yanaşmanın kızı Kiraz'dır.

En büyük eğlence kaynağı, herkesin büyük ilgi gösterdiği yazlık sineması olan bir kasaba… Kasabanın deli oğlanı Emin, çevresindeki tüm insanlara her türlü işte yardım eden ve herkesin sevdiği bir adamdır. Televizyonun henüz yeni yeni Anadolu’ya yayılmaya başladığı bu dönemde köy halkı dönemin en büyük icadıyla tanışmaya hazırlanmaktadır. Televizyona dair çeşitli beklentiler vardır. Mekanik işlerle uğraşmayı seven Emin de televizyonun nasıl bir buluş olduğunu merak etmektedir. Televizyon kasabaya gelirken, beraberinde birçok şey getirecektir.

Türkiye’nin ilk seyircili sitcomu olan Bir Demet Tiyatro’da orta sınıf bir işçi ailesinin yaşadıkları, ailenin 30 yaşlarındaki işsiz ve bıçkın oğlu Mükremin, sivri dilli ve zeki kız kardeşi Lütfiye, fantezileriyle oduncunun karısı Feriştah gibi karakterler aracılığıyla izleyiciye aktarılır.

Amatör bilim insanı Şahap Cenabettin'in kendi icadı olan, insanların hayallerini gerçeğe dönüştüren mucize aynaları anlatan film, Aziz Nesin'in hikayelerinden uyarlandı.

Film, çocukluktan birbirine aşık olan ama zaman içinde yolları bambaşka yerlere uzanan iki insanın bir kez daha karşılaşmasını konu alıyor. Torunlarının birbirleriyle evlenmesini isteyen iki büyükanne, onlar için sözde tesadüfi karşılaşma planlarlar. Durumdan haberleri olmayan iki genç karşılaştıklarında, çocukluk aşkları yeniden gün yüzüne çıkar, eski defterler açılır ve önlerine çıkan yeni hikâyeye karşı koymazlar.

Film, sevdiği kıza kavuşabilmek için arkadaşlarıyla birlikte imkansız bir görevin üstesinden gelmeye çalışan Temel'in hikâyesini anlatıyor.

Çevresinde şanşsızlığı ile bilinen Sebahattin, yaşadığı birçok talihsizliğin sonunda büyüdüğü mahalleye geri döner. Sebahattin'in mahalleye dönmesi ile bütün mahalleli başlarına yine birçok iş açılacağını düşünerek endişeye kapılır. Kaderine boyun eğen Sebahattin, mahallede tanıştığı Yaprak sayesinde şansının döndüğüne inanır. Fakat her şey bu kadar kolay olmaz. Yaprak, yıllar önce ahını aldığı Durmuş'un kız kardeşidir ve Sebahattin'i kabul etmek için ona bir şart sunar. Sebahattin'in kendisini Durmuş'a affettirmesini ister. Sebahattin, kaderini değiştirmek ve Yaprak'ın kendisini kabul etmesini sağlamak için en yakın arkadaşı İzzet ile plan yapmaya başlar.

Adını, Orta Anadolu'nun meşhur oyun havasından alan film, pilot olma hayalleriyle yanıp tutuşmuş olan fakat belediye otobüsü şoförlüğü yaparak "kaptan" ünvanına erişebilmiş olan Yüksel Güvercin adlı karakterin öyküsü perdeye taşınıyor. Görme engelli annesini de pilot olduğuna inandıran Yüksel, bu hayalinin peşini bırakmıyor. Her fırsatta, pilot olma hayalinin üzerine gidiyor. Bu hem Yüksel'in en büyük hayali hem de sevdiği kadına ulaşabilmesi için en büyük umutlarından biri.

Maceradan ve hastalıktan ölesiye korkan Metin bir gün yaşam dolu Hayat’a rastlar. Kavgalarla başlayan ilişkileri bir hayat öpücüğü gibi ikisinin de hayatını değiştirir ve Metin bu aşk sayesinde yaşamanın hayatta kalmaktan fazlası olduğunu öğrenir. Yaşamı böylesine seven ve yaşamdan böylesine korkan bu iki insan bütün imkansızlıklara rağmen birlikte mutlu olmayı becerebilecek midir?

Hayatı hep kuralına göre yaşamış Kudret’in düzeni yaşadığı sürpriz olaylarla tepetaklak olur. O da çok sevdiği arabasına atlayıp Antep’e doğru yola çıkar. Yolculuk boyunca hem arabasının hem de Kudret'in başına gelmeyen kalmaz. Kudret yüzlerce kilometrenin sonunda hem dostluğun önemini keşfedecek hem de kuralsız yaşamın keyfini öğrenecektir.

4 kahramanımız Gökhan, Hikmet, Necmi ve Servet koşullu olarak hapishaneden salındıktan sonra birlikte grup terapisine gitmektedir. Ancak Del Piero Hikmet'in günün birinde vapurda karşılaştığı Mihriban'a aşık olmasıyla hayatları değişir. Mihriban dilsiz bir genç kadındır, Hikmet de onun konuşabilmesi için gereken parayı bulabilmek adına arkadaşlarıyla birlikte tekrar pis işlere bulaşmak zorunda kalacaktır.

Ramazan Bayramı'nın ilk gününde İsmail, arkadaşlarıyla bayram namazından dönerken oğluyla karşılaşır. Yurt dışında yaşayan oğlu, alelacele bir düğün yapmak için gelmiştir.

Şehre bir güzellik gelir! Türkiye’nin güneydoğusunda, herkesin ve her şeyin “uzağında” küçük bir masal sehrinde geçer hikaye. 1980 yılının yaz ayları... Tüm ülke siyasi bir kaosun içindedir. Siyasi şiddet ülkeye egemendir. Sağda ve solda onlarca değişik fraksiyon türemiştir. Bu anlaşılmaz saçma, acıklı ve komik “anarşik” atmosfer “Vizontele” şehrine çok başka ve kendine özgü biçimde yansımıştır. Güner Sernikli bu uzak şehre sürgün edilmiş bir devlet memurudur. Her şeyin saçma bir rota izlediği günlerde Sernikli ailesi uzun ve çileli bir yolculuğun sonunda “Vizontele” şehrine gelirler. Sernikli Ailesi, o yaz şehre sanki bir hediye paketi gibi gelir. Güner bilgiyi, Tuba güzelliği, saflığı ve bizzat aşkı getirir. Evet, o yaz şehre çok güzel şeyler gelmiştir ama uzun süre kalamamıştır.

En büyük eğlence kaynağı, herkesin büyük ilgi gösterdiği yazlık sineması olan bir kasaba… Kasabanın deli oğlanı Emin, çevresindeki tüm insanlara her türlü işte yardım eden ve herkesin sevdiği bir adamdır. Televizyonun henüz yeni yeni Anadolu’ya yayılmaya başladığı bu dönemde köy halkı dönemin en büyük icadıyla tanışmaya hazırlanmaktadır. Televizyona dair çeşitli beklentiler vardır. Mekanik işlerle uğraşmayı seven Emin de televizyonun nasıl bir buluş olduğunu merak etmektedir. Televizyon kasabaya gelirken, beraberinde birçok şey getirecektir.

Haraptar adlı köyün haşmetli ağası (Şener Şen), her gün yeni bir kan isteyen babası Abdo'yla yaşadığı yörede egemenliğini sürdürürken her şey tersine gelişir. Yanaşmalarının küçük kızıyla gerdeğe giren baba, yaşamını yitirir. Köylüler ağanın ürünlerini çalıp satarlar. Kuraklık nedeniyle topraklarını da baraj yapmak isteyen politikacılara satarak kendini kente atan ağa, burada da tutunamayacaktır. Karısına varıncaya kadar herkesin terk ettiği ağaya sadık kalan yalnızca yanaşmanın kızı Kiraz'dır.

Birbirini tanımayan üç akraba ailenin bir arada yaşamak zorunda kalmasıyla başlayan olaylar anlatılıyor.

İnsan doğası gereği sosyal bir varlıktır. Bu sosyallik bazen hayatı kolaylaştırırken bazen de işleri içinden çıkılmaz bir hale sokar. "Karşılaşmalar", tam da buradan yola çıkarak günlük hayatta “bu kadar da olmaz” denilen karşılaşmaları her bölümde farklı oyuncular ve konularla ele alıyor.

Ömer Ademoğlu, babası Reşat'ın imam olarak görev yaptığı camide müezzindir. Yakın zamanda annesini kaybeden Ömer, bu kaybın sızısı yüreğinde, babası Reşat ve babaannesi Nezahat ile hayatlarını sürdürmeye devam ederler. Üç kardeşin en küçüğüdür. Anne yarısı bildiği ablası Nisa, babasının ve abisi Tahir'in istemediği bir evlilik yaparak, aileden kopmuş, bu durum Ömer'in ruhunu derinden yaralamıştır.

Annesinin ölümüyle kendisine kalan miras sayesinde geçmişin gizemli sırlarıyla karşılaşan Gonca'nın ve Isparta'nın önde gelen ailelerinden Atabey ailesinin oğlu Toprak'ın hikayesini konu alıyor.

Dünya gizemli bir salgının etkisi altındadır. Dil ve konuşma yoluyla yayılan bu salgından sadece eski bir dil bilimci olan Murat Siyavuş etkilenmez. Salgınla Mücadele Kurumu, hastalıktan kurtulan tek kişi olan Murat'ın peşine düşünce genç adam, saklandığı kurtarılmış bölgeden çıkmak zorunda kalır. Korunaklı alanından çıkan Murat Siyavuş, salgının etkisi altına aldığı İstanbul'un gizemli yerlerinde hastalığın mirası olan “sıcak kafa”sının sırrını ortaya çıkarmak için zorlu bir mücadeleye girişir.

Vedat, karısı Hatice, annesi Hayriye ve üç tane erkek evladıyla otuz yıldır aynı çiftlikte yaşamaktadır. Ortanca oğulları Umut, bir kaç yıl önce daha merkezi bir yere taşınmıştır ama sık sık ailesini ziyarete gelir. Kardeşlerin en küçüğü Mutlu dışında hepsi ekmeklerini eline almıştır. Oğullarıyla gurur duyan Vedat, bu çiftlikte sakin ve huzurlu bir yaşam sürmektedir. Burcu, iş adamı Tayfun Olgun’un fazlaca şımartılmış tek kızıdır. Kredi kartını sihirli değnek sanan Burcu’nun bir insanın hayal edebileceğinden daha lüks bir yaşamı vardır. Derken Tayfun, bir yolsuzluk suçlaması yüzünden yurt dışına kaçar. Böylelikle Burcu’nun yolu Aslan ailesiyle kesişir çünkü soruşturmayı yöneten komiser, evin iki numaralı oğlu Murat Aslan’dır. Bir akşam Aslan ailesi tüm neşesiyle bahçede otururken Burcu çıkagelir. Çiftliğin boşaltılmasını ister. Vedat ve Hayriye dışında kimse bu kızın ne dediğini anlamamıştır. Zira Vedat’ın, Tayfun ile yıllar önceye dayanan bir sırrı vardır ve bundan ailesinin haberi yoktur.

İstanbul'un keşmekeşliğinden sıkılan ve üstüne üstlük evlenmek üzere olduğu sevgilisi tarafından aldatıldığını düşünen Gül'ün, Muğla'ya Güzelköy adlı bir köye gitmesi ve orada başına gelenler konu ediliyor..

Konu hayatın ve aşkınsa, kadere asla teslim olma... O Hayat Benim'de küllerinden doğan aşklara ve hayata yenilmeden tutunma mücadelelerine hep birlikte tanık oluyoruz. Sırlar bir bir ortaya çıkmaya başlamıştır, artık işler kimsenin umduğu gibi gitmeyecek, herkesi şaşırtacak büyük gelişmeler yaşanacaktır. Bahar, Ateş ve Efsun için yepyeni bir dönem başlamıştır. O Hayat Benim'in gizemli dünyasına sizi de bekliyoruz.

Toprak zengini ailesinin en küçük ferdi olan Deniz Gökçener, âşık olduğu adamın babasını, Zeytin Tepesi'nin en zengin adamı Malik Karatay'ı öldürmekten hüküm giyer. Suçunu kabul etmese de ailesi dahil herkes onun cinayeti işlediğine inanır. Denetimli serbestlikten yararlanarak özgür kaldığında Zeytin Tepesi'ne geri döner, ancak kasabanın gözünde bir katildir. Üstelik ailesi de dağılmıştır. Canından çok sevdiği annesini aramaya devam etmeye kararlı olan Deniz karşısına hep engel çıkaran eski sevdiği Tarık ile mücadele edecektir.

Uzman Jandarma Osman Kanat, Şırnak'ta Çeliktepe Jandarma Karakolu'nda görevli, keskin nişancı, Uzman Jandarma II. Kademeli Çavuştur. Arkadaşı ve devresi Uzman Jandarma Cemil ile düzenlediği bir operasyon terör örgütünü kızdırır ve Terörist Nejla, intikam almak için karakola saldırır. Çeliktepe Jandarma Karakolu, bu baskından sonra Küpeli Nejla'nın ve arkadaşları Bakır ve Miro'nun adamlarına karşı ölümüne bir savaşa girerler.
Görsel yokBağcıoğulları ile Çıkrıkçıoğulları Ürgüp’ün birbirine düşman iki köklü ailesidir. Her iki ailenin reisi de kendi fertlerinin mutluğu için fedakarlık yapmaktan çekinmez. Çıkrıkçıoğullarının en küçük kızı Gülüm'ün nişanı ve Bağcıoğulları'ndan Mesut’un sünnet töreni aynı düğün salonunda aynı günde kesişince, birbirine düşman iki aileyi de memnun edecek bir çözüm arınır. Bu çözüm yeni olayların başlangıcına da gebedir.

"Yalancı Romantik" evlilikte kadının ve erkeğin değişimini, gelişimini ve bazen de gerilemesini anlatan bir durum komedisi. Bekarların evlilere özendiği, evlilerin bekarlara bakıp iç çektiği bir ilişkiler yumağı. Cinsellik uğruna oynanan oyunlar, söylenen yalanlar, takılan maskeler, gizli saklı düşünceler artık bu dizide ortaya çıkacak.

Adını Karadeniz'in Fırtına Deresi'nden alan dizide, Trabzon'un yemyeşil köylerinden birinde Ali ve Zeynep arasında yaşanan tutkulu aşk hikayesi anlatılıyor. Ali'nin babası Hasan, kısa zamanda zengin olma hayalleri kuran ve bu uğurda ailesini geçindiren bahçesini, tarlasını ihmal etmiştir. Zeynep'in babasını da bu definecilik macerasına dahil eder. Fakat Zeynep'in annesi Emine, kızını köye gelin vermek istemez, üstelik onun gibi düşünen başkaları da vardır.

Evli ve iki çocuk annesi olan Canan, evlendikten ve çocuklar doğduktan sonra kendisine eskisi kadar özen göstermemiş, kadınsı çekiciliğini zamanla kaybetmiştir. Yorgun ve yaşlı bir kadın gibi görünen Canan, bakımlı ve yaşına rağmen hala çekici bir erkek olan kocası Zafer'in kendisinden uzaklaştığını hisseder. Canan hislerinde yanılmaz ve Zafer'i genç ve güzel sekreteri Alev'e kaptırır. Kocası ondan ayrılacağını açıklayınca yıkılan Canan kısa bir düre sonra kendisini toplayarak Zafer ve Alev'den intikam almaya yemin eder... Bir dizi estetik operasyon sonucu bambaşka bir kadına dönüşen Canan artık eski Canan değil, orta yaşına rağmen oldukça alımlı ve çekici bir kadın olan Duygu'dur!

Türkiye’nin ilk seyircili sitcomu olan Bir Demet Tiyatro’da orta sınıf bir işçi ailesinin yaşadıkları, ailenin 30 yaşlarındaki işsiz ve bıçkın oğlu Mükremin, sivri dilli ve zeki kız kardeşi Lütfiye, fantezileriyle oduncunun karısı Feriştah gibi karakterler aracılığıyla izleyiciye aktarılır.

Mithat Cemal Kuntayın aynı adlı romanından TRT için çekilmiştir. II. Meşrutiyet öncesinde ülkeyi kasıp kavuran jurnalcilik, Jöntürk taraftarlığı vs olayları arasında, Aksarayda annesiyle beraber yaşayan hukuk öğrencisi Adnan, bir arkadaşının tavassutuyla bir paşa konağında paşanın kızı Süheylaya ders vermek üzere muallim olur. Hürriyet yanlısı fikirlerine rağmen ahlakı ve dürüstlüğü ile paşanın teveccühünü kazanan Adnan, Süheyla ile evlenmek niyetinde iken, batılı yaşam tarzını benimsemiş, rüşvetçiliği ile bilinen ve halk tarafından sevilmeyen bir başka paşanın kızı olan ancak ordunun belki de tek sakalsız bıyıksız subayı ile evli olan Belkıs Hanımla tanışır. Kafası karışan Adnan, Süheyla ile evlenme fikrinden vazgeçer. Ancak Belkıs için sadece bir muallimdir.