İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
Kanal D'de yayınlanan/yayınlanmış diziler — bu bir "nereden izlenir" listesi değil, sadece hangi kanalın yapımı olduğunu gösterir. Her dizi için spoilersız izlenir mi kararı ve (varsa) güncel platform bilgisi kendi sayfasında.
291 yapım

Kadir ve Gülbeyaz’ın zorlu aşklarının anlatıldığı Gülbeyaz dizisi, dram, romantik ve komedi dallarında yayınlanmış bir Türk dizisidir. Yıllar önce aralarındaki aşk ilişkisi olan Demir Dede ile Ana daha sonra birbirlerine düşman olmuşlardır. Amasra’da yaşayan bu aileler arasında her zaman bir çekişme vardır. Her yıl yapılan yöresel yarışmalarda birbirlerine türlü tuzaklar hazırlarlar.

Eşini kaybeden Nehir altı yaşındaki kızıyla beraber yaşayan bir pastane işletmecisidir. Ferit ünlü bir estetik cerrahtır bir gün yolları kesişir ve aralarında büyük bir sürtüşme başlar. Ancak bu sürtüşme başlayacak yeni bir ilişkinin habercisidir.

Beraber yaşayan üç yakın erkek arkadaş ve onların tamamen zıttı üç kız arkadaşın yolları bir kafede kesişir. Bu altı kişi birbirlerine aşık oluverirler.

Kanal D’nin Türk müziğinin iki başarılı yorumcusu Sibel Can ve Hakan Altun ile usta klarnet virtüözü Hüsnü Şenlendirici’yi aynı sahnede bir araya getiren müzik-eğlence programı “Şarkılar Bizi Söyler”, Perşembe akşamı saat 20.00’de ilk bölümü ile ekrana gelecek. Türkiye’nin en sevilen yıldızlarının efsane şarkılarının söyleneceği programın yapımcılığını Poll Production by Polat Yağcı, yürütücü yapımcılığını Hülya Sepken üstleniyor.

Hayatın hırsızlık yapmak zorunda bıraktığı bir genç kız, Mavi… İdealleri olan ama uygulamaların hayal kırıklığına uğrattığı genç bir polis komiseri, Çınar… Lüks arabaları parçalayan, şaşırtıcı bir zekaya sahip şeytani bir çete reisi, Aksak… Sürükleyici, duygusal bir öykü. Büyük, çarpıcı bir aşk hikâyesi. Hayat koşullarının, kaderin hırsızlığa mecbur ettiği Mavi ile Ahlak ve Kumar Masası’nda dedektif olarak görev yapan Çınar’ın ümitsiz aşklarının hikayesi...

Programda 10-15 dakikalık skeçlerle Türkiye'de yaşanan güncel komik ve trajikomik olaylar anlatılır.

Biri Anadolu diğeri Avrupa Yakasının en iddialı Organize Şube komiseri olan herkesin soyadı ile hitap ettiği Mert Barca ile Mustafa Kerim Can, teşkilatta bilinen adı ile MKC bir uyuşturucu operasyonu için bir araya gelmek zorunda kalırlar. Operasyon Barca’nın cesareti, MKC’nin zekası ile başarı ile sonuçlanırken, yıllardır birbirinden uzak durmaya çalışan bu iki adam ortak bir düşman edinmiş olur.

İstanbul'un sayılı iş adamlarından biri olan Adnan Ziyagil, çok sevdiği eşi İnci öldükten sonra 17 yaşındaki kızı Nihal ve 11 yaşındaki oğlu Bülent ile köşkte bir başına kalır. Çocukların eğitimi için köşke yerleşen Matmazel Deniz de Courton, zaman içerisinde köşkte söz sahibi de olmaya başlar. Matmazel Adnan'ı yıllarca kendi içinde sevmiş olsa da, Adnan kendisinin yarı yaşında olan Bihter Yöreoğlu’na aşık olur ve onunla evlenir. Önce Bihter bir süre sonra da annesi Firdevs Yöreoğlu köşke yerleşir. Eşini kaybeden Firdevs’in hayattaki tek amacı lüks içindeki yaşamını sürdürebilmektir. Bihter annesine inat uğruna evlendiği Adnan’ı aralarındaki yaş farkına rağmen başlarda sevse de, bir süre sonra Adnan’ın manevi yeğeni hızlı çapkın Behlül Haznedar'a kapılır. Behlül ise Nihal’in küçüklüğünden beri ona aşık olduğunu anlamamazlıktan gelerek uzatmalı okuduğu üniversitede çapkın yaşamına devam eder; ta ki Bihter’le yasak bir aşkın içine girene kadar...

Üniversiteye gitme planları yapan Gece, bir yandan da tüm yaz boyunca sevgilisi Emir ile müzik yapma hayalleri kurmaktadır. Ancak tüm hayalleri bir süreliğine askıya alınmak zorundadır. Çünkü özel bir çocuk olan kız kardeşi Gülce için İstanbul’un kalabalığı ve gürültüsü giderek daha da başa çıkılması zor bir hal almaya başlamıştır.

Kısırköy'ün iki aşireti Kısıroğulları ile Çamuroğulları arasında yıllardır kan davası sürmektedir. Sonunda barış imzalamaya ve iki aileden doğacak çocukları beşik kertmesi yaparak kan davasını sonuçlandırmaya karar verirler. Şehmuz Ağa'nın oğlu Ferdi ile Emin Ağa'nın kızı Tekgül'ün beşik kertmeleri kıyılır. Emin Ağa ailesiyle birlikte gurbetçi olarak Almanya'ya gider. Aradan yıllar geçer ve nüfusu çok azalan Kısırköy'ün tek ve son umudu Ferdi büyür. Ancak Emin Ağa ile kızı Tekgül'ün izi bir daha bulunamaz. Bu sırada Kısırköy'den uzakta İstanbul'un en güzel semtinde yaşamakta olan Türkiye'nin bir numaralı süperstarı Elmas Mağden film oyunculuğundan TV dizilerine tiyatrodan resme, spordan heykeltıraşlığa sanatın ve sporun her dalına yüzeysel vuruşlar yaparak her geçen gün zirveye tırmanmaktadır. Bir televizyon programı sırasında Elmas Mağden'in Kısırköy'deki Ferdi'nin beşik kertmesi Tekgül olduğu ortaya çıkar.

Sunuculuğunu Beyazıt Öztürk' ün yaptığı, 6 Aralık 1996'dan beri Cuma geceleri canlı yayınlanan talk-show programıdır.

Adana'nın güçlü ve zengin toprak ağası Muzaffer Bey’in çırçır fabrikasında işçi olarak çalışan Güllü, aynı fabrikada makinecilik yapan Kemal’i sevmektedir. Güllü’nün babası Cemşir, onu da diğer kızları gibi paralı birine vermek istemektedir. Muzaffer Bey’in yeğeni Zaloğlu lakaplı Ramazan, Güllü’yü uzun zamandan beri istemektedir. Cemşir, Güllü’yü Zaloğlu’na vermeyi kafasına koyar. Cemşir’in planlarından habersiz olan Güllü ve Kemal ise, birkaç ay sonra evlenmeyi düşünmektedir. Ancak altı aylık bir Avrupa seyahatinden dönen Muzaffer Bey, Güllü’yü tesadüfen fabrikasında görünce, Güllü’nün kaderi hiç kimsenin tahmin edemeyeceği biçimde değişecektir.

Evren Ergüven pek çok otel sahibi varlıklı ve hırslı bir adamdır. Karısı Yıldız çocukları Ateş ve Su ile birlikte İstanbul'da görkemli bir hayat sürmektedir, Otellerinin büyük kısmının olduğu Bodrum'da ise ikinci bir kadınla kurduğu gizli bir yaşamı vardır. Evren'in bu düzeni ard arda verdiği yanlış kararlar neticesinde gelen hızlı iflasıyla tamamen bozulur. Ailenin elinde avucunda Bodrum'da Yıldız'ın babasından miras eski bir ev ve küçük bir otelin yarı hissesinden başka bir şey kalmamıştır. Ergüven Ailesi lüks yaşamlarını terk etmek, o köhne eve taşınmak ve küçük otelle hayata yeniden başlamak zorundadır artık.

Ali Yahya 30 yıl önce Erzincan'dan İstanbul'a göç etmiştir. Beş çocuk babası Ali Yahya her biri birbirinden farklı amaçları olan evlatlarını İstanbul'da yetiştirme ve ailesini bir arada tutma mücadelesi verir.

Adını Karadeniz'in Fırtına Deresi'nden alan dizide, Trabzon'un yemyeşil köylerinden birinde Ali ve Zeynep arasında yaşanan tutkulu aşk hikayesi anlatılıyor. Ali'nin babası Hasan, kısa zamanda zengin olma hayalleri kuran ve bu uğurda ailesini geçindiren bahçesini, tarlasını ihmal etmiştir. Zeynep'in babasını da bu definecilik macerasına dahil eder. Fakat Zeynep'in annesi Emine, kızını köye gelin vermek istemez, üstelik onun gibi düşünen başkaları da vardır.
Görsel yokDiş hekimliği yapan Sedat Çekirdek ile eşi Zeynep, çocukları Yüksel, Begüm ve Ali'in komik maceraları...

Hikâyenin odağında Anadolu vilayetinden Tarlabaşı, İstanbul'a yeni taşınan Trabzonlu Toptaş ailesinin yeni yaşam yerlerinde yaşadıkları maceralar konu edinilmiştir. Toptaşlar birbirine bağlı ve güçlü, tipik bir Karadeniz ailesidir. Ailenin İstanbul'a taşınmasının ardından ilk kaybı Meryem'in (Nazan Kesal) eşini, çocukların ise babalarını kaybetmeleri olur. Meryem kayınpederi ve çocuklarıyla dul kalır ve aile, art arda yaşadıkları beklenmedik olaylar Toptaş ailesini yavaş yavaş zorunlu göçe doğru ilerler. Yeni bir yaşam umuduyla apar topar İstanbul'a gelen aile bu şehrin getireceği zorluklara dayanmaya çalışırlar. İstanbul'a geldiklerinde seks işçiliği yapan bir kadın olan Aysel (Gökçe Bahadır) ve onun transseksüel arkadaşı Duygu (Ayta Sözeri) ile komşu olurlar.

Deniz kocasının trajik ölümünden sonra, altı yaşındaki kızı ve görümcesini alarak bir sahil kasabasına yerleşir. Küçük bir büroda avukatlık yapmaya başlar. Tek isteği huzurlu bir hayat sürmektir. Kasabada aldığı bir arsa davasında karşı taraf, kasabada karanlık işler çeviren Ökkeş'tir. Ökkeş dava için İstanbul'un ünlü avukatlarından arkadaşı Yağız'ı tutar. Deniz ve Yağız yıllar önce çok büyük bir aşk yaşamışlardır ve bu karşılaşma Deniz'in hayatını tekrar alt üst eder.

Tanınmış işadamı Kemal İpekçi, İstanbul’da karısı Suzan, çok sevdiği çocukları Mert ve Çiçek ile imrenilecek bir hayat sürerken, Kemal İpekçi’nin oğlu Mert’in başından geçen bir olay ile Adana’da kimselerin bilmediği bir ailesi daha olduğu ortaya çıkar. Gençlik aşkı Nilgün ve ikizleri Kadir ile Hasret o güne kadar Adana’da gözlerden uzak yaşamışken, Kemal de yıllarca ikili bir hayat sürmek zorunda kalmıştır. Ancak gerçekler açığa çıktıktan sonra Kemal hem yarım kalan aşkına hem de çocuklarına sahip çıkmak için hiç beklemediği olaylarla savaşmak zorunda kalır.

Ayla (Özge Özberk), kızı Eylül ve kocası Sertaç (Sinan Tuzcu) ile mutlu bir hayat yaşamaktadır. Eşinin kendisini kapı komşusu ile aldattığını fark etmesiyle büyük bir şok yaşar. Bu psikoloji altındayken, her şeyden kaçmak ister. Ege'de küçük bir kasabada yaşayan akrabalarının sünnet düğünü için onu kasabaya çağırması, aradığı fırsattır. Ayla, kızıyla beraber akrabalarının yanına gider. Ama oradaki yaşam ve akrabaları, yıllar önce bıraktığı gibi değildir. Orada öğreneceği çok şey ve yaşayacağı çok zorluk ve yanında mutluluk vardır.

Yönetmen Ali (Haluk Bilginer) ile Halkla ilişkiler uzmanı Ayşe (Şevval Sam) yeni evli bir çifttir. Bir yandan evliliğin günlük kurallarını ve çatışmalarını öğrenirlerken, bir yandan da sözü geçen taraf olmak için bu kuralları işlerine geldiği gibi çarpıtırlar. Her iki tarafın aileleri ve arkadaşları da bu mücadeleye katılınca işler iyice eğlenceli bir hal alır.

Mardin’in en güçlü ve en korkulan ağalarından olan Osman Ağa, karısını, Biricik’i doğururken kaybetmiş ve bir daha hiç evlenmemiştir. Biricik’i, üzerine titreyerek büyüten Osman Ağa, kızının okula gitme çağı geldiğinde klasik "baba kıskançlığı"na kapılıp, onu okula göndermek istememiştir ilk başta. Ama sonunda ikna olmuştur. Biricik, üniversiteye gitmek istemektedir. Babasının tüm engellemelerine rağmen, Biricik İstanbul’u kazanır. Osman Ağa, kızının İstanbul’a gitmesine izin verir. Ama bir şartla…
Görsel yokSonat (Mehmet Ali Alabora), başarılı bir piyanisttir. Bir gün bir cinayet işlenir ve tek şüpheli Sonat’tır.

Hayatta en güvendiği kişi kızı Zümrüt (Hülya Avşar) olan Osman Karahan (Müşfik Kenter) kızı ile yılların sırlarını paylaşmakta ve her zaman var olan yakınlıklarını son günlerde pekiştirmektedir. İş hayatında da babasını yalnız bırakmayan Zümrüt, babası ile şirkete giderken bir suikast sonucu babasını kaybeder. Cinayetin sebebini hiç kimse bilmemektedir. Osman Karahan’ın ölümü ile birlikte aile içindeki birlik zayıflamaya başlamıştır. Tüm yaşananları dışarıdan takip eden German ailesinin planları, Osman Karahan’ın ölümü ile hayata geçmeye başlar. Osman Karahan’ın vasiyeti her iki ailede şaşırtacak ve olaylar akıl almaz bir noktaya varacaktır. Bu sırada Zümrüt güvenebileceği bir dost edinir.