İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor


Autumn Winds
Film · 1969 · 95 dk · Dram, Gerilim, Romantik
Kısa Cevap: Vakit varsa izlenir — eski Yeşilçam melodramı sevenlere.
Dönemin melodram kalıplarını izleyen, gurur ve kavuşamama üzerine kurulu bir hikaye. Klişelerin dışına pek çıkmıyor; nostalji arayan için rahat, yeni bir şey bekleyen için sıradan kalabilir.
Yönetmen: Mehmet Dinler
Son kontrol: 14 Temmuz 2026 · Platform verileri JustWatch kaynaklıdır.
Sevdiği deniz teğmeniyle evlenecekleri sırada kaza geçirip sakat kalan bir kızın, bunu gurur meselesi yapıp adamdan ayrılmasını ve şarkıcı olmasını anlatan bir dönem melodramı.
Bu yapım hakkında henüz kimse yazmamış — ilk yorumu sen bırak.
Spoilersız yaz, herkes rahat okusun; spoiler varsa yukarıdaki kutucukla işaretle. Yorumun, moderasyondan geçtikten sonra burada görünür.

Konservatuar öğrencisi olan Ayla'nın yolunun bir besteci olan Tarık ile kesişmesi, iki gencin hayatının bambaşka olmasına neden olur. Birbirlerinden etkilenen ve birbirlerini tanıdıkça daha çok seven ikili kısa süre içerisinde nişanlanır. Evlilik hayali kuran Tarık ve Ayla'nın yolları, Tarık'ın geçirdiği bir kaza sonucu ayrılır. Kazada kolunu kaybeden Tarık, sevdiği kadının bu şekilde karşısına çıkmak istemez. Tarık'tan bir daha haber alamayan Ayla, hayatına yeniden yön vermeye çalışır. Bir gazinoda şarkı söylemeye başlayan Ayla'ya, gazinonun sahibinin aşık olması işlerin karışmasına neden olur.

Connie Sumner, kocası ve oğluyla mutlu bir yaşantısı olan bir kadındır. Bir gün iş için New York'ta bulunduğu sırada rüzgar yüzünden dengesini kaybeder ve düşer. O sırada orada bulunan genç kitapçı Paul Martel, kadına yardım eder ve dizindeki yaraya pansuman yapmak için evine davet eder. Connie, genç adamın evinde çok kısa bir süre geçirir ve hemen evine döner. Bu olayın, kocası Edward ile olan ilişkisi için bir test olduğunu düşünmektedir. Ancak bir süre sonra genç adamın dairesine tekrar gider; olaylar artık kontrolden çıkmıştır.

Bu romantik dramada Richard Gere, savaştan sonra eşi Laurel'in (Jodie Foster) yanına dönen asker Jack Sommersby rolünde. Kocasının savaşta öldüğünü düşünüp nişanlanan Laurel kendini suçlu hisseder. Daha önce hiç sevmediği kocasının tamamen farklı, iyi, yardım sever, düşünceli bir adam olduğunu görüp onu tekrar kazanmaya karar verir. Savaş mı onu böyle değiştirdi yoksa o gerçek Jack değil mi?

Deprem Kuşu, arkadaşının kaybolması ile kendisini büyük bir girdabın içinde bulan genç bir kadının hikayesini konu ediyor. Lucy Fly, Tokyo'da yaşayan genç bir kadındır. Sorunlu bir yaşamı olan Lucy, gönlünü yakışıklı bir fotoğrafçı olan Teiji'ye kaptırır. Lucy ve kendisi gibi sorunlu olan Teiji arasında çok geçmeden yoğun bir ilişki yaşanmaya başlar. Bu sırada Lucy, eğlenmek için gittiği bir barda Lily adında bir kadın ile tanışır. Kısa sürede yakın arkadaş olan Lucy ve Lily, zamanlarının çoğunu birlikte geçirmeye başlar. Ancak bir gün Lily'nin ortadan kaybolması işlerin karışmasına neden olur. Lily'nin kaybolmasıyla soğukkanlılığını kaybetmeye başlayan Lucy, polisler tarafından sorgulanmaya başlar. Üstelik polisler Lily'nin öldüğünden şüphelenmektedir.

Ölümden sonra yaşam olduğu bilimsel olarak Dr. Thomas Harbor (Robert Redford) tarafından kanıtlanmıştır ve bu “keşfin” ardından bir yıl geçmiştir. Dünya üzerindeki milyonlarca kişi “oraya gitmek” için yaşamlarına kendi elleriyle son vermişlerdir. Bu bilim adamının nöroloji uzmanı oğlu Will (Jason Segel), babasının çalışmalarını sürdürdüğü ıssız malikaneye gitmeye karar verir ve feribotta giderken genç ve depresif görünen bir kadın olan Isla (Rooney Mara) ile tanışır. İkisinin de trajik geçmişleri vardır ve ölümden sonraki hayatın kesinliğini Thomas Harbor’un ürettiği makineyle araştırmaya çalışırlarken bir yandan da birbirlerine kayıtsız kalamayacaklardır.

Hicran bir gece kulübünde vestiyerlik yapmaktadır. Yoksul ve sıkıntılarla dolu bir yılın geride kaldığı yılbaşı gecesi çapkın bir genç olan Orhan ile karşılaşır. Orhan bu güzel ve tertemiz kızda gerçek aşkı bulur ve başıboş yaşamına düzen verir. Ancak Orhan’ın ağabeyi onun yoksul bir kızla birlikte olmasına onay vermez. Hicran aralarındaki farklar yüzünden genç adamın aşkına ve birlikteliğine cesaret edemez, ümitsizlikle onu terk eder. Ancak bir tesadüf iki aşığı yine karşılaştıracak ve Hicran korkularında haklı çıkacaktır.