İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

18 dizisinden 4'ü İzlenir çıktı
Mustafa Avkiran was born in 1963 in Gaziantep, Turkey. He is an actor, known for The Man in the Street (1995), Hunting Season (2010) and Yeni Gelin (2017).

Ülkesinden kaçmak zorunda kalan ve yasa dışı şekilde oğluyla birlikte hayatta kalmak için mücadele eden Farah'ın istemeden şahit olduğu bir cinayet ve aynı gece tanıştığı Tahir Lekesiz ile kesişen hayatları artık sonsuza dek değiştirecektir…

Küçük yaşta annesini kaybeden ve babasından başka kimsesi olmayan Leyla’nın hayatı, babasının yeniden evlenmesiyle altüst olur. Üvey annesi Nur tarafından bir çöplüğe bırakılan Leyla, zorlu sınavlardan geçtikten yıllar sonra Nur’dan intikamını almak için geri döner. “Leyla: Hayat... Aşk... Adalet...” bu genç kadının, hayatını mahveden üvey annesine karşı vereceği mücadeleyi ve intikam arayışında aşkla sınanacağı duygusal yolculuğu ekranlara taşıyacak.

Başrollerini Kıvanç Tatlıtuğ, Buğra Gülsoy ve Öykü Karayel'in paylaştığı Kuzey Güney, yeni sezonun en iddialı yapımlarından biri. Birbirine zıt iki karakteri oynayacak olan Tatlıtuğ ve Gülsoy, Kuzey Güney için bir araya geldi. Kuzey ve Güney çocukluklarından beri, birbirlerinde çok zıt karakterlere sahip iki kardeş. Kuzey'in serseri ve umursamaz tavırları, sorumluluk sahibi Güney'i hep sinir etmiştir. Aynı kızı seven Kuzey ve Güney'in birbirlerinden habersiz büyüttükleri sevgileri, Kuzey'in aşkını itiraf edeceği an öğrendiği acı gerçekle tokat gibi yüzüne çarpar. O günün uğursuzluğu bununla bitmeyecektir. Gecenin sonunda yaşanan acı olay, herkesin hayatını sonsuza kadar değiştirir.

Yaşamını beş çocuğuna iyi fikirler ve temiz bir isim vermeye adayan Ali Rıza Tekin, yaşadığı bir olayda haksızlığa göz yumması istenince kaymakamlık görevinden istifa eder. Kızı Necla da İstanbul'da mimarlık bölümünü kazanınca, ailecek İstanbul'a, kendilerine ait eski bir konağa taşınırlar. Çocukların okul masrafları aileyi sıkıntıya sokunca Ali Rıza Bey yeniden çalışmaya başlar. Yeni işinde de prensiplerinden ödün vermesi istenince yine istifa eder. Askerden dönen oğlu Şevket bir bankada iyi bir maaşla çalışmaya başlayınca Ali Rıza Bey'in yükü hafifler. Ama Şevket gönlünü halihazırda evli bir kadın olan meslektaşı Ferhunde'ye kaptırır. Ferhunde ivedilikle boşanıp Şevket'le evlenir evlenmez dizginleri ele alır, evin bütün düzenini değiştirir. Oğuz Ayhan'ın da aileye sinsice girmesiyle beraber olaylar yavaş yavaş kötüye gider. Ali Rıza Bey tüm olanlara direnmeye çalışsa da ömrünün sonuna dek seyretmeye mahkum olduğu "Yaprak Dökümü" artık başlamıştır.

Bir avukat, bir yalancı, güç hırsıyla yanıp tutuşan bir aile… Herkesin kendi gerçeğini gizlediği bu hikayede tek bir soru var: En büyük sahtekar kim?

Küçük yaşta annesini kaybeden ve babasından başka kimsesi olmayan Leyla’nın hayatı, babasının yeniden evlenmesiyle altüst olur. Üvey annesi Nur tarafından bir çöplüğe bırakılan Leyla, zorlu sınavlardan geçtikten yıllar sonra Nur’dan intikamını almak için geri döner. “Leyla: Hayat... Aşk... Adalet...” bu genç kadının, hayatını mahveden üvey annesine karşı vereceği mücadeleyi ve intikam arayışında aşkla sınanacağı duygusal yolculuğu ekranlara taşıyacak.

Ülkesinden kaçmak zorunda kalan ve yasa dışı şekilde oğluyla birlikte hayatta kalmak için mücadele eden Farah'ın istemeden şahit olduğu bir cinayet ve aynı gece tanıştığı Tahir Lekesiz ile kesişen hayatları artık sonsuza dek değiştirecektir…

Ferhat ile Şirin, Kerem ile Aslı, Leyla ile Mecnun ve bu hikayelerden çok önce, Havva ile Adem. Bizim hikayemiz de onlarla başlamaktadır. Geleceğin Âdem’i, şimdilerin İrlandalı Adam’ı ile Türk kızı Havva’nın imkanlı kılmaya çalıştıkları aşk hikayesiyle…

İmkânsızlıklarla dolu tutkulu bir aşk hikâyesini konu alan Azize, bir intikam ve aşk hikâyesi. Güçlü bir mafya ailesi olan Alpanlar tarafından ailesi dağıtılmış, hayatı paramparça olmuş bir kız çocuğu; Melek. Şimdiki adıyla Azize... İntikamına giden yolda kendisi ile mücadele etmeye başlayacak Azize'nin hikayesi.

İstanbul’un en belalı mahallerinden Çukur’un kontrolü Koçova ailesinin elindedir. Koçovalıların Çukur’u yönetirken en önemli kuralları da uyuşturucuya asla izin vermemeleridir. Ancak gözünü bu mahalleye dikmiş ve bu yasağı kırmaya hazırlanan yeni bir grubun ortaya çıkması ile mevcut düzen bozulur.

Biri Madrid’lerde Milano’larda büyümüş İspanyol güzeli Bella, diğeri Çukurova’nın kavuran güneşiyle büyümüş, aşiret içinde yoğrulmuş Hazar Ağa. İki ayrı dünyanın, iki ayrı galaksinin insanı olsalar da aşklarına engel olamayıp evlenecekler ve Çukurova’nın, Bozok Aşireti’nin yolunu tutacaklar. Artık Bella, Bozok Aşireti’nin yeni gelini olacaktır.

Anadolu'da varlıklı ve saygın bir ailenin kızı, ailesinin onaylamadığı birine aşık olunca çareyi kaçmakta bulur. Bu kaçış yıllarca saklanacak sırlara, işlenecek günahlara ve nesillerce tüm aileyi etkileyecek büyük bir drama dönüşür.

19. yüzyılda dünya dengeleri yeniden kurulurken bir imparatorluğun yaşadığı değişime ve adalet savaşçılarının verdikleri mücadeleye şahit oluyoruz. Kendisine ve en yakın arkadaşına tuzak kurulan kahramanımız Filinta Mustafa tuzağı kuranın kızına aşık oluşunun çıkmazları da epizodik hikayelerle izleyiciye sunuluyor.

Yeraltı dünyasının en acımasız adamının oğlunu öldüren ve bu yüzden de kimliğini değiştirerek Anadolu'da ücra bir kasabada kahvecilik yapmaya başlayan eski bir polisin mafyaya karşı savaşması anlatılmaktadır.
Görsel yokSuç oranının artması üzerine İçişleri Bakanlığı yeni bir proje geliştir. Daha önce görevinden uzaklaştırılan, iş yapma şekilleri farklı ama yetenekli polisleri tekrar iş başına getirir. Bunun için bir pilot uygulama başlatır.İstanbul’un suç oranı en yüksek bölgesinde bir karakola “operasyon tim” adı verilen özel bir birim yerleştirilir. Polisler arasındaki çatışmalar, suç, adalet, yasa dışı olaylar, aksiyon dozu yüksek “Karakol” da.

Başrollerini Kıvanç Tatlıtuğ, Buğra Gülsoy ve Öykü Karayel'in paylaştığı Kuzey Güney, yeni sezonun en iddialı yapımlarından biri. Birbirine zıt iki karakteri oynayacak olan Tatlıtuğ ve Gülsoy, Kuzey Güney için bir araya geldi. Kuzey ve Güney çocukluklarından beri, birbirlerinde çok zıt karakterlere sahip iki kardeş. Kuzey'in serseri ve umursamaz tavırları, sorumluluk sahibi Güney'i hep sinir etmiştir. Aynı kızı seven Kuzey ve Güney'in birbirlerinden habersiz büyüttükleri sevgileri, Kuzey'in aşkını itiraf edeceği an öğrendiği acı gerçekle tokat gibi yüzüne çarpar. O günün uğursuzluğu bununla bitmeyecektir. Gecenin sonunda yaşanan acı olay, herkesin hayatını sonsuza kadar değiştirir.

Anne ve babasını küçük yaşta kaybeden Ezo, yakın bir akrabalarının yanında evlatlık gibi büyür. Ortaokuldan sonra okumasına izin verilmeyen Ezo, tarlada bahçede çalışmaya başlar. Herkesin yanaşmaya korktuğu Ezo'nun kalbini köyün en yakışıklı delikanlısı Ömer çalmıştır. Asker dönüşü kurulan düğün derneğin ardından Ezo ve Ömer mutlu sonlarına kavuşmuşken, kader oyununu oynar.

Yaşamını beş çocuğuna iyi fikirler ve temiz bir isim vermeye adayan Ali Rıza Tekin, yaşadığı bir olayda haksızlığa göz yumması istenince kaymakamlık görevinden istifa eder. Kızı Necla da İstanbul'da mimarlık bölümünü kazanınca, ailecek İstanbul'a, kendilerine ait eski bir konağa taşınırlar. Çocukların okul masrafları aileyi sıkıntıya sokunca Ali Rıza Bey yeniden çalışmaya başlar. Yeni işinde de prensiplerinden ödün vermesi istenince yine istifa eder. Askerden dönen oğlu Şevket bir bankada iyi bir maaşla çalışmaya başlayınca Ali Rıza Bey'in yükü hafifler. Ama Şevket gönlünü halihazırda evli bir kadın olan meslektaşı Ferhunde'ye kaptırır. Ferhunde ivedilikle boşanıp Şevket'le evlenir evlenmez dizginleri ele alır, evin bütün düzenini değiştirir. Oğuz Ayhan'ın da aileye sinsice girmesiyle beraber olaylar yavaş yavaş kötüye gider. Ali Rıza Bey tüm olanlara direnmeye çalışsa da ömrünün sonuna dek seyretmeye mahkum olduğu "Yaprak Dökümü" artık başlamıştır.

Yılmaz siyasi bir mahkumun oğlu olarak hapishanede dünyaya gelir ve ilk çocukluk yılları kadınlar koğuşunda geçer. On bir yaşına geldiğinde koğuşta çıkan bir çatışma esnasında annesinin ölümüne neden olan bir gardiyanı öldürür. Bu olaydan sonra Yılmaz için uzun hapishane yılları başlayacaktır; önce ıslahevine, orda işlediği bazı suçlar nedeni ile de hapishaneye yollanır. Yılmaz’ın kişiliği tutukluluk hayatının zor koşullarında biçimlenir; öyle ki gerektiğinde acımasız bir yırtıcıya dönüşerek düşmanını yok eder. Bu özelliğinden dolayı hapishanede “Köpek” olarak anılan Yılmaz karanlık işler çeviren Reşat tarafından hapishaneden kaçırılır. Reşat’ın niyeti Yılmaz’ı kullanarak teşkilatın bir numaralı adamı olan Davut’u ortadan kaldırarak onun yerine geçmektir. Bu zemini hazırlayabilmek için teşkilatın diğer üyelerini de içine alan entrikalar çevirir. Yeraltı dünyasında “Köpek” olarak anılan Yılmaz, bozulan yeniden oluşumunda önemli rol oynayacaktır.

Ali Yılmaz, babası Müfit'in şirketinde çalışmaktadır. Öğretmenlik eğitimi almış olan Ali'ye Eğitim Gönüllüleri Vakfı'na yapmış olduğu yardımlardan dolayı onur ödülü verilecektir. Törende konuşma yapan bir çocuğun söylediklerinden etkilenen Ali, okulsuz ve öğretmensiz bir köy olan Kınalı Kar'a gitmeye karar verir. Nazar Kınalı Kar'ın ağasının asi kızıdır. Ağa bir kaza sonucu felç olmuş, Nazar'ın annesi Süreyya köye hükmetmeye başlamıştır. Nazar 4 kız kardeşin en büyüğüdür. Annesinin onu istemediği biri ile evlendirmemesi için saçını kısacık keser. Ama ne olursa olsun Süreyya Nazar'ı yakın köyün ağası Cabbar'la evlendirmeye karar vermiştir. Bir gün Nazar rüyasında gördüğü yakışıklı delikanlı ile kuyu başında karşılaşır. Bu Kınalı Kar'a gelen Ali'dir.

Zafer coşkusu içinde, İzmir sokakları 'Yaşasın Gazi, Yaşasın Ordu, Yaşasın Büyük Millet Meclisi' sesleriyle inlemektedir. İzmir`deki evi, Başkumandanlık Karargahı olarak kullanılan Latife Hanım`ın Mustafa Kemal`e olan hayranlığı her geçen gün artmaktadır. Bu arada, Zübeyde Hanım, oğluna ilgi duyan bu İzmirli genç hanımla tanışmak ister. Latife Hanım, İzmir`e gelecek olan Mustafa Kemal`in annesini evinde ağırlamak için ısrar etmektedir. Çankaya Köşkü`nde Zübeyde Hanım`a ve Mustafa Kemal`in Doğu Cephesindeyken evlat edindiği küçük Abdürrahim`e bakan Fikriye Hanım`ın rahatsızlığı ilerlemekte, ancak kendisi bunu özellikle ölesiye sevdiği Mustafa Kemal`e belli etmemeye çalışmaktadır. Çankaya Köşkü`nde bir dost toplantısında piyano çalarken öksürük krizine tutulan Fikriye Hanım, hiç istemediği halde Münih`te bir sanatoryuma gönderilir. Bütün bunlar olurken işgalcilere karşı savaş da bütün hızıyla sürmektedir.

Halide Edip Adıvar'ın Ateşten Gömlek adlı eserinden uyarlanan "Ateşten Günler”.