İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

10 dizisinden 3'ü İzlenir çıktı
Bekir Çiçekdemir, 25 Ocak 1978 yılında Adana'da doğdu. 1993 yılında lise son sınıftan itibaren Adana'da Kent Tiyatrosu'nun mutfağında tiyatro yaşamına başladı. Bekir Çiçekdemir'in sahneye ilk çıkışı Adana Seyhan Belediyesi Tiyatro topluluğunda Red Kit ve Daltonlar oyunuyla olmuştur. 1996 yılında Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nde okumaya başladı. Aynı yıl okulun tiyatro kolunda görev aldı. 1997 yılında Adana Devlet Tiyatrosu'nun Üçkâğıtçı ve Kanlı Nigar oyunlarında görev aldı. 1999 yılına kadar Seyhan Belediyesi'nde oyuncu ve teknik ekip olarak çalışmaya devam etti. Aynı yıl Ziraat Fakültesi'ni son sınıfta bırakıp, Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü'ne girdi. 2001 yılında Hacettepe Üniversitesi Tiyatro Bölümü'ne yatay geçiş yaptı ve 2003'te mezun oldu. Aynı yıl İstanbul'a geldi. Tiyatro Kare'de Can Doğan, Nedim Saban ve Fatih Gülar'ın yönettiği "Üç Çocuk" oyununda oynadı ve televizyon işlerinde çalıştı. Ertesi yıl Mehmet Ergen'in yönettiği Yıldızların Altında müzikli oyununda oynadıktan sonra, Aksanat Yeni Kuşak Tiyatro'da Yuva adlı oyunda görev aldı. Askerliğini yapmaya Diyarbakır'a gitti. Askerlik dönüşü yerli dizilerde dublaja başladı. Bekir Çiçekdemir, 2012 yılında Karaoğlan filminde Vepko rolü ve Turgut Özakman'ın senaryosunu yazdığı Çanakkale 1915 filminde rol aldı.

Aynı gün, aynı hastanede dünyaya gelen iki bebek, yatak sayısının azlığından dolayı yan yana yatırılırlar. Ailelerinin "doğar doğmaz birbirlerini buldular" sözü üzerine beşik kertmesi yapılan bebekler, isimlerini de efsane aşıklar Leylâ ile Mecnun'dan alırlar. Aradan 25 yıl geçer. Bir sabah ailesi Mecnun'a durumu anlatır ve Leyla'yı istemeye giderler. Mecnun başta bu durumdan rahatsızlık duysa da Leyla'yı görür görmez aşık olur. Onu etkilemek için ne yapacağını bilemeyen Mecnun, bir gece rüyasında ak sakallı dedeyi görür. Ak sakallı dedenin rüyalarından çıkıp Mecnun ile beraber yaşamaya başlamasıyla da işler karışır.

Hikâye Karayip açıklarında lüks bir Cruise gemisinde başlar. 45 yaşına kadar hayatta hiç sorumluluk almamış, kız kardeşi ve eniştesini trafik kazasında kaybetmesinin ardından 3 yeğenine bakmak zorunda kalmasıyla yerleşik bir hayata geçen Adanalı Samim, yıllar sonra Adana'da terk edip gittiği nişanlısıyla aynı mahallede, hatta karşısındaki evde oturmaya başlar. Samim'in gemiden arkadaşı Ali ise onunla tanıştıktan sonra bütün hayatını planladığını düşünür. Ama hayat siz plan yaparken başınıza gelen şeymiş. Ali günlerce kendini terk eden Ahsen'in izini sürer. Sonunda İstanbul'a geldiğini öğrenir ve onun bulabilmek için İstanbul'a gelir. İstanbul'da tanıdığı tek bir kişi vardır: Samim! Bir yandan âşık olduğu Seyhan, bir yandan peşini bırakmayan ilk aşk Ahsen! Ali iki aşk arasında bildiği her şeyi unutur. Bu kadar kesişen yollar arasında hayat kavga gürültü, neşe eğlence son hız devam etmekte. Herkes can havliyle hayatın bir ucundan tutunmaya çalışmaktadır.

Ömründe yaşadığı yerden hiç ayrılmamış, bir başka yere gitmemiş olan otuz yaşındaki, iki çocuk annesi Yadigar'ın hayatı çıktığı bir yolculukla peri masalına döner. Yadigar ilk kez gerçek bir aileyi ve sevgiyi tatmaya başlar.

Serkan Yılmaz'ın, Türkiye'nin en çok satan karikatür ve mizah dergisi olan Penguen için çizdiği karikatür serisi Dudullu Postası serisinden uyarlanan karakterler ve hikaye, sıradışı semtin sıradışı insanlarının gözünden anlatılıyor. Mahallenin ele avuca sığmaz gençleri, umutsuz ev kadınları, hayal dünyasında yaşayan genç kızlar, halı saha maçında kaybolan babalar... Hepsi, samimi mizacıyla güldüren bir dizi olan Dudullu Postası'nda buluşuyor! Gazetecilik yapmak için gecesini gündüzüne katan Asım, abisi tarafından evin içine hapsedilen Melis, Melis'e aşık delikanlı Tayfur, güvenlik ve namus takıntılı Eyüp, mahallenin en tuhaf kişilerinden Sebati ve daha nicesi Dudullu'da. Haber yaptıklarını zannederken, kendi komik hikayelerini anlattıklarının farkında olmayan gazetecilerin gazetesidir Dudullu Postası!

The only thing that can be called real fortune in the world where everybody's fortune is pursuing is; A story about love. Ferah Feza was one of the thousands of young people who had to fill the age of 18 every year and have to leave their dorm. But there was an important difference from the others, she was not alone. She had a great family, yet she did not even know it, and she was so rich she could not even imagine. Can Yigit was 29 years old. Just like Ferah, he had lost his parents. He grew up like a child, but under the wings of an important business man around the country, he was able to do whatever he wanted, no matter what his son was like. In this age there was a man and money that no one could easily have, and this great family ruled. Can and Ferah stayed in the middle of a fight made for a huge fortune that can not be shared.

“Familya”, 2002 yılında Dünya Kupası’daki Türkiye- Senegal maçında İlhan Mansız’ın attığı golle, herkes büyük bir sevinç yaşarken, parçalanan Beyoğlu ailesinin ve baba Yaşar Beyoğlu’nun (Uğur Yücel) yıllar sonra aldığı bir haberle yeniden ailesini bir araya getirmeye çalışmasının hikayesini konu ediniyor.

Babasının ani ölümüyle tahta çıkan Sultan Ahmed kendini başka bir dünyada bulur; savaşlar, entrikalar, devlet yönetimi... Ama bir gün bir tablo görmesiyle hayatına bir kadın girer: Kösem Sultan. İlk başlarda tahtın ağırlığında ezilse de yavaş yavaş işlerin farkına varacaktır. Kösem Sultan ise saraya gelmesiyle birlikte artık kendisine bekleyen hayatın ilk adımını atacaktır. O da işlerin farkına vardıktan sonra kendini saray entrikalarında ve taht kavgalarında bulacaktır. Eşinin ani ölümünden sonra zorlu bir hayat onu beklemektedir. İki çocuğunun ve torununun saltanatlarını görecek, Osmanlı İmparatorluğu'nun en kudretli valide sultanı olacak, deyim yerindeyse devleti o idare edecektir. Ne yazık ki en sonunda da kendisi saray entrikalarına kurban gidecektir.

Bir trafik kazası sonucu tanışan ve birbirlerine aşık olan Ejder ve Nağme’nin ailelerinden habersiz verdikleri evlilik kararı her iki aile tarafından kabul edilmez. Yenilmezler Çiftliği’ne adım attığı andan itibaren Nağme, her kapının ardında hazin bir hikaye olduğunu fark eder. Bir süre sonra bu dört duvarın Ejder’le ilgili çok önemli bir sırrı da sakladığını öğrenen Nağme’nin bu evliliğe olan inancı sarsılır. Ancak bu aşktan vazgeçmeyecektir.

İlk gençlik yıllarından beri birbirlerine aşık olan İpek ve Çetin, on beş sene sonra ayrılık kararı alırlar. Bu kararının ardından çift, "Tüm zorluklara rağmen aşk hala mümkün müdür? Mutlu evliliğin formülü nedir?" gibi sorulara cevap ararlar.

Ömründe yaşadığı yerden hiç ayrılmamış, bir başka yere gitmemiş olan otuz yaşındaki, iki çocuk annesi Yadigar'ın hayatı çıktığı bir yolculukla peri masalına döner. Yadigar ilk kez gerçek bir aileyi ve sevgiyi tatmaya başlar.

Küçük yaşta zengin Karahanlar ailesi tarafından, hasta kızları Perihan'a arkadaşlık etmesi için evlat edinilen Canan, yıllar içerisinde beraber yaşadığı bu ailenin sevilen bir ferdi olur. Büyüyüp güzel bir genç kız olduktan sonra da ailenin ilgisi eksik olmaz. Hatta Renknaz Karahan’ın yeğeni Selim, Canan'a aşık olur, Canan'ın da onda gönlü vardır. Evlenmeleri beklenirken, bir gün Canan'a kara bir iftira atılır. Aile Canan'a değil de iftiralara inanınca, genç kızın hayatta en çok güvendiği dayanak yıkılır ve evden kovulur. Üstüne üstlük istemediği bir adamla evlendirilir. Genç yaşta hayatı alt üst olan Canan, hayatla mücadele eder ve Karahanlıların karşısına bambaşka biri olarak döner. Zenginliği, gücü ve güzelliğiyle artık büyüleyici bir kadın olan Canan, kendisine geçmişte büyük acılar yaşatan herkese o günlerin hesabını soracaktır.

Aynı gün, aynı hastanede dünyaya gelen iki bebek, yatak sayısının azlığından dolayı yan yana yatırılırlar. Ailelerinin "doğar doğmaz birbirlerini buldular" sözü üzerine beşik kertmesi yapılan bebekler, isimlerini de efsane aşıklar Leylâ ile Mecnun'dan alırlar. Aradan 25 yıl geçer. Bir sabah ailesi Mecnun'a durumu anlatır ve Leyla'yı istemeye giderler. Mecnun başta bu durumdan rahatsızlık duysa da Leyla'yı görür görmez aşık olur. Onu etkilemek için ne yapacağını bilemeyen Mecnun, bir gece rüyasında ak sakallı dedeyi görür. Ak sakallı dedenin rüyalarından çıkıp Mecnun ile beraber yaşamaya başlamasıyla da işler karışır.

Hikâye Karayip açıklarında lüks bir Cruise gemisinde başlar. 45 yaşına kadar hayatta hiç sorumluluk almamış, kız kardeşi ve eniştesini trafik kazasında kaybetmesinin ardından 3 yeğenine bakmak zorunda kalmasıyla yerleşik bir hayata geçen Adanalı Samim, yıllar sonra Adana'da terk edip gittiği nişanlısıyla aynı mahallede, hatta karşısındaki evde oturmaya başlar. Samim'in gemiden arkadaşı Ali ise onunla tanıştıktan sonra bütün hayatını planladığını düşünür. Ama hayat siz plan yaparken başınıza gelen şeymiş. Ali günlerce kendini terk eden Ahsen'in izini sürer. Sonunda İstanbul'a geldiğini öğrenir ve onun bulabilmek için İstanbul'a gelir. İstanbul'da tanıdığı tek bir kişi vardır: Samim! Bir yandan âşık olduğu Seyhan, bir yandan peşini bırakmayan ilk aşk Ahsen! Ali iki aşk arasında bildiği her şeyi unutur. Bu kadar kesişen yollar arasında hayat kavga gürültü, neşe eğlence son hız devam etmekte. Herkes can havliyle hayatın bir ucundan tutunmaya çalışmaktadır.