İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

15 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
İstanbul-Fatih'te doğdu. Pertevniyal Lisesi'nden mezun oldu. 1964-1973 yılları arasında Ankara Meydan Sahnesi'nde çalıştı. 1973 yılından beri İstanbul Şehir Tiyatrosu'nda oynamaktadır. 36 yılda 72 oyunda rol aldı. İstanbul Radyosunda 1978-1996 yılları arasında Radyo Tiyatro Şubesinde birçok oyunda yönetmen ve oyuncu olarak görev aldı. Birçok filmde de seslendirme yaptı. Şimdilerde sadece kendi oynadığı, sessiz çekilen filmlerde kendini seslendiriyor. Amatörlüğü, 1960-1964 yılları arasında İ.M.T.B. Gençlik Tiyatroları ve Eminönü Halkevi tiyatro kolundaki çalışmaları ile, 1964 yılındaki profesyonelliğine kadar sürdü. Göktay, Muammer Karaca ve Nejat Uygur'un ardından Cibali Karakolu adlı oyunda "Komiser Cafer Sabbah" karakterini devam ettirmektedir.

Kargoculuk yapan iki çocuk babası Hayri’nin en büyük hayali, bir milyoncu açmaktır. Hayri, kargo dağıtırken kaza geçirip hastaneye düşer. Orada karşılaştığı bir adam, Hayri’yi başkasıyla karıştırır ve ona para karşılığı Bursa’ya götürmek üzere yasadışı bir paket verir. İçinde bulunduğu bu yanlış anlaşılmayı fırsata çevirmek isteyen Hayri, paketi alır. Yolda karşılaştığı Serkan ve paketi almak için peşlerine takılan ayakçılarla, eğlence ve macera dolu bir yolculuğa çıkar.

İki kardeş olan Özcan ve Sercan tefeciye olan senet borçlarını ödemek için, Müslüm dayılarının kendilerine olan borcunu almaya giderler. Dayı parayı vermek için elini cebine attığı an kalp krizi geçirir ve ölür. Dayının cebinde onlara ait para vardır ama henüz çıkarıp vermemiştir. Parayı dayılarının cebinden aldıkları gibi tefeciye borç ödemesine giden kardeşleri büyük bir sürpriz beklemektedir, çünkü para sahtedir. Sahte paradan kurtulmanın yolunu, aldıkları yere bırakmak olarak gören kardeşler, cenaze evine parayı ölen dayılarının ceket cebine koymak için gelirler ve geri dönüşü imkansız bir maceraya girmiş olurlar.

Oregon, tek bir gün içinde yaşanan olayları konu ediyor. Hayatlarını Bodrum'da geçiren Gaye ve Hakan, yakın arkadaşlarına bir müzik kaseti teslim etmek için İstanbul'a gider. Ancak İstanbul'a gitmeleriyle kendilerini beklenmedik olayların içinde bulurlar. Başlarına gelen olayların ardından Gaye ve Hakan'ın kaseti arkadaşlarına teslim etmesi pek de kolay olmaz.

Gürkan ve Salih artık mafyayla içli dışlı olmaktan, mafya düğünlerinde müzik yapmaktan bıkmışlardır. Bu nedenle mafyadan tamamen uzaklaşıp hayatlarında yepyeni bir sayfa açmaya karar verirler. Ancak bu o kadar kolay olmayacaktır, mafyadan azledilmeleri için sahneye çıkacaklardaki bir düğündeki nikah memurunu kaçırmaları gerekmektedir. Ne var ki nikah memuru Tarkan'ı keşfeden kişidir ve ikiliyi de meşhur etme vaadinde bulununca Salih ve Gürkan'ın çok zor bir tercih yapması gerekecektir.

İstanbul'un Bayrampaşa semtinde geçen film, semtin kendine özgü lügati, dostluğu ve vefasını sonuna kadar hissettiriyor. Gençliğini seklerde yaşamış, seksenlerin mahalle kültürüyle yoğrulmuş insanların günümüzde geçen heyecanlı komik öyküsü...

Hayatı hep kuralına göre yaşamış Kudret’in düzeni yaşadığı sürpriz olaylarla tepetaklak olur. O da çok sevdiği arabasına atlayıp Antep’e doğru yola çıkar. Yolculuk boyunca hem arabasının hem de Kudret'in başına gelmeyen kalmaz. Kudret yüzlerce kilometrenin sonunda hem dostluğun önemini keşfedecek hem de kuralsız yaşamın keyfini öğrenecektir.

Altılı ganyandan servet kazanan bir işçinin hayatı birden değişir. Yoksul işçinin kazandığı parayı duyan herkes etrafını sarar. Birden hiç tanımadığı onlarca akrabası olmuştur. Ama o kıvrak zekasıyla parayı kaptırmadan bu sözde akrabalardan kurtulur. Bir gün tüm mahalleliyi saran at yarışı oyununa merak salar ve işine gitmek için bindiği minibüste oynar. At yarışını tutturur fakat kuponu yatırmadığı için ikramiyeyi alamaz. Niyazi hergün minübüste kupon yaparak kendini sınar fakat kuponu yatırmaz. At yarışlarını izlemeye giden Niyazi tüm atları yine bilir. Buna şahit olan bir adam, at yarışlarını oynatan mafya babası Kazım’a haber verir.

Saf köylü Osman, yanında ırgat olarak çalıştığı Hasan Ağa'nın kızı Emine'ye deliler gibi aşıktır... Bunu ağaya açıklayınca ağa öfkeden deliye döner. Ancak Osman ailesiyle birlikte kapısına dayanınca da yüklü miktarda başlık parası ister. Aşkından divane olan Osman yüzünden başlık parası arttıkça artar ve 600 bin liraya yükselir. Parayı biriktirmek için gurbete çalışmaya giden Osman tamamladığı başlık parasıyla köye dönerken soyulur. Dönüşte Emine'yi alamadığı gibi, toprakları elinden alınan babasının da ölümüne tanık olur. Tekrar şehire dönen Osman hem başlık parası biriktirmek, hem toprakları geri almak için çare aramaya başlar. İkinci İstanbul macerasında karşısına çıkan askerlik arkadaşı Şevket, ona kısa yoldan zengin olmasına yarayacak tokatçılığı öğretmeye başlar. Şevket'ten insanları ve hayatı tanımaya öğrenen Osman, ona saflığı ve iyiliği öğretecektir.

Seyyar köftecilik yapan iyi niyetli ama çok meraklı Şaban bir gün zor durumdaki bir kıza yardım etmek isterken kendisini onunla evlenmiş bulur. Kızın akrabaları boşanırsa kızın mirasına konacaklardır. Şaban’ın akrabaları ise evli kalması ve bir çocuk yapmaları halinde mirasa konacakları hayalini kurmaktadırlar. İki arada bir derede kalan meraklı köfteci Şaban ise giderek kıza aşık olur.

Can ve Aslı aynı sınıfta eğitim alan iki arkadaştır. Aslı ona sevgisi gösteren, onunla yakından ilgilenen ve bir ihtiyacı olduğunda her daim yanında olan bir ailenin kızıdır. Ailesi, Aslı'nın eğitimi, mutluluğu ve topluma yararlı bir birey olması için ona hem yol gösterirler hem de örnek olurlar. Can ise kendi evinde aynı sevgi ve saygı dolu ortamı bulamaz. Babası ve annesi birbirleri ile geçinemeyen agresif insanlardır ve bu sinir çocukları ile olan iletişimlerine de yansır. Ne Can ile ne de diğer kardeşleri ile yakından ilgilenmezler. Sık sık Can'ın isteklerini ve ihtiyaçlarını görmezden gelirler. Yıllar geçtikçe bu iki aile ortamının, çocukların psikolojik gelişimini ve akademik başarılarını nasıl etkilediği daha da gözler önüne seriliyor.

İstanbul'da bir dolandırıcılık çetesinin lideri olan Kandemir, yanında yetiştirdiği ekibiyle kendine özgü tarzı ve ilkeleri olan soygunlar yapmaktadır. Ekibin temel felsefesi; “adaletli çalmak”tır. İhtiyacı olmayandan, ihtiyaçları kadarını, ihtiyaçtan çalarlar. Ferdi, Karlos, Yaren ve Bahadır'dan oluşan bu tayfayı birbirine bağlayan en temel şey dostluktur. Ancak Kandemir’in eski ve değerli dostu olan Ali Rıza Kaptan'ın kendisi yüzünden tuzağa düşürülüp ceza evine girdiğini öğrenmesi her şeyi değiştirir.

Seneler önce İstanbul’a göç etmiş bir ailenin oğlu Bayram Bayram hikayemizin ana kahramanı… Bayram annesi Kiraz, dedesi Cemşit ve kız kardeşi Arife'yle lüks sitede iki bloğun arasında kalmış şirin bir evde yaşıyor… Babası Bayram’a “Ben Türkiye’ye dönmeden sakın evi satma” diyerek her hafta hatırlatmada bulunuyor. Bayram’ın bu evden vazgeçmeye hiç niyeti yok… Bayram’ın evi satmamak için gösterdiği çabayı, site sakinlerinin kiminin Bayram’dan memnun oluşunu kiminin olmayışını, müteahhidin evi almak için sunduğu komik teklifleri, Bayram’ın iş arkadaşı ve rakibi Vehbi'yle aralarındaki düelloyu ve Ceyda’ya olan tutkusunu izlerken, gülüp eğlenebileceğimiz, kendimizden bir şeyler bulabileceğimiz sıcacık bir aile komedisi Adım Bayram Bayram…

İstanbul'a gelmesi kolay, kalması zor. Dışı seni, içi beni yakar misali. Mikail, Sülo, Ali, Serhat, Recep, Emine ve Menekşe bir inşaatta hayallerini inşa ediyorlar. Şansın bir gün onlara da güleceğini tahmin ederek, umutlarından vazgeçmeyen insanların trajikomik hikayesi.

Parlak bir eğitim hayatından sonra genç yaşta doktor olan Kamuran Bey, babası Hakkı Bey, kardeşi Atilla ve üç çocuğuyla birlikte yaşamaktadır. Karısı vefat etmiştir. Evi ve muayenehanesi arasında rutin bir hayatı vardır. Kamuran’ın çocukları Emre, Selin ve Batu… Küçük oğlu Emre bir futbol aşığıdır. Selin sorumluluklardan kaçan hafif hırçın bir genç kızdır. Batu üniversite sınavlarına hazırlanmaktadır ancak yaşam tarzıyla diğer ev sakinlerinden farklıdır. Kamuran’un muayenehane ortağı Doktor Sevilay ise Kamuran’ı elde tutabilmek için babasına bir klinik açtırmış ve böylelikle her zaman Kamuran’la birlikte olma fırsatı yakalamıştır…

Bir gazino şarkıcısı ile muhafazakar milletvekilinin oğlu arasındaki aşkı konu etmektedir. Aileleri bu aşka karşı çıkmaktadır.

Anneleri farklı babaları bir olan iki üvey kardeş, Mert (Emre Altuğ) ile Gert (Ragga Oktay), aynı evi paylaşırlar. Karakterleri birbirine tamamen zıt bu ikili, işleri bir türlü rayına oturtamaz ve aynı evde yaşamalarına rağmen çok borca girerler. Bir gün, çok zengin Servet Hala'dan gelen bir haberle şeytanın bacağını kırarlar.

Cennet Mahallesi, İstanbul'un kenar semtlerinden biridir. Dans, müzik, aşkların bol olduğu bir yerdir burası. En güzel kızlar, en afilli delikanlılar, en hoş sohbet duygulu insanlar burada yaşar. Bu mahallenin gülü güzeller güzeli dansöz Sultan ile yanık sesli kemancı Ferhat birbirlerine deliler gibi aşıktır ama iki taraf aileleri arasında 4 göbek önceden başlayan düşmanlık bu iki sevgilinin aşkına engel olmaktadır. Sultan'ın anası bohçacı Pembe ile Ferhat'ın babası zurnacı Yunus da yıllar önce birbirlerine büyük sevda ile bağlanmışlar; ama bu düşmanlık onların da mutluluğunu bozmuştur.

Tanrı tarafından insan gibi yaşama cezasına çarptırılmış iki meleğin, cezalarını çekerlerken düştükleri açmazları konu alıyor.

Özel bir lisede hayat devlet okullarınkinden çok farklıdır, hem öğrenciler hem de öğretmenler için. Koçum Benim, lise öğrencilerinin öğretmenleri ile ilişkileri, aile hayatları, gençlik dertleri üzerine yoğunlaşan bir yapım. Lisenin basketbol takımının koçu (Tarık Akan) öğrencilerin okulda en sevdiği ve en çok desteklediği figürlerden biridir. Koç da öğrencilerini sadece spor karşılaşmalarına hazırlamakla kalmaz, onları hayata dair de eğitir.

Kemalettin Tuğcu'nun Üvey Baba adlı romanından TV'ye uyarlanan dram türündeki dizisidir.Üvey bir baba büyük bir mirası olan küçük kız ve bu mirasın üzerine konmak için kızını öldürmeye karar veren fakat bunu hiçbir zaman başaramayan bir alkolik bir babanın öyküsü.

Bizimkiler, 1989-2002 yılları arasında 13 yıl kesintisiz olarak yayınlanmış, Türk televizyonculuk tarihinin en uzun süren dizisidir. Dizi, bir apartmanda oturan, yöneticisinden kapıcısına kadar 7 farklı ailenin gündelik yaşamını, birbirleriyle ilişkilerini ve eksen ailenin, iş ve akrabalık ilişkilerini konu etmektedir. Gündelik yaşam içindeki sıcak, gerilimli, tartışmalı olayları “durum komiği” içinde aktarmaktadır. Apartmanın beceriksiz ama titiz, herkesi ve her şeyi denetim altında tutmaya çalışan yöneticisi Sabri bey; kapıcılığı küçük avantalarla besleyerek kazanç kapısı haline getirmiş, bunun yanında dışarıda çevirdiği işlerle de köşe dönmeye çalışan, dalavereci kapıcı Cafer’le her gün sürtüşmektedir. Bütün dizi boyunca süren bu çekişmenin yanında ailelerin kendi içlerindeki ve aralarındaki ilişkiler de bütün bölümlerde ayrı ayrı sergilenmektedir. Yönetici Sabri, karısı Ayla’nın hırçınlıklarıyla uğraşmaktadır.

Refik Halid Karay’ın aynı adlı eserinden uyarlanan drama…

Hüsnü Kuruntu ve ailesinin başından geçenlerin anlatıldığı dizi.

Mithat Cemal Kuntayın aynı adlı romanından TRT için çekilmiştir. II. Meşrutiyet öncesinde ülkeyi kasıp kavuran jurnalcilik, Jöntürk taraftarlığı vs olayları arasında, Aksarayda annesiyle beraber yaşayan hukuk öğrencisi Adnan, bir arkadaşının tavassutuyla bir paşa konağında paşanın kızı Süheylaya ders vermek üzere muallim olur. Hürriyet yanlısı fikirlerine rağmen ahlakı ve dürüstlüğü ile paşanın teveccühünü kazanan Adnan, Süheyla ile evlenmek niyetinde iken, batılı yaşam tarzını benimsemiş, rüşvetçiliği ile bilinen ve halk tarafından sevilmeyen bir başka paşanın kızı olan ancak ordunun belki de tek sakalsız bıyıksız subayı ile evli olan Belkıs Hanımla tanışır. Kafası karışan Adnan, Süheyla ile evlenme fikrinden vazgeçer. Ancak Belkıs için sadece bir muallimdir.