İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
Kanal D'de yayınlanan/yayınlanmış diziler — bu bir "nereden izlenir" listesi değil, sadece hangi kanalın yapımı olduğunu gösterir. Her dizi için spoilersız izlenir mi kararı ve (varsa) güncel platform bilgisi kendi sayfasında.
291 yapım

Fatmagül, ağabeyi Rahmi ve yengesi Mukaddes ile bir sahil kabasında sıradan ve sakin bir hayat sürdürmektedir. Bir yandan da nişanlısı Mustafa ile evlilik hazırlıkları yapmaktadır. Fakat sahil beldesinin ileri gelen ailelerinden Yaşarangillerin verdiği davet hayatını zindana çeviren bir dönüm noktası olur.

Asya, başarılı bir doktordur. Kocası Volkan, harika bir eş ve oğulları Ali’ye şahane bir babadır. Üç kişilik çekirdek aile, hep huzur ve mutluluk dolu bir hayat yaşamışlardır... Beyaz güller kadar saf bir ilişkidir Asya’nın gözünde yıllardır süren evlilikleri... Ta ki; Asya, Volkan’ın atkısındaki sarı uzun saç telini görene dek…

Ferhat, peşine düştüğü adamı yaşatmak için bir doktora ihtiyaç duyar. Kendini insanları iyileştirmeye adamış olan doktor Aslı ile yolları bu sebeple kesişir. Hayatta asla yan yana gelemeyecek, siyahla beyaz kadar zıt iki insan.

Ceylin gözü kara ve kurallar söz konusu olduğunda sınır tanımayan bir avukattır. Bir müvekkiliyle ilgili yine illegal yoldan bilgi alabilmek için savcı Ilgaz’ın karşısına çıkar. Ancak Ilgaz’ın, Ceylin’in tam aksine, mesleki etik konusunda katı kuralları vardır, bu yüzden de kariyerinde çok başarılı ve sözü dinlenen bir savcıdır. Ilgaz kardeşi Çınar’ın katil olmakla suçlandığı bir cinayet vakasıyla karşılaşınca; ilk defa kendi kurallarını yıkar. Ceylin’den kardeşini savunmasını ister. Bu noktadan sonra işler ikisinin de tahmin edemeyeceği bir yola girer. Ilgaz ve Ceylin; Çınar’ın aklanması için çalışırken, kendilerini ikisinin de ailelerine kadar uzanan bir gizem yumağının içinde bulacaklardır.

Azize üç çocuğu ve kayınvalidesi ile zorlu bir mücadelenin içinde bulur kendini... Canından çok sevdiği kocası Cevdet'in yokluğuyla ve savaş yıllarının zorluklarıyla mücadele ederek yetiştirir çocuklarını. 1919 yılında, Yıldız (Pınar Deniz) güzeller güzeli, gözü yükseklerde bir genç kız, Hilal ise memleket sevdalısı mücadeleci bir genç kız olmuştur. Ali Kemal ise gönlündeki aşk acısıyla ve kendisine dair öğrendiği hazin sırla yaşamaya çalışan serseri bir mayın gibidir. Azize her birinin dertleriyle uğraşmaya çalışırken, İzmir’in Yunanlılar tarafından işgal edileceği haberi ile sarsılırlar. Oysa bu işgal onlara yıllar önce kaybettikleri birini geri getirecektir. Ama hiç ummadıkları bir şekilde...

Güneş, 35 yaşında, 3 çocuklu İzmirli bir edebiyat öğretmenidir. 17 yaşındaki birbirinden tamamen zıt karakterli, çift yumurta ikizi olan kızları Nazlı, Selin ve onlardan iki yaş küçük Peri ile kendi hallerinde, mutlu bir hayat sürmektedirler. Derken, Güneş’in karşısına İstanbullu bir iş adamı olan Haluk Mertoğlu çıkar. Haluk ve Güneş birbirlerine âşık olurlar. Haluk’un kısa sürede evlenme teklifi etmesi, Güneş’i şaşkına çevirir. Güneş ve kızları Mertoğlu ailesinin yaşantısının ortasına bomba gibi düşerler. Mertoğlu ailesinin hayatı, hiç de dışarıdan göründüğü kadar mükemmel değildir. Güneş'in kızlarının gelişiyle, tüm dengeler değişecek ve bütün sırlar ortaya dökülecektir.

Sevdiği adam için işlemediği suçu üstlenen bir kadın Meryem, Kariyer ve güç uğruna her şeyi yapabilecek bir Savcı Oktay, Âşık olduğu kadını kaybettikten sonra intikam hırsı ile gözü kararan Savaş… Yağmurlu bir gecede yaşanan kaza bu üç insanın hayatını değiştirir. Adalet adamı Oktay güce, gücün adamı Savaş adalete muhtaç ilerler bu yolda. Her iki adamın günahlarının yükünü Meryem çeker… Ta ki aşk denkleme dâhil olup, adaleti getirene kadar…

Aşkın ve nefretin, dostluğun ve düşmanlığın, iyiliğin ve kötülüğün en uçlarda yaşandığı bir hikaye... Poyraz, dibi görmüş bir adam. Hayatta sevdiği, değer verdiği her şeyi ailesini, mesleğini, karısını ve oğlunu kaybetmiş. Bütün bu dertlerle dalga geçerek ayakta kalmış. Canından çok sevdiği oğlunu, kayınpederi Ünsal’dan almak için çaresizlik içinde düşünürken, oğlunu almak için eski amiri Mümtaz, ona bir teklif yapar. Bahri Umman adlı bir mafya babasının yanına girecek ve ona bilgi sağlayacaktır. Çaresiz kalan Poyraz, bu teklifi kabul etmek zorunda kalır. Bu arada Ayşegül diye bir kızla tanışmıştır. Poyraz, kendi başını belaya sokma konusunda uzman olduğundan, Ayşegül’ü de her belanın içine katmayı başarır. İkili, ilk andan itibaren birbirlerinden hoşlanmışlardır. Ne var ki bu iki yaralı, yorgun ve yalnız insan için aşk imkansız gibi görünmektedir. Çünkü Ayşegül, Poyraz’ın patronu Bahri Umman’ın kızıdır ve üstelik Poyraz bu gerçeği Ayşegül’den saklamak zorundadır.

İstanbul'da bir dolandırıcılık çetesinin lideri olan Kandemir, yanında yetiştirdiği ekibiyle kendine özgü tarzı ve ilkeleri olan soygunlar yapmaktadır. Ekibin temel felsefesi; “adaletli çalmak”tır. İhtiyacı olmayandan, ihtiyaçları kadarını, ihtiyaçtan çalarlar. Ferdi, Karlos, Yaren ve Bahadır'dan oluşan bu tayfayı birbirine bağlayan en temel şey dostluktur. Ancak Kandemir’in eski ve değerli dostu olan Ali Rıza Kaptan'ın kendisi yüzünden tuzağa düşürülüp ceza evine girdiğini öğrenmesi her şeyi değiştirir.

Bahtınızın kara olduğuna bir kere inandıysanız, makus talihi yenmek pek de kolay değildir… Ancak ilk aşık oldukları erkeklerle evlenirlerse mutluluğu yakalayacaklarına inanan ve bunu başaramamış kadınlar arasında büyüyen Ada, tam da bu işe son noktayı koymak, kaderin çarkına çomağı sokmak üzeredir ki. Olanlar olur, Ada ilk aşkı olduğuna inandığı Rüzgar tarafından terk edilir. Ada mutluluk yolunda Rüzgar'ı geri kazanmak isterken karşısına Bora çıkar. Aşkı ve inancı arasında sıkışan Ada'yı, zorlu ve romantik bir yolculuk beklemektedir.

Özel Kuvvetlerden ayrılmış Yüzbaşı Adem’in karşısına çıkan bir iş fırsatıyla başlar her şey. Adem’in, karısı Nevin ve küçük kızları Ece’yle beraber oluşturduğu mutlu çekirdek aileye yeni bir hayatın kapıları aralanmıştır. Adem'in tek yapması gereken, zengin ve güçlü bir iş adamı olan Timur'un genç karısı Yasemin'i korumaktır. Eski bir bordo bereli olan Adem için katıldığı onca tehlikeli operasyondan sonra bu iş neredeyse çocuk oyuncağı gibidir. Nevin ise nihayet rahata erecekleri için mutludur. Adem'in iş teklifini kabul etmesiyle, o ve ailesi, yabancısı oldukları, bambaşka bir dünyanın içine adım atarlar.

Başrollerini Kıvanç Tatlıtuğ, Buğra Gülsoy ve Öykü Karayel'in paylaştığı Kuzey Güney, yeni sezonun en iddialı yapımlarından biri. Birbirine zıt iki karakteri oynayacak olan Tatlıtuğ ve Gülsoy, Kuzey Güney için bir araya geldi. Kuzey ve Güney çocukluklarından beri, birbirlerinde çok zıt karakterlere sahip iki kardeş. Kuzey'in serseri ve umursamaz tavırları, sorumluluk sahibi Güney'i hep sinir etmiştir. Aynı kızı seven Kuzey ve Güney'in birbirlerinden habersiz büyüttükleri sevgileri, Kuzey'in aşkını itiraf edeceği an öğrendiği acı gerçekle tokat gibi yüzüne çarpar. O günün uğursuzluğu bununla bitmeyecektir. Gecenin sonunda yaşanan acı olay, herkesin hayatını sonsuza kadar değiştirir.

İmkânsızlıklarla dolu tutkulu bir aşk hikâyesini konu alan Azize, bir intikam ve aşk hikâyesi. Güçlü bir mafya ailesi olan Alpanlar tarafından ailesi dağıtılmış, hayatı paramparça olmuş bir kız çocuğu; Melek. Şimdiki adıyla Azize... İntikamına giden yolda kendisi ile mücadele etmeye başlayacak Azize'nin hikayesi.

Aşkta bir türlü yüzü gülmeyen Pelin, nihayet şeytanın bacağını kırar ve hayallerindeki erkekle evlenmeye karar verir. Ancak müstakbel damat, nikah günü ortadan kaybolur ve Pelin, aşık olduğu adam tarafından düğününde terk edilir. Ardından, görmüş geçirmiş bir kadın, Pelin’in mutlu olamama sebebini, geçmişte üzdüğü birinin ahından kaynaklandığını söyler. Her şey Pelin’in bu ahın peşine düşmesiyle başlar.

Demet ve Zeynep, Bursa’nın Gölyazı ilçesinde mütevazi bir hayat süren anne-kızdır. Demet’in terzi dükkanında işler umduğu gibi gitmez ve elinde avucunda ne varsa kaybeder. Bu sırada İstanbul’dan Demet’e bir dost eli uzanır. Bu çocukluk arkadaşı Jale’dir. Jale, İstanbul’un en prestijli kolejlerinden Sayer Koleji'nin müdürüdür. Hem Zeynep'in iyi bir eğitim alması hem de yeni bir başlangıç yapmak için anne-kız, Zeynep'in tüm itirazlarına rağmen tası tarağı toplayıp İstanbul’a taşınırlar. Aslında Jale’nin onlar için başka planları vardır. Hem Demet’in hem de Zeynep'in hayatını kökünden değiştirecek bir sırrı saklamaktadır.

Hande Altaylı'nın çok satan romanı Kahperengi'den uyarlanan dizi Anadolu'nun küçük bir kasabasında doğup, büyüyen Narin'in hikayesini anlatıyor. Narin, azmi ve zekası sayesinde eğitimini büyük güçlüklerle olsa da tamamlamış ve zorlu geçmişini ardında bırakarak İstanbul'a, yeni bir hayat kurmaya gelmiştir. Narin'in çocukluktan büyük bir aşkla sevdiği Fırat, yıllar sonra Narin'in karşısına hiç beklemediği birisinin nişanlısı olarak çıktığında, Narin'in daha yeni açtığı temiz sayfası bir anda geçmişin izleri ile dolar. Diğer taraftan geçmişin bir hayaleti daha, Narin'in karşısına dikilmek için gün saymaktadır.

Aile büyüğü dedelerinin ölümünün ardından annelerinin ısrarıyla, yeni bir başlangıç yapmak için İstanbul'a taşınan Yiğit ve Emir, geldikleri ilk günden itibaren bu şehrin onlara iyi gelmeyeceğini anlayacaktır. Ailelerinin her şeyini kaybetmesinin ardından, babaları da intihar eden iki kardeşten Yiğit, annelerini de yataklara düşüren bu olayın faillerinden intikam almaya ant içer.

Yılmaz ve Elif aynı mahallede büyümüş ve birbirini seven iki aşıktır. Evlenecekleri düşünülürken zaman içinde hayat onları başka bir yöne savurur. Tekiner Holding'in veliahdı Ömer, Elif'e aşık olur ve onunla evlenir. Bu durumu asla kabullenmeyen Yılmaz ise Tekinerlerin kızı Filiz ile yakınlaşmaya başlar. Zamanla Yılmaz ve Filiz arasında büyük bir aşk başlar.

Alya Albora, vefat eden eşinin vasiyetini yerine getirmek için cenazesi ve beş yaşındaki oğluyla Kanada’dan Mardin’deki Albora topraklarına gelir. Ancak bu gelişin bir dönüşü ve Albora’dan çıkışı yoktur. Albora aşiretinin başı Cihan Albora, Alya’nın çırpınışlarına kayıtsız kalmasa da çocuğunu alıp gitmesine izin vermez. Geçmişin karanlığı, saklanan sırlar ve bölgenin gerçeği ile yüzleşen Alya Albora, kendini kocasının ailesiyle büyük bir mücadele içinde bulur.

Meryem ve Ömer’in mutlu giden hayatları babaları Durmuş’un hapisten çıkmasıyla bir anda değişir. Durmuş sürpriz bir şekilde evine döner. Bu olay çocuklar üzerinde şok etkisi yaratır. Durmuş’un ise aklında tek bir şey vardır. O da nereden para kazanacağım düşüncesidir. Ömer’i korsan kıyafetiyle gören Durmuş, ablası Neriman’ın da yardımıyla bir plan yapar. Oyun oynama bahanesiyle Ömer’e hırsızlık yaptıracaktır.

Yurdanur Eroğlu'nun gençlik hikâyesi 1970'lerdeki üniversite öğrenci olaylarıyla başlar. Sağ ve sol fraksiyonlara uzak bir arkadaş çevresinden gelen Yurdanur, olaylar sırasında bir kaza kurşunuyla en yakın arkadaşını kaybeder. Çıkan büyük kargaşada uzanan tek yardım eli Mehmet Eroğlu'nundur. Mehmet örgüt üyesi solcu bir gençtir ve bu genç adam hikâyenin ilerleyen bölümlerinde Yurdanur'un eşi ve Feriha'nın babası olacaktır. Bu iki genç dönemin siyasi olayları fonunda karşı konulmaz bir aşkla birbirlerine aşık olurlar. Ancak, Yurdanur'un siyasal yelpazenin sağında olan babası Dinçer Bey ve annesi Sema karşılarına çıkan bir engel olacaktır.

1960'lı yıllarda, kocasının kendisine yaptığı onca kötülüğü ve yaşadığı aile dramını unutamamış, bir evladını torununun doğumunda kaybetmiş bir annenin ve aynı zamanda kendisine ait bir konfeksiyon atölyesinin sahibi olan Cemile'nin, kızları Berrin ve Aylin; oğulları Mete ve Osman, kayınvalidesi Hasefe Hanım, damatları ve torunları ile verdiği mücadele anlatılmaktadır. Geçen bu olayları Cemile'nin küçük oğlu Osman anlatmaktadır. 3. Sezonda 12 Eylül Darbesi anlatılmaktadır.

Mudanya yakınlarındaki Işıklar Köyü'nde doğup büyümüş olan Bayram ve büyürken tek arkadaşı olan kan kardeşi Salih, aralarındaki bir anlaşmazlığı tatlıya bağlamak için çocukları Melek ile Kerim’i küçük yaşta nişanlarlar ve çocuklar büyüyüp evlenme çağına gelene kadar da farklı şehirlerde yaşamlarını sürdürmeye devam ederler. İki çocuk sahibi olan Bayram, ailesi ile yerleşmiş olduğu İstanbul’da işlerini geliştirip büyük bir servete sahip olsa da verdiği sözü unutmaz. Genç oğlu Kerim’i üniversiteden mezun olduğu gün yanına alarak Işıklar Köyü'nde iki kızı, Hülya ve Melek ile yaşayan Salih’in kapısını çalar. Salih de verdiği söze sadıktır ve Bayram’ın gelişi ile çocukların düğün kararını kesinleştirirler. Oysa her iki ailenin çocukları geçen yıllar içerisinde kendilerine ait birer hayat kurmuş ve farklı sevdalara ve hedeflere yönelmiştir.

Kanıt, yönetmenliğini Cem Sürücü ve Biray Dalkıran'ın üstlendiği, hikâyelerini Selin Atasoy Hartevioğlu ve senaryosunu Ahmet Saatçioğlu'nun yazdığı Türk polisiye televizyon dizisi.