İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

10 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Zeynep Kiziltan was 1985 in Ankara. She spent her childhood in Ankara. Zeynep Kiziltan, who fell in love with acting, entered the Hacettepe University State Conservatory Theater Department and graduated from there. After graduation, she had her first TV series performance in the TV series called Fences Behind. She played the character "Anna Toleva" in the TV series Parmakliklar Ardinda, which aired between 2007 and 2009. Then, in 2009, she starred in the TV series "Kapadokya Düsleri". Zeynep Kiziltan, who starred in the TV series "Atese Yürümek", played the character of Gülendam in the movie "Mahpeyker Kösem Sultan", which was released in 2010. In 2010, she appeared before the audience with the role of Güngör in the TV series "Türkan", which was about the life of Türkan Saylan. The actress last played with actors such as Cansel Elcin, Fahriye Evcen, Ayda Aksel, Tansu Tasanlar, Merve Sevi in the TV series "Yalanci Bahar" and appeared as the character of Ela in this series. IMDb mini bio by yusufpiskin

Onur Buldu’nun 5 farklı karaktere hayat verdiği Sizi Dinliyorum’da, her bölümde 5 farklı çift ve birçok konuk oyuncu yer alıyor. Onur Buldu ve karakterleri, Sizi Dinliyorum’da eşsiz bir ilişki terapisi deneyimi sunuyor.

İmkânsızlıklarla dolu tutkulu bir aşk hikâyesini konu alan Azize, bir intikam ve aşk hikâyesi. Güçlü bir mafya ailesi olan Alpanlar tarafından ailesi dağıtılmış, hayatı paramparça olmuş bir kız çocuğu; Melek. Şimdiki adıyla Azize... İntikamına giden yolda kendisi ile mücadele etmeye başlayacak Azize'nin hikayesi.

Bir gün “Cesur” adında yakışıklı ve gizemli bir adam, sakin ve huzurlu bir kasaba olarak bilinen “Korludağ” ın ortasına bomba gibi düşer. Daha ilk adımını attığında karşısına güzeller güzeli “Sühan” çıkar. Bu sıra dışı karşılaşmadan sonra aralarında karşı koyamadıkları bir çekim oluşur. Ama bilmedikleri bir şey vardır. Bu iki gencin mutluluk hayali geçmişten beri düşman olan ailelerinin karşı çıkmasıyla imkansız bir aşka dönüşür.

Sait, Nazım, Turgut, Orhan ve Aziz… Beş kardeşten oluşan bu aile, eski bir mahallede, dededen kalma ahşap bir konakta birlikte yaşamaktadırlar. Kardeşlerin en büyüğü Sait, depremde anne ve babalarını kaybettiklerinden beri ailenin babası gibidir. Tüm kardeşleri, her türlü zorluğa rağmen bir arada tutmayı başarmıştır. Duygusal gazeteci Nazım, mahallenin imamı Turgut, şarkıcılık hayalleri kuran bodyguard Orhan ile at yarışı tutkunu havai Aziz; hepsi Sait'in çocuğu gibidirler ve birbirlerinden ayrı bir yaşam sürmeyi hayal bile etmemektedirler. Ta ki Sait bir gün kardeşlerine, evleneceğini açıklayana kadar…

“O; Güneşi bayrak, göğü çadır eyleyip kısraklarını uçsuz bucaksız ovalara sürdü. Yağız yeri titretip, mavi göğü deldi. Pusatlarını yar eyleyip, ordularını gür kıldı. Daha çok denize, daha çok toprağa ilahi muştuyu taşıdı. Dünyanın iki hükümdara dar geldiğine inandı. Ve dünyayı bir hükümdara yar kıldı. Süleyman Şah oğlu Ertuğrul ümitlerin tükendiği bir çağda dirilişin adı oldu. ”Diriliş “Ertuğrul” , dünyanın kaderini belirleyen adamın hikayesi.

Zamanında sevgilisi Selim ile beraber dolandırıcılık yapan Zeynep, bir gün artık bu işi yapmak istemediğini fark eder. Her şeyi geride bırakarak, yeni bir hayata başlama fikri önceleri ne kadar cazip gelse de, Zeynep'in eski hayatının izlerini silmesi o kadar da kolay olmayacaktır. Çünkü ne yaparsan yap, geçmiş asla peşini bırakmaz. Yeni hayat yeni umutları getirir ama, her hatanın da bir bedeli vardır.

1 senedir mutlu bir ilişki yaşayan Derya ve Fikret beklemedikleri bir anda bebekleri olacağını öğrenirler. Fikret sevdiği kadına hemen evlenme teklif eder. Teklife çok sevinen Derya, evlilik hazırlıklarına başlar. Ancak geçmişteki bir olay mutlu çiftin peşini bırakmaz. Derya'nın kardeşi Poyraz 1 sene önce bir arsa davası yüzünden ailesinin gözleri önünde öldürülmüştür. Bu olayın külü düğün günü tekrar yanacak bir ateşe dönüşür. Olaylar hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını gösterecektir.

Genç tıp öğrencisi Türkan'ın ideallerine ulaşma tutkusu, bu uğurda aşkından vazgeçişi ve bir zamanların vebası olan cüzzama hastalığına karşı verdiği mücadele Saylan'ın hayatına paralel bir anlatımla ele alınıyor. Kurucusu olduğu ya da katkıda bulunduğu çeşitli derneklerle yaşamının son gününe kadar insanlara yardım elini uzatmayı yaşam prensibi edinmiş Türkan Saylan'ın hayatının bilmediğimiz yönleri televizyon ekranlarına taşınıyor.

Anadolu’nun orta yerinde, Kapadokya’nın büyülü atmosferinde eğitim veren bir yüksek okul. Bu okulun öğrenci ve öğretmenlerinin; umutları, heyecanları, beklentileri ve kimi zaman da hayal kırıklıkları bir televizyon dizisine dönüşüyor. Öğrencilerinin yüksek başarı elde etmesini hedefleyen Okul Müdürü Beyazıt, diğer öğretmenlerle birlikte bu ideallerini öğrencilerine de aşılamanın mücadelesini verirken, diğer yandan okulun bağlı bulunduğu vakfın içinde dönen kirli ve karanlık oyunlarla boğuşmak zorunda kalacaktır.

B2 koğuşundaki kadınlar, en ağır suçlardan hüküm giymiş mahkumlardır. Kimileri talihsiz, mağdur kadınlar, kimileriyse iflah olmaz suçlulardır. Fakat onlar aynı zamanda birer eş, birer anne, birer evlattır. Belki de hepsinden önemlisi; Onlar birer kadındır. İçinde bulundukları ortamda, çoğu zaman güçlü mahkumların kendi koydukları kurallar, hapishane kurallarının önüne geçer. İçeride geçerli olan tek kural vardır: Güçlü olan ayakta kalır! Sadist gardiyanların, kin ve güç savaşlarının egemen olduğu, en içgüdüsel duygularla hareket edilen, korkutucu ve huzursuz bir dünyadır onlarınki. Tüm bu şiddet ve yoksunluk içinde, yine de sımsıcak dostlukların, kadın duygularının hakim olduğu bir iç dünya yaratmayı başarabilen isimsiz kahramanlar onlardır.