İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

9 dizisinden 2'si İzlenir çıktı
Fatma Karanfil (3 February 1952 - 4 June 2024) was a Turkish theater, cinema and TV series actress. After studying at LCC, she started working in cinema in 1968 with the third place she won in the Ses magazine contest. She married Ali Kocatepe in 1975 and later separated; she went to London to study textile education between 1976 and 1980, during the sex movie boom. She married for the second time in 1984. After recovering from breast cancer, she returned to the stage in 2001.

Sevdiklerini, tüm ailesini, hayatını geride bırakarak, aşık olduğu Ertan’ın peşinden Amerika’ya kaçan Zeynep, elinde hayal kırıklıkları ve bebeğiyle Türkiye’ye geri döner. Diğer tarafta Amerika’ya eğitim için giden Fatih’in de hayal kırıklıkları ile ülkesine, ailesinin yanına dönme vakti gelmiştir. Bu iki insanı ve iki farklı hayatı eve dönüş yolunda buluşturan hikaye “Aşk Yeniden”

İstanbul'un sayılı iş adamlarından biri olan Adnan Ziyagil, çok sevdiği eşi İnci öldükten sonra 17 yaşındaki kızı Nihal ve 11 yaşındaki oğlu Bülent ile köşkte bir başına kalır. Çocukların eğitimi için köşke yerleşen Matmazel Deniz de Courton, zaman içerisinde köşkte söz sahibi de olmaya başlar. Matmazel Adnan'ı yıllarca kendi içinde sevmiş olsa da, Adnan kendisinin yarı yaşında olan Bihter Yöreoğlu’na aşık olur ve onunla evlenir. Önce Bihter bir süre sonra da annesi Firdevs Yöreoğlu köşke yerleşir. Eşini kaybeden Firdevs’in hayattaki tek amacı lüks içindeki yaşamını sürdürebilmektir. Bihter annesine inat uğruna evlendiği Adnan’ı aralarındaki yaş farkına rağmen başlarda sevse de, bir süre sonra Adnan’ın manevi yeğeni hızlı çapkın Behlül Haznedar'a kapılır. Behlül ise Nihal’in küçüklüğünden beri ona aşık olduğunu anlamamazlıktan gelerek uzatmalı okuduğu üniversitede çapkın yaşamına devam eder; ta ki Bihter’le yasak bir aşkın içine girene kadar...

Kaan binbir emek ve zorlukla çalışma hayatında yükselmiş, başarılı bir iş kariyerine sahip olmuştur. Eşi, iki çocuğu ve işiyle ilgilenirken, bir sahil şehrinde yaşayan babası Eşref'i ise biraz ihmal etmiştir. Ancak günün birinde babasının geçirdiği rahatsızlık, onu babasının yanına gitmeye zorlar, ancak yoğun işlerinden ötürü babasını İstanbul'a, evine getirmeyi tercih eder. Son derece iyi niyetli ve iyi kalpli bir insan olan Eşref Bey, burada yük olduğunu hissedince geri dönmek ister. İçindeki bulundukları güç durum, özellikle Kaan için zor kararlar almayı ve sıkı bir vicdan muhasebesini gerektirecektir.

Annesiyle birlikte İstanbul'a Dayısının yanına gelen Keloğlan'ın (Rüştü Asyalı) İstanbul'daki maceralarının anlatıldığı bir komedi filmidir. Filmde Mahallenin belalısı olan Çamur Şevket'i (Hayati Hamzaoğlu) sonunda madara eden ve mahalleliyi sıkıntıdan kurtaran Keloğlan'ın arkadaşları Tırtıl ve Bicirik ile maceraları komedi tadında izleyiciye aktarılmıştır. Keloğlan, Mahallenin en zengin adamı olan İsa Bey'in kızı Nurperi'ye aşıktır. Ancak Nurperi şehirli zengin bir kız olduğundan Keloğlan'ı fazla önemsememektedir. Ancak Keloğlan'ın haberi olmasa da aynı anda Mahallenin güzel kızlarından Fatma'da Keloğlan'a ilgi duymaktadır. Filmin Sonunda Keloğlan yaptığı iyiliklerle mahallelinin en sevdiği kişilerden olmuştur. Bu kez Nurperi Keloğlan'a aşık olur ancak Keloğlan, Nurperi'yi değil gerçek sevgiyi bulduğu Fatma'yı seçmiştir. Ayrıca Bu Film 70'li yılların İstanbul'unu görmek isteyenler için oldukça güzel görüntüler içermektedir.

Filmde, farkında olmadan kaptanlarının kızlarına âşık olan iki denizcinin hikâyesi konu edilir. Erhan ve Metin, Murat Kaptan gemisinde çalışırlar. İkisinin de kız arkadaşı vardır ve kız arkadaşlarıyla evlenmeyi düşünürler. Bir gün, sevgililerinin kendilerine olan sadakatlerini ölçmeye karar verirler. Erhan, Metin’in sevgilisi Nesrin’i; Metin de Erhan’ın sevgilisi Nermin’i kandırmaya çalışır. Bu oyun esnasında Nesrin ve Nermin’in kardeş olduğunu ve Murat Kaptan’ın kızları olduklarını öğrenirler. Plânları sarpa sarmaya başlamıştır.

Film, bir plak şirketinde tezgâhtarlık yapan Reyhan’la şoför Mehmet’in aşk hikâyesini anlatır. Mehmet otomobil alabilmek için Almanya’ya gidecektir. Nişanlısı Reyhan ise gitmesini istememektedir. Gazinocular Kralı Ekrem bir vesileyle Reyhan’ı dinler. Onu ses yıldızı yapmaya karar verir. Önce teklifi reddeden Reyhan, otomobil alıp Mehmet’in Almanya’ya gitmesini engelleyebileceğini düşünerek Ekrem'in teklifini kabul eder. Reyhan’ın şöhreti tercih ettiğini düşünen Mehmet ise onu terk eder. Mehmet Almanya’ya gitmek üzereyken Ekrem’in kurduğu tuzakla hapse düşer. Hapiste öğrendiği kumar hileleri ona zenginliğin yolunu açar. Mehmet, Ekrem’den ve Reyhan’dan intikam almaya kararlıdır. Ancak Mehmet'in bilmediği bir gerçek vardır.

Sevdigi deniz teğmeni ile evlenecekleri sırada kaza geçirip sakat kalan bir kızın bunu gurur meselesi yapıp adamdan ayrılması ve şarkıcı olmasını konu ediniyor.

"Hiçbir şeyin benzeri kendisi değildir…" Eski İstanbul semtlerinden birinde mukim kendi halinde mütevazı bir yaşantısı olan Bahtiyar Ölmez, babasının mezarcılık işlerinde çalışır. Görevi cenaze nakil aracı şoförlüğüdür. Ne ki hayatının sonuna dek bu işi sürdürmek istemez. İşte tam da bu sebeple, beklenmedik bir anda karşısına çıkan eski bir dostunun "deve kuşu çiftliği" teklifine balıklama atlar. Babasının tüm birikimini büyük umutlarla bu işe yatırır. Ne ki, dolandırıldığını anlamakta gecikmez. Hayallerini ve babasının tüm birikimini kaybetmenin öfkesiyle son sürat cenaze arabasını sürerken, eski dostunun hatıra olarak verdiği "deve kuşu yumurtasını" hışımla camdan dışarı fırlatır. Deve kuşu yumurtası öyle bir yere çarpar ki, Bahtiyar Ölmez'in hayatı bir daha geri dönülmez biçimde değişir. Artık bundan sonra kendisine tıpa tıp benzeyen ünlü mafya babası Rıfat Çakar'ın hayatını yaşamak zorunda kalacaktır. Yani, başkasının dostu, başkasının düşmanı, başkasının oğlu, başkasının babası, en önemlisi de başkasının eşi olacaktır. Bahtiyar Ölmez, Rıfat Çakar'ın yeraltı dünyasında yükselmek için ünlü baronlardan Aytekin Yavuz'un kızı Aylin'le karşılıklı çıkar ilişkisi çerçevesinde "sahte evlilik" yaptığından habersizdir. Sahte Rıfat Çakar olarak "sahte bir evliliğin" içine düşen kahramanımız, Rıfat Çakar'ın azılı düşmanı (Aylin'in eski sevgilisi) Çivi Fuat'la da kıyasıya rekabet içine girecektir. Bahtiyar Ölmez iki hayat arasında sıkışır kalır. Bir yandan babasının ve kız kardeşinin de içinde yer aldığı "eski hayatını" idare etmeye çalışırken, diğer yandan "yeni hayatına" uyum sağlamayı başarabilecek midir? En ufak hatanın kendisinin ve sevdiklerinin hayatına mal olacağını bilen kahramanımızı heyecan ve komedi dolu sayısız macera beklemektedir.

Ömer altı aylık ömrü kalan kardeşinin mutluluğu için hiç beklemediği anda mecburi bir oyunun içinde bulur kendini… Bambaşka bir dünyadan gelen Zehra ile evlenmek zorundadır. Altı aylık sözleşmeli, formalite bir evlilik yapacak, bunun için Zehra’ya istediği parayı ödeyecek, onun altı ayını satın alacaktır.

Sevdiklerini, tüm ailesini, hayatını geride bırakarak, aşık olduğu Ertan’ın peşinden Amerika’ya kaçan Zeynep, elinde hayal kırıklıkları ve bebeğiyle Türkiye’ye geri döner. Diğer tarafta Amerika’ya eğitim için giden Fatih’in de hayal kırıklıkları ile ülkesine, ailesinin yanına dönme vakti gelmiştir. Bu iki insanı ve iki farklı hayatı eve dönüş yolunda buluşturan hikaye “Aşk Yeniden”

Huzur Sokağı’nın akıllı, cesur ve fedakar delikanlısı Bilal, bambaşka bir dünyada yaşayan, geleneksel aile yapısından uzak büyümüş ve yalnızlık boşluğuna düşmüş Feyza ile karşılaşır. Beraber büyüdüğü ve tüm çevresinin kendisine yakıştırdığı Şükran'a karşı duygusal bir bağ kuramayan Bilal, Feyza'yla tanışınca iyice kararsız kalır. Feyza'nın yaşamındaysa bambaşka problemler vardır. Üvey annesinin babasına ve ailesine karşı oynadığı oyundan habersiz olan Feyza, içindeki manevi boşluğun savurması ile kendisini yabancısı olduğu bir dünyanın içerisinde bulur. Yıllardır Bilal'e aşık olan Şükran'sa Feyza'nın ortaya çıkması üzerine duygularını sorgulamaya başlar.

İstanbul'un sayılı iş adamlarından biri olan Adnan Ziyagil, çok sevdiği eşi İnci öldükten sonra 17 yaşındaki kızı Nihal ve 11 yaşındaki oğlu Bülent ile köşkte bir başına kalır. Çocukların eğitimi için köşke yerleşen Matmazel Deniz de Courton, zaman içerisinde köşkte söz sahibi de olmaya başlar. Matmazel Adnan'ı yıllarca kendi içinde sevmiş olsa da, Adnan kendisinin yarı yaşında olan Bihter Yöreoğlu’na aşık olur ve onunla evlenir. Önce Bihter bir süre sonra da annesi Firdevs Yöreoğlu köşke yerleşir. Eşini kaybeden Firdevs’in hayattaki tek amacı lüks içindeki yaşamını sürdürebilmektir. Bihter annesine inat uğruna evlendiği Adnan’ı aralarındaki yaş farkına rağmen başlarda sevse de, bir süre sonra Adnan’ın manevi yeğeni hızlı çapkın Behlül Haznedar'a kapılır. Behlül ise Nihal’in küçüklüğünden beri ona aşık olduğunu anlamamazlıktan gelerek uzatmalı okuduğu üniversitede çapkın yaşamına devam eder; ta ki Bihter’le yasak bir aşkın içine girene kadar...

Gülbahar Isparta'nın köklü ailelerinden birinin himayelerine aldığı, büyütüp okuttukları bir genç kızdır. Eğitimini tamamlamak için bulunduğu İtalya'da iş gezisi için Venedik'e gelen Aslan ile tanışır. Gülbahar'ın restaurantta bir tatlı yüzünden çıkardığı kavga Aslan'ın dikkatini çeker. Tatlı bir sürprizle başlayan bu tanışıklık kısa sürede aşka dönüşür. Gülbahar'ın yıllardır gizlice onu seven en yakın arkadaşı Serdar, Aslan ile Gülbahar arasındaki aşkı farketmesiyle işlerin karışması bir olur. Serdar bir planla sevenleri ayırır. Ama Gülbahar ile Aslan'ın yollarının ülkeye döndüklerinde yine kesişeceğinden herkes habersizdir..

Vatan ve millet sevgisini, istersek her zorluğun üstesinden gelebileceğimiz inancı ve fikrini 70 milyona ulaştırma hedefiyle yola çıkan bu yapım, aynı siperde kucak kucağa can veren Türk'ün, Kürt'ün, Laz'ın, Çerkez'in, Boşnak'ın, Arap'ın hikâyesi… Alevinin, Sünninin, Hıristiyanın, Musevinin hikâyesi… Cahilinden âlimine, demircisinden mühendisine, marangozundan hekimine bir milletin hikâyesi... Mustafa Kemal Atatürk gibi eşsiz bir kahramanı ortaya çıkaran tarihin hikâyesi...

Evlilikteki küçük şeyleri büyük sorunlara dönüştürebilen, olayların bu hale gelmesinde sürekli birbirlerini suçlayan, sık sık boşanmaktan söz etseler de onlar için dünyadaki en değerli şey olan çocukları düşünerek vazgeçen Meltem ile Haluk çiftinin öyküsü, pek çok ailenin yaşantısına ayna tutuyor.

Ali Yılmaz, babası Müfit'in şirketinde çalışmaktadır. Öğretmenlik eğitimi almış olan Ali'ye Eğitim Gönüllüleri Vakfı'na yapmış olduğu yardımlardan dolayı onur ödülü verilecektir. Törende konuşma yapan bir çocuğun söylediklerinden etkilenen Ali, okulsuz ve öğretmensiz bir köy olan Kınalı Kar'a gitmeye karar verir. Nazar Kınalı Kar'ın ağasının asi kızıdır. Ağa bir kaza sonucu felç olmuş, Nazar'ın annesi Süreyya köye hükmetmeye başlamıştır. Nazar 4 kız kardeşin en büyüğüdür. Annesinin onu istemediği biri ile evlendirmemesi için saçını kısacık keser. Ama ne olursa olsun Süreyya Nazar'ı yakın köyün ağası Cabbar'la evlendirmeye karar vermiştir. Bir gün Nazar rüyasında gördüğü yakışıklı delikanlı ile kuyu başında karşılaşır. Bu Kınalı Kar'a gelen Ali'dir.