İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

4 dizisinden 1'i İzlenir çıktı
Celile Toyon, 3 Ekim 1944 tarihinde İstanbul’da doğmuştur. Harbiye Özel Sanat Okulu ve İstanbul Üniversitesi Konservatuvarı Tiyatro bölümünden mezun olmuştur. Celile Toyon, 1962 yılında amatör olarak tiyatroya başlamıştır. İstanbul’da Asaf Çiyiltepe'nin Arena Tiyatrosu, Ankara'da Asaf Çiyiltepe öncülüğünde kurulmuş olan Ankara Sanat Tiyatrosu (AST), Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatrosu, Haldun Dormen’in Dormen Tiyatrosu, Genco Erkal’ın Dostlar Tiyatrosu'nda oynamıştır. Radyo tiyatrolarında rol amıştır. Celile Toyon, İstanbul Şehir Tiyatrosu kadrosunda iken 1980 yılında 12 Eylül Darbesi'nde 1402'lik olarak İstanbul Şehir Tiyatrosu'ndan atılmış, sonra Danıştay kararıyla geri dönmüştür. Halen İstanbul Şehir Tiyatrosu kadrosundadır.

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı, 20. yüzyılın önemli isimlerinden Mustafa Kemal Atatürk'ün hayat hikayesi. İki bölüm olarak izleyiciyle buluşan Atatürk filminin ilk kısmında, Mustafa Kemal'in çocukluk yıllarından Millî Mücadele'ye giden hikâyesi anlatılıyor.

Kendi deyimiyle, henüz hiçbir kitabı yayınlanmamış yazar Arif tam da kadınları ve aşkı anlamaya çalıştığı bir sırada Müzeyyene rastlar. Arif kadınların kendisinden hep bir şeyler beklemesinden bıkmıştır. Fakat Müzeyyen çoktan kendi hayatını kurmuştu. Arife göre, kadınlar kendilerinden söz etmeyi severler. Fakat Müzeyyen hep Arifi konuşturur Müzeyyen saçlarını kendisi keser, iyi bir kadın olmak istemez, konuşurken gözlerini kaçırmaz Bir yandan kitabını bitirmeye çalışan Arif bir yandan da Müzeyyenin gizemli ve tutkulu dünyasında dolaşır. Sonunda Müzeyyen Arife büyük acılar ve bu acıların içinde de aradığı cevapların bazılarını verecektir

Dört çocuk, torunlar, iki ayda bir evden eve taşınan çiçekler, plaklar, bir sandık ve gramofon. Ve iki ayda bir buluşulan Çınar Ağacı! Emekli öğretmen Adviye Hanım’ın biraz muzip, biraz huysuz kişiliği çocuklarına hayatı zorlaştırıyor görünse de torunu Barış’ın hayatındaki en anlamlı şey “anneannesi”dir. Bir tek Barış, anneanneye kavuşulacak Çınar Ağacı buluşmalarını ve sıranın onların evine gelmesini iple çekmektedir!

Reşit, zengin olmak için karısıyla beraber köyünden İstanbul’a göç eder. Uzaktan akrabası olan Selahattin’in evine gider. Ancak Selahattin’in karısı evlerinde kalmasına izin vermez. Arkadaşından umduğu yardımı göremeyen Reşit, beklemediği bir anda zengin olacaktır.

Şerif Ali köyün yakışıklı ama işsiz güçsüz gencidir. Yaşadığı köyde birçok kadınla adı çıkmıştır. Şerif Ali'nin komşusu Gülsüm genç yaşta eşini yitirmiştir ve 17 yaşındaki kızı Hacer ile yaşamaktadır. Gülsüm Şerif Ali'ye aşıktır ve onunla birlikte olma hayalleri kurmaktadır ama aynı zamanda genç kızı Hacer de Şerif Ali'ye aşıktır. Şerif Ali'nin gönlüyse Hacerden yanadır.

İstasyon şefi Cemil ile evli olan Mine, tüm kasaba erkeklerinin dikkatini çeken güzel bir kadındır. Bu nedenle kadınların kıskanç bakışlarını üzerinde toplayan Mine, evlilik hayatında mutsuz ve yalnızdır. Tek dostu öğretmen Perihan'dır. Perihan'ın ağabeyi İlhan'ın kasabaya gelmesi ile birlikte Mine'nin hayatı değişecektir. Kısa bir süre içinde dost olan İlhan ve Mine hakkında tüm kasaba halkı dedikodu ile çalkalanmaya başlar.

Yoksul Müslüm sevdiği kızı, Gülbahar'ı kaçırır ve iki sevgili evlenip küçük bir kasabaya taşınırlar. Geçim sıkıntısı çeken çift için yaşamak günden güne zorlaşmaktadır. Bir süre sonra iyice sıkıntıya düşen Müslüm, daha fazla para kazanabilmek için başka bir şehre işçi olarak gider. Burada birlikte çalıştığı toprak işçilerinden birinin altını çalınır ve bir talihsizlik sonucunda suçlu bulunan Müslüm hapse düşer. İnançlı ve dini değerlerine bağlı bir adam olan Müslüm bu dertten başını kurtarabilmek için Tanrı'ya adak adar. Eğer ki suçlu olmadığı tespit edilirse ilk doğacak çocuğunu kurban edecektir. Nitekim gerçek suçlu ortaya çıkar ve Müslüm köyüne geri döner. Burada karısını hamile bulan çaresiz adam adak sözünü hatırlar...

Başlık parası olmadığı için sevdiği kızla evlenemeyen fakir bir köylü, onun peşinden İstanbul’a gelir. Fakat bir türlü parayı denkleştirip babasının karşısına çıkamaz. Bu sırada tesadüfen tanıştığı küçük bir kızla olan dostluğu bütün işleri karıştırır. Ailesinden ilgi görmek isteyen kız, gence kendisini fidye karşılığı kaçırmasını söyler. Böylece hem kendisi sevilip sevilmediğini ölçecektir, hem de fakir genç fidye sayesinde sevdiği ve evlenmek istediği kıza kavuşacaktır. Fakat işler bir anda arapsaçına döner.

Ünlü terzi Peyami, en iyi dostunun müstakbel eşi için gelinlik dikmektedir. Ama hiç görmediği bu kız beklenmedik şekilde hayatına girince, Peyami’nin sırlarına bir yenisi eklenir.

Azize üç çocuğu ve kayınvalidesi ile zorlu bir mücadelenin içinde bulur kendini... Canından çok sevdiği kocası Cevdet'in yokluğuyla ve savaş yıllarının zorluklarıyla mücadele ederek yetiştirir çocuklarını. 1919 yılında, Yıldız (Pınar Deniz) güzeller güzeli, gözü yükseklerde bir genç kız, Hilal ise memleket sevdalısı mücadeleci bir genç kız olmuştur. Ali Kemal ise gönlündeki aşk acısıyla ve kendisine dair öğrendiği hazin sırla yaşamaya çalışan serseri bir mayın gibidir. Azize her birinin dertleriyle uğraşmaya çalışırken, İzmir’in Yunanlılar tarafından işgal edileceği haberi ile sarsılırlar. Oysa bu işgal onlara yıllar önce kaybettikleri birini geri getirecektir. Ama hiç ummadıkları bir şekilde...

Iraz Nene İstanbul'da yaşayan Zeliş ve Mustafa'ya mektup gönderir ve yanına çağırır. Iraz Nene 2 ay ömrü kaldığını ve ikisinin birbirleriyle evlenmesini, evlilik devam ederse 40 milyon TL değerindeki tarlayı ikisine miras bırakacağını söyler. Fakat Mustafa ve Zeliş birbirine zıt insanlar olduğu için evlenmek istememişlerdir. Daha sonra mirası alabilmek için kısa bir süreli evlilik planı yapıp evlenmişlerdir. Fakat Iraz Nene'nin gerçekte 2 ay ömrü kalmadığını öğrenen Zeliş ve Mustafa mirası alabilmek için birbirleriyle evli kalmışlardır ve macera başlamıştır.

Mithat Cemal Kuntayın aynı adlı romanından TRT için çekilmiştir. II. Meşrutiyet öncesinde ülkeyi kasıp kavuran jurnalcilik, Jöntürk taraftarlığı vs olayları arasında, Aksarayda annesiyle beraber yaşayan hukuk öğrencisi Adnan, bir arkadaşının tavassutuyla bir paşa konağında paşanın kızı Süheylaya ders vermek üzere muallim olur. Hürriyet yanlısı fikirlerine rağmen ahlakı ve dürüstlüğü ile paşanın teveccühünü kazanan Adnan, Süheyla ile evlenmek niyetinde iken, batılı yaşam tarzını benimsemiş, rüşvetçiliği ile bilinen ve halk tarafından sevilmeyen bir başka paşanın kızı olan ancak ordunun belki de tek sakalsız bıyıksız subayı ile evli olan Belkıs Hanımla tanışır. Kafası karışan Adnan, Süheyla ile evlenme fikrinden vazgeçer. Ancak Belkıs için sadece bir muallimdir.