İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

16 filminden 3'ü İzlenir çıktı, 18 dizisinden 3'ü İzlenir çıktı
Cezmi Baskın, tiyatroya Bakırköy Halk Evi'nde amatör olarak başladı. Daha sonra aynı tiyatroda stajyer oyuncu olarak çalıştı. İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'nde tahsilini tamamlayan Cezmi Baskın, Ayla Algan ve Beklan Algan'ın eğitmenliğini üstlendiği LCC Language and Culture Center'da tiyatro eğitimi aldı. Bir süre Grup Oyuncuları'nda çalışan sanatçı, Ankara Sanat Tiyatrosu ve Devlet Tiyatroları'nda da çalıştı. Ankara Sanat Tiyatrosu'nda zorunlu şehir değiştirmeler ve askerlik süresi hariç uzun yıllar hizmet verdi. Bu tiyatronun genç oyuncular yetiştirme çabalarına eğitmen olarak katıldı. İzmir Devlet Tiyatrosu'nda iki sezon oynadı fakat daha sonra tekrar Ankara Sanat Tiyatrosu'na geri döndü. TRT'de dramalarda oynadı, az da olsa dublaj çalışmaları yaptı. Sinema filmleri, TV dizileri ve tiyatroyu yan yana yürütmeye çalışan Baskın, Ankara Sanat Tiyatrosu ve Gökkuşağı Oyuncuları'nda çok sayıda oyun yönetti ve gençlik oyunları sahneledi. Yurt dışında gözlem ve inceleme gezileri yaptı. Oradaki Türk ve yabancılara eğitmen olarak deneyimlerini aktarmaya çalıştı. Yurt dışında Türklerin yaptığı oyunlarda oynadı. Avusturya'da Afro - Asiatische Institut'da workshop çalışmaları yapan Cezmi Baskın, kendi projelerini de Avrupa'nın çeşitli kentlerinde uyguladı ve oynadı. Robert Schneider'in Pislik isimli oyunu ile İsviçre, Avusturya ve Almanya'ya turne düzenledi. Bugüne kadar hiçbir reklam filminde rol almayan Cezmi Baskın, ÇASOD (Çağdaş Sinema Oyuncuları Derneği) ve FIA (Uluslararası Aktörler Federasyonu) üyesidir. Nâzım Hikmet Kültür Merkezi'nin geleneksel Nazım Günleri'nde, Yılmaz Onay tarafından, okuma tiyatrosu olarak sahnelenen Nâzım Hikmet oyunlarında, 2004 yılından bu yana gönüllü olarak rol almaktadır.

Ceylin gözü kara ve kurallar söz konusu olduğunda sınır tanımayan bir avukattır. Bir müvekkiliyle ilgili yine illegal yoldan bilgi alabilmek için savcı Ilgaz’ın karşısına çıkar. Ancak Ilgaz’ın, Ceylin’in tam aksine, mesleki etik konusunda katı kuralları vardır, bu yüzden de kariyerinde çok başarılı ve sözü dinlenen bir savcıdır. Ilgaz kardeşi Çınar’ın katil olmakla suçlandığı bir cinayet vakasıyla karşılaşınca; ilk defa kendi kurallarını yıkar. Ceylin’den kardeşini savunmasını ister. Bu noktadan sonra işler ikisinin de tahmin edemeyeceği bir yola girer. Ilgaz ve Ceylin; Çınar’ın aklanması için çalışırken, kendilerini ikisinin de ailelerine kadar uzanan bir gizem yumağının içinde bulacaklardır.

İstanbul'un eski semti Samatya'da, Antep Sofrası adlı kebapçının sahibi Ali Haydar, eşi ölmüş, kızlarıyla yaşayan bilge bir adamdır. Dükkanında çalışmaya başlayan Hanım'la aralarında bir aşk doğar. Hikaye, bu iki karakterin ve çevrelerindeki renkli kişiliklerin (Neriman, Vakkas, Timoti, Şeco vb.) sevinçleri, hüzünleri, umutları ve hayal kırıklıklarıyla dolu yaşamlarını anlatır. "Öteki Türkiye"nin samimi ve dokunaklı bir portresini çizer.

En büyük eğlence kaynağı, herkesin büyük ilgi gösterdiği yazlık sineması olan bir kasaba… Kasabanın deli oğlanı Emin, çevresindeki tüm insanlara her türlü işte yardım eden ve herkesin sevdiği bir adamdır. Televizyonun henüz yeni yeni Anadolu’ya yayılmaya başladığı bu dönemde köy halkı dönemin en büyük icadıyla tanışmaya hazırlanmaktadır. Televizyona dair çeşitli beklentiler vardır. Mekanik işlerle uğraşmayı seven Emin de televizyonun nasıl bir buluş olduğunu merak etmektedir. Televizyon kasabaya gelirken, beraberinde birçok şey getirecektir.

Bizimkiler, 1989-2002 yılları arasında 13 yıl kesintisiz olarak yayınlanmış, Türk televizyonculuk tarihinin en uzun süren dizisidir. Dizi, bir apartmanda oturan, yöneticisinden kapıcısına kadar 7 farklı ailenin gündelik yaşamını, birbirleriyle ilişkilerini ve eksen ailenin, iş ve akrabalık ilişkilerini konu etmektedir. Gündelik yaşam içindeki sıcak, gerilimli, tartışmalı olayları “durum komiği” içinde aktarmaktadır. Apartmanın beceriksiz ama titiz, herkesi ve her şeyi denetim altında tutmaya çalışan yöneticisi Sabri bey; kapıcılığı küçük avantalarla besleyerek kazanç kapısı haline getirmiş, bunun yanında dışarıda çevirdiği işlerle de köşe dönmeye çalışan, dalavereci kapıcı Cafer’le her gün sürtüşmektedir. Bütün dizi boyunca süren bu çekişmenin yanında ailelerin kendi içlerindeki ve aralarındaki ilişkiler de bütün bölümlerde ayrı ayrı sergilenmektedir. Yönetici Sabri, karısı Ayla’nın hırçınlıklarıyla uğraşmaktadır.

Mahşerin Üç Delisi, hastaneye nakilleri sırasından suçlular ile karıştırılınca kendilerini aksiyon dolu bir maceranın içerisinde bulan üç hastanın hikayesini konu ediyor. Üç hasta, sosyal fobi, şizofreni ve çoklu kişilik tedavisi görmek için hastaneye nakledilir. Ancak nakil sırasında hastalar, suçlular ile karıştırılır ve bu durum onların bir suç örgütü tarafından kaçırılmasına neden olur. Kendilerini bir anda esaret altında bulan hastalar, özgürlüklerine kavuşmak ve en önemlisi hayatta kalmak için örgütün kendilerine verdiği görevleri kabul etmek zorunda kalır. Kimliklerini gizleyen hastalar, görevlerini yerine getirmek için aksiyon dolu bir maceraya atılırlar.

İnsanlardan ve yollardan uzak bir kasabada tek başına yaşayan Salim'in hayatı, muhtarın elinde bir mektup ve sürprizle gelmesiyle bambaşka bir hal alır. Salim'in yıllar önce yalnızlığından yakındığı bir mektup yazması üzerine muhtar, onu hayat arkadaşı olsun diye kimsesiz bir kız olan Salime ile baş göz etmeye karar verir. Onlar kendi aralarında düğün yapıp hayatlarına mutlu bir şekilde devam etmeyi düşünürlerken muhtar bir kaza sonucu hayatını kaybeder. Defin işlemleri için Salim ve Salime yola çıkarken onların bilmediği, intikam peşinde olan damatların Salime'nin izinde olduğudur. Aynı zamanda Salime ile dolandırıcılık yapan Vahit de onu aramaktadır. Kasabaya geldiklerinde gördükleri ilanlarda arandıklarını öğrenen Salim ile Salime, kasabada bir gece konakladıktan sonra şehirler arası yola çıkıp, peşlerine düşenlerden kaçmaya çalışır.

Küçüklüğünden beri oyuncu olmanın hayaliyle yaşayan Cemil, sonunda bir filmdeki kötü adam rolü için seçmelere gider ancak başarılı olamaz. Aynı rolü seneler önce oynamış olan aktör Turgay Göral’a ulaşmaya çalışır. Cemil’in rolü kapabilmek için çıktığı yol, Turgay Göral’ın hayatıyla kendi karakterinin iç içe geçtiği karanlık bir girdaba dönüşür.

35 yaşındaki Ece, çocuk bezi üreten bir şirketin genel müdür yardımcılığını yapmaktadır. Sevgilisi Alper ile mutlu bir ilişkileri vardır ve 2 yıllık ilişkilerini evlilikle taçlandırmanın zamanı gelmiştir. Fakat Alper’in çocuk isteğine karşı çıkan Ece yüzünden bir türlü evlenemezler. Tam da bu sırada beklenmedik bir şekilde hayatlarına giren bir kapkaç çetesi elemanı olan 10 yaşındaki Rüzgar her şeyi değiştirecektir. Sokak çetesini alt etmeye çalışan kahramanlar büyük bir aile olmalarını sağlayacak bir maceraya atılırlar.

Hakan kadınlarla uzun süreli ilişki kurmakta problem yaşayan genç bir çapkındır. Yaşadığı sahil beldesine gelen turistlerle kısa süreli ilişkiler yaşar, bağlanmaktan hep kaçınır. Ablasının terk ettiği eniştesi ve 5 yeğeninden başka hayatına kimseyi sokmaz. Hakan için işler, bir gün tesadüfen karşılaştığı Bahar'a ilk görüşte aşık olmasıyla tamamen değişir. Bahar ile yakınlaşmaya çalışan Hakan, Bahar'ın son derece nadir görülen bir rahatsızlığı olduğunu öğrenir. Bahar geçirdiği bir kaza sonucu, kaza gününden sonra olan hiçbir şeyi hafızasında tutamamaktadır. Her gün aynı güne –iki yıl önceye – uyanıp oradan devam etmektedir. Bahar'ın abisi ve babası da onun mutsuz olmasını engellemek için her gün kaza günündeymiş gibi davranmakta, türlü türlü numaralarla Bahar'ı da buna inandırmaktadırlar. Hakan'ın da olaya dahil olmasıyla birlikte üçü birden Bahar'ı mutlu etmek için her yolu denerler. Hakan, her sabah bir önceki günü unutan Bahar'ı kendisine her gün yeniden aşık etmek zorunda kalır.

Sert mizacıyla tanınan Belediye Reisi Aziz Özay'ın kent çapında meşhur iki özelliği daha vardır: Biri herkesin imrendiği meyve bahçesi, ikincisi de evlenme çağına gelmiş, birbirinden güzel 3 kızı. Kasaba merkezine inmeyen, insan içine çok çıkmayan kızların taliplisi ise çoktur. Aziz Bey'in eşi Ayda ve kızları Muazzez, Türkan ve Safiye 'nin öyküleri 1970'li yılların sonunda Hakkari'de başlar ve 1990'lı yılların sonunda Antalya’ya dek uzanır.

Berhudar Bakır, 30'lu yaşlarda kendi halinde bir hayat süren, babasına benzememeye çalışan bir çilingirdir. Babası 10 sene önce evi terk etmiş, annesiyse onun kederine dayanamayıp vefat etmiştir. Yapayalnız bir hayat süren Berhudar bir gün 10 yıldır görmediği babasının vefat ettiği haberini alır. Cenaze günü babasının Mafya Babası Fahrettin’e 100 Bin Lira borcu olduğunu ve bunu 7 gün içinde ödemesi gerektiğini öğrenen Berhudar'ın artık bütün amacı bu parayı 7 gün içerisinde bulabilmektir. Bu sırada hayatına giren Avukat Ezel'in de Mafya Babası Fahrettin'le başının belada olması ikisinin bir maceranın içerisine girmesine sebep olacaktır.

8 Çocuklu Midyatlı sıradan bir kadın olan Xate'nin komşularından tek farkı, kocasının Midyat Belediye Başkanı olmasıdır. Bir gün, başına gelenler onun da Midyatlılar'ın da hayatını değiştirir. Okuma yazması olmayan Xate, Midyat Belediye Başkanı olur. Mutfak işlerine girişir gibi giriştiği devlet işlerinde çocuklarının kendi aralarındaki çocukça rekabeti, Midyat halkına kahkahalar attıran maceralara neden olur. Ancak hiçbir şey Xate'yi yolundan döndürmez. Hükümet gibi kadın Xate, işleri elinin hamuru ile çözmenin yolunu her seferinde bulur. Midyat'ta henüz kimse farkında olmasa da sadece onun için değil, tüm ülke için hayat eskisi gibi değildir aslında. Fakat en azından Midyat'ın değişimine giden yol, kahkahalarla doludur.

Bir ada hikayesi olan Rina'da Ali, Ömer ve Umut adalı üç yakın arkadaştır. Ali plajda çalışmakta ve her yaz aşık olduğu kızın tatile gelmesini beklemekte, Umut babasıyla balıkçılık yapmakta ve adada sepetçilik yapan Zehra'ya sırılsıklam aşık ama bir türlü sevgilisinin abisine konuyu açamamakta, Ömer ise babasıyla üzüm bağında çalışmaktadır. Ayrıca bağın kendisine ayrılan küçük bir kısmında kendi şaraplarını üretmek üzere formüller üretmektedir. Bu üç kafadarın tek umudu ise birlikte bir şarap fabrikası kurmaktadır. Tüm çabaları gerekli parayı bir araya getirmek içindir. Bu hayale sıkı sıkı sarılan kafadarların hayatı Vasilis'ten gelen bir haberle alt üst olur. Artık herkes için gerçek duygularıyla yüzleşme vakti gelmiştir.

Oldukça saf ve naif bir karaktere sahip olan Rıza’nın başında geçenlerin eğlence yüklü hikayesi... Rıza Şenyurt Noel mevsiminin dünyadaki en sorunlu Noel babasıdır. Bir kere Noel Baba’nın tam olarak ne olduğunu bilmemektedir! Sırtında dünyanın yükünü taşıyan Noel Baba Rıza Şenyurt işi sonunda öğrenir: Hayat dediğimiz şey, çocukların inandığı yalanlardan daha gerçek değildir.

Çekimleri Adana’da yapılan filmin öyküsü 1982 yılında Güney’de geçiyor. Askeri yönetim şartlarına uyum sağlamaya çalışan kasaba halkı ve ayakta durmaya çalışan bir müzik grubunun hikâyesi. Hikâyenin ana karakterleri müzisyen bir baba Abuzer ile üniversiteye hazırlanan kızı Gülendam.

Bir çete lideri, Süpermen kılığındaki intihara meyilli adamı işe alır. Bu sırada çeteyle bağlantılı çalıntı bir arabayı kullanan kadın ise çeteden intikam almayı planlar.

Arif, Antalya’da halı ticareti yapmaktadır. En büyük zevki UFO’larla ilgili hayaller kurup bunları çevresi ile paylaşmaktır. Bir gün hayali gerçek olur ve uzaylılar tarafından kaçırılır. Komutan Logar’ın esir ettiği Arif, GORA gezegenini bir alev topundan kurtarır. Bu sayede Logar’ın düşmanlığını, Amiral’in kızı Prenses Ceku’nunsa sevgisini kazanır. Oysa Logar, Prenses Ceku ile evlenip gezegeni ele geçirmeyi planlamaktadır. Arif’in yapabileceği tek şey, kaçarken Ceku’yu da yanına almaktır.

Şehre bir güzellik gelir! Türkiye’nin güneydoğusunda, herkesin ve her şeyin “uzağında” küçük bir masal sehrinde geçer hikaye. 1980 yılının yaz ayları... Tüm ülke siyasi bir kaosun içindedir. Siyasi şiddet ülkeye egemendir. Sağda ve solda onlarca değişik fraksiyon türemiştir. Bu anlaşılmaz saçma, acıklı ve komik “anarşik” atmosfer “Vizontele” şehrine çok başka ve kendine özgü biçimde yansımıştır. Güner Sernikli bu uzak şehre sürgün edilmiş bir devlet memurudur. Her şeyin saçma bir rota izlediği günlerde Sernikli ailesi uzun ve çileli bir yolculuğun sonunda “Vizontele” şehrine gelirler. Sernikli Ailesi, o yaz şehre sanki bir hediye paketi gibi gelir. Güner bilgiyi, Tuba güzelliği, saflığı ve bizzat aşkı getirir. Evet, o yaz şehre çok güzel şeyler gelmiştir ama uzun süre kalamamıştır.

En büyük eğlence kaynağı, herkesin büyük ilgi gösterdiği yazlık sineması olan bir kasaba… Kasabanın deli oğlanı Emin, çevresindeki tüm insanlara her türlü işte yardım eden ve herkesin sevdiği bir adamdır. Televizyonun henüz yeni yeni Anadolu’ya yayılmaya başladığı bu dönemde köy halkı dönemin en büyük icadıyla tanışmaya hazırlanmaktadır. Televizyona dair çeşitli beklentiler vardır. Mekanik işlerle uğraşmayı seven Emin de televizyonun nasıl bir buluş olduğunu merak etmektedir. Televizyon kasabaya gelirken, beraberinde birçok şey getirecektir.

Mehmet ailesiyle yoksul bir semtte, bir gecekonduda oturmaktadır. Geceleri bir gazinoda klarnet çalarak ailesini geçindirmeye çalışır. Ayrıca besteler de yaparak zengin olmanın peşindedir. Oturdukları ev kayınbiraderine aittir. Kayınbiraderi evlerini bir müteahhide satınca Mehmet ve ailesi zor durumda kalır. Kayınbiraderine borçlanan Mehmet ev tutmak için gündüzleri de çalışmaya başlar.

The series follows Ceylan, a child bride who dedicates all her love to her son Yusuf, rising from the ashes and taking the male-dominated criminal world by storm.

Bir Gece Masalı, komiser Mahir (Burak Deniz) ile Yörük kızı Canfeza'nın (Su Burcu Yazgı Coşkun) Pamukkale'nin büyülü atmosferinde başlayıp İstanbul'da Asaf Bey konağına uzanan imkânsız aşklarını masalsı bir anlatımla ekrana taşıyacak.

Ceylin gözü kara ve kurallar söz konusu olduğunda sınır tanımayan bir avukattır. Bir müvekkiliyle ilgili yine illegal yoldan bilgi alabilmek için savcı Ilgaz’ın karşısına çıkar. Ancak Ilgaz’ın, Ceylin’in tam aksine, mesleki etik konusunda katı kuralları vardır, bu yüzden de kariyerinde çok başarılı ve sözü dinlenen bir savcıdır. Ilgaz kardeşi Çınar’ın katil olmakla suçlandığı bir cinayet vakasıyla karşılaşınca; ilk defa kendi kurallarını yıkar. Ceylin’den kardeşini savunmasını ister. Bu noktadan sonra işler ikisinin de tahmin edemeyeceği bir yola girer. Ilgaz ve Ceylin; Çınar’ın aklanması için çalışırken, kendilerini ikisinin de ailelerine kadar uzanan bir gizem yumağının içinde bulacaklardır.

"Kuzey Yıldızı: İlk Aşk," çocukluk aşkı Yıldız'ı yıllar sonra yeniden kazanmaya çalışan Kuzey'in, memleketi Karadeniz'deki dönüş macerasını konu alır. Kuzey, yıllar önce ayrıldığı köyüne geri döner ve burada eski aşkı Yıldız'la yolları kesişir. İkisi arasındaki komik ve romantik olaylar, Karadeniz'in büyüleyici manzaraları eşliğinde izleyicilere sunulur. Hem güldüren hem de duygulandıran bu dizi, aile bağları ve dostluk temalarını da işler. Kuzey'in, Yıldız'ın gönlünü yeniden kazanma çabası, köydeki uyum süreciyle birleşerek, izleyicilere keyifli anlar yaşatır.

Her şeye sahip, başarılı genç bir adamın hayatında bir anda güneş hiç doğmamak üzere batarsa… Ya sonra?

Kaan garsonluk yaparak kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan müzik sevdalısı bir gençtir. En yakın arkadaşı Cüneyt, babasını, alt katlarındaki daireyi Kaan'a kiralamaya ikna etmiştir. Yediği içtiği ayrı gitmeyen bu iki arkadaşın hayatı, Kaan'ın bir baltaya sap olamamış abisi Bora'nın eve yerleşmesiyle karışır. Ancak yıllar önce başından talihsiz bir evlilik geçmiş olan Kaan'ın hayatını altüst edecek olan sürpriz, kapının önüne bırakılan bir pusetin içindedir. Hem Cüneyt'in babası Macit'ten saklanması, hem de özenle bakılması gereken bu minik bebek, ortaokuldan arkadaşları olan "Duba Didem"in de hayatlarına tekrar girmesine sebep olacaktır.

Şenşakrak Mahallesi sakinlerinden Zarife ile Emin ikinci baharlarını yaşayarak, anlı şanlı bir düğünle dünya evine girerler. Ama Zarife aynı mutluluğu kızı Aslı’ya çok görmektedir. Aslı ile Emin’in oğlu Kerem birbirlerini çok sevmektedir. Aralarındaki tek engel Aslı’nın annesi, Kerem’in cici annesi Zarife’dir. Çünkü, Zarife’ye göre Kerem iyidir hoştur ama fakirdir. Bu iki ailede kavuşamayan sadece Kerem ve Aslı değil, Zarife’nin kardeşi Haydar ile Emin’in kardeşi Elmas da Zarife yüzünden kavuşamaz.

Bizim Okul; öğrencilerin derslerde yeni bilgiler öğrenirken, aynı zamanda birlikte eğlenmeyi, sağlam dostluklar kurmayı, zor zamanlarında arkadaşlarının yanında olmayı öğrendiği bir hayat okulu. Okulun haylaz öğrencilerinin bir araya geldiği 10-A sınıfı ise öğretmenlerin korkulu rüyası!

Salih Türkoğlu (Cezmi Baskın), uzun yıllar önce Almanya'ya yerleşmiş bir Karadenizli dönercidir. Ailesi ile birlikte Köln'de bir Türk mahallesinde yaşamaktadır. Salih’in en büyük korkusu ise çocuklarının Alman gençlerine uyup kendi öz değerlerinden uzaklaşmaları ve kendi kültürlerini unutmalarıdır. Bu yüzden çocuklarının üzerine titremektedir. Ama korktuğu şey ona bir adım uzaklıktadır. Mühendislik okuyan büyük oğlu Osman (Gökhan Alkan) büyük bir aşkla sevdiği Alman kızı Nina'ya (Müge Boz) evlilik teklif eder ve "Evet" cevabını alır. Osman'ın Nina'yı ailesi ile tanıştırmak için eve getirmesi ile imkansıza yelken açan bir hikaye başlar.

Melahat, kızı Tuğçe ve sanayici kocası Kemal bey ile birlikte rüya gibi zengin bir hayat sürmektedirler. Fakat Kemal beyin işleri bozulur ve iflas eder. İflası gururuna yediremeyen Kemal bey intihar edince Melahat ve kızı Tuğçe bu tatlı rüyadan uyanmak zorunda kalırlar. Nuri bey, yıllar önce Kemal beyin özel şoför olarak çalışmıştır. Sonraları ayrılıp bir taksi durağı kurmuştur. Şimdi Kemal beye ve ailesine olan vefa borcunu ödemek istemektedir. Bütün umutlarının bittiği anda yardımlarına yine Nuri bey koşar. Melahat'e kendi taksi durağında şoförlük işi verir. Melahat'in gelişiyle zaten şenlikli bir yer olan taksi durağı iyice şenlenir. Kimler yoktur ki bu durakta? Tatlı üçkağıtçı Sinan, aksi ve sinirli bir şoför olan Sülüman, türkücü olmak için Güneydoğu'dan gelmiş taksici Seyit, geçinmek için ek iş yapan öğretmen Muzaffer, tıp fakültesinde okuyabilmek için geceleri taksiye çıkan Murat ve Karadenizli saf bir çocuk olan çaycımız Ali Kemal...

Güzeller güzeli Fadime, erkeklerin kendisi için yanıp tutuştuğu, Karadenizli bir kızdır. Annesi Nazife ve ninesi Kadife ile birlikte Trabzon'un küçük bir köyünde yaşayan Fadime'nin balıkçı babası ise onları terk etmiştir. Gelin-kaynana ise hiç geçinemez, Fadime sürekli ninesi ve annesi kavgaları arasında kalır. Levent, ise İstanbul'da yaşayan zengin ve yakışıklı bir adamdır. Ailesine oldukça bağlı olan Levent, dedesi Temel'i kıramaz ve isteği yerine getirmek için Trabzon'a gider. Levent, dedesinin doğup büyüdüğü evi satmak için, yanına arkadaşı Vedat'ı da alarak Karadeniz'in yolunu tutar. Fakat dedesinin bahsettiği ev, Fadime'nin ninesi Kadife'nin evidir! Levent ederinin çok üzerinde para teklif eder, fakat Kadife evi satmak istemez.

Anadolu’da bir kasabada yaşayan altı çocuklu Hasret, çocuklarının hepsini tek bir çatı altında toplamayı başaramamıştır. Büyük oğlu Süleyman, dul bir kadınla evlenerek ailesinden uzaklaşmış, büyük kızı Handan da ailesinin istemediği bir evlilik yaparak, çocuğunu ailesinden uzakta büyütmeye başlamıştır. Hasret’in ortanca kızı Beyhan da ünlü olmak hevesiyle evden kaçmıştır. Yorgun anne, yanında kalan küçük kızı Songül’le yaşamanı sürdürmekte ve askerde olan oğlu Hasan’ı beklemektedir. Songül’ün düşman ailenin oğlu Poyraz’la yaşadığı aşkın ortaya çıkması ailelerin düşmanlıklarını ateşler. Ailesi Poyraz’ı, Hasret’in askerde olan oğlu Hasan’ın sözlüsü Ayşe’yle nişanlamaya kalkınca olaylar birbiri ardına gelişmeye başlar.

Berna ve Teoman şiddetli geçimsizlik sonucu boşanmaya karar veren ama boşansalar da aynı evi paylaşmaya devam eden modern ve genç bir çiftir. Eski dünürler sürekli birbirleriyle didişirken, Berna ve Teoman'ın renkli arkadaşları ve apartmanın diğer sakinleri bir dakika olsun onlara rahat vermezler. Kısa yoldan köşeyi dönmeye bakan Feridun, bütün hayali zengin ve yakışıklı bir koca bulmak olan Serpil, kapıcılıktan şarkıcılığa terfi etmeye çalışan İdris, apartman yöneticisi Yesari Bey, Çaycı Hüseyin ve karısı gündelikçi Emine Teoman ve Berna'nın yarı ama halen beraber devam eden hayatlarının eğlenceli parçalarıdır.

İstanbul'un eski semti Samatya'da, Antep Sofrası adlı kebapçının sahibi Ali Haydar, eşi ölmüş, kızlarıyla yaşayan bilge bir adamdır. Dükkanında çalışmaya başlayan Hanım'la aralarında bir aşk doğar. Hikaye, bu iki karakterin ve çevrelerindeki renkli kişiliklerin (Neriman, Vakkas, Timoti, Şeco vb.) sevinçleri, hüzünleri, umutları ve hayal kırıklıklarıyla dolu yaşamlarını anlatır. "Öteki Türkiye"nin samimi ve dokunaklı bir portresini çizer.

Yazlıkçılar, 1993-1998 yılları arasında, önce TRT 1'de, 1994 yılından itibaren de Star TV'de yaz aylarında yayınlanmış tv dizisi. Oyuncu kadrosunun ağırlıklı kesimi Bizimkiler dizisinin oyuncularından oluşan dizin çekimleri önce Tekirdağ'a bağlı Kumbağ'da, daha sonra Burhaniye'ye bağlı Ören'de yapıldı.

Bizimkiler, 1989-2002 yılları arasında 13 yıl kesintisiz olarak yayınlanmış, Türk televizyonculuk tarihinin en uzun süren dizisidir. Dizi, bir apartmanda oturan, yöneticisinden kapıcısına kadar 7 farklı ailenin gündelik yaşamını, birbirleriyle ilişkilerini ve eksen ailenin, iş ve akrabalık ilişkilerini konu etmektedir. Gündelik yaşam içindeki sıcak, gerilimli, tartışmalı olayları “durum komiği” içinde aktarmaktadır. Apartmanın beceriksiz ama titiz, herkesi ve her şeyi denetim altında tutmaya çalışan yöneticisi Sabri bey; kapıcılığı küçük avantalarla besleyerek kazanç kapısı haline getirmiş, bunun yanında dışarıda çevirdiği işlerle de köşe dönmeye çalışan, dalavereci kapıcı Cafer’le her gün sürtüşmektedir. Bütün dizi boyunca süren bu çekişmenin yanında ailelerin kendi içlerindeki ve aralarındaki ilişkiler de bütün bölümlerde ayrı ayrı sergilenmektedir. Yönetici Sabri, karısı Ayla’nın hırçınlıklarıyla uğraşmaktadır.

Bir dönemin ünlü tiyatro ve sinema oyuncusu Cahide Sonku'nun hayatı...

Halide Edip Adıvar'ın Ateşten Gömlek adlı eserinden uyarlanan "Ateşten Günler”.