İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor


Dizi · 2003 · 2 Sezon · 60 Bölüm · ATV · Dram
Final yaptıKısa Cevap: Beklentiye göre izlenir — dönem kasaba dramını sevene.
Borcu yüzünden kaçakçılığa mecbur kalan mert bir adamın çıkmazını işleyen bir dönem draması. Atmosferi tutuyor ama kurgusu klasik melodram yörüngesinde.
Fikir Sahibi: Aycan Giritlioğlu

Bülent İnal
Kaymakam Cemal/Karapoşu
60 bölüm
Gerçek Alnıaçık
Gülsüm
60 bölüm
Ayçin İnci
Olimpia
60 bölüm
Ahmet Mümtaz Taylan
Selamoğlu
60 bölüm
Nur Sürer
Madam Marika
60 bölüm
Emrah Elçiboğa
Mehmet
60 bölüm
Avni Yalçın
Ömer Çavuş
60 bölüm
Yavuz Sepetçi
İbrahim Çavuş
60 bölüm
Belgin Erdoğan
60 bölüm
Metin Zakoğlu
60 bölüm
Berdan Mardini
Halil Efe
38 bölüm
Cengiz Sezici
Ali Kaptan
38 bölüm
Dilşad Bozyiğit
Zeliha
38 bölüm
Mesut Akusta
Rıza
38 bölümŞu an platform bilgisi bulunmuyor.
Platform verileri JustWatch kaynaklıdır.
Kasabada mertliğiyle tanınan Halil, Ali Kaptan'a olan borcu yüzünden kaçakçılık işinde çalışmak zorunda kalır. Bu sırada Çengi Eleni'yle yakınlaşır; borcunu ödeyene dek bu haram işten kurtulamayacaktır, ta ki kasabaya yeni kaymakam gelene kadar.
Bu yapım hakkında henüz kimse yazmamış — ilk yorumu sen bırak.
Spoilersız yaz, herkes rahat okusun; spoiler varsa yukarıdaki kutucukla işaretle. Yorumun, moderasyondan geçtikten sonra burada görünür.

1939 yılında kömür şehri Zonguldak’ta bir kasabada madenci Davut (Uğur Güneş), kardeşleri ve ana-babasıyla mütevazı bir hayat sürmektedir. Madenin sahibi Paşazade Malik Bey (Murat Daltaban) adında zengin bir adamdır. Yağmurun çok yağdığı bir gün uyarıları dikkate almayan Malik Bey yüzünden beklenen olur ve maden çöker. Davut, bu düzene karşı sesini yükseltmeye karar verir. Malik Bey’in de Davut için hiç beklenmeyen bir teklif vardır. Malik Bey’in kızı Gülfem (Esra Bilgiç) hayatın gerçeklerinden uzak, korunarak büyütülmüştür. Gülfem, ele avuca gelmez, söz dinlemez, hatta kaba-saba bir adam olarak gördüğü Davut’un zamanla içten içe hayranlık duymaya başlar. Malik Bey ise kızı Gülfem’i, Ali Gelik (Necip Memili) adında zengin bir maden patronuyla evlendirmeyi düşünmektedir.

Yitirilen hayatlar, paramparça olan aşklar ve varoluş mücadelesi… 1963 yılında adanın pastoral coğrafyasında neşeli hayatlarını süren sakız tüccarı Dereli ailesi, Kanlı Noel olarak bilinen olayların başlaması ile diğer Türk aileler gibi saldırıya uğrar. Birbirlerinden ayrı düşen aile fertleri kasabalarından sürülüp zorunlu bir göçe başlarken ailenin başındaki Kemal Dereli kendi ailesiyle birlikte göç yolundaki binlerce Türk’ün lideri haline gelir. Kıbrıs’ta yaşam mücadelesi sürerken Türkiye’den adaya gizli görevle yollanan Ankaralı ise Lefkoşa’da olayların seyrini değiştirir. Adada gizli kahramana dönüşen Ankaralı ve ayrı düştüğü nişanlısının hasretle ve yaşam mücadelesi ile harmanlanan aşkı da Dereli ailesinin hikayesi ile iç içe geçer.

Çanakkale Savaşı’nın isimsiz kahramanlarının destansı hikayesinin anlatıldığı yeni dizde, Osmanlı vatandaşı tüm etnik unsurların düşmanlara karşı inşa ettiği kardeşliği konu ediliyor. Dizi, vatan toprağına göz diken işgalci kuvvetlere saldıran gayrimüslim vatandaşların, fedakârlıkları ve cesaretleri ile düşmanın bile saygısını kazanan Anadolu kadınının ve "gençliğim eyvah" diye ağıtlara konu olan gençlerin destansı kahramanlığını anlatıyor. Her konu iç içe geçmiş beş öyküden oluşmaktadır. Her bir hikâye kendi içinde bağımsız, fakat yazgılar bir şekilde iç içe geçmiş durumdadır.

Aşkına rağmen gururu için evinden ayrılıp Anadolu’da öğretmenlik yapan genç bir kadının yaşamını anlatan dizide ayrıca dönemin toplumsal koşulları değerlendiriliyor. Küçük yaşlarda anne ve babasını yitirdikten sonra teyzesinin yanında kalan Feride, yatılı olarak bir Fransız okuluna verilir. Davranışları yüzünden çevresindekiler tarafından “Çalıkuşu” olarak anılan Feride, gittikçe serpilip güzelleşir. Teyzesinin oğlu Kamuran'a âşık olup nişanlanan Feride, onun Münevver adlı bir kızla ilişkisi olduğunu öğrenince evden kaçar. Yaşlı süt annesinin yanına sığınan genç kız, başvurusu sonucu öğretmen olur. Aşırı ve gösterişli güzelliği başına dertler açan Feride, sık sık tayini çıkıp yer değiştirmektedir. Son tayinlerinden birinde, yaşlı bir bekâr olan Hayrullah Bey’le tanışır.

Hayatta en güvendiği kişi kızı Zümrüt (Hülya Avşar) olan Osman Karahan (Müşfik Kenter) kızı ile yılların sırlarını paylaşmakta ve her zaman var olan yakınlıklarını son günlerde pekiştirmektedir. İş hayatında da babasını yalnız bırakmayan Zümrüt, babası ile şirkete giderken bir suikast sonucu babasını kaybeder. Cinayetin sebebini hiç kimse bilmemektedir. Osman Karahan’ın ölümü ile birlikte aile içindeki birlik zayıflamaya başlamıştır. Tüm yaşananları dışarıdan takip eden German ailesinin planları, Osman Karahan’ın ölümü ile hayata geçmeye başlar. Osman Karahan’ın vasiyeti her iki ailede şaşırtacak ve olaylar akıl almaz bir noktaya varacaktır. Bu sırada Zümrüt güvenebileceği bir dost edinir.

Sumru, yıllar önce doğurduğu ikizlerini geride bırakarak Kapadokya’nın en varlıklı insanlarından Samet Şansalan’la yeni bir hayat ve aile kurmuştur. Yıllar boyunca annelerinin kimliğinden habersiz büyüyen Nuh ve Melek ise en acı günlerinde bu gerçekle yüz yüze kalırlar. Yılların öfkesiyle birlikte yaşadıkları yerden ayrılıp her şeyi geride bırakarak Kapadokya’ya gelirler. Samet Şansalan’ın ilk evliliğinden olan büyük oğlu Cihan ailesini ziyarete gelir. Bunun kısa süreli bir ziyaret olacağını düşünse de kendisini, babasının ve halası Hikmet’in planlarının ortasında bulur. Hikmet’in kızı Sevilay’sa bu planda kendisine düşen rolden hiç hoşlanmamıştır. Cihan’ın Kapadokya’da kalma ihtimali onu kıskanan üvey kardeşi Esat dahil pek çok kişinin canını sıkar. Anneleriyle yüzleşmeye gelen Nuh ve Melek’in yolları beklenmedik bir şekilde Cihan ve Sevilay ile kesişir. Fakat ikizler asıl sürprizi anneleri Sumru ile yüzleştikleri an yaşayacaklardır.