İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

15 dizisinden 1'i İzlenir çıktı

İstanbul’da geçen ve imkânsız bir aşkı konu alan dizide; tıp fakültesinde okuyan güçlü ve umut dolu genç bir kadın olan Şehrazat, sevgilisi Ferhat’la mutlu bir gelecek hayali kurarken, Ferhat’ın suçsuz yere idama mahkûm edilmesi tüm hayatlarını altüst eder. Şehrazat, sevdiği adamı darağacından kurtarmak için karanlık nüfuzuyla tanınan Büyükbey’den çaresizce yardım ister. Ancak, bilmediği bir gerçek vardır: Büyükbey’in yaptığı hiçbir iyilik karşılıksız kalmaz. Büyükbey’in kızı Şirin ve yeğeni Kubat’ın mutsuz evliliği, imparatorluğunu korumak için kurduğu planla birleşince herkesin hayatı kökünden değişecek ve hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.

İbn-i Sina, bilgiyi keşfetmenin peşinde koşan, kabına sığmayan, çağının ötesinde bir zekaya sahip meraklı bir çocuktur. Aristoteles’in Metafizik kitabını kavrayabilmek için defalarca okur, yaşıtları gibi oyun oynamak yerine araştırmalar yapar ve çoğunlukla en yakın arkadaşı keçi Sokrates ile dertleşir.

Köklü ve güçlü bir aileden gelen Cezayir Türk, devleti için çalışan ve bir sabotaja kurban giden ağabeyinin intikamını alır. Devletin bekası ve ailesinin güvenliği için öldü gösterilerek yeni bir hayata başlar. Cezayir Türk, yurtdışında devam eden operasyonlarda bir yaralanma sonucu sınır tanımayan doktorlardan Firuze ile tanışır. Her ne kadar eşini ve ailesini özlese de onlara bir daha dönemeyeceğini bilmektedir. Firuze'ye aşık olup yeniden bir aile kuran Cezayir, bir süre sonra deşifre olur ve tekrardan hayata, İstanbul'a dönmek zorunda kalır. Fakat bu gelişmelerden ne yeni ailesinin ne de yıllardır onu özleyen ve mezarında dua eden ailesinin haberi vardır. Emanet ederek geride bıraktığı İstanbul ise bambaşka bir İstanbul olarak karşısına çıkacaktır.

O gece Demirkan Konağı’nda yaşanan deprem, Umay’ın hayatındaki bütün taşları yerinden oynattı. Yıllardır kocası Affan’ın zulmüne evlatları için katlanan Umay için bu olay, bardağı taşıran son damla olmuştu. Çocuklarını alıp evi terk etti. Doğup büyüdüğü köye, Eskitepe’ye, uzun süredir kırgın olduğu ablası Sonay’a sığındı. El ele verip tüm küskünlükleri geride bıraktı iki kardeş. Hayatlarına bir çekidüzen vereceklerdi. Aile yadigarı mandırayı yeniden çalıştırmaya başlayacak, kimseye müdana etmeden yaşayacaklardı. Ama kul kurarken kader gülerdi. Karşılarına mazisi karanlık, gizem dolu bir adam çıktı… Kürşat Eroğlu… Yaralıydı. Kaçaktı. Çok korktular önce ondan. Ama Kürşat, Umay’ı ve çocukları, Affan’ın zulmüne karşı cansiperane korudu. Mandırayı ayağa kaldırmalarına yardım etti… Ve iki kız kardeş bir kez daha büyük bir yol ayrımına geldi. Çünkü herkesin geçmişinde büyük sırlar vardı. Ve zamanın açığa vurmadığı hiçbir sır yoktu…

Zümrüt Kuloğlu Nevşehir’in en müflis mahallesinde babası, annesi ve iki kız kardeşiyle birlikte yaşamakta, İç Anadolu’nun en kudretli ailelerinden Demirkanların fabrikasında çalışmaktadır. Zümrüt’ün annesi Ülfet halinden sürekli şikayet eden, kızlarını hayırlı bir kısmetle evlendirip yaşadıkları rezil hayattan kurtulmanın hesapları peşinde olan bir kadındır. Zümrüt bir yandan onun baskılarıyla başa çıkmaya uğraşırken diğer yandan Demirkanların varislerinden Adil Demirkan'ın evlenme teklifini annesinden gizlemeye çalışmaktadır. Ne var ki Ülfet bunu öğrenecek ve kızını nikah masasına oturtmak için bin bir çeşit oyuna başvuracaktır. Zümrüt ise her şeye rağmen direnecektir. Çünkü yüreğini kavuran bir sır vardır. Zümrüt, Demirkanların Suriye’de şehit düşen torunu Serhat’a aşıktır. Ve bu aşk küle dönmüştür.

Azize üç çocuğu ve kayınvalidesi ile zorlu bir mücadelenin içinde bulur kendini... Canından çok sevdiği kocası Cevdet'in yokluğuyla ve savaş yıllarının zorluklarıyla mücadele ederek yetiştirir çocuklarını. 1919 yılında, Yıldız (Pınar Deniz) güzeller güzeli, gözü yükseklerde bir genç kız, Hilal ise memleket sevdalısı mücadeleci bir genç kız olmuştur. Ali Kemal ise gönlündeki aşk acısıyla ve kendisine dair öğrendiği hazin sırla yaşamaya çalışan serseri bir mayın gibidir. Azize her birinin dertleriyle uğraşmaya çalışırken, İzmir’in Yunanlılar tarafından işgal edileceği haberi ile sarsılırlar. Oysa bu işgal onlara yıllar önce kaybettikleri birini geri getirecektir. Ama hiç ummadıkları bir şekilde...

Emanet unutulmaz Türk filmlerinden "Askerin Dönüşü" filminin televizyona uyarlamasıdır. Emanet, geleneğin, kanunun, askerin ve kan bağının kutsal olduğu Anadolu'dan imkansız bir aşkın hikayesini anlatıyor. Jandarma çevirmesinde masum bir adamın ölümüne sebep olan Murat, adaleti ararken öldürdüğü erkeğin güzel gelini Zelal'e çaresiz bir aşkla bağlanır. Murat ve Zelal kendilerini bir ihanet içinde buldukları Tuz Gölü ve Kapadokya'nın nefes kesen coğrafyasında adalete ve aşka ulaşmak için daha çok bedel ödeyeceklerdir.

Çocukken yetimhaneden çalınan kız kardeşinin izini İtalya'da bulan Gazzeli Ezra, kardeşini bulmak için Gazze'den kaçarken bindiği mülteci teknesi Kıbrıs açıklarında batar. Tekneden sağ çıkan tek kişi olan Ezra'yı bulan ve onu kurtaran zengin iş adamı Çahangir Hüseyinov, ilk görüşte Ezra'ya aşık olur. Ancak Ezra için ilk görüşte aşk bir başkasında, bir poliste vücut bulacaktır.

Carlos Yılmaz genç ve yakışıklı bir fotoğrafçıdır. Çevresinin ve ailesinin üzerinde kurduğu evlenme baskısından yıllardır kaçarak bekarlığını mutlu mesut yaşamaktayken, güzel ve gizemli İdil'in karşısına çıkmasıyla büyük bir sürpriz yaşar ve hayatında ilk defa aşık olur. Hayat benzer bir sürprizi de Carlos Yılmaz'ın komşusu Lidya'ya yapar. Lidya'nın kurduğu hayallerin tamamını paramparça eder. Bu sürprizlerin hayatlarının geri kalanını nasıl etkileyeceğini zaman göstermektedir.

Bir insanın kaderi, belki de bir ulusun kaderini değiştirir... Ustura Kemal'in hikayesi, Mütarekenin, yokluk yıllarının, yorgun ama gururlu İstanbul'un, bir milletin kurtuluş mücadelesini ekranlara yansıtıyor.İşgale karşı omuz omuza, birlikte dayanışma içerisinde yaşayan azınlıkların, Osmanlı topraklarında kardeşçe yaşayan her milletten insanın hikayesini, İstanbul'un ara sokaklarında yaşayan insanların sımsıcak dostluklarını, aşklarını izlerken geçmişi çok büyük bir özlemle anacak.

Sıradan, kendi halinde bir genç olan Aziz, 25 sene önce onu terkeden babası Kemal Arif'in, meşhur ve zengin bir kabadayı olduğunu öğrenir. Son kabadayılardan biri olan, ve silahla değil, raconla gerçek adalete hizmet etmek isteyen Kemal Arif, oğlundan af dilemek için ona giderken, düşmanları tarafından vurulur. Aynı kişiler Aziz'i de düğün günü öldürmek isterken, karısı Ayşe'yi vururlar. Karısının ve babasının intikamını almak isteyen Aziz, istemeye istemeye babasının yerine geçer ve babasının sağ kolu olan Necmi tarafından, karısı Ayşe'yi ve babası Kemal Arif'i öldüren Özdemir Bey'in villasına sokulur. İşi, Özdemir Bey'in şımarık kızı Duygu'ya yakın korumalık yapmaktır. İntikam için can almaya giden Aziz, düşmanının kızının canını koruyacak mıdır? İntikamın sadece silahla alınacağını zanneden Aziz, çok geçmeden yanıldığını anlayacak ve çıktığı bu uzun yolda kabadayılığın silahla değil, yürek ve cesaretle gerçek adalete ve insanlara hizmet etmek olduğunu öğrenecektir.

Memed dağlarda dolaşmak, silah tutmak yerine, okumak isteyen bir çocuktur. Ama babası Mamo Ağa, onu zorla alıp dağlara götürerek, gece dağ başında sürünün yanında yalnız bırakarak, korktuğu şeylerle inadına yüzleştirerek bir savaşçı gibi yetiştirmeye çalışır. Mamo Ağa bir sabah Memed'i dağda, sürüsünün başında, gece vurduğu kurdun yanında bulur. Memed kara bir yılana da karşı galip gelir. Mamo, oğlunun artık bir yiğit olduğuna inanmıştır. Hemen orada gururla ona yeni adını verir: “Senin adın artık Karayılan!” Dizide esas olarak, eline silah almamaya, savaşmamaya, sadece çobanlık yapmaya karar vermiş Memed'in, haksızlığa ve zulme dayanamayarak yeniden eline silahını almasının, çevresinde Kuvâ-yı Milliye hareketi oluşturarak Karayılan adını kahramanlaştırmasının hikâyesi anlatılmaktadır.

Bir zamanlar düşman olan iki aile arasında sağlanacak barış için tek yol, ailelerin çocuklarının evlenmesidir. Doğulu bir aileden gelmesine rağmen batılı gibi yetiştirilmiş olan Hazar'ın hayatı kardeşinin öldürülmesiyle baştan aşağı değişir. Tam bitti derken yeniden alevlenen kan davasını ortadan kaldırmak için bir anlaşma yapılır. Hazar, Şahvarların kızı Zilan ile evlenmelidir.
Görsel yokSonat (Mehmet Ali Alabora), başarılı bir piyanisttir. Bir gün bir cinayet işlenir ve tek şüpheli Sonat’tır.

Bütün kasabada mertliğiyle tanınan Halil, Ali Kaptan'a olan borcu yüzünden Rıza ve Olimpia'nın da aralarında bulunduğu işçilerle birlikte Ali Kaptan'ın kaçakçılık işinde çalışmak zorunda kalır. Bu sıralarda Çengi Eleni'yle yakınlaşmaya başlar. Borcunu ödeyene kadar bu "haram iş"te çalışmak zorunda olmaktan başka çaresi yoktur. Ta ki, kasabaya yeni kaymakam gelinceye dek...