İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor


Hard Times
Film · 1975 · 93 dk · Dram, Suç, Aksiyon
Kısa Cevap: Beklentiye göre izlenir — sade, ağırbaşlı bir dönem filmi.
Charles Bronson'ın az konuşan, sağlam duruşuyla Büyük Buhran dönemini yalın anlatan bir dövüş draması. Temposu sakin ve hikâyesi süssüz; gösterişli aksiyon arayanı doyurmaz.
2 fragman · Resmi Fragman · YouTube üzerinden oynatılır.
Yönetmen: Walter Hill

Charles Bronson
Chaney

James Coburn
Spencer "Speed" Weed

Jill Ireland
Lucy Simpson

Strother Martin
Poe

Margaret Blye
Gayleen Schoonover

Michael McGuire
Gandil

Felice Orlandi
Le Beau

Edward Walsh
Pettibon

Bruce Glover
Doty

Robert Tessier
Jim Henry
Nick Dimitri
Street

Frank McRae
Hammerman
Maurice Kowalewski
Caesare

Naomi Stevens
Madam
Son kontrol: 15 Temmuz 2026 · Platform verileri JustWatch kaynaklıdır.
Tema: Büyük Buhran döneminde yasa dışı dövüşler ve hayatta kalma mücadelesi.
Büyük Buhran döneminde, çıplak elle dövüşen Chaney geçinmek için gezgin bir kumarbazla yasa dışı dövüşlere girer. Yolsuzlukla dolu bu dünya hem sporunu hem ilişkisini zorlar. Sade bir dönem draması.
Bu yapım hakkında henüz kimse yazmamış — ilk yorumu sen bırak.
Spoilersız yaz, herkes rahat okusun; spoiler varsa yukarıdaki kutucukla işaretle. Yorumun, moderasyondan geçtikten sonra burada görünür.

İki polis memurunu öldürmekten 15 yıl hapis cezasına çarptırılan Ruth Slater (Sandra Bullock), cezasını çektikten sonra yeni bir hayat kurmaya çalışıyor. Ancak cezaevinden çıkar çıkmaz öldürülen iki polis memurunun yakınları onu tehdit etmeye ve hayatını cehenneme çevirmeye başlar. Aksi takdirde artık eski evlerinde hoş karşılanmazlar. Bir çıkış yolu tıkanmış görünüyor, ancak nefret saldırıları artmaya devam ediyor. Şimdi, Ruth'un topluma geri dönüş yolu arayışında tek bir çıkış yolu vardır: yıllar önce gözden kaybettiği küçük kız kardeşini aramak, son çaresi olmalıdır. Ancak, kayıp aile bireyini arama, uzun yıllar hapis yattıktan sonra beklenenden daha zor hale gelir.

Yıl 1959, New Yorker dergisi için çalışan yazar Truman Capote, New York Times gazetesindeki bir makaleye takılır. Yazıda, Kansas eyaletinde vahşice işlenen bir katliam ve aynı aileye mensup 4 kişinin öldürülmesi anlatılmaktadır. Capote, daha önce buna benzer çok haber okumuştur ama nedense bu olayda onu çeken birşey vardır. Dergi yazı işlerini de ikna ederek, olayı araştırmak üzere kendisi gibi dergiye yazan çocukluk arkadaşı Harper Lee ile beraber olayın geçtiğe yere yola çıkarlar. Bu olayın, geçtiği kasaba üzerindeki etkilerinden, görgü tanıklarına ve polis raporlarına dayanarak yazılan öykü, katil zanlıların yakalanması ve ölüm cezasına çarptırılması ile Capote'nin sanıklarla yaptığı görüşmeler ve nihayetinde onlara destek olmak istemesi ile uzadıkça, Amerikan edebiyatının önemli eserlerinden In Cold Blood (Soğukkanlılıkla) adlı romanın da temeli oluşur...

West Coast Üniversitesi’ndeki iki öğrenci Arian ve Ernest idealist profesörleri Dr. Stephen Malley’in tavsiyelerini takip ederek edindikleri ilham ile hayatlarında önemli şeyler yapmaya çabalamaktadırlar. Bunun üzerine iki genç, Afganistan’daki savaşa katılmaya karar verirler. Arian ve Ernest Afganistan’da hayatta kalma savaşı verirlerken, başka hikayeler de işin içine girer.

Diana B Henriques’in biyografik romanından uyarlanan, ABD tarihinin en büyük mali dolandırıcısı olarak kabul edilen Bernie Madoff’un yükseliş ve düşüşünü konu alacak olan filmde ; yatırımcılara kendi paralarından geri dönenle veya sonraki yatırımcılardan gelen paralarla ödemenin yapıldığı bir dolandırıcılık yöntemi olan Ponzi Oyunu sebebiyle hüküm giyen Madoff’u De Niro canlandırırken, dolandırıcının eşi Ruth’a ise Pfeieffer hayat verecek. Alessandro Nivola ise babasını federal makamlara bildiren büyük oğul Mark’ı canlandıracak.

Paulette Jiles’in aynı isimli romanından uyarlanan filmde, Amerikan İç Savaşı’ndan 5 yıl sonra, kimi kimsesi olmayan savaş gazisi Yüzbaşı Jefferson Kyle Kidd, kasaba kasaba gezerek okuma yazması olmayan insanlara haberleri okumaktadır. Bir gün Kidd’in yolu, 6 yıl önce Kiowa kabilesi tarafından ebeveynlerinin öldürüldüğü ve onlar tarafından büyütülen 10 yaşındaki Johanna Leonberger ile kesişir. Daha önce hiç deneyimlemediği bu dünyaya düşman olarak büyüyen Johanna’nın hayatta kalan son akrabalarına verilmesi gerekmektedir. Kidd, çocuğu kanunun belirlediği vasilerine teslim etmeyi kabul eder. Acımasız vahşi doğada ikisi de ev diyebilecekleri bir yer bulmak için yüzlerce kilometre yol kat ederken, hem zorlu doğa şartları hem de peşlerine düşen haydutlara karşı mücadele edeceklerdir.

Gece bitmek bilmez. Anadolu’nun bozkırında saatlerdir süren bir cinayet soruşturması herkesi yormuştur. Savcı, komiser, jandarma ve doktordan oluşan bir ekip, Kenan’la Ramazan’ın gömdüğü cesedi aramaktadır. Kenan, Yaşar’ı gömerken sarhoş olduğunu, yalnızca top gibi bir ağacı ve bir çeşmeyi hatırladığını söylemiştir. Ceset ya o tepenin ardındadır, ya bu tepenin… Engebeli, yılankavi yolların sırtında iş uzadıkça uzar. Araba farlarının titrek ışığında kuru otlar savrulur, gölgeler büyür, karanlık adım adım koyulaşır. Arap Ali, doktora yaklaşıp “Çoluk çocuk sahibi olunca anlatacak bir hikâyen olur. Fena mı?” der. “Bir zamanlar Anadolu’da, dersin, ücra bir yerde görev yaparken işte başımdan böyle böyle olaylar geçti dersin. Anlatırsın yani masal gibi.”