İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

4 filminden 1'i İzlenir çıktı, 3 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Zeynep Tokuş (b. 1977, Ankara) is a Turkish cinema and TV series actress. She won the 1998 Star TV Beauty Contest. In 1999, she played the role of Zeynep in the TV series Deli Yürek, making her acting debut. In 2007, he won the first place in the competition called "Dance on Ice".

En büyük eğlence kaynağı, herkesin büyük ilgi gösterdiği yazlık sineması olan bir kasaba… Kasabanın deli oğlanı Emin, çevresindeki tüm insanlara her türlü işte yardım eden ve herkesin sevdiği bir adamdır. Televizyonun henüz yeni yeni Anadolu’ya yayılmaya başladığı bu dönemde köy halkı dönemin en büyük icadıyla tanışmaya hazırlanmaktadır. Televizyona dair çeşitli beklentiler vardır. Mekanik işlerle uğraşmayı seven Emin de televizyonun nasıl bir buluş olduğunu merak etmektedir. Televizyon kasabaya gelirken, beraberinde birçok şey getirecektir.

Yusuf askerliğini bitirdikten sonra yaşadığı mahalleye geri döner ve ailesi onu sevinçle karşılar. Araba tamircisinde çalışan Yusuf'un dükkanına bir gün zengin bir ailenin kızı olan Feraye, hasarlı arabasını bırakmak için gelir. Yusuf, tamir olduktan sonra arabayı Feraye'nin evine bırakmaya gider ve karşılaştığı zenginlikten etkilenir. Mahallelerine sık uğrayan mafya ağası Kara Hamit'i yeni ve zengin bir hayata başlaması için bir fırsat olarak gören Yusuf, tam mafya babası ile konuşmaya gittiğinde Kara Hamit için kurulan bir pusunun ortasında kalır...

Genç bir adam olan Fırat, reklam şirketinin batmasıyla borç içinde kalır. Bu sırada bir yoga etkinliğine katılan Fırat, burada şarkıcı bir kadına gönlünü kaptırır. Birlikte, kim olduklarını keşfedecekleri bir yolculuğa çıkan çift, kendilerini bilinmezliklerin içerisinde bulur.

Şehre bir güzellik gelir! Türkiye’nin güneydoğusunda, herkesin ve her şeyin “uzağında” küçük bir masal sehrinde geçer hikaye. 1980 yılının yaz ayları... Tüm ülke siyasi bir kaosun içindedir. Siyasi şiddet ülkeye egemendir. Sağda ve solda onlarca değişik fraksiyon türemiştir. Bu anlaşılmaz saçma, acıklı ve komik “anarşik” atmosfer “Vizontele” şehrine çok başka ve kendine özgü biçimde yansımıştır. Güner Sernikli bu uzak şehre sürgün edilmiş bir devlet memurudur. Her şeyin saçma bir rota izlediği günlerde Sernikli ailesi uzun ve çileli bir yolculuğun sonunda “Vizontele” şehrine gelirler. Sernikli Ailesi, o yaz şehre sanki bir hediye paketi gibi gelir. Güner bilgiyi, Tuba güzelliği, saflığı ve bizzat aşkı getirir. Evet, o yaz şehre çok güzel şeyler gelmiştir ama uzun süre kalamamıştır.

En büyük eğlence kaynağı, herkesin büyük ilgi gösterdiği yazlık sineması olan bir kasaba… Kasabanın deli oğlanı Emin, çevresindeki tüm insanlara her türlü işte yardım eden ve herkesin sevdiği bir adamdır. Televizyonun henüz yeni yeni Anadolu’ya yayılmaya başladığı bu dönemde köy halkı dönemin en büyük icadıyla tanışmaya hazırlanmaktadır. Televizyona dair çeşitli beklentiler vardır. Mekanik işlerle uğraşmayı seven Emin de televizyonun nasıl bir buluş olduğunu merak etmektedir. Televizyon kasabaya gelirken, beraberinde birçok şey getirecektir.

Gümrük memuru Musa, birbirinin zıddı iki olay arasında fark gözetmeyen birisidir. Annesinin ölümüne tepki vermeyen Musa, iki çocuk ve bir anneyi öldürmekten sorumlu tutulmasına da sesini çıkarmaz.
Görsel yokDizi, Orta Doğu’nun en acılı coğrafyasında herkesin gözü önünde ve kuşaklar boyu devam eden trajediyi bütün boyutları ile canlandırırken, hikâyenin merkezinde Filistin sorunu benzeri ve dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan kavgaların mutlak çözümünün yeryüzüne sevgi, merhamet ve barışın hâkim olması ile gerçekleşebileceği vurgusunu yapıyor. 1948 yılında işgâl edilen Filistin topraklarında yaşayan halkın, özellikle kadın ve çocukların acı hikâyelerini beyazcama aktarıyor. Yeni bölümlerinde, özellikle bir toplumun en duyarlı bölümünü oluşturan kadınların gözünden yürek yaralarını, çocuklarını kaybetmenin sarsıntısını, eş ve sevgililerini kaybetme korkusunu, zengin oyuncu kadrosuyla ve etkili bir dille işliyor. Ayrılık dizisi, Filistinli ile İsrailli'yi, Yahudi ile Müslüman'ı ayırt etmeden insancıl bir ortak yaşama alanını yansıtan kutsal topraklarda inancın asla yok olmayacağını bir kere daha gözler önüne seriyor.

Deniz kocasının trajik ölümünden sonra, altı yaşındaki kızı ve görümcesini alarak bir sahil kasabasına yerleşir. Küçük bir büroda avukatlık yapmaya başlar. Tek isteği huzurlu bir hayat sürmektir. Kasabada aldığı bir arsa davasında karşı taraf, kasabada karanlık işler çeviren Ökkeş'tir. Ökkeş dava için İstanbul'un ünlü avukatlarından arkadaşı Yağız'ı tutar. Deniz ve Yağız yıllar önce çok büyük bir aşk yaşamışlardır ve bu karşılaşma Deniz'in hayatını tekrar alt üst eder.

Yusuf askerliğini bitirdikten sonra yaşadığı mahalleye geri döner ve ailesi onu sevinçle karşılar. Araba tamircisinde çalışan Yusuf'un dükkanına bir gün zengin bir ailenin kızı olan Feraye, hasarlı arabasını bırakmak için gelir. Yusuf, tamir olduktan sonra arabayı Feraye'nin evine bırakmaya gider ve karşılaştığı zenginlikten etkilenir. Mahallelerine sık uğrayan mafya ağası Kara Hamit'i yeni ve zengin bir hayata başlaması için bir fırsat olarak gören Yusuf, tam mafya babası ile konuşmaya gittiğinde Kara Hamit için kurulan bir pusunun ortasında kalır...