İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor
İZLENİRMİ?
Karar hazırlanıyor

27 dizisinden 4'ü İzlenir çıktı
Ahmet Mümtaz Taylan (d. 12 Eylül 1965, Ankara), Türk oyuncu ve yönetmen. İlköğretim ve lise eğitiminden sonra 1989 yılında Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü'nden mezun oldu. 1989-1993 yılları arasında Diyarbakır Devlet Tiyatrosu'nda çalıştı. Devlet Tiyatrolarında çeşitli zamanlarda, sanat yönetmeni yardımcısı, sanat yönetmenliği, genel müdür danışmanlığı gibi görevler üstlendi. 1996 yılından itibaren çeşitli televizyon ve sinema yapımlarında çeşitli roller oynamıştır. Devlet Tiyatroları Sanatçıları Derneği (DETİS)'in kurucu üyesidir. Kurulduğu dönem genel sekreter olduğu Detis'in seçilmiş ilk genel başkanı olmuştur. Misafir oyununu sahneleyişiyle 2002 İsmet Küntay En İyi Yönetmen Ödülü kazanmıştır. 2006 yılında Devlet Tiyatrolarından istifa etti. Televizyonda Kurşun Yarası, Çapkın, Ezo Gelin gibi onlarca dizide yer alsa da, Leyla ile Mecnun dizisindeki "İskender" rolü ile yaygın tanınırlık kazandı. Leyla ile Mecnun'un yayından kaldırılmasıyla aynı kadro Ben de Özledim adlı diziyle geri dönmüştür. Taylan, sinemada da önemli filmlerde yer aldı. Bunlardan Nuri Bilge Ceylan'ın 2011 yapımı Bir Zamanlar Anadolu'da filmi, 64. Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye için yarışacak filmler arasına girdi ve ikinci büyük ödül olan Cannes Film Festivali Büyük Ödülü'ünü kazandı. Ömer Vargı'nın İnşaat (2004) filmindeki rolüyle 36. Sinema Yazarları Derneği Ödülleri En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülü adaylığı, İnan Temelkuran'ın Made in Europe (2007) filmindeki rolüyle 15. Altın Koza Film Festivali En İyi Erkek Oyuncu ödülünü, Ahmet Haluk Ünal'ın 2011 yapımı Saklı Hayatlar filmindeki rolü ile Rusya-Tataristan’daki 8. Uluslararası Kazan Müslüman Film Festivali’nde En İyi Erkek oyuncu ödülünükazandı. Yılmaz Erdoğan'ın Oscar aday adayı olan Kelebeğin Rüyası (2013) filminde de rol almıştır.

Zenginden çalıp fakire vermek… Hala bir halk kahramanlığı hikayesi mi yoksa hepimizin- en fakirimizin bile kahramanı artık paranın ta kendisi mi? Ferhan rüşvetçilerin, dolandırıcıların, hak edilmeden yapılan vurgunlarla zengin olan insanların parasını çalar ve bu parayla mahallesindeki yoksul gençlere el uzatır, onları okutup ailelerine yardım eder. Hiç beklenmedik bir ölüm onun bütün yaşamını sarsacaktır. Bu olay onu sadece idealleriyle değil aşkıyla da sınayacak, bu sınavı vermenin yollarını arayacaktır. Haksızlıklarla yalnızca Ferhan olarak savaşamayacağını anlayınca, Orhan kimliğine bürünür. Böylece Ferhan mahallesinde sevdiği ancak uzak durması gerektiği Müjde’nin babası ile mücadele ederken, avukat Orhan’ın da yolu mahalleyi ele geçirmeye çalışan ailenin varisi İpek ile kesişir. Hiçbir iyiliğin cezasız kalmadığı bir dünyada oyunu tersine çevirmek hala mümkün… Kopuk… çekirdek ailesinden daha fazlasına sahip çıkanların hikayesi…

Kenar bir mahallede yaşayan kendi hâlinde bir genç, geleceği öngörüyormuş gibi görünen mesajlar aldıkça hem bir takipçi kitlesi hem de güçlü düşmanlar edinir.

İnsanlar 24 saat içinde öleceklerine inandıklarında hayatları nasıl değişir? Hayatlarının son gününü yaşadıklarını öğrenen 6 kişi, geçmişleriyle yüzleşirken, farklı tepkiler verecek ve yaklaşan ölümle kendi yöntemleriyle başa çıkacaktır.

Farklı kültürlere sahip iki ailenin çocukları Doğa ve Fatih’in yıldırım nikahıyla evlenmesinin ardından gelişen çarpıcı olayları konu alıyor.

Aziz Payidar, Antakya'nın tek halı üreticisi olan Payidar ailesinin oğludur. Refah içinde bir yaşam süren Aziz'in hayatı, Fransız delegesi Mösyö Pierre’in oğlu Teğmen Andre’yi öldürmesiyle altüst olur. Yaşananlardan sonra Aziz, sevdiği kadın dahil her şeyi ardında bırakmak zorunda kalır. Aradan geçen iki yılın ardından herkes onun öldüğünü düşünürken Aziz geri döner. Her şeyini kaybetmiş bir adam olan Aziz, geri döndüğünde Antakya'yı bıraktığından daha kötü bir halde, ilk aşkı Dilruba'yı ise amcası Galip Payidar’ın oğlu Adem ile nişanlanmış bulur. Hayata sıfırdan başlamak zorunda kalan Aziz, zorlu bir mücadeleye girişir.

Dört arkadaş birlikte kamp yapmak için yola çıkarlar. Yol boyunca, onları karavanlı birinin takip ettiğini fark edip huzursuz olurlar ama aldırmazlar; ta ki içlerinden biri sabah üstü başı kan içinde uyanana dek… Komiser Cevat'ın işin içine girmesiyle, işler daha da karışık bir hal almaya başlar.

Dizide, genç ve hırslı dedektif Kemal ile tecrübeli ortağı Settar, İstanbul’da işlenen gizemli bir seri cinayet vakasının peşine düşüyor. Hem kişisel hayatları hem de olaylara yaklaşımlarıyla birbirine tamamen zıt bu ikiliye, bir üniversitede öğretim görevlisi olan Yaşar da katılıyor. Ekip, cinayetleri çözmeye çalışırken buldukları her delille yüzyıllar boyu saklı kalan bir sır perdesini de aralıyor. Bu sır açığa çıkmaya yaklaştıkça, her bir karakterin geçmişinin hayaletleri de ortaya çıkmaya başlıyor.

Kendi halinde bir hayat süren ve mert bir adam olan taksici Ali Rıza ile karanlık dünyanın güçlü patronlarından birinin kıymetli kızı Halide’nin yolları bir kahramanlık hikayesinde kesişir. Ali Rıza ile müşterisi Halide’nin karşılaşmaları her ikisinin de hayatlarını sonsuza kadar değiştirir. Arıza; bir taksicinin, şehrin krallarıyla girdiği büyük savaşı ve bu amansız mücadelenin gölgesinde Halide ile yaşadıkları tehlikeli aşkın hikayesini anlatıyor.

Kısıtlı bütçeyle İstanbul’u dolu dolu yaşamak, gezmek, uygun bütçeyle lezzetli şeyler yiyip içmek mümkün mü? Ahmet Mümtaz Taylan, az bir bütçeyle hem İstanbul’un farklı bölgelerinin ünlü yemeklerini tadıyor, hem de yerel halkla oranın kültürü ve tarihi üzerine eğlenceli sohbetler ediyor.

İki genç adam, iki farklı insan, iki kurban, bambaşka yerlerden gelip, yan yana durarak, inat ve öfkeyle, kader sandıkları, tesadüf saydıkları bir kumpasla savaşıyorlar. Uzakta kalan ve uzayıp gelen bir geçmişin peşine düşüyorlar. Eski defterlerin, kirli davaların, büyük ve küçük yalanların hesabını soruyorlar. Mafyanın, paranın, entrikanın konuştuğu ve sustuğu bir hayatın içinde sürükleniyorlar. Halka, dur durak bilmeyen bir serüvenin, karanlık bir dünyanın hikâyesi.

Adana’nın yoksul mahallelerinden birinde yaşayan Cemal, garsonluk yaparak tüm ailesine bakmaya çalışmaktadır. Hep bir çıkış yolu arayan Cemal’in çaresizliği ağır hasta babasının ölümüyle daha da büyümüştür. Bu acı olayın hayatını kökünden değiştireceğinin ise henüz farkında değildir. Babası son nefesini vermeden önce Cemal’e İstanbul’da zengin bir amcası olduğunu söylemiştir. Varlıklı bir akrabası olduğunu öğrenmek sefalet içinde büyüyen Cemal’i derinden sarsar. Ülkenin sayılı iş adamlarından olan amcası Sami Gökdemir’in ortaya çıkıp, yeğenine sahip oldukları zenginlikten pay vaat etmesiyle Cemal’in aklı iyice karışır. Annesi Hülya, yılların verdiği husumet ve geçmişin kapanmayan yaraları nedeniyle oğlunu Sami’den ve çevresinden uzak tutmak ister. Ancak Cemal’in yaşamı çoktan geri dönülmez bir yola girmiştir. Annesinin tüm engel olma çabalarına rağmen kaderinden kaçamayan Cemal, amcasının teklifini kabul etmeye mecbur kalacaktır. İstanbul’da yepyeni bir dünyaya adım atan Cemal, Gökdemir ailesine kendini kabul ettirmeye çabalarken kuzeniyle nişanlı olan Suna’ya âşık olmaktan da kendini alıkoyamayacak ve kendini bambaşka hayallere kaptıracaktır. Ne var ki peşini bırakmayan günahları onun umutlarını kısa sürede paramparça etmeye yetecektir. Cemal’in önünde artık sonu belirsiz, çetin bir yolculuk başlamıştır.

Hayat Sırları, yıllardır sırtlarında taşıdıkları, kimseye anlatamadıkları büyük sırları, ilmek ilmek ördükleri mutlu yuvalarına bomba gibi düşen Kuzgun ailesinin, sevgiyle sarmalanmış, ama bir o kadar da tehlikelerle dolu hikayesini anlatıyor.

Mudanya yakınlarındaki Işıklar Köyü'nde doğup büyümüş olan Bayram ve büyürken tek arkadaşı olan kan kardeşi Salih, aralarındaki bir anlaşmazlığı tatlıya bağlamak için çocukları Melek ile Kerim’i küçük yaşta nişanlarlar ve çocuklar büyüyüp evlenme çağına gelene kadar da farklı şehirlerde yaşamlarını sürdürmeye devam ederler. İki çocuk sahibi olan Bayram, ailesi ile yerleşmiş olduğu İstanbul’da işlerini geliştirip büyük bir servete sahip olsa da verdiği sözü unutmaz. Genç oğlu Kerim’i üniversiteden mezun olduğu gün yanına alarak Işıklar Köyü'nde iki kızı, Hülya ve Melek ile yaşayan Salih’in kapısını çalar. Salih de verdiği söze sadıktır ve Bayram’ın gelişi ile çocukların düğün kararını kesinleştirirler. Oysa her iki ailenin çocukları geçen yıllar içerisinde kendilerine ait birer hayat kurmuş ve farklı sevdalara ve hedeflere yönelmiştir.

Bir gün uyanırsınız ve hayatınız birdenbire tersine döner... Mutlu bir aileniz vardır, biricik çocuğunuzun sırlarla dolu ölüm haberi gelir, dünya başınıza yıkılır... Başarılı bir politikacısınız, belediye başkanlığına doğru koşarken isminiz bir cinayete karışır... Hayatınızı değiştirme arifesinde bir komisersiniz, her şeyi ardınızda bırakıp daha güzel bir hayata adımlayacağınız gün, çözmeniz gereken bir cinayetle karşı karşıya kalırsınız, suçluyu bulmadan gidemeyeceğinizi bilirsiniz... Gencecik ve hayat dolu bir genç kızsınız, yarınlara umutla bakarken birdenbire gözleriniz sonsuza dek karanlığa gömülür, öldürülürsünüz. Kader ağlarını öyle bir örer ki hayatınız hiç ummadığınız bir şekilde değişiverir... Peki, kötü kimdir? Kader mi?

1878 yılında gerçekleşen, tarihimize "Çırağan Baskını" olarak geçen, çok yönlü ve çok aktörlü bir darbenin anatomisinin anlatıldığı mini dizi TRT1 ekranlarında seyircisiyle buluşuyor. Kahramanlar, hainler, idealistler, aklı karışık olanlar, yabancı güçler tarafından kullanılanlar… İhanet edenlerle milletinin huzuru için ölümü göze alanların mücadelesi ve tutkulu bir aşkın hikayesi bu yapımda.

İstanbul'un keşmekeşliğinden sıkılan ve üstüne üstlük evlenmek üzere olduğu sevgilisi tarafından aldatıldığını düşünen Gül'ün, Muğla'ya Güzelköy adlı bir köye gitmesi ve orada başına gelenler konu ediliyor..

Leyla ile Mecnun dizisi ani bir kararla yayından kalkınca, dizinin yapımcılarından Funda ve yönetmen Onur durumu oyunculara açıklar. Bütün dizi ekibi işsiz kalmıştır. İşi ve birbirleriyle çalışmayı seven ekip durumu kabullenmekte güçlük yaşar. Ali, canlandırdığı Mecnun karakterinin etkisinden bir türlü kurtulamamaktadır. Serkan’ın bir yanı hâlâ “İsmail Abi”dir. Evli ve bir çocuk babası Osman ise dizideki karakteri Yavuz gibi bütün vaktini arkadaşlarıyla geçirmektedir. Cengiz herkesin gözünde hâlâ Erdal Bakkal’dır. Ahmet, tıpkı İskender gibi bütün ekibin babası konumundadır. Kimse rolünden tam olarak çıkamamıştır ve her biri gündelik hayata adapte olmakta zorluk çekmektedir. Oyuncular Leyla ile Mecnun'un senaristi Burak'a giderek yeni bir dizi yazmasını isterler. Üç yıldır aynı diziyi yazmakta olan Burak'ın yeni bir proje üzerinde düşünecek vakti olmamıştır. Herkes kara kara ne yapacağını düşünmeye başlar.

Aynı gün, aynı hastanede dünyaya gelen iki bebek, yatak sayısının azlığından dolayı yan yana yatırılırlar. Ailelerinin "doğar doğmaz birbirlerini buldular" sözü üzerine beşik kertmesi yapılan bebekler, isimlerini de efsane aşıklar Leylâ ile Mecnun'dan alırlar. Aradan 25 yıl geçer. Bir sabah ailesi Mecnun'a durumu anlatır ve Leyla'yı istemeye giderler. Mecnun başta bu durumdan rahatsızlık duysa da Leyla'yı görür görmez aşık olur. Onu etkilemek için ne yapacağını bilemeyen Mecnun, bir gece rüyasında ak sakallı dedeyi görür. Ak sakallı dedenin rüyalarından çıkıp Mecnun ile beraber yaşamaya başlamasıyla da işler karışır.

1 senedir mutlu bir ilişki yaşayan Derya ve Fikret beklemedikleri bir anda bebekleri olacağını öğrenirler. Fikret sevdiği kadına hemen evlenme teklif eder. Teklife çok sevinen Derya, evlilik hazırlıklarına başlar. Ancak geçmişteki bir olay mutlu çiftin peşini bırakmaz. Derya'nın kardeşi Poyraz 1 sene önce bir arsa davası yüzünden ailesinin gözleri önünde öldürülmüştür. Bu olayın külü düğün günü tekrar yanacak bir ateşe dönüşür. Olaylar hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını gösterecektir.

Yaşanmış hayat hikayelerini televiyon ekranına taşımayı amaçlayan Önce Vatan, Hakan Evrensel'in 'Güneydoğu'dan Öyküler' isimli çok satan kitabından uyarlanıyor. Nefes: Vatan Sağolsun filminin senaristlerinin elinden çıkan dizide, askeri hemşire Aylin ve askerliğini Şırnak Asker Hastanesi'nde yapan Doktor Oğuz'un yaşadıkları, çatışmalar, yaralı taşıyan ambulanslar bütün gerçekliği ile yansıtılıyor. Sürekli ölümün konuşulduğu bu yerde, hastane görevlilerinin nihai hedefi herkesi hayatta tutmaktır... Diğer yanda terröristlerle mücadele eden Metin Yüzbaşı, birliğindeki askerleri sağsalim evlerine ulaştırmaya çalışır...

Galip ilk aşkı Nursel ile evlenmiş olmasına rağmen, bazı sorunlar dolayı geçinemez ve ayrılırlar ama Nursel, Galip’in peşini bırakmaz. Sabiha ve Mehmet Almanya’ da yaşayan göçmen bir ailedir; Türkiye’ ye kesin dönüş yapmak isterler ama Sabiha'nın geçmişte yaşadıkları onları rahat bırakmayacaktır. Sabiha zor durumda iş ararken Galip ile yolları kesişecektir.
Görsel yok
Anne ve babasını küçük yaşta kaybeden Ezo, yakın bir akrabalarının yanında evlatlık gibi büyür. Ortaokuldan sonra okumasına izin verilmeyen Ezo, tarlada bahçede çalışmaya başlar. Herkesin yanaşmaya korktuğu Ezo'nun kalbini köyün en yakışıklı delikanlısı Ömer çalmıştır. Asker dönüşü kurulan düğün derneğin ardından Ezo ve Ömer mutlu sonlarına kavuşmuşken, kader oyununu oynar.

İstanbul'da yaşayan bir genç olan Çapkın vaktinin çoğunu arkadaşları olan Toski ve Kösük'le birlikte serserilik yaparak geçirmektedir. Mahallede meyhaneye arkadaşları Toski ve Kösük'le birlikte eğlenirken arkadaşları bir iddiaya girer, Çapkın mahalleden geçen ilk kadının ilgisini çekecek ve onunla arkadaşlığa başlayacak ve sevgili olacaktır. Arkadaşları kim, hangi kadın gelecek diye beklerken motosikletli biri mahalleye gelir kadın mı erkek mi diye düşünürlerken, motosikletten güzeller güzeli Alev iner, çapkın onun ilgisini çekmek için kör numarası yapar, rolünü iyi oynayan Çapkın Alev'i kandırmayı başarır. Alev de Çapkın'ın bu durumuna acır ve üzülüp ona yardım eder. Alev, Çapkın'ın numara yaptığını çok geçmeden anlar ve çok kızar ve çeker gider. Alev hiç erkek arkadaşı olmamış, 3 kız kardeşi olan biridir. İnatçı biri olan Alev kardeşlerine göre daha zor bir kızdır. Çapkın girdiği iddiayı kazanmak ve Alev'i elde etmek için peşine düşer ve onu tavlamak için uğraşmaya başlar.
Görsel yok
Bütün kasabada mertliğiyle tanınan Halil, Ali Kaptan'a olan borcu yüzünden Rıza ve Olimpia'nın da aralarında bulunduğu işçilerle birlikte Ali Kaptan'ın kaçakçılık işinde çalışmak zorunda kalır. Bu sıralarda Çengi Eleni'yle yakınlaşmaya başlar. Borcunu ödeyene kadar bu "haram iş"te çalışmak zorunda olmaktan başka çaresi yoktur. Ta ki, kasabaya yeni kaymakam gelinceye dek...

Dizide köyden kaçan Zeyno'nun Memoli ile karşılaşıp birlikte yaşadığı maceralar anlatılmaktadır. Komiser Memoli başarılı bir polistir. Karanlık çetelerin ve mafyanın birçok işini bozduğundan çok düşmanı vardır. Memoli'nin oğlu Can, mafya tarafından öldürülmüştür. Bunun üzerine Memoli hayata küser ve sadece işine odaklanır. O günden sonra kötü adamların kâbusu olur. Zeyno, yani Zeynep, köyden kanlısı Erkan'ı bulmak için şehre gelmiş ve yardım etmesi için Memoli'yi bulmuştur. Memoli ve ailesi bir dönem Zeyno'nun köyünde yaşamışlardır. Zeyno, Memoli'yi bulduktan sonra o da bu maceranın içinde yer alacaktır. Kanlısı Erkan, Hasan Ağa'nın yeğenidir. Hasan Ağa ise büyük bir mafya patronudur. Kral, yani Sinan, kendisine öldü süsü vererek ortadan kaybolmuş, ama işleri gizliden gizliye yönetmektedir. Dizideki en gizemli ve büyük mafya patronudur. Dizide en ilgi çeken ve sıra dışı olan konudur. Bu arada Hasan Ağa'nın da mal varlığı yeğeni Erkan'a kalmıştır.