İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor


Dizi · 1987 · 1 Sezon · 4 Bölüm · TRT 1 · Dram, Savaş & Politik
Final yaptıKısa Cevap: Beklentiye göre izlenir — dönem uyarlaması meraklısına.
Halide Edip Adıvar'ın Ateşten Gömlek romanından uyarlanan bir Kurtuluş Savaşı dönemi dizisi. Edebi kaynağı güçlü; ancak eski yapım olması ve düşük görünürlüğü, tempoya alışkın olmayanı zorlayabilir.
Fikir Sahibi: Halide Edip Adıvar

Zuhal Olcay
Ayşe
4 bölüm
Ahmet Levendoğlu
Peyami
4 bölüm
Can Gürzap
İhsan
4 bölüm
Metin Belgin
Mustafa Kemal
4 bölüm
Müşfik Kenter
Ali Paşa
4 bölüm
Bahadır Tok
4 bölüm
Cezmi Baskın
4 bölüm
Giray Alpan
4 bölüm
Hikmet Karagöz
Yaralı Çavuş
4 bölüm
Macit Sonkan
Binbaşı Cemal
4 bölüm
Suna Selen
4 bölümNaz Erayda
4 bölüm
Haluk Bilginer
Ahmet Rıfkı
4 bölüm
Mustafa Avkıran
Salim
4 bölümŞu an platform bilgisi bulunmuyor.
Platform verileri JustWatch kaynaklıdır.
Tema: savaş dönemi ve kayıplar işleniyor
Halide Edip Adıvar'ın Ateşten Gömlek adlı romanından uyarlanan bir dönem dizisi. Kurtuluş Savaşı yıllarını edebi bir kaynağın izinden anlatıyor.
Bu yapım hakkında henüz kimse yazmamış — ilk yorumu sen bırak.
Spoilersız yaz, herkes rahat okusun; spoiler varsa yukarıdaki kutucukla işaretle. Yorumun, moderasyondan geçtikten sonra burada görünür.

Zafer coşkusu içinde, İzmir sokakları 'Yaşasın Gazi, Yaşasın Ordu, Yaşasın Büyük Millet Meclisi' sesleriyle inlemektedir. İzmir`deki evi, Başkumandanlık Karargahı olarak kullanılan Latife Hanım`ın Mustafa Kemal`e olan hayranlığı her geçen gün artmaktadır. Bu arada, Zübeyde Hanım, oğluna ilgi duyan bu İzmirli genç hanımla tanışmak ister. Latife Hanım, İzmir`e gelecek olan Mustafa Kemal`in annesini evinde ağırlamak için ısrar etmektedir. Çankaya Köşkü`nde Zübeyde Hanım`a ve Mustafa Kemal`in Doğu Cephesindeyken evlat edindiği küçük Abdürrahim`e bakan Fikriye Hanım`ın rahatsızlığı ilerlemekte, ancak kendisi bunu özellikle ölesiye sevdiği Mustafa Kemal`e belli etmemeye çalışmaktadır. Çankaya Köşkü`nde bir dost toplantısında piyano çalarken öksürük krizine tutulan Fikriye Hanım, hiç istemediği halde Münih`te bir sanatoryuma gönderilir. Bütün bunlar olurken işgalcilere karşı savaş da bütün hızıyla sürmektedir.

50'li yılların sonlarında geçen hikayede; Sineklidağ adındaki kenar mahallede anasıyla yaşayan Ali ve dayısıyla yaşayan Zilha'nın umutsuz aşkları, Ali'nin üzerine kalan cinayet sebebiyle mapusa düşmesiyle yarım kalır. Ali'nin demir parmaklıklardan kurtuluşu adeta bir kahraman yaratır, o artık mahallelinin yegane umudu Keşanlı Ali'dir. Herkesten intikam almaya ve Zilha'ya kavuşmaya da yeminlidir.

Yitirilen hayatlar, paramparça olan aşklar ve varoluş mücadelesi… 1963 yılında adanın pastoral coğrafyasında neşeli hayatlarını süren sakız tüccarı Dereli ailesi, Kanlı Noel olarak bilinen olayların başlaması ile diğer Türk aileler gibi saldırıya uğrar. Birbirlerinden ayrı düşen aile fertleri kasabalarından sürülüp zorunlu bir göçe başlarken ailenin başındaki Kemal Dereli kendi ailesiyle birlikte göç yolundaki binlerce Türk’ün lideri haline gelir. Kıbrıs’ta yaşam mücadelesi sürerken Türkiye’den adaya gizli görevle yollanan Ankaralı ise Lefkoşa’da olayların seyrini değiştirir. Adada gizli kahramana dönüşen Ankaralı ve ayrı düştüğü nişanlısının hasretle ve yaşam mücadelesi ile harmanlanan aşkı da Dereli ailesinin hikayesi ile iç içe geçer.

Çanakkale Savaşı’nın isimsiz kahramanlarının destansı hikayesinin anlatıldığı yeni dizde, Osmanlı vatandaşı tüm etnik unsurların düşmanlara karşı inşa ettiği kardeşliği konu ediliyor. Dizi, vatan toprağına göz diken işgalci kuvvetlere saldıran gayrimüslim vatandaşların, fedakârlıkları ve cesaretleri ile düşmanın bile saygısını kazanan Anadolu kadınının ve "gençliğim eyvah" diye ağıtlara konu olan gençlerin destansı kahramanlığını anlatıyor. Her konu iç içe geçmiş beş öyküden oluşmaktadır. Her bir hikâye kendi içinde bağımsız, fakat yazgılar bir şekilde iç içe geçmiş durumdadır.

Osmanlı İmparatorluğu'nun adım adım adım çöküşe gittiği gerçeğini algılayamayan ve bu nedenle düşman işgaline rağmen İstanbul Hükümetini samimi bir çabayla savunmayı sürdüren bir din adamı (Çetin Tekindor) Kuvayi Milliye'nin ilk tohumlarının atıldığı Akşehir'e gelir. Görevi, sarayın otoritesini tanımayan bu yeni hareketi, din adamı kimliğini kullanarak daha doğuş sürecindeyken provoke etmektir. Ancak, kahramanımız zaman içinde gördükleri ve yaşadıklarıyla giderek bilinçlenecek, ulusal kurtuluş ordusunun en önde gelen mücahitlerinden birine dönüşecektir. Kendisine silahlı cihadı öğreten deli dolu çete reisi (Erol Taş), yaşadığı uzun dönüşüm sürecinin ardından ona şöyle der: "Ben buraların ağasıyım. Sen de artık ağa oldun. Ama bir bölgeye iki tane ağa olmaz. Ben varken sen de bundan böyle Küçük Ağa olarak anılacaksın."

Yurdanur Eroğlu'nun gençlik hikâyesi 1970'lerdeki üniversite öğrenci olaylarıyla başlar. Sağ ve sol fraksiyonlara uzak bir arkadaş çevresinden gelen Yurdanur, olaylar sırasında bir kaza kurşunuyla en yakın arkadaşını kaybeder. Çıkan büyük kargaşada uzanan tek yardım eli Mehmet Eroğlu'nundur. Mehmet örgüt üyesi solcu bir gençtir ve bu genç adam hikâyenin ilerleyen bölümlerinde Yurdanur'un eşi ve Feriha'nın babası olacaktır. Bu iki genç dönemin siyasi olayları fonunda karşı konulmaz bir aşkla birbirlerine aşık olurlar. Ancak, Yurdanur'un siyasal yelpazenin sağında olan babası Dinçer Bey ve annesi Sema karşılarına çıkan bir engel olacaktır.