İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

8 dizisinden 2'si İzlenir çıktı
Ferdi Atuner (d. 1 Ocak 1944, Erzincan), Türk tiyatro ve sinema oyuncusu. İstanbul Devlet Opera ve Balesi sanatçısı. Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatrosu’nda oynadı. Bazı jeneriklerde adı hatalı biçimde Ferdi Altuner olarak geçer. 8 sinema filmi çevirdi.

Osmanlı İmparatorluğu'nun adım adım adım çöküşe gittiği gerçeğini algılayamayan ve bu nedenle düşman işgaline rağmen İstanbul Hükümetini samimi bir çabayla savunmayı sürdüren bir din adamı (Çetin Tekindor) Kuvayi Milliye'nin ilk tohumlarının atıldığı Akşehir'e gelir. Görevi, sarayın otoritesini tanımayan bu yeni hareketi, din adamı kimliğini kullanarak daha doğuş sürecindeyken provoke etmektir. Ancak, kahramanımız zaman içinde gördükleri ve yaşadıklarıyla giderek bilinçlenecek, ulusal kurtuluş ordusunun en önde gelen mücahitlerinden birine dönüşecektir. Kendisine silahlı cihadı öğreten deli dolu çete reisi (Erol Taş), yaşadığı uzun dönüşüm sürecinin ardından ona şöyle der: "Ben buraların ağasıyım. Sen de artık ağa oldun. Ama bir bölgeye iki tane ağa olmaz. Ben varken sen de bundan böyle Küçük Ağa olarak anılacaksın."

Programda 10-15 dakikalık skeçlerle Türkiye'de yaşanan güncel komik ve trajikomik olaylar anlatılır.

Emin, karısı Zehra, çocukları Filiz ve Mert, damadı Naci ile birlikte yıllar sonra kasabaya yerleşip sakin bir hayat süren, büyük şehirlerde hayatı boyunca yaşadığı ayak oyunlarından bıkmış, deneyimli, donanımlı biridir. Bu nedenle yerleştiği kasabalılar onu rahat bırakmaz ve zorla belediye başkan yardımcısı yaparlar. Ancak belediye başkanının bir gece ansızın vefat etmesiyle Emin’in tüm hayatı değişir. Başkan yardımcısı olan Emin geçici olarak başkanlık koltuğuna oturur. Yeni belediye başkanını belirleyecek olan belediye meclisi toplanır. Ancak iki grubun oyları eşit olduğundan Emin’in oyu önem kazanır. İktidar kavgalarına bulaşmak istemeyen Emin tarafsız kalır. Ama bir türlü belediye başkanı seçilemez. İki taraf da birbirlerinden habersiz, kukla olarak kullanabileceklerini düşündükleri Emin’i başkanlık koltuğuna oturtmak konusunda karar alırlar. Ve böylece Emin, yapılacak yerel seçimlere kadar belediye başkanı olur.

Dünyada sahipleri tarafından terk edilen oyuncaklar, "Oyuncak Dünyası" denen masalsı bir yere gönderilir. Orada, bir bez bebek olan Nana'nın 100 yıllık hayali, eski sahibinin yanında insan gibi yaşamak ve insanlarla aynı duyguları hissetmektir. 100. doğum gününde hayallerini gerçekleştirmek için insan olmayı diler. Nana'nın insan olma dileği kabul edilir. Nana geceleri bez bebeğe dönüşür ve gündüzleri insan gibi yaşar, ta ki insan olana kadar. Bu durum 1 yıl devam etmelidir. Oyuncaklar Dünyası'ndaki kurallara göre kimse aynı dileği yerine getiremez. Bu kural nedeniyle, doğum gününe bir yıl kalan ve Nana ile aynı dileği paylaşan Şoker, bu zor dünyaya alışma sürecinde onu isteğinden vazgeçirmeye çalışır.

Cennet Mahallesi, İstanbul'un kenar semtlerinden biridir. Dans, müzik, aşkların bol olduğu bir yerdir burası. En güzel kızlar, en afilli delikanlılar, en hoş sohbet duygulu insanlar burada yaşar. Bu mahallenin gülü güzeller güzeli dansöz Sultan ile yanık sesli kemancı Ferhat birbirlerine deliler gibi aşıktır ama iki taraf aileleri arasında 4 göbek önceden başlayan düşmanlık bu iki sevgilinin aşkına engel olmaktadır. Sultan'ın anası bohçacı Pembe ile Ferhat'ın babası zurnacı Yunus da yıllar önce birbirlerine büyük sevda ile bağlanmışlar; ama bu düşmanlık onların da mutluluğunu bozmuştur.

Programda 10-15 dakikalık skeçlerle Türkiye'de yaşanan güncel komik ve trajikomik olaylar anlatılır.

Halide Edip Adıvar'ın Ateşten Gömlek adlı eserinden uyarlanan "Ateşten Günler”.

Osmanlı İmparatorluğu'nun adım adım adım çöküşe gittiği gerçeğini algılayamayan ve bu nedenle düşman işgaline rağmen İstanbul Hükümetini samimi bir çabayla savunmayı sürdüren bir din adamı (Çetin Tekindor) Kuvayi Milliye'nin ilk tohumlarının atıldığı Akşehir'e gelir. Görevi, sarayın otoritesini tanımayan bu yeni hareketi, din adamı kimliğini kullanarak daha doğuş sürecindeyken provoke etmektir. Ancak, kahramanımız zaman içinde gördükleri ve yaşadıklarıyla giderek bilinçlenecek, ulusal kurtuluş ordusunun en önde gelen mücahitlerinden birine dönüşecektir. Kendisine silahlı cihadı öğreten deli dolu çete reisi (Erol Taş), yaşadığı uzun dönüşüm sürecinin ardından ona şöyle der: "Ben buraların ağasıyım. Sen de artık ağa oldun. Ama bir bölgeye iki tane ağa olmaz. Ben varken sen de bundan böyle Küçük Ağa olarak anılacaksın."

Mithat Cemal Kuntayın aynı adlı romanından TRT için çekilmiştir. II. Meşrutiyet öncesinde ülkeyi kasıp kavuran jurnalcilik, Jöntürk taraftarlığı vs olayları arasında, Aksarayda annesiyle beraber yaşayan hukuk öğrencisi Adnan, bir arkadaşının tavassutuyla bir paşa konağında paşanın kızı Süheylaya ders vermek üzere muallim olur. Hürriyet yanlısı fikirlerine rağmen ahlakı ve dürüstlüğü ile paşanın teveccühünü kazanan Adnan, Süheyla ile evlenmek niyetinde iken, batılı yaşam tarzını benimsemiş, rüşvetçiliği ile bilinen ve halk tarafından sevilmeyen bir başka paşanın kızı olan ancak ordunun belki de tek sakalsız bıyıksız subayı ile evli olan Belkıs Hanımla tanışır. Kafası karışan Adnan, Süheyla ile evlenme fikrinden vazgeçer. Ancak Belkıs için sadece bir muallimdir.

Geçmişteki görkemini yitirmiş bir saltanatı tekrar şahlandıran ancak dizginleri elinden kaçıran IV. Murat'ın hikâyesi.